YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/37444
KARAR NO : 2023/2165
KARAR TARİHİ : 12.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
Sanıklar hakkında bozma üzerine ilk derece mahkemesince verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanık … müdafinin duruşmalı inceleme talebinin verilen cezanın nev ve miktarına göre yasal şartları oluşmadığından CMK’nın 299 uncu maddesi uyarınca reddine;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. …. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.04.2018 tarihli ve 2017/6 Esas, 2018/102 sayılı Kararı ile sanıklar … ve … hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 3 üncü ve 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 7’şer yıl 6’şar ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Sanıklar … ve … hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 3 üncü ve 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 10’ar yıl 6’şar ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. …Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 26.11.2018 tarihli ve 2018/1883 Esas, 2018/2033 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik bir kısım sanıklar ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
3.Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi kararının sanıklar ve müdafileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 09.06.2021 tarihli ve 2019/3838 Esas, 2019/3871 sayılı Kararı ile özetle;
A- Sanıklar … ve … yönünden;
ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanıkların ByLock uygulamasını kullandıklarının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun getirtilmesi, A. Y.’nin yeniden ayrıntılı beyanı alınarak sanık … hakkında hazırlık safhasında verdiği ifadesi ile mahkemedeki ifadesi arasındaki çelişkinin giderilmeye çalışılması, ayrıca her iki sanık hakkında da örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanıklarla ilgili bilgi ya da beyan bulunup bulunmadığının araştırılması, varsa temin edilerek duruşmada okunup tartışılması, gerekirse ifade sahiplerinin tanık olarak dinlenilmesi ile sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken yetersiz belgelere dayanılarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
B- Sanıklar … ve … yönünden;
Takdiri indirim nedeni olarak; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususların göz önünde bulundurulması gerektiği gözetilmeden, geçmişte sabıkası bulunmayan ve duruşma tutanaklarında haklarında olumsuz bir gözlem yer almayan sanıklar hakkında hükmolunan cezadan TCK’nın 62 nci maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken, dosya kapsamı ile uyuşmayan yetersiz gerekçelerle takdiri indirim yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi nedenleriyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
4. A- … 8. Ağır Ceza Mahkemesinin bozmaya uyarak vermiş olduğu, 23.02.2021 tarihli ve 2021/304 Esas, 2022/137 sayılı Kararı ile sanık … ve … hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 3 üncü ve 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 7’şer yıl 6’şar ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
B-Sanıklar … ve … hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 3 üncü ve 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 8’er yıl 9’ar ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
5.Dava dosyası,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 03.10.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … müdafiinin temyiz istemi özetle; ByLock ile ilgili delillerin toplandığına, ByLock tespitine bağlı ByLock Tespit Raporu düzenlenmeden karar verildiğine, ByLock sinyalleri ile ilgili Bilirkişi Raporu düzenlenmediğine, BTK yazsında belirtilen ByLock uygulama sunucusuna ait Ip’lere GSM hattu ile bağlantı kurulduğu yönündeki tespitin doğruluğununun veya hatalı olup olmadığının kantlanmadığı, el konulan dijital materyallere ilişkin raporun beklenmediğine, bozma ilamına bağlı eksikliklerin tamamlanmadığına, sanığın silahlı terör örgütü üyesi olduğuna yönelik kararın yeterince incelenmeden ve araştırma yapılmadan verildiğine, cezada alt sınırdan soyut gerekçelerle uzaklaşılmasının hatalı olduğuna, dosya kapsamına aykırı olduğuna,sanıkla ilgili delilin sadece ByLock sinyali olduğuna, bu haliyle sanığın eylemlerinde süreklilik, yoğunluk, etkin katılım ve çeşitlilikten bahsedilemeyeceğine, ByLock sinyali ile silahlı terör örgütüne üye olma arasında organik bağ kurulamayacağına, sanığın silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapıdaki konumu ve görevinin belirlenmediğine, lehe olan delillerin toplanmadığına, sanıkla ilgili dosya kapsamında somut bir delil bulunmamasına rağmen suçun sabit olması halinde TCK’nın 220 inci maddesi çerçevesinde değerlendirme yapılması gerektiğine ilişkindir.
Sanık … müdafinin temyiz isteminde özetle; Mahkeme tarafından bozma ilamına uyulmasına rağmen ByLock ile ilgilli delillerin toplanmadığına, ByLock tespit raporu düzenlenmeden karar verildiğine, sanıkla ilgili delil olarak sadece ByLock sinyalinin bulunduğuna, ByLock içeriklerine ulaşılamadığına, ByLock sinyalleri ile ilgili Bilirkişi Raporu düzenlenmediğine, yeterince araştırması yapılmayan ve değerlendirilmeyen gizli tanık beyanına bağlı karar verildiğine, gizli tanık beyanlarının etkin pişmanlıktan faydalanan dosya tanıkları ve sanıkları tarafından da doğrulanmadığına, cezada alt sınırdan uzaklaşılmasını gerektirecek bir durum olmadığına, alt sınırdan uzaklaşma gerekçelerinin somut olarak ortaya konulmadığına, sanığın örgüt içerisindeki rolü ve görevine ilişkin eksik inceleme ve değerlendirme ile verilen kararın hatalı olduğuna, sanıkla ilgili delilin yalnızca ByLock sinyali olduğu dikkate alındığında eylemlerde süreklilik, yoğunluk, etkin katılım ve çeşitlilikten bahsedilmeyeceğine, sanığın suçunun sabit olması halinde TCK’nın 220 inci maddesi üzerinden değerlendirme yapılarak somut bilgi ve belgeler çerçevesinde aleyhe delil var ise ceza tayinine gidilmesi gerektiğine, sanığın 17/25 Aralık 2013’den sonra 2013-2016 yılları arasında görevinden dolayı taltifler aldığı, sanığa takdirname verildiği, bu dönemde amirleri tarafından ödüllendirildiği dikkate alındığında mahkemece deliller toplanmadan ve savunma araştırılmadan sadece aleyhe deliller ile verilen kararın kabulünün mümkün olmadığına ilişkindir.
Sanık … müdafinin temyiz isteminde özetle; Tevsii tahkikat talepleri yönünden bir karar verilmediğine, gizli tanık Garson’un ismini söylediği Hamdi Canatar’ın ve dosyada adı geçen Hayri Toprak’ın mahkemede dinlenilmediğine, dijital veri sonuçları hakkındaki talebe ilişkin karar verilmediğine, sanığın örgüt üyeliğini hiçbir zaman kabul etmediğine, bir an sanığın örgüt üyeliğinin varlığı kabul edilse bile tanık anlatımlarında ve iddianamede sanığın sohbetleri organize eden Hayri Toprak isimli şahsın yardımcısı olduğuna dair beyan ve tespitlerin bulunduğuna, bu durumda sanığa verilen cezanın yüksek olduğuna, yardımcısı olduğu şahıstan daha az ceza alması gerektiğine ilişkindir.
Sanık … müdafinin temyiz isteminde özetle; Gerekçeli kararın Yargıtay Bozmasından önceki gerekçeli kararla aynı olduğuna, sanığın örgüte müzahir okullarda görev yapmadığına, Bank … hesabını örgüt elebaşının talimatıntan çok önce açtığına, etkin pişmanlıktan faydalanan tanık beyanlarını kabul etmediklerine, tanık beyanlarının gerçeğe aykırı, çelişkili ve soyut olduğuna, gizli tanık Garson’dan ele geçen dijital verilerin %100 güvenilir-kesin delil vasfına haiz olmadığına, söz konusu verilerin herhangi kişi ya da kişiler tarafından oluşturulabileceğine, ayrıntılı bir teknik incelemeye tabi tutulması gerektiğine, dijital verierin mevcut haliyle delil bütünlüğü olmadığına veya delil bütünlüğünün bozulduğuna, dijitallerle ilgili hazırlanmış teknik inceleme raporu bulunmadığına, ele geçen … sd kartta çelişkiler olduğuna, Veri İnceleme Raporunun rapor özelliğinin çok uzağında, tespit tutanağı gibi birşey olduğuna, adli bilişimin ve yasanın aradığı nitelikte olmadığına, gizli tanık Garson kişileri nasıl fişlediyse bu şekilde yazıldığına, kendi sundukları uzman rapora itibar edilmesi durumunda gizli tanık Garson’dan ele geçen dijitallerin hukuken geçerli olmadığının kabul edilmiş sayılacağına, sanığın üzerine atılı suç tarihlerinin tanık anlatımlarına göre 2013-2014-2015 yılları olduğuna, 17/25 Aralık 2013 tarihine kadar silahlı terör örgütünün toplum ve kamu kurumları tarafından illegal bir oluşum olarak algılanmadığına ve örgüt aleyhine hiçbir yasal yaptırım uygulanmadığına, 17/15 Aralıktan 15 Temmuz darbe girişimine kadar paralel devlet yapılanması olarak adlandırıldığına, sanığın örgüt üyesi olduğu iddia edilen dönemde örgütün herhangi bir suçla/suçlamayla irtibatının olmadığı bir dönem olduğuna, irtibatı olsa bile bunun bilinmediğine, hiçbir kritere göre silahlı terör örgütü olarak vasıflandırılmadığı bir dönem olduğuna, TCK’nın 7/1 maddesine göre anılan dönemde TCK’nın anlamında bir terör örgütü olmadığından, örgüte üyeliğin de mümkün olmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Bozma Sonrası İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1-Sanık … yönünden;
( 0 505) (…) (..) (..) numaralı hat üzerinden ByLock kullandığının tespit edildiği, hattın ByLock içeriklerinin incelenmesinde, … ID numarası ile sisteme kayıtlı olduğu, kullanıcı adının “halid67,[halid67]” olduğu, şifrenin “h1234.,[h1234.]” olduğu, Adı kısmının Halid, [Halid] olduğu, tanık A. G.’nin ifadesinde, S. K.’nin kendisinin, …’in, A. K.’nin telefonlarına ByLock programını yüklediğini, sanığın ByLock listesinde “HALİT ismiyle” kayıtlı olduğunu beyan ettiği, …’ün bylok listesinde de sanığın ekli bulunduğu ve karşılıklı olarak birbirlerini ekledikleri, dolayısıyla söz konusu ByLock sisteminin sanık tarafından kullanıldığının tereddütsüz olduğu, ByLock yazışma içerikleri ve BTK’dan gelen yazı cevabıyla anlaşılmış olmakla, ByLock programının kullandığı kesin inandırıcı deliller ışığında sabit görülmüş; gizli tanık Garson’un Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunduğu örgütsel kodlamalar arasında B5 (Fetö mensubu olup sadakati ve bağlılığı olsa da bazı konularda sorgulayan ya da zaafları olan kişileri ifade etmektedir ) olarak kodlanmış olması , etkin pişmanlıktan faydalanan sanık A. Y.’nin sanık … için 15 temmuz darbe teşebbüsü akabinde “hepimizi alacaklar” dediği yönlü beyanı da ByLock deliliyle birlikte değerlendirildiğinde örgüt adına sürekli, çeşitlilik ve yoğunluk unsurlarını taşıdığı, Yargıtay’ın örgüt üyeliği için aradığı çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk unsurları ve örgüt ile organik bağ kurulması unsurlarının sanık açısından yerine geldiği hususları bir bütün halinde değerlendirilerek sanığın FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne üye olduğu sübuta erdiği,
Sanığa verilecek cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesi sırasında suçun işleniş biçimi ve özellikleri, işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri ile meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak TCK’nın 61. maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesi yoluna gidildiği belirtilmiştir.
2-Sanık … yönünden;
Sanığın kullanımında olan (0505) (…) (..) (..) numaralı hatta ByLock tespit edildiği, hattın ByLock içeriklerinin incelenmesinde, 50012 ID numarası ile sisteme kayıtlı olduğu, kullanıcı adının “karadayi65” olduğu, şifrenin “k1234.” olduğu, Adı kısmının boş olduğu, tanık A. G.’nin ifadesinde, S. K.’nin kendisinin, …’in, A. K.’nin telefonlarına ByLock programını yüklediğini, sanığın ByLock listesinde “karadayı” olarak kayıtlı olduğunu beyan ettiği, bylok listesinde de sanığın ekli bulunduğu ve karşılıklı olarak birbirlerini ekledikleri, dolayısıyla söz konusu ByLock sisteminin sanık tarafından kullanıldığının tereddütsüz olduğu, ByLock yazışma içerikleri ve BTK’dan gelen yazı cevabıyla anlaşılmış olmakla, sanığın örgüt talimatı ile bu ağa dahil olduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullandığının her türlü şüpheden uzak, kesin kanaata ulaştıracak teknik verilerle tespiti edildiği sabit görülmüş; gizli tanık Garson’un Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunduğu örgütsel kodlamalar arasında A5 ( FETÖ mensubu olan , teslimiyeti, sadakati ve bağlılığı en üst seviyede olan kişileri ifade eder ) olarak kodlanmış olması ,örgüt liderinin talimatları sonrasında örgütün bankası olan bankasya’da hesap artırımına gitmiş olması da ByLock deliliyle birlikte değerlendirildiğinde örgüt adına sürekli, çeşitlilik ve yoğunluk unsurlarını taşıdığı, Yargıtay’ın örgüt üyeliği için aradığı çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk unsurları ve örgüt ile organik bağ kurulması unsurlarının sanık açısından yerine geldiği hususları bir bütün halinde değerlendirilerek sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu sübuta erdiği,
Sanığa verilecek cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesi sırasında suçun işleniş biçimi ve özellikleri, işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri ile meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak TCK’nın 61 inci maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesi yoluna gidildiği belirtilmiştir.
3-Sanık … yönünden;
Sanığın kullanımında olan (0533) (…) (..) (..) hat üzerinden ByLock kullandığının tespit edildiği, hattın ByLock içeriklerinin incelenmesinde, 208201 ID numarası ile sisteme kayıtlı olduğu, kullanıcı adının “simurg65” olduğu, şifrenin “simurg.33” olduğu, Adı kısmının “simurg1461” olduğu BTK’dan gelen yazı cevabıyla anlaşılmış olmakla ByLock programının kullandığı kesin inandırıcı deliller ışığında sabit görülmüş; gizli tanık Garson’un Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunduğu örgütsel kodlamalar arasında kendisi hakkında kodlama ve fişleme bulunmasa da hakkında kodlama ve fişleme bulunan A. B., S. A., S. A., M. D. isimli sanıklarla ilgili evrakta öğretmen olarak adının geçtiği ve bu şekilde fişlenmiş olduğu, örgüt bankası olan bankasya’da aktif hesabının bulunduğu ve hesapta örgütsel talimatla artırıma gittiği, örgüt sendikasına üye olduğu, sanıklar S. A., M. Ç., M. D. sanık …’ı kendilerinin öğretmeni, sohbet vereni olarak açıklaması, Mersin İl Emniyet Müdürlüğü’nün 2018/3806853 nolu ve 24.01.2018 tarihli yazısına göre terör örgütünün Ankara, Ege, Erzurum, Gaziantep, İrfan Bey, Marmara ve okul olmak üzere Türkiye’de 7 büyük bölge olarak yapılandığı, her bölgenin küçük bölgeler şeklinde alt yapılanmalarının olduğu , bu yapılanmaların altında il ve ilçe şeklinde yapılanmaların bulunduğu, yapıya mensup üst konumda bulunan mahrem sorumluların temsilciler, genel müdürler, müdürler, müdür yardımcıları/Zümre Başkanları, rehberlik araştırma merkezi, rehber, danışmanlar, personel/ sekreter, bilişim, izdivaç, hukuk ve öğretmenler olarak ayrıldığı ve bu birimler arasında da hiyerarşik yapılanmanın bulunduğu, … isimli sanığın Emniyet Mahrem yapılanması içerisinde Gaziantep büyük bölgesine bağlı Adana dar bölgesi altında Mersin ili Anamur ilçesinde Sinan kod adı ile öğretmen olarak görevlendirildiğinin bildirilmesi, inkar edilmesine karşın ByLock içeriklerinde diğer sanıklardan … ile sanık …’ın aynı grupta -sosyal medya arkadaşlığı içinde olması da ByLock deliliyle birlikte değerlendirildiğinde örgüt adına sürekli, çeşitlilik ve yoğunluk unsurlarını taşıdığı, Yargıtay’ın örgüt üyeliği için aradığı çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk unsurları ve örgüt ile organik bağ kurulması unsurlarının sanık açısından yerine geldiği hususları bir bütün halinde değerlendirilerek sanığın FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne üye olduğu sübuta erdiği, Sanığın öğretmen olmasına rağmen emniyet teşkilatındaki polislerden örgütsel anlamda sorumlu konumda olduğu, ByLock yükleyen, örgütsel sohbet adı altında talimat veren, örgütsel bağı koruyan ve kuvvetlendiren haliyle herhangi bir sorumluluğu olmayan örgüt üyelerine göre yoğun kastının bulunduğu, işlenen suçtaki tehlikenin büyük olması dikkate alındığında temel cezada artırım yapılması gerektiği kanaatine varılarak sanığa verilecek cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesi sırasında suçun işleniş biçimi ve özellikleri, işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri ile meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak TCK’nın 61 inci maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesi yoluna gidildiği belirtilmiştir.
4-Sanık … yönünden;
Gizli tanık Garson’un Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunduğu örgütsel kodlamalar arasında kendisi hakkında kodlama ve fişleme bulunmasa da hakkında kodlama ve fişleme bulunan İ. B., M. T., F. A., S. Ç. isimli şüphelilerle ilgili evrakta öğretmen olarak adının geçtiği ve bu şekilde fişlenmiş olduğu, örgüt bankası olan Bank Asyada aktif hesabının bulunduğu ve hesapta örgütsel talimatla artırıma gittiği, örgüt sendikasına üye olduğu, sanıklar S. A., M. Ç., A. Y.’nin sanık …’u Anamur ilçesinde emniyet personeli mahrem imamı olarak ifade ettikleri, Mersin İl Emniyet Müdürlüğü’nün 2018/3806853 nolu ve 24.01.2018 tarihli yazısına göre terör örgütünün Ankara, Ege, Erzurum, Gaziantep, İrfan Bey, Marmara ve okul olmak üzere Türkiye’de 7 büyük bölge olarak yapılandığı , her bölgenin küçük bölgeler şeklinde alt yapılanmalarının olduğu, bu yapılanmaların altında il ve ilçe şeklinde yapılanmaların bulunduğu, yapıya mensup üst konumda bulunan mahrem sorumluların temsilciler, genel müdürler, müdürler, müdür yardımcıları/Zümre Başkanları , rehberlik araştırma merkezi, rehber, danışmanlar, personel/sekreter, bilişim, izdivaç, hukuk ve öğretmenler olarak ayrıldığı ve bu birimler arasında da hiyerarşik yapılanmanın bulunduğu, … isimli sanığın Emniyet Mahrem yapılanması içerisinde Gaziantep büyük bölgesine bağlı Adana dar bölgesi altında Mersin ili Anamur ilçesinde Mustafa kod adı ile öğretmen olarak görevlendirildiğinin bildirilmesi, örgüte ait sendika üyeliği birlikte değerlendirildiğinde örgüt adına sürekli, çeşitlilik ve yoğunluk unsurlarını taşıdığı, Yargıtay’ın örgüt üyeliği için aradığı çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk unsurları ve örgüt ile organik bağ kurulması unsurlarının sanık açısından yerine geldiği hususları bir bütün halinde değerlendirilerek sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu sübuta erdiği,
Sanığın öğretmen olmasına rağmen emniyet teşkilatındaki polislerden örgütsel anlamda sorumlu konumda olduğu, örgütsel sohbet adı altında talimat veren, örgütsel bağı koruyan ve kuvvetlendiren haliyle herhangi bir sorumluluğu olmayan örgüt üyelerine göre yoğun kastının bulunduğu, işlenen suçtaki tehlikenin büyük olması dikkate alındığında temel cezada artırım yapılması gerektiği kanaatine varılarak sanığa verilecek cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesi sırasında suçun işleniş biçimi ve özellikleri, işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri ile meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak TCK’nın 61 inci maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesi yoluna gidildiği belirtilmiştir.
IV.GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
2) Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olarak kabul edilmesi mümkündür.
3) Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı anayasal düzene karşı işlenen suçlar soruşturma bürosu tarafından 2017/68532 soruşturma numarasına kayden yürütülen soruşturma kapsamında, gizli tanık Garson’un, gerek … Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/250 Esas saylı dosyasında verdiği 16.02.2018 tarihli, gerekse …. Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan 18.04.2017 ve 27.04.2017 tarihli (Kom Daire Başkanlığında alınan) ifade tutanaklarında belirtildiği gibi, anılan örgütün mahrem yapılanması içerisinde yer alan Emniyet Genel Müdürlüğüne sızmış mensupları ile bunlardan sorumlu mahrem imamlarının örgütle irtibatı, bağlılık derecesi ve örgütsel konumu gibi stratejik önemi haiz bilgilerin kaydedildiği dijital materyallerin, …. Sulh Ceza Hakimliği’nden alınan 18.04.2017 tarih ve 2017/2920 Değişik iş sayılı karara istinaden incelenmesi neticesinde düzenlenen veri inceleme raporunun, müsnet suç yönünden; gizli tanık beyanına ve gizli tanık tarafından teslim edilen dijital materyallere dayanılarak düzenlenmiş, sanığın örgütle irtibatını ortaya koyan bir belge olarak kabul edilmiştir.
3) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre,
… ID numarası üzerinden ByLock iletişim sistemini örgütsel iletişim amacıyla kullanan, Veri İnceleme Raporunda B5 olarak kodlanan, örgütsel toplantılara katılan ve örgüte maddi destek sağlayan, örgütün emniyet mahrem yapılanmasında yer alan sanık …’in,
50012 ID numarası üzerinden ByLock iletişim sistemini örgütsel iletişim amacıyla kullanan, Veri İnceleme Raporunda A5 olarak kodlanan örgütsel toplantılara katılan örgütün emniyet mahrem yapılanmasında yer sanık …’nın,
208201 ID numarası üzerinden ByLock iletişim sistemini örgütsel iletişim amacıyla kullanan, Veri İnceleme Raporund örgütün emniyet mahrem yapılanmasında “Öğretmen” olarak kodlanan, kendisine bağlı polis memurları için örgütsel toplantılar organize ederek sohbet veren ve himmet adı altında örgüte fon toplayan sanık …’nin,
Veri İnceleme Raporund örgütün emniyet mahrem yapılanmasında “Öğretmen” olarak kodlanan, kendisine bağlı polis memurları için örgütsel toplantılar organize ederek sohbet veren ve himmet adı altında örgüte fon toplayan Mustafa kod sanık …’ın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduklarına dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
4) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükümlere esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümlerde hukuka aykırılık saptanmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle bozma sonrası dosyanın gönderildiği … Ağır Ceza Mahkemesinin 23.02.2021 tarihli ve 2021/304 Esas, 2022/137 sayılı Kararında sanık … ve sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca…. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.04.2023 tarihinde karar verildi.