Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/35169 E. 2022/9595 K. 19.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/35169
KARAR NO : 2022/9595
KARAR TARİHİ : 19.12.2022

İNCELENEN KARARIN;
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme kamu malına zarar verme suçu yönünden – 15.02.2010 görevi yaptırmamak için direnme, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçları yönünden – 14.09.2009 ve 15.02.2010 Uygulama : 1) Suça sürüklenen çocuğun TCK’nın 314/2, TCK’nın 31/3, 62/1, 51, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyetine ve cezanın ertelenmesine dair hüküm
2) 14.09.2009 ve 15.02.2010 tarihli eylemleri nedeniyle;
A-Suça sürüklenen çocuğun tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçu yönünden CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine dair hükümler
B-Suça sürüklenen çocuğun görevi yaptırmamak için direnme suçu yönünden CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine dair hükümler
3) 15.02.2010 tarihli eylemi nedeniyle;
Suça sürüklenen çocuğun kamu malına zarar verme suçu yönünden CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine dair karar
Temyiz Edenler : 1- O yer Cumhuriyet savcısı 2- suça sürüklenen çocuk müdafii

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-Suça sürüklenen çocuk hakkında “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan verilen mahkumiyet hükmüne, “tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme”, “görevi yaptırmamak için direnme” ve “kamu malına zarar verme” suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
1- Silahlı terör örgütüne üye olma suçu suçundan yargılanan suça sürüklenen çocuğa atılı eylem için kanun maddesinde öngörülen cezanın alt sınırına göre, 5271 sayılı CMK’nın 188/1. maddesi gereğince zorunlu olarak müdafii bulundurulması ve esas hakkında mütalaaya karşı suça sürüklenen çocuğun yahut müdafiinin diyeceklerinin sorulması gerektiği gözetilmeyerek, esas hakkında mütalaanın verildiği 10.03.2015 tarihli celsede suça sürüklenen çocuğun ve müdafiinin yokluğunda, esas hakkında mütalaayı içerir duruşma zaptının suça sürüklenen çocuk müdafiine tebliğ edilmeksizin, suça sürüklenen çocuk müdafiinin mazeretsiz olarak duruşmaya katılmadığı konusunda bir tespitte de bulunulmaksızın ve re’sen başka bir müdafii görevlendirmeksizin hüküm kurulmak suretiyle CMK’nın 150/3, 188/1, 197/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilmesi,
2- Mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde açık olması ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirmesi için kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere göre sanıklara isnat edilen ve suç oluşturduğu kabul edilen eylemin karar yerinde gösterilmesi ve bu hususun gerekçeye yansıtılması gerektiği gözetilmeden, gerekçede; suça sürüklenen çocuğun “Örgüte Üye Olmamakla Birlikte Örgüt Adına Suç İşlemek” eylemi yönünden yapılan değerlendirmede suça sürüklenen çocuğun katıldığı eylemlerde askerlik şubesinin camlarını kırmak suretiyle mala zarar vermesi sebebiyle örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçunu işlediği anlaşıldığından cezalandırılmasına karar verildiğine yönelik anlatımın yer alması, gerekçeli karar başlığında da suç tipinin ” Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmamakla Birlikte Örgüt Adına Suç İşleme” olarak gösterilmesi, hükmün esasını oluşturan kısa kararda ise suça sürüklenen çocuğun TCK’nın 314/2 maddesi uyarınca “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma” suçunu işlediğinin sabit olduğuna ve bu suçtan cezalandırılmasına karar verilip örgüt üyeliği eylemi kapsamında cezalandırılması, bu şekilde gerekçeli karar ile kısa karar arasında çelişkiye düşülmesi,
3- “Kamu malına zarar verme” suçu yönünden;
Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK’nın 34/1, 230. maddeleri ile 1412 sayılı CMUK’nın 308/7. maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin nelerden ibaret olduğunun açıkça gösterilmesi, suça sürüklenen çocuğun eylemlerinde ulaşılan kanaat ve delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden gerekçeli kararda 15.02.2010 tarihli eyleme ilişkin bu suç yönünden değerlendirmeye yer verilmeyerek gerekçesiz şekilde hüküm kurulması,
4-“Tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme ” suçları yönünden;
İddianame içeriğinde 15.02.2010 tarihli ve 14.09.2009 tarihli eylemlerin her biri yönünden ayrı ayrı olmak üzere patlayıcı madde bulundurulması eylemine ilişkin suça sürüklenen çocuğun iki kez cezalandırılmasının talep edilmiş olmasına rağmen, hükmün D fıkrasında 15.02.2010 tarihli eylem yönünden suça sürüklenen çocuğun iki kez beraatine karar verilmek ve 14.09.2009 tarihli eyleme dair bu hususta bir hüküm kurulmamak, gerekçeli kararda 15.02.2010 tarihli eylem yönünden verilen beraat hükmüne ilişkin gerekçeye de yer verilmemek suretiyle hükümde karışıklık yaratılması,
5-Maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde aydınlatılması bakımından, 07.03.2010 tarihli ihbar tutanağı kapsamında ihbarcının açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, söz konusu ihbarcı şahıs ile dosya kapsamında soruşturma aşamasındaki beyanları mevcut olan … ve …isimli şahısların duruşmaya davet edilip mahkeme huzurunda beyanlarının tespit edilmesi, UYAP’ta bulunan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık aleyhine başka bir delil yahut beyanın olup olmadığının araştırılması, elde edilecek tüm bu delillerin CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada suça sürüklenen çocuk ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
II- Kabule ve uygulamaya göre de;
1- “Silahlı terör örgütüne üye olma” suçu yönünden;
A-Kazanılmış hak oluşturmayacağından cihetle, cezası ertelenen suça sürüklenen çocuk hakkında belirlenen denetim süresinin alt sınırının, TCK’nın 51/3. maddesi uyarınca mahkum olunan ceza süresinden az olamayacağının gözetilmemesi,
B-Mahkemenin gerekçeli karar başlığında suç tipinin “silahlı terör örgütüne üye olmak” şeklinde yazılması gerekirken” silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek” olarak yazılması,
C- “Silahlı terör örgütüne üye olma” suçunun temadi eden suçlardan olduğu gözetildiğinde karar başlığında bu suç yönünden suç tarihinin suça sürüklenen çocuğun yakalandığı tarih olan “11/07/2010” tarihi olarak gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Mahkemenin gerekçeli karar başlığında suça sürüklenen çocuğun davadaki sıfatının sanık olarak yazılması ve gözaltına alınma tarihlerinin gösterilmemesi,
3-Suça sürüklenen çocuğun savunmasının alındığı sırada hazır bulunan ve sosyal inceleme raporu düzenleyen bilirkişiye ödenen harcanması zorunlu kamu masrafının suça sürüklenen çocuğa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, suça sürüklenen çocuk müdafiinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerle BOZULMASINA, 19.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.