Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/37676 E. 2022/9150 K. 06.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/37676
KARAR NO : 2022/9150
KARAR TARİHİ : 06.12.2022

I- TALEP;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.10.2022 tarih ve 2022/112692 sayılı yazısı ile; Terör örgütü propagandası yapmak suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 15/03/2022 tarihli ve 2018/89537 soruşturma, 2022/10071 esas, 2022/1266 sayılı iddianamenin şüphelinin savunmasının alınmaması gerekçesiyle iadesine dair Gaziantep 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 21/03/2022 tarihli ve 2022/35 iddianame değerlendirme sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Gaziantep 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/03/2022 tarihli ve 2022/119 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 31/10/2016 tarihli ve 2016/15416 esas, 2016/16813 sayılı ilamında, “… 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 170/2. maddesine göre soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı bir iddianame düzenleyerek kamu davası açar. Aynı yasa maddesinin 3. fıkrasında ise iddianamede gösterilmesi ve bulunması gereken unsurlar sayılmıştır. Şüphelinin ifadesinin veya savunmasının alınmasında belirtilen madde açısından bir zorunluluk bulunmamaktadır.
Bu itibarla, Ceza Muhakemesi Hukukunun temel amacı olan maddi gerçeğe ulaşılmasıdır. İddianamede belirtilen suç vasfı değerlendirildiğinde, suçun takibinin şikayete bağlı olmadığı ve uzlaşma ile önödeme hükümlerinin uygulanma imkanının bulunmadığı, dosya kapsamında müşteki beyanlarını doğrular nitelikte iki tanığın ifadesine yer verildiği, bu kanıtların kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturduğu tartışmasızdır. Şüphelinin ifadesi veya savunması dosya içerisindeki bu deliller karşısında suçun sübutuna mutlak etki eden bir kanıt niteliği de taşımamaktadır. Dolayısıyla şüphelinin ifadesinin alınmasında bu fıkra açısından da bir zorunluluk bulunmamaktadır.
Sonuç olarak, şüphelinin ifadesinin alınmaması sebebiyle iddianamenin iadesine karar verildiği, bu hususun ikmali amacıyla yapıldığı anlaşılan iddianamenin iadesi ve bu karara yapılan itiraz üzerine verilen kabul kararı yerinde görülmekle, kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmiştir…” şeklinde açıklandığı üzere,
Somut olayda, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 04/12/2018 tarihli talebiyle, şüphelinin ifadesinin alınması amacıyla Gaziantep 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 05/12/2018 tarihli ve 2018/7153 değişik iş sayılı kararıyla şüpheli hakkında yakalama emri düzenlendiği ancak şüphelinin aradan geçen süre zarfında yakalanamaması sebebiyle iddianamenin düzenlendiği anlaşılmakla,
Bilindiği üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği, şüpheli hakkında yakalama emri düzenlenmesine rağmen şüphelinin bulunamadığı ve iddianamenin iadesi sebepleri arasında sanığın savunmasının alınmamış olmasının sayılmadığı cihetle, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 09/08/2022 … ve 94660652-105-27-14822-2022-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden ihbar ve mevcut evrak Dairemize gönderilmiştir.
II- OLAY;
Şüpheli …, Şanlıurfa ili Suruç ilçesi nüfusuna kayıtlı, evli ve 1972 doğumludur. Nüfus kaydında adrese kayıtlı yerleşim yeri bilgisi bulunmayan şüphelinin, tanzim olunan tahkikat evraklarında Gaziantep ilinde ikamet kaydının bulunduğu, asayişe müessir dört ayrı suçtan hakkında işlem yapıldığı, aramasının olmadığı ve de 19.09.2018 tarihinde İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanından çıkış kaydı bulunduğunun tespit edildiği belirtilmiştir. Adli sicil kaydı bulunan şüpheli hakkında Yatağan Asliye Ceza Mahkemesinin 17.12.2020 tarih, 2020/175 esas sayılı kararı ile tutuklanmasına yönelik yakalama kararının bulunduğu ayrıca 22.12.2015 ve 08.01.2016 tarihleri arasında ceza infaz kurumunda hükümlü olduğu UYAP kayıtlarından anlaşılmaktadır.
Şüpheli hakkında Şanlıurfa ve Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılıklarında terör örgütü propagandası yapmak suçundan soruşturmalar başlatılmış ve nihayetinde, Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma dosyası yetkisizlik kararı ile Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir.
Bu kapsamda Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturmada;
12.10.2019 tarihli İl Emniyet Müdürlüğü yazısı ile … kullanıcı adlı ve ayrıntılı url adresi belirlenen facebook adlı sosyal medya hesabından, 09.10.2019 tarihinde başlatılan Barış Pınarı harekatı ile ilgili provakatif paylaşımlarda bulunulduğunun bildirilmesi üzerine 14.10.2019 tarihinde internet üzerinde herkese açık paylaşımlarda yapılan araştırma neticesinde tanzim olunan Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğünün 14.10.2019 tarihli araştırma raporu ile hesabın ve de suç konusu paylaşımların tespiti yapılmıştır. Söz konusu hesapta paylaşılan bir fotoğrafın hesabın kullanıcısı olduğu değerlendirilen şahsa ait olabileceği değerlendirilmesi ile polnet ekip projesinde yapılan araştırma neticesinde de şüpheli …’e ait resim ile bu fotoğrafın benzer olduğu değerlendirmesi ile hesabın teyide muhtaç olmakla birlikte kimlik ve adres bilgileri belirlenen şüpheli tarafından kullanılmış olabileceği tespit edilmiştir.
Tespite dayanak resimde yer alan yorumlarda şahsa “Fransa’ya kış mı geldi” şeklinde mesaj yazıldığı, hesabın künye bilgisine ilişkin ekran görüntüsünde ise “Mulhouse” yaşadığı bilgisinin bulunduğu görülmüştür.
Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğünün bila tarihli fezlekesi ile Gaziantep ilinde ikamet ettiği ve 19.08.2018 tarihinde yurt dışı çıkış kaydının bulunduğu belirlenen şüpheli hakkında düzenlenen tahkikat evrakları C. Başsavcılığına gönderilmiştir. İlgili Cumhuriyet savcısının 22.10.2019 tarihli havalesi ile evrakın 2019/32719 soruşturma numarasına kaydına müteakip terör örgütü propagandası yapmak suçundan yapılan soruşturma neticesinde verilen Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 01.11.2019 tarih, 2019/32719 soruşturma, 2019/3958 karar sayılı yetkisizlik kararı ile de Gaziantep ilinde ikamet adresinin bulunduğu belirlenen şüphelinin suça konu paylaşımları yaptığı yer olduğu gerekçesi ile evrakın Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmiştir. Süreçte soruşturma evrakı Gaziantep C. Başsavcılığının 11.12.2019 tarih, 2019/85438 soruşturma, 2019/5075 birleştirme nolu birleştirme kararı ile 2018/89537 soruşturma numaralı dosya ile birleştirilmiştir.
Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada ise;
Sosyal paylaşım sitelerinde PKK/KCK terör örgütünün deşifresine yönelik yapılan çalışmalarda 01.03.2018 tarihli açık kaynak araştırma tutanağı ile … isimli ve url adresi belirtilen facebook kullanıcısının, hesabının ve de herkese açık paylaşımlarının ekran görüntüleri belirtilmek sureti ile tespiti yapılmıştır. Bu rapora konu hesap ile Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğünün 14.10.2019 tarihli araştırma raporuna konu hesap aynıdır.
01.03.2018 tarihli bir başka açık kaynak araştırma tutanağı ile de Mustafa Mustafa isimli ve url adresi belirtilen bir başka hesabın ve de bu hesaptan herkese açık şekilde yapılan paylaşımların ekran görüntüleri alınmak sureti ile tespiti yapılmıştır.
Söz konusu … ve Mustafa Mustafa isimli hesaplarda profil fotoğraflarında ve de bir kısım paylaşımlarda kişisel resimlerin paylaşıldığı, Mustafa Mustafa isimli hesapta 18.10.2016 tarihinde Meksika’ya taşındığı, 25.10.2016 tarihinde de Meksika’da bulunduğuna dair resimleri yayımladığı, 18.12.2017 tarihinde ise Gaziantep’e taşındığına dair paylaşımda bulunduğu, her iki hesapta da tespiti yapılan benzer görsellerle paylaşımların bulunduğu görülmüştür.
Tahkikat kapsamında yapılan sorgulamada şüphelinin 19.09.2018 tarihinde yurt dışı çıkış kaydının bulunduğu belirlenmiştir.
04.10.2017 tarihli araştırma tutanağı ile … adlı facebook hesabının kullanıcısı olduğu değerlendirilen şüphelinin aks kayıtlarında belirlenen adresinde ve çevrede yapılan araştırmada, belirlenen adreste ikamet etmediği tespit edilmiştir.
Terör örgütü propagandası yapmak suçundan düzenlenen 13.11.2018 tarihli kolluk fezlekesinde özetle, örgüt adına yurtdışında faaliyetlerde bulunan, sosyal medya üzerinden örgütün amacı doğrultusunda hareket eden şahısların tespitine yönelik yapılan araştırmalarda “…” ve de “Mustafa Mustafa” isimli iki ayrı hesaptan PKK/KCK terör örgütü propagandası yapıldığının tespit edildiği, kullanıcılarının tespitine yönelik yapılan araştırmalarda her iki hesap kullanıcısının kimlik tespiti yapılan şüpheli … olduğunun değerlendirildiği; AKS kayıtlarında adres kaydının ve UYAP sorgusunda asayişe müessir suçtan dört adet kaydının bulunduğu, aranmasına dair bir kaydın bulunmadığının, yapılan araştırmada belirlenen adreste ikamet etmediğinin, Hudut Kapıları Projesinde yapılan yolcu sorgulamasında 19.09.2018 tarihinde İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanından çıkış kaydının olduğunun tespit edildiği; şahsın temini ve yakalanmasının mümkün olmadığı belirtilmiş, açık kaynak araştırmaları içeriğine bakıldığında; hesap kullanıcısı şüpheli şahsın, çok sayıda terör örgütü liderinin ve de mensuplarının resimlerini paylaştığı, terör örgütünün Suriye yapılanması olan PYD/YPG terör örgütünün isimlerini, terör örgütlerini simgeleyen resimleri/görüntüleri alenen paylaştığı, terör örgütünü ve terör örgütü mensuplarını övdüğü, terör suçlarından cezaevine girmiş yahut tutuklanmış şahıslara ait resim/görüntü paylaştığı, Devlet ve güvenlik güçlerine yönelik hakaretlerle, asılsız iddialarla, suçlamalarda bulunulan yazı/resim paylaşımlarda bulunduğunun anlaşıldığı, şüphelinin alenen örgüt ideolojisine uygun hareketle örgüt propagandasını yaptığı, terör örgütünün silahlı yapılanmasına katılımı özendirdiği, taraftar kazanmaya ve eleman teminine çalıştığı, terör örgütünü övücü nitelikte halkı kin ve nefrete sürükleyici infial ve kaos ortamı oluşturma amaçlı paylaşımlar yaptığı, örgüt mensuplarını övdüğü, yücelttiği, paylaşımlarda düzenli, sistemli ve bilinçli bir şekilde örgütsel görüşünü defaeten başka insanlarla paylaşarak yaymaya, taraftar kazanmaya ve örgüte eleman teminine çalıştığı, hedef kitleyi kanunlara uymamaları ve suç işlenmesi için tahrik ettiği, halkın bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik ederek aşağıladığı, suçu ve suçluyu övdüğü, örgütün görüşünü benimsediği açıkça ortaya koyduğu ayrıca Devlete, Güvenlik Güçlerine yönelik hakaret içeren paylaşımları ilgili olarak bilgi verilip suç duyurusunda bulunulacağı belirtilmiştir.
13.11.2018 tarihli Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğü yazısı ile temini ve yakalanması mümkün olmayan şüpheli hakkında düzenlenen tahkikat evrakları ile fezleke Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir. Tahkikat evrakları Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/89537 soruşturma numarasına kayıt edilmiştir.
Cumhuriyet Başsavcılığının 04.12.2018 tarihli yazısı ile terör örgütü propagandası yapmak suçundan yürütülen soruşturmada çağrı üzerine savcılığa gelmediği, kendisine çağrı yapılamadığı ve tüm aramalara rağmen kendisine ulaşılamadığı da belirtilerek, CMK’nın 98/1 maddesi uyarınca ifadesinin alınması, alındıktan sonra da serbest bırakılması için şüpheli hakkında yakalama emri çıkartılması, Sulh Ceza Hakimliğinden istenmiştir.
Gaziantep 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 05.10.2018 tarih 2018/153 değişik iş sayılı kararı ile Cumhuriyet Başsavcılığının talebinin kabulüne karar verilmiş ve terör örgütü propagandası yapmak suçundan ifadesinin alınması, alındıktan sonra da serbest bırakılmasına dair şüpheli hakkında CMK 98/1 maddesi gereğince yakalama emri düzenlenmesine karar verilmiştir.
Süreçte Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının yetkisizlik kararı ile gönderilen soruşturma evrakının da 11.12.2019 tarih ve 2019/85438 soruşturma, 2019/5075 nolu birleştirme kararı ile bu dosya ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
İlgili soruşturma savcısı 14.01.2022 tarihine kadar, muhtelif tarihlerde tanzim ettiği müzekkerelerle, yakalama kararının akibetini Başsavcılığın ilgili birimlerden sormuş ancak gelen cevabi yazılarda da belirtildiği üzere şüphelinin yakalaması infaz edilememiştir.
Gaziantep C. Başsavcılığının 15.03.2022 tarih, 2018/89537 soruşturma, 2022/10071 esas ve 2022/1266 iddianame nolu, terör örgütü propagandası yapmak suçundan düzenlenen iddianamesi ile şüphelinin 3713 sayılı TMK’nın 7/2,1-2. Cümle, 5237 sayılı TCK’nın 53/1, 58/6 maddelerince cezalandırılması istenmiştir.
İddianame anlatımında özetle, 01.03.2018 açık kaynak araştırma raporu ile “…” isimli facebook hesabının şüpheli tarafından kullanıldığının tespiti sonrası terör örgütü propagandası yapma suçundan soruşturmanın başlatıldığı, “…” isimli sosyal medya hesabından 09.10.2014 tarihinde: “Kobane için profilini kapat lütfen-Biji Berxwedana kobane”, 25.01.2014 tarihinde ise terör örgütü mensupları ile YPG yazısının bulunduğu fotoğrafı paylaştığı, 05.12.2018 tarihinde yakalama kararı çıkarılmış ise de halen yakalanamayan şüphelinin kullanıcısı olduğu belirlenen hesabından örgüt propagandası niteliğinde ayrıntıları açıklanan paylaşımları yaptığı, 25.01.2014 tarihli paylaşımının örgütsel nitelikteki bir öğreti, düşünce veya inancı başkalarına tanıtma, benimsetme ya da yayma amacının yanında örgütün cebir, şiddet ve tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek bu yöntemleri övecek, bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde olduğu, paylaşımlarında örgütün amacını ve faaliyetlerini benimsediği belirtilmiştir.
Değişik iş dosyasının UYAP sisteminde bulunması nedeni ile iddianame dokümanına ilişkin detay bilgileri denetlenememiştir.
Gaziantep 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.03.2022 tarih, 2022/35 iddianame değerlendirme nolu kararı ile iddianamenin CMK’nın 174/1-b maddesi gereğince iadesine, itiraz kanun yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verilmiştir.
Kararda belirtildiği şekli ile ve de özetle, iade nedenleri;
“…terör örgütü propagandası yapmak suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış ise de; şüpheli …… hakkında 05/12/2018 tarihinde “yakalama kararı” çıkartılmış, atılı suç yönünden savunması alınamayan sanık hakkında iddianame düzenlenip mahkememize tevzi edildiği görülmüştür.
…5271 sayılı yasanın 174. maddesi gereğince 170. maddeye aykırı iddianameler ve 174/1-b bendine göre “suçun sübutuna etki edeceği mutlak sayılan mevcut bir delil toplanmadan” düzenlenen iddianameler iade edilebilir.
İddianamenin iadesi kurumunun varlığı ile kovuşturma evresinin yeni bir delil toplanmasına gerek kalmadan yargılamanın bitirilmesi hedeflenmiştir, Kaçak, Gaiplik halleri ve benzeri istisnai durumlarda şüpheli veya sanığın ifadesi alınmadan da dava açılabilirse de; kural olarak “şüphelinin ifadesi” toplanması gereken en önemli delillerden birisi olarak kabul edilmektedir (Yargıtay 15.Ceza Dairesi 2013/33204 E. 2014/2705 K.).
Silahlı terör örgütünün propagandasını yapmak suçu bakımından özellikle sosyal medya hesapları üzerinden yapılan propaganda eylemlerinde suça konu hesap kullanıcılarının tespitinin her zaman mümkün olmadığı, hesaplara ilişkin sosyal medya kurumlarının Türkiye’de temsilciliklerinin bulunmaması ya da hesaba erişimin kim tarafından yapıldığına dair kesin kanaate vardırabilecek delilleri elde etmek her zaman mümkün olmadığından, bu suç açısından toplanan deliller şüphelinin ifadesinin alınmasını suçun sübutu açısından zorunlu kılmaktadır.
Somut olayda sanığın bahse konu sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımları kendisinin yapıp yapmadığı, söz konusu hesabın kendisine ait olup olmadığı, şüphelinin kastı ve savunmasına göre toplanması gereken ilave bütün delillerin toplanması suçun sübutuna etki edeceği muhakkak olan delillerden olduğundan, bu delil ya da deliller toplanmadan iddianame düzenlenmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuş ve şüphelinin suça yönelik savunması alınmadan düzenlenen iddianamenin iadesine… karar verilmiştir.” şeklinde belirtilmiştir.
Değişik iş dosyasının UYAP sisteminde bulunması nedeni ile karar dokümanına ilişkin detay bilgileri denetlenememiştir.
24.03.2022 tarihli yazısı ile Cumhuriyet savcısı, iade kararının kaldırılması hususunda mahkemeye itirazda bulunmuştur. İtiraz nedenlerinde özetle; CMK’nın 174/1. maddesinde iddianamenin iade nedenlerinin tahdidi olarak sayıldığı, şüphelinin savunmasının alınmaması gerekçesinin iade nedenleri arasında bulunmadığını, iddianamede yeterli şüphe oluştuğunun açıkça belirtilerek hangi gerekçelerle eylemlerin suçu oluşturduğunun ayrıntılı bir biçimde açıklandığını, şüpheli hakkında yakalama kararı çıkarılıp, makul bir süre beklendikten sonra ve yakalanamaması üzerine iddianamenin düzenlendiğini, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin de bu hususun iade nedeni olmayacağına dair emsal kararının bulunduğunu ayrıca suç oluşturduğu değerlendirilen son paylaşımın 09.10.2014 tarihinde yapılması karşısında dava zamanaşımı açısından da değerlendirme yapılmak suretiyle iddianamenin düzenlendiği belirtilmiştir.
Değişik iş dosyasının UYAP sisteminde bulunması nedeni ile itiraz dokümanının detay bilgileri denetlenememiştir.
Gaziantep 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.03.2022 tarihli kararı ile itiraz yerinde görülmediğinden dosyanın itirazı incelemek üzere merciiye gönderilmesine karar verilmiştir.
İtiraz merciine sunulan 28.03.2022 tarihli mütalaasında Cumhuriyet savcısı, itirazın usul ve hukuka uygun olduğu değerlendirmesi ile iade kararın kaldırılmasını istemiştir.
Gaziantep 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.03.2022 tarih ve 2022/119 değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine, kesin olarak, oy birliği ile karar verilmiştir. Kararın gerekçesi belirtildiği şekli ile ve özetle;
“…Gaziantep 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 24/03/2022 tarih ve 2022/35 iddianame değerlendirme sayılı İddianamenin iadesine ilişkin kararının usul ve yasaya uygun olduğu, gerekçelerin dosya kapsamı ve kayıtlara uygun düştüğü, mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından belirtilen nedenlerle yerinde görülmeyen itirazın reddine, karar verilmiştir.” şeklindedir.
Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 22.04.2022 tarihli yazısı ile Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne Gaziantep 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 29/03/2022 tarihli ve 2022/119 değişik iş sayılı kararının kanun yararına bozulması hususunda ihbar ve görüşte bulunulmuştur. İhbar ve görüş yazısında kanun yararına bozma istemine gerekçe olarak, itiraz dilekçesinde belirtilen hususlara değinilmiştir.
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 09.08.2022 tarih ve 94660652- 105-27-14822-2022-Kyb sayılı yazılı istemleri ile 5271 sayılı CMK’nın 309 maddesi uyarınca Gaziantep 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.03.2022 tarih ve 2022/119 değişik iş sayılı kararının bozulması istenmiştir.
III- KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNE İLİŞKİN UYUŞMAZLIĞIN KAPSAMI:
Terör örgütünün propagandasını yapmak suçundan yürütülen soruşturmada ifadesi alınamadığından hakkında yakalama kararı çıkartılan şüphelinin cezalandırılması istemi ile düzenlenen iddianamenin, 5271 sayılı CMK’nın 174/1-b maddeleri gereğince iade edilmesinde ve bu karara karşı yapılan itirazın reddine dair verilen kararda hukuka aykırılık bulunup bulunmadığına ilişkindir.
IV-HUKUKSAL DEĞERLENDİRME:
Konu ile ilgili yasal düzenlemeler şöyledir:
A-)5271 sayılı CMK’nın
Kamu davasını açma görevi
Madde 170 – (1) Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirilir.
(2) Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.
(3) Görevli ve yetkili mahkemeye hitaben düzenlenen iddianamede;
a) Şüphelinin kimliği,
b) Müdafii,
c) Maktul, mağdur veya suçtan zarar görenin kimliği,
d) Mağdurun veya suçtan zarar görenin vekili veya kanunî temsilcisi,
e)Açıklanmasında sakınca bulunmaması halinde ihbarda bulunan kişinin kimliği,
f) Şikâyette bulunan kişinin kimliği,
g) Şikâyetin yapıldığı tarih,
h) Yüklenen suç ve uygulanması gereken kanun maddeleri,
i) Yüklenen suçun işlendiği yer, tarih ve zaman dilimi,
j) Suçun delilleri,
k) Şüphelinin tutuklu olup olmadığı; tutuklanmış ise, gözaltına alma ve tutuklama tarihleri ile bunların süreleri,
Gösterilir.
(4) İddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır.
(5) İddianamenin sonuç kısmında, şüphelinin sadece aleyhine olan hususlar değil, lehine olan hususlar da ileri sürülür.
(6) İddianamenin sonuç kısmında, işlenen suç dolayısıyla ilgili kanunda öngörülen ceza ve güvenlik tedbirlerinden hangilerine hükmedilmesinin istendiği; suçun tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, ilgili tüzel kişi hakkında uygulanabilecek olan güvenlik tedbiri açıkça belirtilir.
İddianamenin İadesi;
Madde 174- (Değişik: 25.5.2005 – 5353/27 md.)
(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş … içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle;
a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen,
b) (Değişik:17.10.2019-7188/20 md.) Suçun sübutuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen,
c) (Değişik:17.10.2019-7188/20 md.) Ön ödemeye veya uzlaştırmaya ya da seri muhakeme usulüne tâbi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde önödeme veya uzlaştırma ya da seri muhakeme usulü uygulanmaksızın düzenlenen,
d) (Ek:17.10.2019-7188/20 md.) Soruşturma veya kovuşturma yapılması izne veya talebe bağlı olan suçlarda izin alınmaksızın veya talep olmaksızın düzenlenen,
İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir.
(2) Suçun hukukî nitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade edilemez.
(3) En geç birinci fıkrada belirtilen süre sonunda iade edilmeyen iddianame kabul edilmiş sayılır.
(4)Cumhuriyet savcısı, iddianamenin iadesi üzerine, kararda gösterilen eksiklikleri tamamladıktan ve hatalı noktaları düzelttikten sonra, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesini gerektiren bir durumun bulunmaması halinde, yeniden iddianame düzenleyerek dosyayı mahkemeye gönderir. İlk kararda belirtilmeyen sebeplere dayanılarak yeniden iddianamenin iadesi yoluna gidilemez.
(5) İade kararına karşı Cumhuriyet savcısı itiraz edebilir.
B-6706 sayılı Cezai Konularda Uluslararası Adli İş Birliği Kanunu;
Adli Yardımlaşma
Türk adli mercilerinin talepleri
MADDE 7- (1) Adli merciler, soruşturma veya kovuşturmanın sonuçlandırılması ya da verilen mahkumiyet kararlarının yerine getirilmesi için ihtiyaç duyulan konularda adli yardımlaşma talebinde bulunabilir. Bu durumda aşağıdaki hükümler uygulanır:
a) Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde adli yardımlaşma talebinden önce delillerin korunması amacıyla geçici tedbirlerin alınması istenebilir.
b) Tebligata ilişkin adli yardımlaşma taleplerinde, kısıtlayıcı veya zorlayıcı tedbir uygulanacağına ilişkin ihtarlara yer verilmez.
c) Adli yardımlaşma talebine konu işlemin yerine getirilmesi sırasında hazır bulunma talebinde bulunulabilir.
ç) Adli yardımlaşma talebi kapsamında ilgili devletin iç hukukuna uygun olarak yerine getirdiği işlemler, Türk hukuku bakımından da geçerli sayılır.
(2) Adlî mercilerce, yürütülen bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında başka bir devletin ceza soruşturması başlatmasına neden olabilecek bilgilerin öğrenilmesi halinde, talep olmaksızın bu bilgiler, ilgili devlete gönderilmek üzere Merkezi Makama bildirilebilir.
Görüntülü ve sesli iletişim tekniğiyle adli yardımlaşma
MADDE 9- (1) Adli yardımlaşma talebinin yerine getirilmesinde görüntülü ve sesli iletişim tekniğinin kullanılması istenebilir. Bu işlemler, yerine getiren devletin yetkili makam veya mercilerinin yönetimi altında ve bu devletin hukuku uyarınca yürütülür.
(2) Türk adli mercileri tarafından adlî yardımlaşma talebinin görüntülü ve sesli iletişim tekniği kullanılmak suretiyle yerine getirilmesinin istenmesi hâlinde, milletlerarası andlaşmalarda hüküm bulunması kaydıyla işlem, Türk adlî mercilerinin yönetimi altında ve Türk hukuku uyarınca yürütülür.
(3) Yabancı devlet tarafından adlî yardımlaşma talebinin görüntülü ve sesli iletişim tekniği kullanılmak suretiyle yerine getirilmesinin istenmesi hâlinde, milletlerarası andlaşmalarda hüküm bulunması kaydıyla işlem, talep eden devletin adlî mercilerinin yönetimi altında ve bu devletin hukuku uyarınca yürütülür. Bu işlem sırasında Türk adlî mercileri hazır bulunur ve Türk hukukunun temel ilkelerinin ihlal edilmemesi gözetilir.
C- Ceza İşlerinde Karşılıklı Adli Yardım Avrupa Sözleşmesi,
D-Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğünün 16.11.2011 tarih ve 69/3 sayılı Genelgesi.
Ceza muhakemesinin amacı, maddi gerçeğin insan onuruna yaraşır biçimde araştırılıp bulunmasıdır.
Soruşturma evresinin asıl yetkilisi olan Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez ceza yargılamasının temel amacı olan maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için soruşturmaya başlayacaktır.
CMK’nın 160/1 maddesinde yer alan “bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hal” ifadesinden anlaşılacağı üzere belli bir suç şüphesine karşı soruşturmaya başlanılabilmesinin maddi koşulu, o suça ilişkin başlangıç şüphesinin var olmasıdır. Başlangıç şüphesi, soyut bir izlenimle değil; suçun işlendiği izlenimini uyandıran somut vakıalar ile oluşur. Cumhuriyet savcısı, başlangıç şüphesinin olup olmadığını yani, suçun işlendiği izlenimini uyandıran somut vakıaların bulunup bulunmadığını değerlendirerek soruşturmaya başlayacaktır. Kısaca, başlangıç şüphesinin bulunup bulunmadığını değerlendirme yetkisi, Cumhuriyet savcısına aittir (Veli Özbek, Nihat M. Kanbur, Koray Doğan, Pınar Bacaksız, İlker Tepe, Ceza Muhakemesi Hukuku, Seçkin Yayınlar, Ankara, 2011, sayfa 186 ve devamı).
Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı iddianame düzenler. “Yeterli şüphe”, şüphelinin müsnet suçtan yargılanması için gerekli ve yeterli olan şüphe derecesini ifade eder. Bu şüphenin, hukuka uygun olarak elde edilmiş her türlü delile dayanması gerektiğinde kuşku yoktur. Cumhuriyet savcısı topladığı delillerin iddianame düzenlemek için yeterli olup olmadığını takdir edecek, delilleri olaylarla ilişkilendirerek yeterli şüpheyi ortaya koyacaktır. Kamu davasının açılmasında yeterli şüpheden bahsedebilmede önemli olan, suçun işlendiğine yönelik tartışılabilirlik ve mahkumiyetin ne derecede mümkün olabilirliğidir.
Soruşturma aşamasında toplanan deliller sonucunda yeterli şüphenin oluşmaması durumunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi, yargılama aşamasında hakim veya mahkemece verilen kararlar ile kanun yolu aşamalarında delillerin hukuka uygunluk denetiminin yapılacağına dair düzenlemelerin yanı sıra; iddianamenin iadesi müessesesinin de delilin denetimine olanak tanıdığının kabulü gereklidir. Fakat Anayasanın 38., ve 5271 sayılı CMK’nın 206/2 maddelerindeki düzenlemeler kapsamında bu olanağın çok geniş yorumlanmaması gerektiği CMK’nın 172/1 maddesinin doğal sonucudur.
Şüphelinin savunmasının alınmasını zorunlu kılan açık bir hükme CMK’nın 170 ve 174. maddelerinde yer verilmemiş ise de bu durum her koşulda savunma alınmadan dava açılabileceği şeklinde de yorumlanmamalıdır.
Ancak müsnet suçla ilgili olarak dava açmayı gerektiren yeterli şüphe oluşturacak somut delillerin ikame olunduğu ve fakat şüphelinin kaçması nedeni ile ifadesinin alınma imkanının bulunmadığı, hakkında çıkartılan yakalama emrinin üzerinden somut olaya özgü makul sürenin geçtiği anlaşılan durumlarda, özellikle “yargılamanın makul sürede tamamlanması” ilkesi kapsamında ikame olunan delillerin mahkemece de toplanmasını teminen iddianame düzenlenmesinin gerekebileceği de gözetilmelidir.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; 04.10.2017 tarihli tutanakta tespit edilen kayıtlı adresinde ikamet etmediği belirlenen ve nüfus kaydında yerleşim yeri bilgisi bulunmayan fakat yurt dışı çıkış kaydının bulunduğu hatta bir kısım paylaşımlarından da Fransa ülkesinde bulunduğuna dair bilgi bulunmasına rağmen bu yönde başkaca bir işleme tevessül edilmeden ifadesinin alınmasına yönelik 05.12.2018 tarihinde hakkında yakalama kararı çıkartılan lakin infaz edilemediğinden ifadesi alınamayan şüpheli hakkında 15.03.2022 tarihinde düzenlenen iddianamenin, açık kaynak araştırma raporunda tespit ve incelemesi yapılan hesabın künye bilgilerinde yer alan kişisel bilgileri ile paylaşılan fotoğrafının polnet sistemindeki resmi ile benzer olduğunun belirtilmesi karşısında, hesabın kullanıcısı olduğuna ve atılı suçu işlediğine dair yeterli şüphenin oluştuğuna ilişkin Cumhuriyet savcısının değerlendirmesinde hukuka aykırılık görülmediğinden, yakalanarak ifadesinin alınması aksi halde nüfus kaydında adı geçen akrabalarının yahut hesaba ekli kişilerin tespiti ile bilgilerine başvurulması, Fransa’da bulunduğunun tespiti halinde, “Ceza İşlerinde Karşılıklı Adli Yardım Avrupa Sözleşmesi” ve “6706 sayılı Kanun” hükümleri kapsamında istinabesi sureti ile araştırma yapılmasının kovuşturmada aşamasında da mümkün olması karşısında, yakalama emrinin ifası makul süre beklenildikten sonra müsnet suçun nitelik ve mahiyetine göre iddianamenin düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından istemin kabulüne karar verilmiştir.
V-SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği, incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görüldüğünden, Gaziantep 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.03.2022 tarih ve 2022/119 değişik iş sayılı kararının CMK’nın 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde icrasına, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.