YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/38257
KARAR NO : 2023/755
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/223 E., 2021/667 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
232 inci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca suç
tarihi yazılmamıştır.
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen beraat hükmüne yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ağrı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.02.2020 tarihli ve 2019/308 Esas, 2020/104 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 27.05.2021 tarihli ve 2020/223 Esas, 2021/667 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 05.10.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; sanığın örgütün mahrem yapılanmasında yer alan Ahmet kod Ferdi Yiğit tarafından haklarında örgüt üyeliğinden işlem yapılan birden fazla şahıs ile birlikte operasyonel hattan arandığına, öğrencilik yıllarında örgüte ait evlerde kaldığına, örgüt üyesi tarafından sanığın telefonuna kakao talk isimli programın yüklendiğine, sanığın da bu hususlara ilişkin samimi anlatımlarının bulunduğuna, atılı suçtan cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın savunması, tanık beyanları ve dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgeler ile müzekkere cevapları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; sanığın örgüte müzahir evlerde kaldığı, örgüte müzahir dershaneye gittiği ve gittiği bu dönemde örgüt liderinin videolarının izlendiği sohbetlere katıldığı, örgüte müzahir evlerde kaldığı dönemde de sohbetlere katıldığı, telefonuna Kakao isimli programın yüklendiği, sanığın örgüte müzahir evlerde kaldığı dönemlerde ve gitmiş olduğu dershane sürecinde örgütün düzenlemiş olduğu gezi ve etkinliklere katıldığı anlaşılmıştır.
Nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün başlangıçta kendini gizleyerek ve bu temel amacı taşımasına rağmen insanlara gerçek yüzünü göstermeden, sanki bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ve bu şekilde kendisini yansıtarak ortaya çıkması ve amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, örgütün nihai amacını bildiği, örgütle organik bir bağ kurarak hiyerarşisine dahil olduğu yönünde herhangi bir delil bulunmayan sanığın örgüte müzahir evlerde kalması, örgüt tarafından düzenlenen gezi ve etkinliklere katılması, bu süreçte sohbet adı altında düzenlenen toplantılara katılması, bir kısım örgüt ile irtibatlı ve iltisaklı kişiler ile görüşmesi ve herhangi bir özel kullanıcı adı ya da şifresi olmadan kendi beyanları doğrultusunda Kakao isimli programı kısa bir süre kullanmasından ibaret olan eylemlerinin sanığın konum ve kişisel özellikleri de nazara alındığında sempati ve iltisak boyutunu aşan, örgüt üyesi olduğunu ispat etmeye yeterli örgütsel faaliyetler kapsamında değerlendirilemeyeceği anlaşıldığından sanığın beraatine karar verilmiştir.
Zira masumiyet (suçsuzluk) karinesinin uzantısı olan “Kuşkudan sanık yararlanır ilkesi” ceza yargılaması hukukunun evrensel nitelikteki ilkelerinden biridir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulu, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesidir. Kuşkulu ve aydınlatılamamış olaylar ve iddialar, sanığın aleyhine yorumlanarak hüküm tesis edilemez. Ceza mahkûmiyeti bir olasılığa değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermemelidir. Yüksek de olsa bir olasılığa dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza yargılamasının en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermektir.
Sanık savunması, tanık beyanları, müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın sempati ve iltisak boyutunu aşan, örgüt üyesi olduğunu ispat etmeye yeterli örgütsel faaliyetleri dosya kapsamında yeterli delil ile ortaya konulamadığından sanığın CMK’nın 223/2-e maddesi gereği atılı suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle beraatine karar verildiği belirtilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Oluş, iddia, sanık savunmaları, tanık anlatımları, mahkemenin kabulü ve tüm dosya kapsamına göre, örgütsel herhangi bir görevi ve örgütün nihai amacını bildiği, örgütle organik bir bağ kurarak hiyerarşisine dahil olduğu yönünde herhangi bir delil bulunmayan sanığın, dosya kapsamına yansıyan eylemleri nazara alındığında, sempati ve iltisak boyutunu aşan, örgüt üyesi olduğunu ispat etmeye yeterli örgütsel faaliyetler kapsamında değerlendirilemeyeceği, bu kapsamda sanığa atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunun işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verilen beraat kararına ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararında bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmekle, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 27.05.2021 tarihli ve 2020/223 Esas, 2021/667 Karar sayılı kararında bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ağrı 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2023 tarihinde karar verildi.