YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/39309
KARAR NO : 2023/9
KARAR TARİHİ : 10.01.2023
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/691, 2022/790.
SUÇ : Terör örgütü propagandası yapmak
HÜKÜM : Mahkumiyet, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Muş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin (Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi sıfatıyla) 18.09.2019 tarihli, 2019/260 Esas ve 2019/338 sayılı Kararı
Suça sürüklenen çocuk hakkında terör örgütü propagandası yapma suçundan 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 7/2, 2. cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 31/3, 62, 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231/5 madde ve fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, karar verilmiştir.
2. Muş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin (Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi sıfatıyla) 09.02.2022 tarihli, 2021/364 Esas ve 2022/52 sayılı Kararı
Suça sürüklenen çocuk hakkında; Gökçeda Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/148 Esas, 2021/289 Karar sayılı ve 30.09.2021 tarihli kararı ile “nitelikli hırsızlık ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması” suçlarını işlediğinden bahisle, 1 yıl 4 ay 20 … hapis ve 10 ay hapis 1 … adli para cezası hükmedilerek, Gökçeda Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 24.11.2021 tarih, 2020/148 Esas, 2021/189 Karar sayılı yazısı ile Muş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin (Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi sıfatıyla) 18.09.2019 tarihli ve 2019/260 Esas, 2019/338 Karar sayılı kararında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı ihbarda bulunulmakla; açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması ile terör örgütü propagandası yapmak suçundan 3713 sayılı Kanun’un 7/2, 2. cümlesi, 5237 sayılı Kanun’un 31/3, 62. maddesi gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına devamla 5237 sayılı Kanun’un 50/3-1, 52/2-4, 53. maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin; 24.06.2022 tarihli, 2022/691 Esas ve 2022/790 sayılı kararı
Suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 23.10.2022 tarihli, ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz sebepleri;
1. Hakkında, usûl ve kanuna aykırı şekilde mahkûmiyet kararı verildiğine,
2. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
3. Cezada artırım sebebi bulunmadığına,
4. Lehine olan hükümlerin uygulanması gerektiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Suça sürüklenen çocuğun adı soyadı ile uyumlu kullanıcı adı ve kendisine ait profil fotoğrafı ile kullandığı facebook hesabından herkesin görebileceği şekilde, 21.08.2015 tarihinde, ”YA ONURLU BİR BARIŞ YA DA GÖRKEMLİ BİR SAVAŞ!!!!!!!!!” yazısı ile PKK/KCK terör örgütü mensubu oldukları anlaşılan bir grubun kayalık bir yamacın etrafında üzerilerinde leşker kıyafeti ve uzun namlulu silahlar bulunduğu halde çekilen fotoğrafını paylaştığı, fotoğrafı paylaşılan kişilerin terör örgütü mensubu olduğu, üzerlerinde hücum yeleği ve uzun namlulu silah bulunduğu, fotoğrafla birlikte paylaştığı yazı da dikkate alındığında suça sürüklenen çocuğun, terör örgütün şiddet ve saldırganlık içeren eylemlerini övmek ve sahiplenmek gayesini güttüğü, paylaşımın bu haliyle örgütü övücü mahiyette olduğu, terör örgütünün cebir, şiddet ve tehdit içeren yöntemlerine başvurmayı teşvik ettiği ve eylemleri meşru gösterme amacı taşıdığı, bu nedenle suça konu paylaşımın kendisi tarafından yapıldığını kabul eden suça sürüklenen çocuğun terör örgütü propagandası yapma suçunu işlediği, söz konusu paylaşımının facebook hesabından yapılmış olması nedeniyle üzerine atılı suçu basın ve yayın yolu ile işlediği de anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydında mani haller bulunmayışı, suçtan duyduğu pişmanlık ile tekrar suç işlemeyeceğine dair oluşan olumlu kanaat ve demokratik toplum düzeni içerisinde suça sürüklenen çocuğun ifade hürriyetine müdahalenin ölçülü olması gerekliliği de nazara alınarak suça sürüklenen çocuk hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231/5 hükümlerinin uygulanmasına karar verilmekle, bu karar 26/09/2019 tarihinde kesinleşmiştir.
2. Gökçeda Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 24.11.2021 tarih, 2020/148 Esas, 2021/189 Karar sayılı yazısı ile suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı ihbarda bulunulmuş olup ihbar sonrası yapılan incelemede; Gökçeda Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/148 Esas, 2021/289 Karar, 30.09.2021 tarihli kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında “nitelikli hırsızlık ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması” suçlarını işlediğinden bahisle, cezalandırılmasına karar verilmiş olup, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediği anlaşılmıştır.
3. 5271 sayılı Kanun’un 231/10 maddesi uyarınca, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verilerek; suça sürüklenen çocuğa atılı suçtan 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmış ancak; terör örgütü propagandası yapmak suçundan hakkında adli para cezası kararı verilen eylemi işlediği sırada 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53/1. madde hükümlerinin uygulanması ve yine 5275 sayılı Kanun’un 106/4-11. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi hukuka aykırı ise de; 5271 sayılı Kanun’un 280/1-d maddesi uyarınca bu hususların davanın yeniden görülmesini ve duruşma açılmasını gerektirmeksizin düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin hükmün 9. fıkrasının tamamının hükümden çıkartılması ve yine adli para cezasının uygulanmasına ilişkin hükmün 7. fıkrasında bulunan ” ile ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilebileceğinin sanığa ihtarına” şeklindeki ibarenin hükmün 7. fıkrasından çıkarılması ve sonraki bentlerin buna göre teselsül ettirilmesi suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Terör örgütünün propagandasını yapmak suçunu düzenleyen 3713 sayılı Kanunun mer’i 7/2. maddesi şöyledir:
“(Değişik ikinci fıkra: 11.4.2013-6459/8 md.) Terör örgütünün; cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yapan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun basın ve yayın yolu ile işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır. Ayrıca, basın ve yayın organlarının suçun işlenmesine iştirak etmemiş olan yayın sorumluları hakkında da bin günden beş bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur. (Ek cümle:17.10.2019-7188/13 md.) Haber verme sınırlarını aşmayan veya eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz. Aşağıdaki fiil ve davranışlar da bu fıkra hükümlerine göre cezalandırılır:
a) (Mülga: 27.3.2015-6638/10 md.)
b) Toplantı ve gösteri yürüyüşü sırasında gerçekleşmese dahi, terör örgütünün üyesi veya destekçisi olduğunu belli edecek şekilde;
1. Örgüte ait amblem, resim veya işaretlerin asılması ya da taşınması,
2. Slogan atılması,
3. Ses cihazları ile yayın yapılması,
4. Terör örgütüne ait amblem, resim veya işaretlerin üzerinde bulunduğu üniformanın giyilmesi.”
…….
Tarihi seyir içinde kanunun 12.04.1991 tarihinde yürürlüğü giren ilk hâlinde, 7’inci maddesinin ikinci fıkrası “örgüt mensuplarına yardım eden ve örgütle ilgili propaganda yapanlar” hakkında 1 yıldan 5 yıla kadar hapis ve ağır para cezası öngörülmüşken, 19.02.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4744 sayılı Kanun’la, ceza miktarları aynı şekilde muhafaza edilerek örgüt propagandası yapma suçunun unsurları değiştirilmiş ve propagandanın suç olması için “terör yöntemlerine başvurmaya özendirecek şekilde” yapılması şart koşulmuştur.
Madde gerekçesinde, her propagandanın değil, sadece terör yöntemlerine başvurmaya özendirecek propagandaların suç olmasının öngörüldüğü ve düşünce özgürlüğü sınırlarının genişletilerek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin bu alanda aradığı kriterlere uygun bir düzenleme getirildiği belirtilmiştir.
Aynı maddede, 07.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4963 sayılı Kanun’la yeniden değişiklik yapılarak propagandanın, “şiddet veya diğer terör yöntemlerine başvurmayı teşvik edecek şekilde” yapılması halinde suç olacağı kabul edilmiştir.
Madde gerekçesinde, örgütle ilgili olsun veya olmasın şiddet veya diğer terör yöntemlerine başvurmayı teşvik edecek şekilde propaganda yapanların cezalandırılmasının öngörüldüğü ifade edilmiştir.
18.07.2006 tarihinde yürürlüğü giren 5532 sayılı Kanun’la, anılan maddeden “yardım eden” ibaresi çıkarılmış, bir tanımlama yapılmamakla birlikte “terör örgütünün propagandasını yapma” suç olarak düzenlenmiş, suçun basın yayın yoluyla işlenmesi hâlinde cezanın yarı oranında artırılacağına ve yayın sorumlularına da adlî para cezası verileceğine dair hükümler ilk defa bu değişiklikle maddeye eklenmiştir.
Maddede 11.04.2013 tarih ve 6459 sayılı Kanun’la suçun unsurları açısından en ciddi değişikliğe gidilmiştir. Buna göre ancak; “Terör örgütünün; cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yapma” durumunda fiil suç teşkil edecektir. Böylece düzenleme, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin bu konudaki kriterine uygun hale getirilerek son halini almıştır.
Bilahare 27.03.2015 tarih 6638 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile, 7. maddenin 2. fıkrasının son cümlesinin “a” bendi yürürlükten kaldırılmış, maddeye 3. fıkra eklenmiştir.
Nihayet 17.10.2019 tarih, 7188 sayılı Kanun’un 13. maddesi ile de 7. maddenin 2. fıkrasının son cümlesinden önce gelmek üzere “Haber verme sınırlarını aşmayan veya eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz” cümlesi eklenmiştir. Görüldüğü gibi, safahatta yapılan her değişikliğin ifade ve basın özgürlüğü lehine geliştiği çok açıktır.
TDK’ya göre propaganda; “bir öğreti, düşünce veya inancı başkalarına tanıtmak, benimsetmek ve yaymak amacıyla söz, yazı vb. yollarla gerçekleştirilen çalışma, yaymaca” anlamına gelmektedir.
TMK 7/2, 1. cümlede yer alan düzenlemeye göre tipiklik açısından suçun oluşabilmesi için:
1) “Propaganda” niteliğinde bir fiilin işlenmesi,
2) Yapılan propagandanın;
• Terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek şekilde veya
• Terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini övecek şekilde veya
• Terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerine başvurmayı teşvik edecek şekilde gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
Profil ismi suça sürüklenen çocuğun ismi ile uyumlu olup, kendisine ait olduğunu bildirdiği facebook hesabına ilişkin olarak düzenlenen ‘Açık Kaynak Bilgi Formu’nda; 21.08.2015 tarihli suça konu paylaşımın herkese açık olarak yapıldığı, ”YA ONURLU BİR BARIŞ YA DA GÖRKEMLİ BİR SAVAŞ!!!!!!!!!” yorumu ile üzerinde “benim meskenim dağlardır dağlar” yazılı kayalık bir yamacın etrafında leşker kıyafetli ve uzun namlulu silahlı PKK/KCK terör örgütü mensubu oldukları anlaşılan bir grubun bulunduğu halde çekilen fotoğrafın paylaşıldığının tespit edildiği, suça sürüklenen çocuğun paylaşımının kendisine ait olduğunu ikrar ettiği, yapmış olduğu paylaşımın PKK/KCK terör örgütünün cebir ve şiddet içeren eylemlerini meşru gösteren ve teşvik eden ifadeler içerdiği, örgüt mensuplarının kırsala giderek şiddet ve saldırı faaliyetleri yürütmelerinin övüldüğü, açıklama ile de paylaşımın sahiplenildiği, örgüte sempatiyi artırmak ve aktif desteğini sağlamak amacı taşıdığı nazara alındığında eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 24.06.2022 tarihli ve 2022/691 Esas, 2022/790 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Muş 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.01.2023 tarihinde karar verildi.