YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/38279
KARAR NO : 2023/753
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/314 E., 2021/1196 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
232 inci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca suç tarihi yazılmamıştır
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen beraat hükmüne yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Eskişehir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.01.2020 tarihli ve 2019/240 Esas, 2020/31 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 15.06.2021 tarihli ve 2020/314 Esas, 2021/1196 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 10.10.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun 18.04.2017 tarih ve 2017/68532 sayılı soruşturması kapsamında gizli tanık “…’ dan ele geçirilen … SD kart, Kom Daire Başkanlığı tarafından tanzim edilen raporda; sanığın listede 2015 yılı Mart Alan kodunun (…) olduğuna, 2015 yılı Mart Alan Dışı kodunun (0) olduğuna, alan kodunun (…) olduğuna, ad kodunun (0) olduğuna, (…) kodunun örgüt açılımının; “FETÖ içerisinde olup örgüt benim örgütüm diyen ancak bazı zaafları olan (himmet verme-kampa kalma-her çağrıldığında gelme-sigara-karşı cins-namaz) kişileri” ifade ettiğine, (0) kodunun örgüt açılımının; “hakkında bilgi olmayan personeli” ifade ettiğine, zümre başkanının “…”, öğretmeninin “…”, asil vekilinin “…” isimli şahıslar olduğuna, örgüte kurs taksidi adı altında 20 TL himmet verdiğine, örgütün sohbetlerine 3 kez katıldığının bildirildiğine, ayrıca sanığın polis memuru ….’in asil vekili olduğuna, böylece üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediğinin sabit olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık hakkında düzenlenen … SD kartta sanığın 2015 yılı Mart Alan dışı kodunun (0), alan kodunun (…), ad kodunun (0) kodları ile fişlenmiş olduğu tespit edildiği söz konusu kodlamada sanık hakkında … olarak belirtilmiş olduğu bu kodun açılımının “Fetö içerisinde olup örgüt benim örgütüm diyen ancak bazı zaafları olan (himmet verme-kampa kalma-her çağrıldığında gelme-sigara-karşı-cins- namaz) kişileri” ifade ettiği, … CD Kartta sanığın asil vekilinin …. olarak belirtilmesi nedeniyle ….’ın mahkemenin 30.01.2020 tarihli duruşmasında tanık olarak dinlenildiği ve anlatımlarında; “sanığı tanıdığını, sanığın örgütsel anlamda bir faaliyetine şahit olmadığını, sanığın herhangi bir şekilde asil vekilliğini yapmadığını” beyan ettiği, yine … CD verilerinde sanığın …. isimli şahsın asil vekili olduğu tespit edilmesi nedeniyle mahkemenin 30.01.2020 tarihli duruşmasında tanık sıfatıyla dinlenen ….’in de; “sanığı tanıdığını, sanık ile Konya Ilgın’da birlikte çalıştıklarını örgütsel anlamda bir faaliyetine şahit olmadığını kendisi hakkımda da böyle bir suçlama olduğunu ancak Savcılık takipsizlik kararı verdiğini örgüt ile bir alakası olmadığını bu nedenle sanığın da kendisinin asil vekili olmadığı” şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmakla, dosya kapsamında sanığın 17/25 Aralık sonrası sohbetlere katıldığına dair dijital veriyi destekleyen ve sanığın örgüt hiyerarşisi içerisinde bulunduğuna yönelik bir delil bulunamadığı, dijital materyal delili olarak CD kartta yazılı bilgilerin gerçeği yansıtıp yansıtmadığının bilinemediği, CD kart kodlamasının sanığın mahkumiyetine yetecek derecede bir delil olarak kabul edilemeyeceği, ayrıca sanığın savunmasında örgütün içinde hiçbir şekilde olmadığını hakkındaki kodlamayı kabul etmediğini beyan etmiş olup sanığın samimi beyanlarına itibar edilmesi gerektiği, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne katıldığına, bağlandığına, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girdiğine bu örgüt ile organik bağ kurduğuna, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerde bulunduğuna ilişkin delilin elde edilemediği anlaşılmakla; şüpheden sanık yararlanır (in dubio pro reo) ilkesi uyarınca yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması sebebiyle CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verildiği belirtilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanığın atılı suçtan beraatine karar verildiği halde hükmün başında; suçun işlendiği yer ve tarihe yer verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/2-c maddesine aykırı davranılmasının mahallinde düzeltilebileceği kabul edilmiş, bunun haricinde bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Oluş, iddia, sanık savunmaları, tanık anlatımları, mahkemenin kabulü ve tüm dosya kapsamına göre, Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanlığının veri inceleme raporunda “Fetö içerisinde olup örgüt benim örgütüm diyen ancak bazı zaafları olan (himmet verme-kampa kalma-her çağrıldığında gelme-sigara-karşı-cins- namaz) kişiler”” anlamına gelen “…” ve “”hakkında bilgi olmayan personel” “0”, sanığın asil vekili olarak …., sanığın asil vekilliğini yaptığı kişi olarak ise ….’in kodlandığı, ancak sanık ile aynı yerlerde görev yapan tanıklar …. ve ….’in anlatımlarına göre sanığın hiç bir örgütsel eylemine şahit olmadıklarını ve CD karttaki kodlamaların doğru olmadığını beyan etmeleri, veri inceleme raporunun örgüt üyeliği suçunun işlendiğini gösterir tek başına belirleyici delil olmaması karşısında, sanığın savunmalarının aksini ispat eden başkaca bir delil de elde edilemediği gözetildiğinde, cezalandırılmasını gerektirir her türlü şüpheden uzak, mahkumiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verilen beraat kararına ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararında bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmekle, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 15.06.2021 tarihli ve 2020/314 Esas, 2021/1196 sayılı Kararında Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Eskişehir 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2023 tarihinde karar verildi