YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/39306
KARAR NO : 2023/326
KARAR TARİHİ : 26.01.2023
T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1120 E., 2022/1041 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : Beraat
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Yozgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.07.2021 tarihli ve 2021/11 Esas, 2021/209 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ve 220 inci maddesinin yedinci fıkrası yollamasıyla 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 inci maddesinin yedinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 12.10.2022 tarihli ve 2021/1120 Esas, 2022/1041 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin lehe istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının g bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 inci maddesinin ikinci fıkrası e bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
C. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 05.11.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; sanık hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usûl ve esasa uygun olduğu, 05.04.2021 tarihli raporda Bank …da 05.03.2014 tarihinde açılan hesaba aynı tarihte 18.000 TL yatırıldığının belirtildiği, eşinin sattığı aracın parası olarak yatırılan bu paranın sanık tarafından aynı … çekilerek – savunmaya göre de – sanığın babasına verildiği, ancak sanığın 05.03.2014 tarihinde bu paradan artan para olarak hesaba 1.000 TL yatırdığı, 13.03.2014 tarihinde ise 7.500 TL yatırdığı, bu paranın da kendi aracını sattıktan sonra eline para geçen babası tarafından kendi borcuna mahsuben verilen para olup bu parayı da hesaba yatırdığını sanığın savunmasında belirttiği, sanığın 13.03.2014 tarihinde 8.500 TL’lik katılım hesabı açtığı, 24.04.2014 tarihinde 500 TL, 05.05.2014 tarihinde 4.000 TL, 15.05.2014 tarihinde 2.000 tl, 30.05.2014 ve 17.06.2014 tarihlerinde 500 tl lik para yatırdığı ve son işlem tarihinin 22.07.2014 olduğunun görüldüğü, sanık savunmasının bilirkişi raporundaki ilk üç işleme açıklık getirmeye çalışan savunma olup babasının paraya ihtiyacı olduğu halde paranın bütününü babasına vermesi doğal olarak beklenen sanığın bu paranın 1.000 TL’sini vermeyerek hesapta bıraktığı, damadı askerden dönene kadar kendisine olan borcunu ödemeye vakit olduğu halde babanın 7500 TL’lik kısmını kendi aracını sattıktan sonra kızına ödediği, bu 7500 TL’nin de sanık tarafından bankaya yatırıldığı; bu üç işlemden sonraki işlemlere ise savunma ile de bir açıklık getirilmeye çalışılmadığı; ilk derece Cumhuriyet savcısının ve ilk derece mahkemesinin ise talimat dönemini takiben yapılan bu banka işlemlerini örgüte destek mahiyetinde olarak değerlendirdiği, bu nitelendirmenin usul ve esasa uygun düştüğü; savunmanın doğal olarak suçtan kurtulmaya yönelik ve mücerret nitelikte olduğu anlaşıldığından istinaf ceza dairesinin beraat kararının usul ve esasa uygun olmadığı, kararın sanık aleyhine bozulmasına karar verilmesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince “Yasal mevzuat, yargıtay ilamları, ihbar kaydı, sanığın beyanı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, her ne kadar sanığın eylemleri ayrı ayrı bir suç unsuru teşkil etmese de silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçunun oluşabilmesi için yardım teşkil eden eylemlerinin suç ya da suç unsuru olmasının gerekmediği, sanığın belirtilen eylemlerinin silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitliliği bulunmakla birlikte eylemlerinin devamlılık ve yoğunluk içermemesi karşısında örgüt üyesi olarak kabul edilmesine yasal olanak bulunmadığı, ancak sanığın örgütün mevcut amaç ve yapısını bildiği, konusu suç oluşturmayan ancak örgüt liderinin talimatı doğrultusunda örgüt menfaatine olan örgüte müzahir Bankasyada örgüt liderinin talimatından sonra bilirkişi raporunda belirtildiği üzere; 03.03.2014 tarihinde hesap açtığı, 05.03.2014 tarihinde 18.000 TL yatırdığı, aynı tarihte bu miktarın nakit olarak çektiği, 05.03.2014 tarihinde 1.000 TL yatırdığı, 13.03.2014 tarihinde 7.500 TL yatırdığı, 03.04.2014 tarihinde 1.000 TL yatırdığı, 13.03.2014 tarihinde 8.500 TL’lik katılım hesabı açtığı, 24.04.2014 tarihinde 500 TL, 05.05.2014 tarihinde 4.000 TL, 15.05.2014 tarihinde 2.000 TL, 30.05.2014 ve 17.06.2014 tarihlerinde 500 TL lik para yatırdığı, sanık beyanında söz konusu Bankasyada ki işlemleri örgüt liderinin talimatı ile gerçekleştirmediğini, sattıkları arabanın parasını Bank … içerisinde kendisine verildiği için söz konusu bankada hesap açtırıp parayı buraya yatırdığını ifade etmiş ise de, söz konusu bankada hesap açma gerekçesinin yersiz olduğu, nitekim hükme esas alınan bilirkişi raporunda da anlaşılacağı üzere örgüt elebaşının talimatından sonra Bankasyada yoğun işlemler yaptığı görüldüğü, sanığın bu konuda dinlettiği tanık babasının beyanlarının sanığı suçtan kurtarmaya yönelik olduğundan mahkememizce itibar edilmediği, bu nedenle Bank …da gerçekleştirdiği işlemlerin örgüt ele başının talimatı ile yaptığı anlaşıldığı, yine İstanbul Emniyet Müdürlüğü Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğüne yapılan ihbarda sanık ile eşinin örgüt tarafından evlendirildiğinin belirtildiği, her ne kadar sanığın örgüt üyesi olduğundan bahisle cezalandırılması için kamu davası açılmış ise de tüm hususlar nazara alındığında belirtilen eylemlerinin sanığın silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterir şekilde kesinlik arz etmediği, ancak eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu oluşturmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu oluşturduğu anlaşıldığı, yardımın niteliği de göz önünde bulundurularak cezalandırılmasına” karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince “Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve taktirine, gösterilen gerekçe ve uygulamaya oluşa, dosya içeriği ve dosyada mevcut bilirkişi raporu ile Bank … hesap dökümünün tamamının incelendiğinde; her ne kadar sanık hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan dolayı cezalandırılması istemi ile kamu davası açılıp yapılan yargılama sonrası örgütün finans kaynaklarından Bank Asyaya 03.03.2014 tarihinde katılım hesabı açmak suretiyle örgüt liderinin, yöneticilerinin veya üyelerinin anılan bankaya yardım amacıyla para yatırılması hususundaki çağrıları sonrası silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek isteyerek yardım etme suçundan mahkumiyetine karar verilmiş ise de; sanığın savunması ve eşinin hesap hareketleri ile sabit olunduğu üzere, sanığın eşinin 10.02.2014 tarihinde arabasını sattığı, araç satımı karşılığı 18.000,00-TL’nin aracı satın alanın Bank … hesabı bulunması nedeniyle anılan banka üzerinden sanığın eşinin hesabına aktarıldığı, sanığın eşinin askere gitmiş olması nedeniyle hesapta bulunan paraya ihtiyacı olduğunu söyleyen babasının isteği sonucu eşi ile iletişim kurarak bahse konu parayı masraf olmaması nedeniyle Bank Asyada 03.03.2014 tarihinde hesap açarak, eşinin hesabındaki paranın 05.03.2014 tarihinde 18.000,00-TL virman yöntemiyle sanığın hesabına gönderildiği, yine aynı tarihte bu belirtilen parayı çekerek sanığın babasına verdiği ve mahkumiyete esas hesap hareketlerinin bundan kaynaklandığı anlaşılmakla, anılan tarihlerdeki hesap hareketlerinin örgüte yardım kastı ile açıldığı hususunun şüpheli kaldığı, hesap hareketlerinin rutin bankacılık hareketi olup sanığın silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım kastı ile hareket ettiğini gösterir nitelikte olmadığı, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter derecede her türlü kuşkudan uzak, somut, kesin ve inandırıcı delilin elde edilemediği, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olmadığı anlaşıldığından sanığın beraati yerine yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle mahkumiyetine karar verilmesi kanuna aykırı, sanık müdafinin istinaf itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan açılan duruşma sonunda atılı suçtan beraatine” karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi TMSF’ye devredilen ve 22.07.2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 107 inci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası A.Ş’de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında;
Dosyada mevcut sanık ve eşine ait Bank … hesap kayıtları, bilirkişi raporları ve sanık savunmalarına göre sanığın Bank … hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemlerinin dışında değerlendirilemeyeceği ve savunmalarının aksini ispat eden başkaca bir delil elde edilemediği gözetildiğinde; sanığın örgüt liderinin talimatı doğrultusunda, örgüte yardım kastıyla hareket ettiği de tespit edilemediğinden örgüte yardım suçundan mahkumiyetini gerektirir her türlü şüpheden uzak mahkûmiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı delil de elde edilemediği anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verilen mahkumiyet kararının kaldırılarak Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen beraat kararında bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmekle, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 12.10.2022 tarihli ve 2021/1120 Esas, 2022/1041 sayılı Kararında bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Yozgat 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.01.2023 tarihinde karar verildi.