YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/37631
KARAR NO : 2023/2156
KARAR TARİHİ : 06.04.2023
İNCELENEN KARARIN;
İLK DERECE MAHKEMESİ : …Ağır Ceza Mahkemesi
İlk Derece Mahkemesince bozma sonrası verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanık … hakkında 27.09.2009 tarihli eylem yönünden tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesi’nin 13.11.2018 tarih ve 2018/2704 E.-2018/5444 sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği ve bu ceza üzerinden infazının yapılması gerektiği gözetilmeden yeniden hüküm kurulduğu tespit edilmişse de iş bu hükmün yok hükmünde olduğu belirlenerek, yapılan incelemede;
Sanık … hakkında, 27.09.2009 tarihli eylem yönünden genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçu ile 12.12.2009 tarihli eylem yönünden kamu malına zarar verme ve mala zarar verme suçlarından bozma sonrasında karar verilmediği, zamanaşımı konusu da değerlendirilerek zamanaşımı süresi içerisinde her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
I- Sanık … hakkında 27.12.2009 tarihli eylem yönünden genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan, sanıklar …, …, …, …, …, …, …, … ve … hakkında 12.12.2009 tarihli eylem yönünden mala zarar verme suçlarından, sanıklar …, …, …, … ve … hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan verilen zamanaşımı nedeniyle düşme kararları ile sanıklar …, … ve … hakkında 12.12.2009 tarihli eylem yönünden tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
A) Sanık … hakkında 27.12.2009 tarihli eylem yönünden genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan, sanıklar …, …, …, …, …, …, …, … ve … hakkında 12.12.2009 tarihli eylem yönünden mala zarar verme suçlarından, sanıklar …, …, …, … ve … hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan verilen zamanaşımı nedeniyle düşme kararlarının incelenmesinde;
Sanık … hakkında 27.12.2009 tarihli eylem yönünden genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçu ile sanıklar …, …, …, …, …, …, …, … ve … hakkında 12.12.2009 tarihli eylem yönünden mala zarar verme suçlarında; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 23.01.2017 … ve 254-5 sayılı Kararında da açıkça vurgulandığı üzere, yargılama yapılmasına engel olup davayı düşüren hallerden biri olan dava zamanaşımının yargılama sırasında gerçekleşmesi durumunda, yerel mahkemenin re’sen zamanaşımı kuralını uygulayarak kamu davasının düşmesine karar vermek zorunda olduğu nazara alınarak bozma isteyen tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamada suç tarihi ile karar tarihi arasında dava zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle verilen davanın düşmesine ilişkin kararda bir isabetsizlik görülmediğinden,
B) Sanıklar …, … ve … hakkında 12.12.2009 tarihli eylem yönünden tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Bozmaya uyularak yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar müdafiilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1 inci maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
II- Sanık … hakkında 27.12.2009 tarihli eylem yönünden kamu malına zarar verme suçundan, sanıklar …, …, …, …, …, …, …, … ve … hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan, sanıklar …, …, …, …, …, …, …, … ve … hakkında 12.12.2009 tarihli eylem yönünden kamu malına zarar verme suçundan verilen zamanaşımı nedeniyle düşme kararları ile sanıklar … ve … hakkında 12.12.2009 tarihli eylem yönünden tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
A) Sanık … hakkında 27.12.2009 tarihli eylem yönünden kamu malına zarar verme suçundan, sanıklar …, …, …, …, …, …, …, … ve … hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan, sanıklar …, …, …, …, …, …, …, … ve … hakkında 12.12.2009 tarihli eylem yönünden kamu malına zarar verme suçundan verilen zamanaşımı nedeniyle düşme kararlarının incelenmesinde;
Sanıklara yüklenen suçlar için öngörülen cezaların türü ve üst sınırlarına göre, zamanaşımını düzenleyen 5237 sayılı TCK’nın 66 ve 67 nci maddelerinde belirtilen zamanaşımı sürelerinin dolmadığı, bozma ilamına uyularak yargılama yapıldığı da nazara alındığında; sanıklar hakkında bozma ilamı doğrultusunda karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
B) Sanıklar … ve … hakkında 12.12.2009 tarihli eylem yönünden tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Oluş, iddia, sanıkların aşamalardaki savunmaları, tanık beyanları, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamına göre, sanıkların 12.12.2009 tarihinde katıldıkları yasa dışı gösteri esnasında patlayıcı madde bulundurduklarına dair cezalandırılmalarına yetecek nitelikte şüpheden uzak, kesin ve somut deliller elde edilememiş olduğu nazara alındığında; sanıkların beraatlerine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, hükümlerin CMUK’nun 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun’un 8 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı
Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca dosyanın Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.