Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/38007 E. 2023/424 K. 13.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/38007
KARAR NO : 2023/424
KARAR TARİHİ : 13.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/302 E., 2021/1284 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen beraat hükmüne yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Eskişehir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.02.2020 tarihli ve 2019/265 Esas, 2020/34 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 29.06.2021 tarihli ve 2020/302 Esas ve 2021/1284 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun, beraat kararı verilmesine rağmen, karar başlığında 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendine aykırı olarak suç tarihi ve yerine yer verilmesinin mahallinde düzeltilebilir maddi hatalar olarak değerlendirildiği belirtilmek suretiyle, esastan reddine karar verilmiştir
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 20.10.2022 tarihli, temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle; sanığın 04.08.2014 tarihinde açılan Bank … hesabında, 2014 Ağustos ayında 100.000 TL, 2014 Eylül ayında 100.580,15 TL, 2014 Ekim ayında 100.580,15 TL, 2014 Kasım ayında 100.580,15 TL, 2014 Aralık ayında 100.580,15 TL, 2015 Ocak ayında 100.580,15 TL, 2015 Şubat ayında 100.580,15 TL, 2015 Mart ayında 103.397,1 TL, 2015 Nisan ayında 103.397,1 TL, 2015 Mayıs ayında 103.397,1 TL, 2015 Haziran ayından sonra ise 2016 Temmuz ayına kadar olan aylarda 0,15 TL bulunduğunun tespit edildiği, sanığın örgüt liderinin Bank …’ya kurtarmak amacıyla verdiği talimat doğrultusunda bankada yeni hesap açtığı ve para yatırdığı, daha sonra ise Bank …’nın TMSF’ye devrinden sonra bankadaki mevduatını çekmek suretiyle örgüt liderinin talimatı doğrultusunda örgütsel amaca hizmet eden faaliyetlerde bulunduğu anlaşılmakla; silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu hususunda yapılan ihbar ve Bank …’da hesabının bulunduğu iddiasıyla açılan kamu davasında, sanığın Bank … hesap hareketlerinin incelenmesine ilişkin bilirkişi raporunda 2014 yılının Ağustos ayında 100.000 TL bakiye ile Bank … da hesap açıldığı, 2015 Haziran ayında mevcut hesapta bakiye bulunmadığı, sanık hakkında yapılan araştırmada terör örgütü ile ilişkilendirebilecek başka herhangi bir tespitin bulunamadığı, sanığın beyanı dikkate alındığında Bank Asyada bulunan bakiyenin kendisine düşen miras payından kaynaklı olduğu, 1 yıl kadar kısa bir süre sonra bu paranın çekildiği ve sanık aleyhine başkaca herhangi bir delilin bulunmadığı dikkate alındığında sanığın işlemlerinin rutin bankacılık işlemleri olduğu, dolayısıyla sanığın Bank … hesabı ile ilgili FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üyelik yada yardım olarak nitelendirilecek herhangi bir örgütsel faaliyetinin bulunmadığı, sanığın silahlı terör örgütüne üyelik yada bilerek ve isteyerek yardım ettiğine ilişkin herhangi bir delilin dosya kapsamında olmadığı anlaşılmakla, silahlı terör örgütüne üye olma suçunun suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması sebebiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca sanığın beraatine karar verildiği belirtilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, beraat kararı verilmesine rağmen, karar başlığında 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendine aykırı olarak suç tarihi ve yerine yer verilmesi şeklindeki mahallinde düzeltilebilir maddi hatalar dışında bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi TMSF’ye devredilen ve 22.07.2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 107 inci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası A.Ş’de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında;
Dosyada mevcut Bank … hesap kayıtları, bilirkişi raporu ve sanık savunmalarına göre; sanığın savunmasının aksine örgüt liderinin talimatı ile örgütsel amaçla Bank … hesabını kullandığına yönelik dosyada her türlü şüpheden uzak kesin delil bulunmadığı, örgüt hiyerarşisine dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içeren faaliyetler yürüttüğüne yahut örgüte yardım etme kastıyla hareket ettiğine dair başkaca bir delilin de elde edilemediği, bu itibarla eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma yahut silahlı terör örgütüne yardım etme suçları kapsamında değerlendirilemeyeceği anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verilen beraat kararına ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararında bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmekle, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 29.06.2021 tarihli ve 2020/302 Esas, 2021/1284 Karar sayılı kararında bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Eskişehir 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2023 tarihinde karar verildi.