YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/37951
KARAR NO : 2023/455
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/453 E., 2021/624 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.11.2019 tarihli ve 2018/284 Esas, 2019/302 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 23.02.2021 tarihli ve 2019/1648 Esas, 2021/207 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca kabulüne karar verilmekle;
”1-Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin 01.07.2020 tarih ve 2019/1648-2020/3179 E-K. sayılı kararında da belirtildiği üzere sanığın yakalandığı evde bulunan şahıslar hakkında aynı suçtan işlem yapılıp yapılmadığının araştırılarak, varsa buna ilişkin delillerin getirtilmesi, bu evin örgüt üyeleri tarafından kullanılan ve “gaybubet evi” olarak bilinen bir ev olduğunun tespiti halinde sanığın örgüt üyesi olarak kabul edilmesinin gerekeceği gözetilmeyerek eksik araştırma ile hüküm kurulduğu,
2-Silahlı terör örgütünün en önemli finans kaynaklarından olan Bankasya’da hesabı bulunduğu anlaşılan sanığın, hesap hareketlerinin detaylarını gösterir CD’nin dosyada bulunmadığı hususu da nazara alındığında, hesap açılış tarihinden itibaren hesap hareketlerini gösterir belgelerin temin edilip, gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılarak hesabın açılış ve kapanış tarihi, örgüt liderinin talimatından önce de benzer nevide hesap hareketlerinin bulunup bulunmadığı, talimat doğrultusunda yeni hesap/katılım hesabı açma işlemi yapılıp yapılmadığı, vadesinden önce kapatılan katılım hesabının bulunup bulunmadığı, banka yönetiminin TMSF’ye devir işlemi sonrası hesabın kapatılıp kapatılmadığı veya hesap bakiyesinde önemli bir azalmanın olup olmadığı hususları da değerlendirilerek, ayrıca örgüt mensupları hakkında soruşturma ve kovuşturmaların devam ettiği bir çok itirafçı tanığın beyanları ile örgüt mensuplarının ortaya çıkarıldığı anlaşılmakla, sanık hakkında başka dosya şüphelisi veya sanıkları tarafından etkin pişmanlık kapsamında veya tanık olarak alınan ifadelerde sanıkla ilgili bir beyan veya teşhisin bulunup bulunmadığının araştırılarak var ise bu beyanların temini ve gerekirse beyanda bulunanların tanık sıfatıyla dinlenilmesi ve CMK’nın 217. maddesi gereğince duruşmada sanık ve müdafine de okunup savunmaları alınması, neticesine göre sanığın yasal durumunun tayin ve taktirinin gerektiğinin gözetilmediği,
3-Hükümden sonra dosyaya geldiği anlaşılan … ID numaralı ByLock içeriğinden … ID numaralı ByLock kullanıcısı tarafından … ID numaralı ByLock kullanıcısına 28.01.2016 (10:39:37)’de gönderilen mesaj içeriğinde sanığın isminin geçtiği anlaşılmakla … – … ID numaralı ByLock kullanıcılarının tespiti ile bu şahısların sanıkla ilgili bir beyan veya teşhislerinin bulunup bulunmadığının araştırılması var ise bu beyanların temini ile bu şahısların tanık sıfatıyla dinlenerek yazışma içeriğinin hangi hususa ilişkin olduğunun sorulması ile tüm bu belge ve beyanların CMK’nın 217. maddesi gereğince duruşmada sanık ve müdafine de okunup savunmaları alındıktan sonra sanığın yasal durumunun tayin ve taktirinin gerektiği” gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir
3.Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.04.2021 tarih, 2021/105 Esas 2021/136 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
4. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 30.06.2021 … ve 2021/453 Esas, 2021/624 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 31.10.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle, gerçekleştirilen yargılama işlemleri neticesinde sanıktan el konulan dijital materyallerde FETÖ/PDY yapılanmasına ait Anafen okulları flaması olan kürsüde yapılan bir konuşmaya ait “…” isimli video kaydı ile ev ortamında çekilmiş örgüte ait dini sohbet olduğu değerlendirilen çocuk ve kadınların bulunduğu “…” isimli bir video kaydının olduğu tespit edildiği, sanığın örgütün finans kuruluşu olan Bankasya isimli kuruluşta 1997 açılış tarihli bir hesabının bulunduğu ve silahlı terör örgütü elebaşının 3. talimat dönemine denk gelecek şekilde 2014 Aralık ayın 3,14 TL olan bakiyesinin 2015 Ocak ayında 28.764 TL’ye 2015 Şubat ayında ise 74.321 TL ye çıkardığı, yine talimat önemine denk gelecek şekilde katılım hesabı, hurda altın, dolar ve euro hesabı açtığı, bu davranışların şüpheye yer vermeyecek şekilde örgütsel bir davranış olduğu, bu şekilde sanığın faaliyetlerinin, silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluluk içermemesi karşısında örgüt üyesi olarak kabul edilmesine yasal olanak bulunmadığından, konusu suç oluşturmayan ancak örgüt liderinin talimatı doğrultusunda amaca hizmet eden faaliyetlerin yardım suçunu oluşturacağı bu nedenle sanığın silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Her ne kadar sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması talep edilmiş ise de; toplanan delillere göre sanığın yurt dışına çıkma girişiminin eşi ve bir oğlunun yurt dışında bulunduğu dönemde diğer oğlu M.S.’nin yönlendirmesiyle olması, sanığın yaşı ve görgüsü gözetilerek tek başına ve kendi iradesiyle yurt dışına çıkma kararı verebilecek sosyal ve ekonomik durumda olmaması, sanıktan el konulan dijitallerde elde edilen verilerin örgüt üyeliği suçunun sübutuna yeterli derecede kanaat oluşturmaması, bank … hesabındaki işlemlerin mutad bankacılık işlemlerinden ibaret olması, örgüt talimatlarına özgülenmesinin mümkün olmaması, sanığın yakalandığı evin gaygubet evi niteliğinde olmadığının belirlenmesi, sanığın birlikte yakalandığı kişilerle örgütsel veya hiyerarşik bağının bulunmaması, adının geçtiği ByLock mesaj içeriğinin sanıkla ilişkisinin ve aidiyetinin net olarak tespit edilememesi, bu haliyle örgütsel bir değerlendirmeye tabii tutulmasının mümkün olmaması, örgüt üyeliği suçunun vücut bulması açısından önem arz eden ByLock ve benzeri gizli haberleşme uygulamalarının sanık tarafından kullanılmaması, sanığın hiyerarşik bağına ilişkin tanık beyanının tüm safahatta tespit edilememesi ve başkaca delil bulunmaması ve bozma ilamından sonra dosyaya giren delillerin sanığın hukuki durumunu değiştirecek mahiyet arz etmemesi gözetilerek üzerine atılı suçu işlediği yönünde her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayan sanığın beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107. maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası A.Ş’de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında;
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde:
Sanık savunmasına ve tüm dosya kapsamına göre; örgütün kriptolu iletişim ağı olan ByLock iletişim sistemini kullandığına dair tespit ve iddia bulunmayan, 28.01.1997’de açmış olduğu Bankasya hesabında yapmış olduğu para yatırma ve çekme işlemleri rutin olan, Bankanın TMSF’ye devrinden sonra da devam ettiren, beyanına göre emekli ikramiyesini toplu şekilde hesabına yatıran, yakalandığı evin gaybubet evi olmadığına ilişkin tespit yapılan sanığın örgüt hiyerarşisine girdiğini gösterir bir delil bulunmadığı gözetilmekle; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, sanığın delil yetersizliğinden beraatine yönelik vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle; yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre;Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 30.06.2021 tarihli ve 2021/453 Esas, 2021/624 sayılı Kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2023 tarihinde karar verildi.