YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/37983
KARAR NO : 2023/422
KARAR TARİHİ : 13.02.2023
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/104 E., ve 2022/774 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne yardım etme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan verilen beraat hükmüne yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.12.2021 tarihli ve 2019/424 Esas, 2021/465 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 09.05.2022 tarihli ve 2022/104 Esas ve 2022/774 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun, beraat kararı verilmesine ve 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi hükmüne nazaran karar başlığındaki suç tarihi ve yerine dair bilgilerin mahallinde çıkartılması mümkün görülmekle, esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 25.10.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle; başka bir soruşturma dosyasında sanık hakkında şüpheli sıfatıyla M.H.E.’nin alınan ifadesinde, Van ilinde üniversite öğrenimi gördüğü 2008-2009 eğitim ve öğretim döneminde kendisinin kaldığı örgüt evinde sınıf arkadaşı olan sanığın da kaldığını, bu evde haftada bir defa FETÖ/PDY terör örgütü liderinin kitaplarını okumak için program yapıldığını beyan ettiği, sanığın örgüt liderinin talimatı üzerine Bank … hesabında para artışı olan veya yeni hesap açan şirketler listesinde bulunduğu, ortağı ve yöneticisi olduğu … Unlu Mamülleri Ltd. Şti.’nin 01.06.2014 açılış tarihli Bank … hesabının bulunduğu, sanığın 31.12.2013 tarihinde 0 TL olan hesap bakiyesinin 24.12.2014 tarihi itibarıyla 8.643,86 TL olduğu, 03.04.2014 tarihli Mali Analiz Raporuna göre; sanığın Bank … hesabının bulunduğunun, bu bankada 2014 ve 2015 yıllarında katılım hesabı açtığının, 2014 Mart döneminde hesabına 170.000,00 TL para yatırdığının, bu dönemde motorlu taşıt ve gayrimenkul satışı yapmadığının ve banka kredisi kullanmadığının, Kimse Yok Mu Dayanışma ve Yardımlaşma Derneğine 31.07.2013 tarihinde 5.000,00 TL, 05.08.2013 tarihinde 11.200,00 TL yatırdığının, ayrıca 31.12.2013 – 31.05.2015 tarihleri arasında hesap hareketlerinin artış göstererek seyrettiğinin, örgüt üyeliği suçundan hakkında soruşturma bulanan şahıslarla arasında çok sayıda para transfer işlemi bulunduğunun, ortağı ve yöneticisi olduğu, … Unlu Mamülleri Şirketinin Bank Asyada 2014 yılında hesap açtığının ve hesabına toplamda 120.000,00 TL’yi 6 eşit işlemde “şirket kuruluşu sermaye bedeli” açıklamasıyla yatırdığının, ortağı olduğu … A.Ş’ye ait hesap üzerinden 06.08.2013 tarihinde 5 işlemde toplamda 26.400,00 TL tutarında Kimse Yok Mu Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğine para gönderildiğinin tespit edildiği değerlendirilmekle, sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Yapılan araştırmada sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile bir bağlantısının tespit edilemediği, 2014 yılında Bank … hesabında artış bulunduğu ancak işlemlerine devam ettiği ve diğer yıllarda da artışların olduğu, ayrıca sanığın diğer bankalardaki hesap hareketlerinin incelenmesinde Albaraka, Garanti Bankası ve Denizbank hesaplarında da benzer para hareketlerinin bulunduğu, sanığın savunmalarında söz konusu bankanın kendi işyerine yakın olduğu için hesap açtırıp işlem yaptığını savunduğu, buna yönelik yapılan araştırmada bankasya şubesi ile sanığın iş yerinin yakın mesafede olduğunun tespit edildiği, bu kapsamda sanığın hesabındaki para hareketlerinin rutin bankacılık faaliyeti kapsamında kaldığı, yine sanığın kimse yokmu derneğine yardımda bulunduğu iddia edilmiş isede sanığın başka dernek ve vakıflara da yardımlarının bulunduğu, böylece sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne yardım suçunu işlediğinin her türlü şüpheden uzak kesin inandırıcı delille ispat edilemediği anlaşılmakla, sanığın 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verildiği belirtilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, beraat kararı verilmesine rağmen, karar başlığında 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendine aykırı olarak suç tarihi ve yerine yer verilmesi şeklindeki mahallinde çıkartılabilir maddi hatalar dışında bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi TMSF’ye devredilen ve 22.07.2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası A.Ş.’de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında;
Dosyada mevcut sanık savunmaları, Bank … hesap kayıtları, 17.12.2020 tarihli bilirkişi raporu, sanık müdafii tarafından dosyaya sunulan 14.06.2021 tarihli uzman heyet raporu ile sair belgeler itibarıyla; 2012 yılı açılış tarihli Bank … hesabında örgüt liderinin talimatından önce ve Bank Asyanın TMSF’ye devrinden sonra da işlemler yapan sanığın, savunmasının aksine örgüt liderinin talimatı ile örgütsel amaçla Bank … hesabını kullandığına yönelik dosyada her türlü şüpheden uzak kesin delil bulunmadığı, sanığın ve ortağı olduğu şirketlerin ilgili dönemlerde Bank … dışındaki bankalarla da aktif şekilde çalıştığı, örgüte müzahir derneğe yapılan bağışların örgütün operasyonel faaliyetlerinin başlamasından ve görünen yüzünün ortaya çıkmasından önceki süreçlerde yapıldığı, ayrıca diğer dernek ve vakıflara da yardım yapıldığının tespit edildiği, hükümden sonra dosyaya giren tanık M.H.E.’nin beyanının da örgütün operasyonel faaliyetlerinin başlamasından önceki tarihlerde sanığın örgütün öğrenci evinde kaldığına yönelik olduğu, bu itibarla sanığın örgüt hiyerarşisine dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içeren faaliyetler yürüttüğüne yahut örgüte yardım etme kastıyla hareket ettiğine dair herhangi bir delilin elde edilemediği gözetilerek, eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma yahut silahlı terör örgütüne yardım etme suçları kapsamında değerlendirilemeyeceği anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verilen beraat kararına ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararında bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmekle, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 09.05.2022 tarihli ve 2022/104 Esas, 2022/774 sayılı Kararında bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ankara
2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2023 tarihinde karar verildi.