YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/38409
KARAR NO : 2023/681
KARAR TARİHİ : 23.02.2023
T U T U K L U
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık
HÜKÜM : Üye olma suçu yönünden, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı, dolandırıcılık suçu yönünden, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak hükmedilen mahkumiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.01.2020 tarihli ve 2019/331 Esas, 2020/17 sayılı Kararı ile sanık hakkında;
a) FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, TCK’nın 62 inci maddesinin birinci fıkrası, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas 2015/85 sayılı kısmi iptal Kararındaki hususlar gözetilerek 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkrası, TCK’nın 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, TCK’nın 221 inci maddesinin beşinci fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
b) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının e bendi, TCK’nın 62 nci maddesinin birinci fıkrası, TCK’nın 52 inci maddesi, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas 2015/85 sayılı kısmi iptal Kararındaki hususlar gözetilerek 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 56.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
c) Resmi belgede sahtecilik suçundan, CMK’nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 30.11.2021 tarihli ve 2020/171 Esas, 2021/2010 sayılı Kararı ile sanık hakkında;
a) Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve Mahalli Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
b) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılan … vekilinin istinaf başvuruları üzerine, duruşma açılarak mahkumiyet hükmünün CMK’nın 280/2 nci maddesi uyarınca kaldırılmasına, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının e bendi, TCK’nın 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, TCK’nın 62 nci maddesinin birinci fıkrası, TCK’nın 52 nci maddesi, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas 2015/85 sayılı kısmi iptal Kararındaki hususlar gözetilerek 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 … hapis ve 5.460 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
c) Resmi belgede sahtecilik suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükmüne yönelik Mahalli Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine KESİN olmak üzere karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 23.10.2022 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle,
1. Tevsihi tahkikat taleplerinin usul ve yasaya aykırı olarak reddedildiği,
2. ByLock kullanımına ilişkin delillerin hukuka aykırı elde edildiği,
3. Silahlı terör örgütü üyeliği suçunu işlediğine ilişkin dosyada delil bulunmadığı,
4.Sanığın geçmişe yönelik kayıtlarının hakim kararı olmaksızın, yetkisiz organ MİT tarafından hukuka aykırı yol ve yöntemler kullanılarak incelendiği,
5. Örgüt talimatı ile ağa dahil olduğu her türlü şüpheden uzak şekilde kanıtlanmadığı,
6. Sanığın duruşmada ve son savunmasında ByLock haberleşme programını kullanmadığını, tespit ve değerlendirme tutanağının kendisine ait olmadığını belirttiğini,
7. Sanığın ByLock kullanıcısı olduğu kabul edilecek olsa dahi (kabule girmemek üzere) yazışma içeriklerine bakıldığında örgüt talimatıyla ve gizliliği sağlamak üzere haberleşmek için kullanıldığına ilişkin dosyada delil bulunmadığı,
8.Tespit ve değerlendirme tutanağında yer alan yazışmaların örgüt üyeliği suçunun delilini oluşturabilecek nitelikte olmadığı,
9.M.E.G., S.Ç. ve S.D.’nin beyanlarının, CMK’nın 148 inci maddesine uygun beyanlar olmadığından hükme esas alınamayacağı,
10. M.E,G.’nin mahkeme huzurunda verdiği ifadesini S.Ç.’nin yönlendirmesi ile verdiğini polis akademisi sınavına girdiğinde kopya çekmediğini müvekkil sanığı da aynı lisede okumuş olması sebebiyle tanıdığını örgüt üyeliği suçunu işlediğine dair herhangi bir bilgisi görgüsü olmadığını beyan etmesine rağmen bu beyanına itibar edilmeyerek mahkumiyet kararında yine bu kişinin beyanına dayanılmış olmasının hukuka aykırı olduğu,
11.Hukuka aykırı delil niteliğinde olan … isimli gizli tanığın bazı ağır ceza mahkemelerinde verdiği ifadelerindeki tutarsızlık bulunduğu ve 17/25 Aralık 2013 sonrasında FETÖ’den koptuğuna ilişkin beyanları nazara alındığında işbu kodlamanın gerçeği yansıtmadığı,
12.Sanığın kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçunu işlediğine dair kopya çektiği iddiasına ilişkin hiç bir tespit bulunmadığı, sınav öncesinde veya sonrasında soruları ele geçirdiğine ilişkin tespit bulunmadığı,
13. İl Emniyet Müdürlüğünce hazırlanan maliyet tablosunun dayanağının ne olduğu, hesaplamanın nasıl yapıldığı yönünde hiç bir açıklama bilgi belgenin mevcut olmadığı,
14.Şüpheden sanık yararlanır evrensel hukuk kaidesinin göz ardı edildiği,
15.Belirtilen sebeplerle kararın bozulması talebine ve sair sebeplere
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Silahlı Terör Örgütü Üyeliği Suçu Yönünden:
Sanığın 17.08.2012 tarihinde İçişleri Bakanlığı … … Polis Akademisi yazılı yarışma sınavına girerek sınavda 100 puan üzerinden 83,25 puan alarak sınavı 5. Asil Erkek olarak kazandığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyelerinin iletişim amacıyla kullandıkları ByLock isimli şifreli mesajlaşma ve iletişim programını, kullandığını beyan ve kabul ettiği üzerine sanığın babasının adına kayıtlı bulunan …….04 09 numaralı telefon hattı üzerinden … , IMEİ no’lu cihaz ile 12.09.2015 ilk tespit tarihinden 01.01.2016’a kadar 2736 sinyal, 139 sayfa olacak şekilde “…” ID” no, “….” kullanıcı adı, “- -…- -” şifresiyle kullandığı, ByLock kullanıcı adının sanığın adının sessiz harflerinden oluştuğu, ByLock yazışmalarında … ID no’lu ByLock kullanıcısı sanığa hitaben “talha kaç gibi gelirsin sen” diye hitap edildiği, sanığın ByLock mesaj içeriklerinin dosyada mevcut olduğu, içeriklerin örgüt jargonuna uygun olduğu,
Sanık hakkında dinlenen tanıklardan; tanık S.Ç.’nin aşamalardaki beyanlarında özet olarak; örgüt evinde sanık ile tanıştığını polis akademisi sınavı öncesi sınav sorularının sanık ile kendisine verildiğini, tanık S.D.’nin aşamalardaki beyanlarında özet olarak; polis akademisi kapatıldıktan sonra örgüt evinde sanık ile birlikte kaldıklarını beyan ettiği, bu tanıkların beyanlarının dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, aşamalarda değişmediği, sanığa suç isnadı için dosyaya yansıyan bir neden de bulunmadığı, tanık M.E.G.’nin mahkemede hazırlık ifadesini değiştirmiş ise de, hazırlık ifadesinde, diğer tanık S.Ç.’nin de olduğu evde kendilerine sınav sorularının verildiğine dair detaylı beyanının olduğu, bu beyanının diğer tanık S.Ç.’nin beyanı ile de uyuştuğu, tanık M.E.’nin sanığı cezadan kurtarmak için ifadesini değiştirdiği kanaatine varılmış, bu tanığı ilk ifadesine mahkemece itibar edilmiştir.
Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gizli haberleşme programı olan ByLock programını kullanması, ByLock yazışma içerikleri, olaya oluşa uygun ve samimi bulunan tanık beyanı birlikte değerlendirildiğinde; eylemlerinde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk bulunan sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyararşik yapı ve organik bütünlüğüne dahil olduğu ve üzerine atılı silahlı terör örgütü üyeliği suçunun bu haliyle sübut bulduğu yapılan yargılama ve toplanan delillerden kabul edilmiştir.
2. Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık suçu yönünden :
Sanığın hile ile 2012 yılı polis akademisi sınav sorularını elde ettiğinin, beyanları değerlendirilen tanıklar M.E.G. ve S.Ç.’nin beyanı ile sabit olduğu, hazırlık aşamasında aldırılan bilirkişi raporunun da bu fiili teyit eder nitelikte olduğu, sanığın sübut bulan eylemine uyan TCK’nın 158/1-e (6763 sayılı yasanın 14 üncü maddesi ile değişmeden evvelki hali ile) maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden :
Sahteliği iddia edilen belgenin aslının bulunmadığı belirtilerek ,somut olayda sanığın terör örgütü üyesi olarak Emniyet Teşkilatına sızmak amaçlı olarak sınavdan önce soruları aldığı, cevaplarını ezberlediği, sınav sırasında aklında kaldığı kadarıyla soruları cevapladığı, dolayısıyla sınav kağıdının kendisi tarafından oluşturulduğu, ortada sahte nitelikte bir belge olmadığı, sanığın gerçeğe aykırı bir belge tanzim etmediği anlaşılmakla eylemi yasada suç olarak düzenlenmediğinden ve dolayısıyla resmi belgede sahtecilik suçunun unsurları oluşmadığından beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Davanın yeniden görülmesine karar verilerek, yapılan duruşmalı inceleme sonunda;
1. Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçu yönünden;
Gizli tanık … ele geçirilen SD kart içerisinde akademide okuyan polis öğrencilerinin örgüt tarafından kodlanarak fişlendiği ve sanık …’ın isminin de SD kartta yer aldığı, buna göre sanık …’ın ilinin Konya, bağlı bulunduğu öğretmenin … S., genel müdürün … bey, genel müdür yardımcısının …, son kategorisinin A, okuldaki en son derecesinin 5 olduğuna dair bilgilerinin yer aldığı, sanığın savunmasında suçlamaları kabul etmediği belirtilerek, performansa ilişkin alınan bilirkişi raporlarında sınav soruları verilen kuvvetli şüphelilerden olduğu, sanığın isminin SD kartta yer aldığı, bilirkişi raporu ve tanıklar S.D., M.E.G. ve S.Ç.’nin beyanları nazara alındığında, soruların kendisine verildiği kabul edilmiş olup tüm bu hususlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; FETÖ/PDY isimli silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısı içerisine dahil olmak suretiyle üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabulüyle, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki vasıflandırma ve cezanın kişiselleştirilmesi yönünden hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir ancak, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmadığı halde TCK’nın 221/5 maddesi gereğince 1 yıl denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, bu hususun CMK’nın 280 ve 303/1 inci maddeleri uyarınca düzeltilmesi olanaklı bulunduğundan, sanık hakkında kurulan hükmün 2. kısmının 7. bendinde yer alan “Sanık hakkında TCK’nın 221/5 inci maddesi gereğince 1 yıl denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ibarelerinin çıkarılması suretiyle, sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
2. Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık suçu yönünden;
26.02.2016 tarihli bilirkişi raporu ile copydetect programına göre kişilerin cevap örüntülerinin incelenmesi, YGS ve polis akademisi sınav puanlarındaki puan artışı, müfredat dışı ingilizce sorularını doğru cevaplama ve ingilizce muafiyet testi puanlarının karşılaştırması ve testlerde yer alan bazı sorulara verilen yanlış cevap sayılan yöntemlerinden, rapor ekinde gönderilen tabloda belirtilen beş ölçütten en az üçüne göre işaretlenen adayların, sınav sonuçlarına kendi performanslarının dışında başka faktörlerin etkisi olduğu yönünde kuvvetli şüpheli kanaati oluştuğu, bu bağlamda belirtilen beş ölçütün beşinde de işaretlenen sanığın polis akademisi sınav sonucuna kendi performansının dışında başka faktörlerin etkisi olduğu kanaatiyle kuvvetli şüpheli olduğu belirtilmiştir.
Tanık M.E.G. kendisi hakkında yürütülen soruşturmada müdafi huzurunda şüpheli sıfatıyla vermiş olduğu ifadesinde özetle, sanığın yazılı sınavdan bir kaç … önce kendisini aradığını, “Ankara’ya gidelim orada buluşalım” dediğini, adresini hatırlamadığı evde S.Ç., T.Y. ve .. isimli şahısla buluştuklarını, sınavdan önce başka bir şahsın eve geldiğini, boş odaya geçtiğini, kendilerine “sırayla gelin sizin ile görüşeceğim” dediğini, sırayla odaya girdiklerini, odaya girdiğinde önüne A4 kağıdına fotokopi şeklinde bir takım sorular konulduğunu, yaklaşık 1-2 saat kadar bu sorulara baktığını, odadan çıkmadan önce burada olanları kimseye anlatmaması için kendisine yemin ettirildiğini, sonra odadan çıktığını, polis akademisi sınavına girdiğinde bu şahsın kendisine gösterdiği soruların yaklaşık %60-70’nin sınavda çıktığını gördüğünü beyan ettiği, her ne kadar tanık M.E.G. kovuşturma aşamasında bu beyanını değiştirmiş ise de, tanığın daha önce müdafi huzurunda vermiş olduğu ifadesi, diğer tanık S.Ç.’nin beyanı ile uyumlu olduğu ve usuli yönden herhangi bir eksikliği bulunmadığı anlaşıldığından, tanığın sanığı cezadan kurtarmak amacıyla kovuşturma aşamasında ifadesini değiştirdiği kanaatine varılarak ilk ifadesine itibar edilmiştir.
Tanık S.Ç.’nin aşamalarda değişmeyen beyanlarında özetle, sınavdan 5-6 … önce cemaatin yönlendirmesi ve yardımıyla sınav sürecinde tanıştığı M.E.G. ve T.Y. ile birlikte Ankara’ya gittiklerini, gittikleri evde kendilerine bir kitapçık verildiğini, “bu kitapçıktaki sorulara iyi bakın sınavda bunlara yakın sorular çıkacak” dendiğini, bu evde üçü dışında sınava hazırlanan başka bir öğrenci olmadığını, bu şekilde sorulara tek tek baktıklarını, sınavda da bu sorulara benzeyen sorular çıktığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
Tanıklar M.E.G. ve S.Ç.’nin sınav soru ve cevaplarının sınavdan bir kaç … önce kendilerine verildiğine dair birbirleriyle uyumlu beyanları, sanığın kuvvetli şüpheli konumunda olduğuna ilişkin bilirkişi raporları, sanığın örgüt ile bağlantılı olduğunu gösterir … sd kart içeriği ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın sınav öncesi örgüt tarafından kendisine verilen sorulara çalışarak sınavda gerçek başarısının üzerinde performans gösterdiği, bu şekilde sıralamada diğer adayların önüne geçerek haksız şekilde Polis Akademisine yerleştiği ve en son 15.03.2015 tarihine kadar harçlık almak suretiyle gelir elde ettiği, birden fazla kez haçlık alan sanığın eyleminin zincirleme nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Sanığın üzerine atılı suçtan temel ceza belirlenirken, dosya kapsamına göre alt sınırdan uzaklaşılmasını gerektirecek bir neden bulunmadığı, sanığın elde ettiği haksız menfaatin tespiti için ilk derece mahkemesine bildirilen masraf tablosunda her ne kadar 33.606,77 TL bildirilmiş ise de, bildirilen miktardan yalnızca öğrenci harçlığı olarak bildirilen miktarın haksız menfaat olarak esas alınması, diğer masrafların zarar kavramı içerisinde değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından, sanığın elde ettiği haksız menfaat miktarının 2012, 2013, 2014 ve 2015 yıllarında almış olduğu harçlık tutarlarının toplamı olan 2.623,40 TL olarak tespiti gerekirken hatalı tespit ile sonuçta adli para cezasının fazla tayini hukuka aykırı olup, sanık hakkında TCK’nın 158/1-e-son maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verildikten sonra, eylemini zincirleme olarak gerçekleştirdiğinden TCK’nın 43/1 inci maddesi uyarınca cezasında artırım yapılmış ve cezalandırılmasına dair hüküm kurulmuştur.
3. Resmi Belgede Sahtecilik suçu yönünden;
Sınavdan önce hukuka aykırı bir şekilde elde edilen soruların cevapları ile gerçek başarı ve performansın değil gerçek olmayan durumun resmi belge olan cevap kağıdına işlenmesinden dolayı aldatıcı beyan taşıyan resmi belge niteliğindeki cevap kağıdının da içerik itibariyle sahte belge haline gelmesine sebebiyet verilme eyleminin polis akademisi tarafından düzenlenen sınav sonuç belgesini de sahte ve gerçeği yansıtmayan belge niteliğine kavuşturduğu bu şekilde resmi belgede sahtecilik suçunun işlendiği iddiasının; iddianamedeki anlatım itibariyle sanığın sınav sonuç belgesine yönelik içerik sahteciliği olduğu, içerikte sahteciliğin ise ancak memur kişi tarafından işlenebileceği, memur olmayan kişilerin içerik sahteciliğinin faili olamayacağı, dolayısıyla resmi belgede sahtecilik suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşıldığından, sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan beraatine dair ilk derece mahkemesinin kabulünde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı değerlendirildiğinden, Mahalli Cumhuriyet Savcısının istinaf isteminin esastan reddine KESİN olmak üzere karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmü yönünden;
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, tanıklar M.E.G. ve S.Ç.’nin sınav soru ve cevaplarının sınavdan bir kaç … önce kendilerine verildiğine dair birbirleriyle uyumlu beyanları, sanığın kuvvetli şüpheli konumunda olduğuna ilişkin bilirkişi raporları, sanığın örgüt ile bağlantılı olduğunu gösterir … sd kart içeriği değerlendiriliğinde, sanığın sınav öncesi örgüt tarafından kendisine verilen sorulara çalışarak sınavda gerçek başarısının üzerinde performans gösterdiği, bu şekilde sıralamada diğer adayların önüne geçerek haksız şekilde Polis Akademisine yerleştiği ve en son 15.03.2015 tarihine kadar harçlık almak suretiyle gelir elde ettiği, birden fazla kez harçlık alan sanığın eyleminin zincirleme şekilde nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair Bölge Adliye Mahkemesi kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
B. Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet hükmü yönünden;
1. Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararı ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
2.Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olarak kabul edilmesi mümkündür.
3.Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, sanığın kullandığı tespit edilen, 437225 ID numaralı ByLock Tespit ve Değerlendirme tutanağı içeriğine göre ByLock iletişim sistemini örgütsel iletişim amacıyla kullanan, Gizli tanık …’dan ele geçirilen SD kart içerisinde akademide okuyan polis öğrencilerinin örgüt tarafından kodlanarak fişlendiği, sanığın isminin de bulunduğu kartta öğretmeni konumunda yazılı A.S.’ in, sanık hakkında tespit edilen ByLock içeriklerinde de isminin geçtiği ve “abi” şeklinde hitap edildiği anlaşılan, polis akademisi sınav sorularının kendilerine verildiğine dair hakkında tanık anlatımları bulunan sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair İlk Derece Mahkemesi kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
C. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 30.11.2021 tarihli ve 2020/171 Esas, 2021/2010 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrasının a bendi uyarınca Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.
Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.02.2023 tarihinde karar verildi.