YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/34504
KARAR NO : 2023/470
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/181 E., 2022/222 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kütahya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.01.2018 tarihli ve 2017/124 Esas, 2018/9 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin üçüncü ve 220 nci maddesinin yedinci fıkraları delaletiyle 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 nci maddesinin yedinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı kanun) beşinci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 20.03.2018 tarihli ve 2018/440 Esas, 2018/484 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, hüküm fıkrasından tekerrür hükümlerinin uygulanmasına dair bölümün çıkarılarak, 5271 sayılı Kanun’un 280 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 286 ıncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca esastan reddine kesin olarak karar vermiştir.
3.Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi kararına karşı, 24.10.2019 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 29. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 286. maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine, bahse konu kararın anılan Kanuna eklenen 5. maddenin 1/f bendinde belirlenen süre içerisinde sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 22.03.2022 tarihli ve 2021/12827 Esas, 2022/1472 Karar sayılı kararı ile özetle “yardımın niteliğine göre TCK’nın 220. maddesinin 7. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan düzenleme uyarınca hukuka, vicdana, dosya kapsamına uygun ve gösterilen indirim miktarı ile orantılı makul oranda indirim yapılması gerektiği gözetilmeden yasal gerekçe de gösterilmeksizin yazılı şekilde uygulama yapılmak suretiyle fazla ceza tayini” nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Kütahya 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Kütahya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.07.2022 tarihli ve 2022/181 Esas, 2022/222 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 314 üncü maddesinin üçüncü ve 220 inci maddesinin yedinci fıkraları delaletiyle 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 inci maddesinin yedinci fıkrası, 3713 sayılı Kanunu’nun beşinci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; yerel Mahkemenin mahkumiyete dair kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, yerel Mahkemenin gerekçe olarak dayanmış olduğu müvekkilin Bank … Bankasında hesabının bulunması ve bu hesabında para hareketliliğinin bulunuyor olması hususunun, FETÖ/PDY terör örgütüne yardım etme suçunu işlendiğini ortaya koyan delil olabilmesinin mümkün olmadığı, müvekkilin Bank … Bankasındaki hesabının 2011 yılında açıldığı, örgüt liderinin bu bankada hesap açtırma ve para yatırma şeklindeki talimatının 17/25 Aralık 2013 sürecinden sonra verdiği göz önüne alındığında, müvekkilin bu hesabını örgüt talimatı ile açtırmamış olduğu, bir kişinin bankaya para yatırırken fikrinin ve amacının ne olduğunu tespit edebilmenin mümkün olmadığı, buna rağmen kişinin fikir ve amacının ne olduğunun o kişinin dışa yansımış hareketlerinin değerlendirilmesi ile ortaya konulabileceği, bu bağlamda müvekkilin Bank … bankası ile olan çalışmasını bu bankaya el konulma tarihi olan 29 Mayıs 2015 tarihinden sonra da devam ettirmiş olmasının onun örgüt talimatı ile hareket etmediğini, hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemleri olduğunu ortaya koyduğu, Devletin kurumları aracılığıyla çok sıkı bir şekilde denetlediği, kuruluş ve işleyişine izin verdiği ve meşruiyeti Devletin kurumları aracılığı ile vermiş olduğu izine dayalı bir kurum ile vatandaşın yapmış olduğu işlemlerin suç delili olarak kabul edilemeyeceğine ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın … Katılım Bankasında hesabının bulunduğu, 2014 yılı Ocak ayı itibariyle bu bankadaki hesap bakiyesinin 40.217,00 TL olduğu, iddianamede anlatıldığı üzere bu durumun sanığın Fetö lideri …’in çağrısı üzerine … Katılım Bankası’na destek olma saikiyle hareket ettiğini gösterdiği sanığın Bank …’ya finansal destek sağlamaktan ibaret eyleminin yüksek yargı kararları doğrultusunda tek başına örgüt üyeliği suçundan cezalandırmaya yeterli olmadığı anlaşılmakla sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 220/7. Maddesinde belirtilen örgüt hiyerarşisine dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında ve Dairemizin müstekar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
b) BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107. maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası AŞ’de gerçekleştirilen mutad hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilip, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği belirlenmiştir.
c) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere, Bank … hesap hareketleri hakkındaki bilirkişi raporuna ve dosya kapsamına göre, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası AŞ’de gerçekleştirmiş olduğu hesap hareketlerinin örgüt liderinin talimatı üzerine, örgütün amacına hizmet eder nitelikte olduğuna ve silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu oluşturduğuna dair ilk derece mahkemesi kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
d) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kütahya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.07.2022 tarihli ve 2022/181 Esas, 2022/222 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Kütahya 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2023 tarihinde karar verildi.