Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/39068 E. 2023/112 K. 17.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/39068
KARAR NO : 2023/112
KARAR TARİHİ : 17.01.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/822 E., 2021/655 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : Beraat, İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.09.2020 Tarihli ve 2019/387 Esas, 2020/89 Karar Sayılı Kararıyla
Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un 220/7 maddesi delaletiyle TCK’nın 314/2, 3713 Sayılı Kanun’un 5/1 ve 53,58/9 maddelerince cezalandırılması talebiyle yapılan yargılamasında, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 22.04.2021 tarihli ve 2020/822 Esas ve 2021/655S Karar sayılı kararıyla
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet Savcısının istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 05.10.2022 tarihli, ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri;
Sanık hakkında, Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu Başkanlığının hazırladığı 17.08.2016 tarihli raporu, Hacettepe Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Öğretim üyelere tarafından hazırlanan 22.11.2016 tarihli bilirkişi raporu, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığının 22.03.2019 tarih ve 62018024-87055-(63044)/5722452 sayılı cevabi yazısı tespitleri ve tanık ifadelerinin bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
Sanığın yüklenen suçu işlediği sabit görülmekle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın silahlı terör örgütü FETÖ/PDY’ye üye olduğu iddiası ile açılan davada örgüt üyeliğinin delili olarak; … Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığınca hazırlanmış olan ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2017/68532 soruşturma sayılı soruşturması kapsamında ele geçirilen … SD kartta 5 numaralı kodun verildiği, bu kodlamanın “Mahrem yapı ile üst seviyede ilişkisi olan kişileri ifade ettiğii” ifade ettiğinin belirtildiği, sanık hakkında düzenlenen ancak sanığın isminin … sd kartta geçmiş olmasının tek başına silahlı terör örgütüne üyelik suçu için yeterli olmadığı, … SD kart şeklindeki dijital verilerden elde edilen bu verinin yan delil mahiyetinde olup başka deliller ile sanığın örgüt üyeliğinin ispatlanması gerektiği, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 24.10.2019 tarihinde gönderilen cevabi yazıda sanığa ait ByLock kaydına rastlanılmadığının belirtildiğinin görüldüğü, bizzat iddianamenin kendisinde dahi sanık hakkında ByLock kaydının bulunmadığı, FETO ile iltisaklı herhangi bir şirkette SGK kaydının bulunmadığı, Bank … hesap artışının olmadığı, örgütün tepe yöneticileriyle irtibatının
bulunmadığı, sanığın örgütle ilişkili herhangi kurum veya kuruluşta bağlantısının tespit edilemediğinin belirtildiği, yapılan araştırma ve toplanan belgelerin bu hususları doğruladığı, sanığın örgütün herhangi bir faaliyetine iştirak ederek, örgütün hiyeraşisine dahil olduğuna dair bir delilin dosya kapsamında mevcut olmadığı, silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için gerekli örgütle organik bağ kurulması, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunmadığı, sanığın Kamu Kurum ve Kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından TCK nın 158/1-e maddeleri gereğince cezalandırılması talep olunmuş ise de, sanığın isnat edilen dolandırıcılık suçlamalarını istikrarlı bir şekilde reddettiği, bilirkişi raporlarındaki soruların önceden temin edildiğine dair tespit edilen şüphenin sanık aleyhine yorumlanamayacağı, mevcut delil durumuna göre istatistiki bilgilerle sınavlardaki başarı ve başarısızlığın da, dolandırıcılık suçunun sübut bulması için yeterli olamayacağı, sanığın aşamalarda alınan ve istikrarlı savunmalarında suçlamaları kabul etmediği, mahkemece alınan 02.12.2019 tarihli bilirkişi raporunun sanığın sınav sorularını ele geçirdiğine yönelik her türlü şüpheden uzak ve kesin bir veri ortaya koyamadığı, raporda 07.08.2009 tarihli Polis Koleji Sınavına ait sınav evrakının Merkezi Sistem Sınav Yönergesinin 31. maddesinde belirtilen saklama süreleri dolduğundan atık kağıt olarak değerlendirilmek üzere ilgili firmaya verildiğinden Polis Koleji sınav evrakının incelenemediğinin belirtildiği, sanığın sınav sorularını bir şekilde elde etmiş olabileceğini belirtmekle beraber raporunun sonuç kısmında müfredat dışı soruları kendi bilgileriyle yapmış olabileceğini belirttiği, her türlü olasılığa açık ve kesinlik belirtmeyen bu raporun sanık aleyhine kesin bir delil olarak değerlendirilemeyeceği,sanığın mahkumiyetine yeterli derecede her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil ve emare bulunmadığı, “şüphe sanık lehine yorumlanır” şeklindeki Ceza Hukuku Genel Prensibi de gözetilerek, yüklenen suçların sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı anlaşılmakla 5271 Sayılı CMK nun 223/2-e maddesi gereğince her iki suçtan ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu ile ilgili istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karar yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun CMK’nın 286/2-g maddesi gereğince kesin olmak üzere, silahlı terör örgütüne üye olma suçu ile ilgili istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karara karşı ise 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ve devamı maddeleri uyarınca Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, tartışılan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından; örgütle organik bir bağ kurarak hiyerarşisine dahil olduğu yönünde herhangi bir delil bulunmayan sanığın hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraat hükmü verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 22.04.2021 tarihli ve 2020/822 Esas, 2021/655 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 18. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.01.2023 tarihinde karar verildi.