Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/37666 E. 2022/8970 K. 06.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/37666
KARAR NO : 2022/8970
KARAR TARİHİ : 06.12.2022

İtiraz Eden : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
İtiraz Yazısının Tarihi : 02.11.2022
İtiraz Edilen Daire Kararı :Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 27.09.2022 gün, 2021/8345 -2022/5028 sayılı ilamı
İtirazla ilgili Mahkeme Kararı : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 07.10.2019 tarih ve 2018/372 Esas, 2019/561
Suç : Terör örgütü propagandası yapma
İtirazla ilgili Hüküm : Sanık hakkında üzerine atılı suçtan beraatine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi

İtiraz yazısı ile dava dosyası incelenip gereği düşünüldü:
I-)İTİRAZ KONUSU:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 02.11.2022 tarihli KD – 2019/112613 sayılı yazısında özetle;
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 10.05.2017 tarih ve 2017/15529 Esas sayılı iddianamesi ile sanık …’in terör örgütü propagandası yapma suçundan 3713 sayılı Kanunun 7/2 maddesi gereğince cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasını yapılan yargılaması sonunda; Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.09.2017 tarih ve 2017/52 Esas, 2017/93 Karar sayılı kararı ile sanığın beraatine karar verilmiştir.
Karar mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 07.10.2019 tarih ve 2018/372 Esas, 2019/561 Karar sayılı kararı ile istinaf isteminin esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Karara karşı bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı 24.10.2019 tarihli dilekçe ile CMK’nın 308/A maddesi gereğince itiraz olağanüstü kanun yoluna başvurmuştur.
24.10.2019 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Yasanın 29. maddesi ile CMK’nın 286. maddesine eklenen üçüncü fıkra ile atılı suç yönünden temyiz yolunun açılması üzerine talep temyiz talebi olarak kabul edilerek dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.06.2021 tarih ve 2019/112613 tebliğname ile hükmün bozulması talep edilmiştir.
Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 27.09.2022 tarihli ve 2021/8345 Esas, 2022/5028 Karar sayılı kararı ile temyiz isteminin CMK’nın 298. maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
II-)İTİRAZ NEDENLERİ:
Yasal düzenlemelerden de anlaşıldığı gibi, ceza miktarı hükmün niteliği gibi sebeplerle CMK’nın 286/2 maddesi kapsamında temyiz edilemez olan bazı bölge adliye mahkemesi kararları, 24.10.2019 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29. maddesi ile aynı maddeye eklenen üçüncü fıkra ile bazı suçlar yönünden maddeye istisna getirilmek suretiyle temyizi edilebilir hale getirilmiştir. Bu suçlardan birisi de 3713 sayılı TMK’nın 7/2 maddesinde tanımlı terör örgütü propagandası suçudur. Bu suç yönünden ceza miktarı ve hükmün niteliğine bakılmaksızın tüm bölge adliye mahkemesi kararları temyizi kabil hale gelmiştir.
Yasanın yürürlük tarihinden önce verilip de CMK’nın 286/2 maddesi gereğince kesin olan bölge adliye mahkemesi kararları yönünden ise 7188 sayılı Kanunun 31. maddesi ile CMK’ya eklenen geçici 5. maddenin 1. fıkrası, (f) bendi gereğince yasanın yürürlük tarihinden itibaren 15 gün içinde başvurulması halinde temyiz incelemesi yapılabileceği hüküm altına alınmıştır.
5271 sayılı CMK’nın geçici 5/1-f maddesinde yasanın yürürlük tarihinden itibaren 15 gün içinde kimlerin daha önce kesin olarak verilmiş hükmü temyiz edebileceğine ya da temyiz edemeyeceğine dair kısıtlayıcı bir düzenleme getirmediği anlaşılmaktadır.
Kanun yollarına başvurma hakkının düzenleyen CMK’nın 260. maddesinin “(1) Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır.
(2) (Değişik fıkra: 18/06/2014-6545 S.K./73. md) Ağır ceza mahkemelerinde bulunan Cumhuriyet savcıları, ağır ceza mahkemesinin yargı çevresindeki asliye ceza mahkemelerinin; bölge adliye mahkemesinde bulunan Cumhuriyet savcıları, bölge adliye mahkemelerinin kararlarına karşı kanun yollarına başvurabilirler.
(3) Cumhuriyet savcısı, sanık lehine olarak da kanun yollarına başvurabilir.” şeklindeki düzenlemeleri karşısında bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının CMK’nın 7188 sayılı Yasa ile eklenen geçici 5/1-f maddesi kapsamında tanınan temyiz hakkının kullanmasının mümkün olduğu düşüncesine varılmıştır.
Sanık …’in terör örgütü propagandası yapma suçundan 3713 sayılı Kanunun 7/2 maddesi gereğince cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasını yapılan yargılaması sonunda Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.09.2017 tarih ve 2017/52 esas, 2017/93 karar sayılı kararı ile verilen beraat hükmüne yönelik istinaf istemi kesin olarak esastan reddedilmiş olmakla 7188 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği gün bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından verilen CMK’nın 308/A maddesi gereğince verilen dilekçenin CMK’nın 264. maddesi gereğince nitelik olarak temyiz dilekçesi olarak kabul edilerek dosyanın Yargıtay’a gönderildiği, 5271 sayılı CMK’ya 7118 sayılı Kanun ile eklenen geçici 5/1-f maddesi ve aynı yasanın 260. maddesi gereğince Cumhuriyet savcısının bölge adliye mahkemesi kararını temyize hak ve yetkisinin olduğu kanaatiyle dairemizce verilen red kararına itiraz edilmiştir.
III-)İTİRAZ DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dosyanın yapılan incelemesinde; ilk derece mahkemesi tarafından 12.09.2017 tarihinde sanık hakkında beraat hükmü kurulduğu, söz konusu kararın ilk derece mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından istinafa konu edildiği, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi tarafından 07.10.2019 tarihinde bu hüküm yönünden düzeltilerek esastan ret kararı verildiği, kararın verildiği tarih itibariyle düzeltilerek esastan ret kararının, CMK’nın 286/2-g maddesi uyarınca kesin nitelikte ve temyizi kabil olmayan kararlardan olduğu, ayrıca 24.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamında yapılan değişiklik ile daha önceden kesin olarak verilen bu hükmün sanık lehine olmak üzere sanık ve müdafii açısından temyizi kabil hale getirildiği; ancak, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının aleyhe temyiz hakkı bulunmadığı anlaşılmakla, kararı temyiz eden bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin reddine ilişkin kararda usul ve yasaya aykırılık görülmediği gözetilerek önceki kararda değişiklik yapılmasını gerektiren herhangi bir nedenin bulunmadığı anlaşılmış ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
IV-)KARAR:
1)Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz gerekçeleri yerinde görülmediğinden İTİRAZIN REDDİNE,
2)02.07.2012 gün ve 6352 sayılı Kanunun 99. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesine eklenen (2) ve (3) fıkra hükümleri uyarınca dosyanın itiraz konusunda karar verilmek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi amacıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.