Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/37925 E. 2023/453 K. 14.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/37925
KARAR NO : 2023/453
KARAR TARİHİ : 14.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/324 E., 2021/1266 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.02.2020 … ve 2018/255 Esas ve 2020/78 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 25.06.2021 tarihli ve 2020/324 Esas ve 2021/1266 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 21.10.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle, sanık …’ın, KOM Daire Başkanlığı tarafından hazırlanan 07.01.2016 tarih ve 976548 sayılı raporda; FÖTE/PDY örgütü ile iltisaklı olan F.R. BOLTENHEİDE E.V. ALMANYA isimli kuruluşta “Yönetim Kurulunda İmzası Bulunan” olduğunun bildirildiği, Masak tarafından hazırlanan 07.02.2017 tarih ve 2017-İNC-VM-163/2 sayılı aklama suçu inceleme raporunda; F. R. BOLTENHEİDE E.V. ALMANYA isimli kuruluşta yönetici olduğunun bildirildiği, sanık aşamalarda alınan savunmalarında özetle; Sudan, Kenya, Tanzanya, Senegal’e tam olarak tarihlerini hatırlamamakla birlikte 35 yaşlarında Ekonomi mezunu olarak bildiği A.A., öğretmen olan Sivaslı olarak bildiği S.P. isimli şahsın organize ettiği ticaret ve turistik amaçlı gezilere katıldıklarını, gittiği yerlerde gezilecek yerler ve Türk okullarını ziyaret ettiklerini, bu seyahatlerde …’in propagandası yapılmakta olduğunu, A.A. ile 2015 yılından sonra hiç görüşmediğini ve karşılaşmadığını, … isimli şahsı medyadan herkesin tanıdığı kadar tanıdığını, kurmuş olduğu terör örgütü ile bir irtibatının olmadığını, Zaman Gazetesi’ne 2009-2012 yılları arası aboneliğinin olduğunu, bu gazeteye Ankaralı olarak bildiği H.Y. isimli şahıs aracılığı ile abone olduğunu, abonelik ücreti olarak aylık 19 Euro ödediğini, 2012 yılına kadar kurban bayramlarında 1 kurban bedeli olarak 120 Euro parayı S.P. isimli şahsa elden teslim ettiğini, 2012-2013 yılları arasında S.P. aracılığı ile bir öğrenci bedeli olarak aylık 300 Euro parayı şirket hesabından … terör örgütüne ait eğitim kurumu olan Spektrum isimli kuruluşa havale ettiğini, 2012-2013 yılları arasında S.P.’nin organize ettiği sohbet adı altında yapılan toplantılara katıldığını, bu toplantılar her hafta … terör örgütüne ait bir evde Cuma akşamları yapıldığını ve FETÖ/PDY terör örgütü lideri …’in videoları izlettirildiğini, bildiği kadarıyla bu toplantılar şu an da Spektrum isimli eğitim kurumunda halen yapılmakta olduğunu, S.P. ile birlikte hareket eden nereli olduğunu bilmediği ancak eczacı ve eczanesi olan örgüt içerisinde oldukça aktif konumda olan N.T., Sivaslı olarak bildiği 40’lı yaşlarda O.Ö. isimli şahıs ve Trabzonlu olarak bildiği 40-50 yaş arasında örgütün bilgisayar işlerinden sorumlu A.K. isimli şahıs bulunmakta olduğunu, bu şahıslar hala Almanya’da aktif olarak FETÖ adına çalışmakta olduğunu, Bank … Şubesi’nde açılmış bir hesabının olduğunu, bu hesabı hiç kullanmadığını, bakiyesi 0 olan bu hesabın akıbeti hakkında bilgi sahibi olmadığını, kontağı olmadığından dolayı (17-25 Aralık) …’den “Bank …’ya para yatırın” talimatı sonrası, bu bankaya para yatırmadığını, F.R. Boltenheide e.v. (ALMANYA) isimli kuruluş Almanya’da FETÖ terör örgütü tarafından açılmış olduğunu, açılışını S.P., N.T.’nin yaptığını, diğer esnaflar ile birlikte kendisinin de açılış törenine katıldığını, H.T. isimli şahsı FETÖ sohbetleri sırasında tanıdığını, şu anda kendisi halen aktif olarak FETÖ terör örgütü içerisinde faaliyet göstermekte olduğunu, kendisinin Erzurumlu olduğunu, O.Ö. isimli şahsı Sivaslı olarak bildiğini, kendisi bilgisayar işleri ile uğraşmakta olduğunu, A.K. isimli şahıs yukarıda belirttiği gibi Trabzon’lu olup, kendisi Almanya’da örgütün bilgisayar işlerinden sorumlu olduğunu, M.U. isimli şahsın kendisinin samimi arkadaşı olduğunu, F. R. BOLTENHEIDE E.V isimli okulda hiçbir zaman çalışmadığını ve yönetici olarak çalışmadığını, kuruluş tarafından Bank …’dan çekildiği tabloda belirtilen 750.000,00 EURO kredi ile ilgili hiçbir bilgisinin olmadığını belirttiği gözetilmekle; sanık …’ın, örgüt liderinin talimatı doğrultusunda örgütsel amaca hizmet eden faaliyetlerde bulunarak üzerine atılı silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu işlediği anlaşılmış olup sanığın 5237 sayılı TCK’nın 220/7 inci maddesi dalaletiyle 314/2, 3713 sayılı TMK’nın 5/1-3, 5237 sayılı TCK’nın 53, 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken beraatine karar verilmesi, vaki kararında Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 25.06.2021 … ve 2020/324 Esas ve 2021/1266 Karar sayılı kararı ile esastan reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığa ait dijital materyallerin incelenmesine ilişkin 03.01.2020 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda inceleme konusu imaj dosyalarında yapılan anahtar kelime arama işlemleri sonucunda; ByLock, Eagle ve Falcon isimli uygulamalara ait bulgunun tespit edilmediği belirtilmiştir.
Sanık … ise aşamalardaki ifade ve savunmalarında özetle; adı geçen kuruluşun Bank …’dan 750.000 EURO kredi çekmesiyle ilgili bilgisinin olmadığını, bu kuruluşun yönetiminde yer almadığını, 2009-2012 yılları arasında Zaman Gazetesine abone olduğunu, yapıya mensup olduğunu bildiği … isimli şahsa bir iki defa kurban parası verdiğini, 2012 yılına kadar sohbetlerine gittiğini, Bank …’da hesabı olduğunu fakat 2014 yılı içerisinde para yatırmadığını, FETÖ terör örgütüne yardım kastıyla herhangi bir eylemde bulunmadığını beyan etmiştir.
Dosya kapsamının incelenmesinde; her ne kadar sanık hakkında FÖRDERVEREİN REALSCHULE BOLTENHEİDE E.V. (Almanya) isimli kuruluş tarafından Bank …’dan çekilen 750.000,00 EURO miktarlı krediye kefil olduğu ve yine bu kuruluşta yönetici vasfının bulunduğundan bahisle kamu davası açılmışsa da; dosyadaki tüm bilgi ve belgeler, Müflis Bank …’dan gelen yazı cevabı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın bahsi geçen FÖRDERVEREİN REALSCHULE BOLTENHEİDE E.V. (Almanya) isimli kuruluş tarafından Bank …’dan çekilen 750.000,00 EURO miktarlı krediye kefil olmadığının anlaşıldığı,
Sanığın kendi ikrar mahiyetindeki 2012 yılına kadar örgütün sohbet toplantılarına gittiğine, Zaman gazetesine abone olduğuna ve 1-2 defa örgüt mensubu şahsa kurban bedeli verdiğine ilişkin beyanlarının ise eski tarihli ve tarih aralığı itibariyle terör örgütünün dini cemaat olarak bilindiği ve henüz örgütün gerçek yüzünün anlaşılamadığı zaman dilimine ilişkin olduğu, sanığın örgüte yardım ettiğine dair her türlü şüpheden uzak mahkûmiyetine yeterli, kanuni ve taktiri, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince müsnet suçtan beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Ayrıntıları (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2017/1809 Esas ve 2017/5155 sayılı Kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere: örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ; canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd.)
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin “suç işlemek amacı” olması aranır. (… özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280)
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde:
Nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, sanık savunmasına ve tüm dosya kapsamına göre; örgütün kriptolu iletişim ağı olan ByLock iletişim sistemini kullandığına dair tespit ve iddia bulunmayan, F. R. BOLTENHEİDE isimli kuruluş tarafından Bank …’dan çekilen 750.000 Euro’luk kredi ile iltisakı olmadığı tespit edilen sanığın silahlı terör örgütü FETÖ/PDY’nin kamuoyunda cemaat olarak bilindiği dönemde söz konusu yapı içerisinde bulunduğu ve sohbetlerine katıldığı ancak bu yapının kamuoyunca da bilinen operasyonel eylemlerinden sonra yapıyla irtibatını kestiği şeklindeki beyanları dışında örgüt hiyerarşisine girdiğini gösterir bir delil bulunmadığı gözetilmekle; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, sanığın delil yetersizliğinden beraatine yönelik vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle; yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 25.06.2021 tarihli ve 2020/324 Esas ve 2021/1266 Karar Karar sayılı kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2023 tarihinde karar verildi.