YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/38087
KARAR NO : 2023/446
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/431
SUÇ : Silahlı terör örgütüne yardım etme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan verilen beraat hükmüne yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.02.2020 tarihli ve 2019/505 Esas, 2020/73 sayılı oy birliğiyle verilen Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 17.06.2021 tarihli ve 2020/431 Esas ve 2020/743 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca oy çokluğuyla esastan reddine karar verilmiştir
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 19.10.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; sanığın dosya kapsamından tespit edilen eylemlerin Silahlı Terör Örgütüne Yardım Etme suçunu oluşturduğu, dosya kapsamındaki delilere göre de söz konusu suçun sübut bulduğu, ancak açıklanan nedenlerle atılı suçtan ilk derece mahkemesince mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile beraat kararı verilmesinin hukuka ve yasaya aykırı olduğu, bu nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, kendi adına kayıtlı herhangi bir GSM numarasından ya da wifi aboneliği üzerinden şifreli haberleşme programı olan ByLock’u kullanmadığı, tepe yönetimiyle irtibatının bulunmadığı, Bank … isimli bankada … müşteri numarasıyla 19.09.2002 tarihinde hesap açılışının olduğu, bankanın devlet kontrolüne geçmesinden sonraki tarihlerde de hesabında para bulunduğu, yapılan araştırmalarda sanığın savunmalarının aksini gösterir herhangi bir delilin bulunmadığı; sanığın Bank Asyada uzun süre önce açılmış hesaplarının bulunduğu, bu hesapları rutin bankacılık işlemleri için kullandığı, bankanın devlet kontrolüne geçmesinden sonraki tarihlerde de hesaplarında para bulunduğu, sanığın savunmalarının Bank … hesap hareketleri ile örtüştüğü, dosya kapsamında sanığın üzerine yüklenen suç yönünden aleyhine başkaca bir tespitin bulunmadığı anlaşılmakla sanığın üzerine yüklenen “silahlı terör örgütü içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme” suçunu işlediğini gösterir, her türlü şüpheden uzak, mahkumiyetine yeterli, inandırıcı ve kesin delil elde edilemediğinden, “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi de gözetilerek üzerlerine yüklenen suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca sanığın beraatine karar verildiği belirtilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, incelenen dosya kapsamına ve gerekçeye göre İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki vasıflandırma yönünden hükümde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi TMSF’ye devredilen ve 22.07.2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 107 inci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası A.Ş’de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında;
Dosyada mevcut Bank … hesap kayıtları, Bilirkişi raporu, MASAK Raporu ve sanık savunmalarına göre; değişik döviz cinslerinden katılım hesapları açma, döviz alış ve satışı, para yatırma, para çekme gibi bankacılık işlemlerini örgüt liderinin çağrı tarihlerinden önce de aktif şekilde gerçekleştiren ve savunmalarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmeyen sanığın, Bank … hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemlerinin dışında değerlendirilemeyeceği ve savunmalarının aksini ispat eden başkaca bir delil elde edilemediği gözetildiğinde, eylemlerinin örgüt hiyerarşisine dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içermemesi karşısında, sanığın örgüt liderinin talimatı doğrultusunda, örgüte yardım kastıyla hareket ettiği tespit edilemediğinden örgüte yardım suçundan mahkumiyetini gerektirir her türlü şüpheden uzak mahkûmiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı delil de elde edilemediği anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verilen beraat kararına ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararında bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmekle, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 17.06.2021 tarihli ve 2020/431 Esas, 2020/743 sayılı Kararında bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2023 tarihinde karar verildi.