YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/37531
KARAR NO : 2023/676
KARAR TARİHİ : 23.02.2023
T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
T U T U K L U
D U R U Ş M A V E T A H L İ Y E
T A L E P L İ
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/903 E., 2022/1125 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği hükmolunan cezanın süresine göre şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 18. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.06.2022 tarihli ve 2021/106 Esas, 2022/239 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5327 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 15.09.2022 tarihli ve 2022/903 Esas, 2022/1125 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca tanzim olunan 14.10.2022 tarihli onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz istemi özetle, istinaf mahkemesi kararının gerekçeden yoksun olduğuna, istinaf mahkemesinin delillerde ve işlemlerde eksiklik olmadığı değerlendirmesinin hatalı olduğuna, ilk derece mahkemesinin kararının gerekçeden yoksun olduğuna, mahkumiyet gerekçesinde mahkumiyetin hangi vakıalarla ilişkili olarak verildiği ve lehe olan delillerin neden reddedildiğinin anlaşılamadığına, mahkemenin teşdit uygulaması ve gerekçesinin hatalı olduğuna, sanığın yasal mesleki faaliyetlerinin yargılama konusu edildiğine, sanığın mutat bankacılık faaliyetleri dışında örgütsel herhangi bir eylemi bulunmadığına, banka hesap hareketlerine ilişkin bilirkişi raporu alınmadığına, sanığın sendika ve dernek üyeliklerinde örgütsel bir amacın bulunmadığına, sanığın birikimlerini değerlendirmek için ve kar eden bir kurum olduğunu bildiği için … Özel Eğitimcilik Yayıncılık San. Ve Tic. A.Ş’ye ortak olduğuna, sanık hakkında beyanda bulunan tanıkların sanığın mesleki ilişkisi dışında örgütsel bir faaliyette bulunduğuna dair beyanlarının bulunmadığına, sanık hakkında beyanda bulunan tanık F.Ş’nin duruşmada hazır edilemediğine, kollukta verdiği tek cümleden ibaret beyanına itibar edilemeyeceğine, teşhis işleminin usule aykırı olarak yapıldığına, sanığın ByLock programını örgüt talimatı ile örgüt içi haberleşme gizliliğini sağlamak üzere kullandığına yönelik delil mevcut olmadığına, yasak delil kapsamında olduğuna, ByLock içeriğinin örgütsel olmamasının bozma sebebi olduğuna, tahliye, beraat taleplerine ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
”…ByLock programını kullanan, Bank … ya örgüt talimatı üzerine maddi destek sağlayan para yatıran, tanık beyanlarına göre sohbetlere katılan, serrehberlere sohbet toplantıları düzenleyen, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olması nedeniyle 667 – 668 sayılı KHK ile kapatılan … Özel Eğitim Yayıncılık San. ve Tic. A.Ş.’de ortaklık kaydı bulunan, örgütle iltisaklı SGK, Dernek ve sendika kayıtları bulunan, sanığın üzerine atılı FETÖ-PDY Silahlı Terör Örgütüne üye olma suçunu işlediğinin sabit olduğu mahkememizce kabul edilmiş, sanığın savunmasına yukarıda açıklandığı üzere delillerin mahiyeti ve ispat gücü anlamında mahkememizde bir tereddüt yaşanmadığından itibar edilmemiş, ByLock iletişim sisteminin kullanıcısı olması ve yukarıda açıklanan somut delillerle kanıtlandığı üzere, Yargıtay emsal kararlarında da belirtildiği gibi sanığın eylemleri silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içermekte olup, sanık Mustafa Aslan’ın sempati ve iltisak boyutunu aşacak şekilde FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün amacını benimseyerek örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk etmek suretiyle üzerine atılı Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçunu işlediği tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Sanığın cezası tayin edilirken eylemlerinin yoğunluğu, örgüt içerisinde ki konumu da dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, duruşmadaki saygılı tutumu, cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri gözönünde bulundurularak TCK’nın 62. maddesince cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılmasına karar verilmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.”
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
a-)Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
b-)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Ayrıntıları (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere;”ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı”nın kabul edildiği gözetildiğinde; İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararında sanığın ByLock kullanıcısı olduğuna ilişkin yer alan tespitler ışığında ve sanığın bu husustaki ikrarı da göz önüne alındığında sanığın ByLock kullanıcısı olduğu hususunda bir duraksama bulunmadığı, sanığın ByLock’u gizliliği sağlamak amacıyla örgütsel haberleşme amacıyla kullandığı, örgütün finans kaynaklarından olan Bank … isimli bankada örgüt başının talimatı ile uyumlu hesap açılışı ve artışı olduğu, örgüt içerisinde aktif konumda çalışarak örgütsel toplantılara katıldığı, sohbet yaptığı, dolayısıyla sanığın anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunduğu anlaşılmakla sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
c-)Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 15.09.2022 tarihli ve 2022/903 Esas, 2022/1125 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 18. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.02.2023 tarihinde karar verildi.