YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/37908
KARAR NO : 2023/452
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1074 E., 2021/657 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Van 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/546 Esas – 2019/39 sayılı Kararıyla atılı “silahlı terör örgütü üyesi olma” suçuna dair CMK 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 27.05.2021 tarih ve 2019/1074 Esas, 2021/657 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 21.10.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle, soruşturma ve kovuşturma aşamalarındaki ayrıntılı somut bilgiler içerir gizli tanık beyanı ile teşhis tutanağına göre sanığın, kardeşleri ile birlikte … ve … kod isimli örgüt mensuplarıyla süreklilik arz edecek şekilde görüştüğü, örgüt mensuplarının su ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla su kuyusu açtırdıkları, festivallerden önce örgüt tarafından sanığın evine mühimmat ve silah bırakılarak daha sonra geri alındığı, sanık ve kardeşlerinin traktörle örgüt mensuplarına çeşitli gıda ve erzak malzemeleri götürdükleri ve köyde olanlarla ilgili bilgi aktardıkları, tutarlı ve somut anlatım içerir gizli tanık beyanı dikkate alındığında sanığın örgütün hiyerarşik yapısı içerisinde yer alarak atılı suçu işlediği, bu haliyle mevcut deliller kapsamında sanığın atılı suçtan cezalandırılmasına karar verilmesi gerekir iken aleyhe istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın usul ve esasa aykırılık teşkil ettiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık hakkında her ne kadar gizli tanık özetle; sanığın örgüt üyeleriyle irtibatlı olduğunu örgüte bir takım yardımları olduğunu beyan etmiş ise de Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2017/4051 2018/241 Karar sayılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sübutuna esas alınan tek delilin gizli tanık beyanlarından ibaret olması, 5276 sayılı Tanık Koruma Kanununun 9/8 maddesi uyarınca tek başına hükme esas alınamayacağı gibi hukuka uygun delil olarak kabul edilerek mahkumiyete esas alınmasını bozma sebebi olarak kabul ettiği kararından ve açık kanun hükmünden de görüldüğü üzere mevcut dosya kapsamında sanık hakkında aleyhe sadece gizli tanık beyanlarının bulunduğu ve bu beyanları doğrular başkaca deliller elde edilemediği hususları da birlikte değerlendirildiğinde; gizli tanık beyanı dışında mahkumiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden, şüphe ile mahkumiyetine karar verilemeyeceğinden sanığın üzerine atılı TCK’nın 314/2, 53/1, 58/9, 63, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5/1 maddeleri uyarınca silahlı terör örgütüne üye olma suçundan CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Ayrıntıları (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2017/1809 Esas ve 2017/5155 sayılı Kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere: Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ; canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da
talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd.)
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin “suç işlemek amacı” olması aranır. (… özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280)
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde:
5726 sayılı Tanık Koruma Kanununun 9/8. maddesi uyarınca tek başına gizli tanık beyanının hükme esas alınamayacağı, gizli tanıkların beyanını destekleyen ve sanığın örgütün hiyerarşik yapısına girdiğini gösterir çeşitlilik yoğunluk muhteva eden somut bir delil bulunmadığı da gözetilerek; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, sanığın delil yetersizliğinden beraatine yönelik vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle; yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre; Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 27/05/2021 tarih ve 2019/1074 Esas, 2021/657 Karar sayılı kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Van 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine
gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2023 tarihinde karar verildi.