Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/35792 E. 2023/515 K. 15.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/35792
KARAR NO : 2023/515
KARAR TARİHİ : 15.02.2023

T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I

T U T U K L U
D U R U Ş M A T A L E P L İ

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/17 E., 2021/1440 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 24. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.11.2020 tarihli ve 2018/246 Esas, 2020/285 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314. maddesinin ikinci fıkrası ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 3. maddesi delaletiyle aynı Yasa’nın 5/1 maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 09.09.2021 tarihli ve 2021/17 Esas, 2021/1440 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 09.09.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; savunma hakkının sınırlandırılmış olmasına, delillerin tartışılmamış olmasına, taleplerin cevapsız bırakılmasına veya reddine karar verilmiş olmasına, lehe delillerin değerlendirilmemiş olmasına, dosyanın tekemmül etmemiş olmasına, kanuna aykırı delille hüküm tesis edilmiş olmasına, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının bulunmamasına, ByLock programı kullanımının ve Bank …’da hesabının bulunmasının terör örgütü üyeliğinin teşkil edemeyeceğine, sanığın iş yeri açmış olmasının örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğine, kim tarafından yapıldığı belli olmayan ihbar kaydının delil olarak kabul edilemeyeceğine ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 12.06.2018 tarih, 2018/31797 esas sayılı iddianamesi ile sanık …’ın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle belirtilen sevk maddelerince cezalandırılması istemiyle mahkememize kamu davası açıldığı, sanığın üzerine atılı iddialara bakıldığında ise; sanığın adına kayıtlı … numaralı GSM hattıyla 14.12.2014 tarihi itibarıyla örgüt mensuplarının kendi aralarında kullandığı gizli kriptolu ByLock programını kullandığı, örgütle iltisaklı kişilere destek olmak amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı’ndan izin almaksızın eğitim faaliyeti yürüttüğü tespit edilen Nöron Akademi isimli şirkette işyeri yetkilisi olduğunun emniyet fezlekesinde belirtildiği iddialarına dayandığı anlaşılmıştır.
Ankara İl Emniyet Müdürlüğünün 11.06.2018 tarihli fezlekesiyle FETÖ/PDY örgütüne ilişkin yapılan operasyonlarda etkin pişmanlık kapsamında örgüt aleyhinde beyanda bulunan kişilerin sayısını azaltmak, tutuklu olan kişilerin ailelerine destek sağlamak, kamu görevinden ihraç olmuş kişilere iş imkanı sağlamak için örgütün temelini oluşturan dershane, etüt merkezlerinin kurs, akademi vb. isimlerle yeniden faaliyet gösterdikleri, bu merkezlerde çalışan kimselerin tümünün örgütle iltisaklı oldukları, yapılan istihbari çalışmalar neticesinde Nöron Akademi isimli kişisel gelişim/etüt merkezinin de bu tür bir … olduğunun anlaşıldığı, işyerinde öğrenci koçluğu, dikkat dağınıklığı, NLP, KNOW yazılı tabelanın asılı olduğu, …’ın işyeri yetkilisi olduğu, işyerinde yapılan aramada sanık …’ın 06.06.2018 tarihinde yakalanarak gözaltına alındığı anlaşılmıştır.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 12.06.2018 tarihli yazısı ile aynı tarihli ByLock sorgu tutanağına göre … T.C. Kimlik numaralı sanık …’ın 0(532) xxx xx 45 numaralı Gsm hattı ile … ve … İMEİ numaralı cihazlarla ilk tespit tarihi 14.12.2014 olmak üzere ByLock programına giriş yaptığı, sanığın kullandığını beyan ettiği 0(535) xxx xx 90 numaralı GSM hattında Block tespiti olmadığı, 0 (532) xxx xx 45 numaralı Gsm hattın cgnat kayıtlarına göre 14.12.2014- 31.10.2015 tarihleri arasında toplamda 65 kez ByLock sunucularına hizmet veren IP adresleri ile bağlantı kurduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
… tarafından düzenlenen 04.01.2019 tarihli Bilirkişi Raporu ile; sanığın kullandığı hattın Hts kayıtları ile ByLock IP’lerine bağlandığını gösterir Cgnat kayıtları arasında uyum olup olmadığına dair rapor tanziminin istendiği, rapor neticesinde sanığın telefon hattının takılı olduğu cihazlara ait IMEI numarası ile SIM karta ait İMSI numarasının tam olarak eşleştiği, iletişim tespitleri ile baz istasyonları kayıtlarının teknik olarak uyumlu olduğunun değerlendirildiği tespitlerine yer verilmiştir.
31.01.2019 tarihli Mali Analiz Raporuna göre sanığın 2004 Mayıs – Ekim döneminde Delta Güvenlik’te çalıştığı, Kasım 2004 – Ekim 2012 tarihleri arasında FCM Gıda isimli işyerinde garson olarak çalıştığı, Kasım 2012 – Ekim 2013 tarihleri arasında Ankara Yapracık 13. Etap Toki Konutları Site Yönetiminde muhasebeci olarak çalıştığı, Ekim 2013 – Nisan 2014 tarihleri arasında Ankara Yapracık 13. Etap Toki Konutları Site Yönetiminde Apartman idarecisi olarak çalıştığı, 01.04.2014 – 02.03.2016 tarihleri arasında Umut 2014 Eğitim Hizmetleri İnş. Emlak Turizm şirketinde %33.4 pay ile şirket ortağı olduğu, 04.12.2015 – 02.06.2017 tarihleri arasında Batı Ankara … Yayıncılık Turizm Taş. İnş. San. Tic. Ltd. Şti’de %40 pay ile şirket ortağı olduğu, Yapracık Toki Yunus Emre Camii Yaşatma Koruma ve Yardım Derneği üyesi olduğu, sanığın 26.07.2013 açılış tarihli Bank … hesabının olduğu, aynı tarihte örgütün bankasından 4.960 TL tutarında kredinin adına tanımlanmış olduğu, TMSF kayıtlarından yapılan sorgulamalarda Aralık 2013 sonrasında Bank … nezdinde ay sonu bakiye bilgisine rastlanmadığının tespit edildiği, sanığın hakkında aynı suçtan İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılama bulunan … ile 15.12.2014 tarihinde 200 TL EFT gönderme şeklinde işlemin bulunduğu, hakkında aynı suçtan Ankara 21. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılama bulunan … ile 12/03/2015 tarihinde 7.040 TL EFT alma, 06.04.2015 tarihinde 7.563 TL EFT gönderme şeklinde işlemin bulunduğu, 22/09/2015 tarihinde 3.952 TL EFT alma şeklinde işlemin bulunduğu tespit edilmiştir.
Ankara İl Emniyet Müdürlüğünün 11.03.2020 tarihli yazısı ile sanık hakkında yapılan ihbara ilişkin “Konu: fetö terör örgütü üyeliği. … mahallesi …. Cadde no.13/6 ve 7 nolu dairelerde oturan şahıslar. Bu şahıslar fetö terör örgütünü sürekli övüyor ve kalkışma girişiminden sonraki günlerde gece saatlerinde evlerinde olan evrak veya kitapları çöpe attılar. Bu şahısların umut koleji isminde kolejleri var” şeklinde ihbarın 15.08.2016 tarihinde …. IP Numaralı cihazla yapıldığı, başkaca bir tespitin bulunmadığı bildirilmiştir. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 01.10.2019 tarihli yazısı ile 2019/5414 Soruşturma sayılı ihbar dosyasına ilişkin kayıtlar dosyaya gönderilmiş, buna göre ihbara ilişkin düzenlenen 14.09.2019 tarihli Araştırma Tutanağına göre ihbar içeriğinde yer alan adreste …, eşi …, …., …. ve …. isimli kişilerin yaşadığı, adı geçenlerden ….’nin yukarıda ayrıntılarına yer verildiği üzere sanık ile arasında para ilişkisi bulunduğu ve hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesinde soruşturma bulunduğu, adı geçenin kamu personeli iken örgütle iltisakı dolayısıyla görevinden ihraç edildiği, Sincan Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu bulunduğu bilgilerine yer verildiği görülmüştür.
Yerel mahkemece yapılan yargılama neticesinde;
Sanığın yetkilisi olduğu işyerinin Ankara İl Emniyet Müdürlüğünün tanzim ettiği yukarıda ayrıntılarına yer verilen fezlekesiyle FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne destek veren kurum olduğunun anlaşıldığı, Milli Eğitim Bakanlığından onay almaksızın boyacılık, garsonluk gibi işlerde uzun yıllar çalışma kaydı bulunan, eğitimci olmayan, bu konuda bir eğitim almamış, gerekli donanıma da sahip olduğu konusunda dosyada kanaat verici bilgi ve belgelerin bulunmadığı anlaşılan sanığın salt örgüt menfaati için, aldığı talimat gereği örgüt mensuplarının kötü durumda olmaları sebebiyle onlara destek olmak ve iş imkanı sağlamak adına Nöron Akademi adlı eğitim kurumunu açarak işlettiği, ayrıca adına kayıtlı ve kullanımında olduğunu beyan ettiği 0(532)xxx xx 45 numaralı GSM hattı ile … ve … İMEİ numaralı cihazlarla 14.12.2014 – 31.10.2015 tarihleri arasında toplamda 65 kez ByLock sunucularına hizmet veren IP adresleri ile bağlantı kurduğu tespit edilmiştir.
Her ne kadar ByLock içerikleri tespit edilememiş ise 04.01.2019 tarihli Bilirkişi Raporu ile sanığın kullanımında olan GSM hattı ile yukarıda yer verilen ve tespit tarihlerinde sanık tarafından kullanıldığında şüphe bulunmayan, başkaca bir kimse tarafından da kullanılmadığı HTS kayıtları ile saptanan cihazlar ile sanığın ByLock programını kullandığının anlaşıldığından bu husus dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde sanığın mahkumiyeti için yeterli kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
a) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında; “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı”nın kabul edildiği gözetildiğinde; sanık adına kayıtlı bulunan 0(532) xxx xx 45 numaralı hat üzerinden 14.12.2014 tarihinden başlayarak ByLock kullandığının tespit edildiği, ByLock tespit edilen GSM numarası üzerinden ByLock serverlarına 65 kez erişim sağlandığı, ByLock yazışma içeriklerinin ise bulunmadığı; ancak 04/01/2019 tarihli Bilirkişi Raporu ile; sanığın kullandığı hattın Hts kayıtları ile ByLock IP’lerine bağlandığını gösterir Cgnat kayıtları arasında uyum olup olmadığına dair rapor tanziminin istendiği, rapor neticesinde sanığın telefon hattının takılı olduğu cihazlara ait IMEI numarası ile SIM karta ait İMSI numarasının tam olarak eşleştiği, iletişim tespitleri ile baz istasyonları kayıtlarının teknik olarak uyumlu olduğu anlaşılmıştır.
b) BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107. maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası AŞ’de gerçekleştirilen mutad hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilip, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği belirlenmiştir.
c) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 09.09.2021 tarihli ve 2021/17 Esas, 2021/1440 sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 24. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.02.2023 tarihinde karar verildi.