YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/39398
KARAR NO : 2023/101
KARAR TARİHİ : 17.01.2023
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1904 E., 2021/1066 K
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
II. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Konya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.07.2018 tarihli ve 2018/119 Esas, 2018/236 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, 5237 sayılı Kanun’un 221/4, 62, 221/5, 53, 58/9, 63 üncü maddeleri uyarınca hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 02.07.2021 tarihli ve 2019/1904 Esas, 2021/1066 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08.11.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafilerinin temyiz istemi, eksik araştırma sonucu hüküm kurulduğuna, kanunilik ilkesinin ihlal edildiğine, delillerin hukuka uygun yöntemlerle elde edilmediğine, müsnet suç açısından mahkumiyete yeter derecede kesin, inandırıcı ve şüpheden uzak delillerin mevcut olmadığına, verilen mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, lehe hükümlerin uygulanmadığına ve sanığın beraatine karar verilmesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
“Sanık …’un kendi etkin pişmanlık kapsamında vermiş olduğu beyanlarından da anlaşılacağı üzere; FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün örgütsel bağının artırılması, örgüt ideolojisinin aşılanması, örgüte eleman kazandırılması ve örgüte finansal destek sağlanması amacıyla periyodik aralıklarla yapılan örgütsel toplantılara katıldığı, toplantılarda ev ablası, ev sorumlusu… vb. misyonlar üstlendiği, örgüt üyelerine sohbet, ders verdiği yine sanığın bu kapsamda FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün disiplini ve stratejisi gereği örgütsel bağının artırılması ve örgütün ideolojisinin aşılanması, örgüte eleman kazandırılması yönünde faaliyetlere katıldığı, örgütün gizli haberleşme programı olan ByLock programını kullandığı anlaşılmaktadır. Tanık …’ın ,”… Lise döneminde öğrenci evine gittiğim dönemde evde bize ABLALIK yapıyordu. Üniversiteye başladığımda kendisiyle irtibata geçerek program veya etkinliklerine katılmak istediğimi bildirmiştim. O da beni … ile irtibata geçirmişti. Kendisini bu şekilde tanırım. … Üniversitesinde Edebiyat Bölümünde okuduğunu, alttan dersi olduğu için 2015 yılına kadar mezun olamadığını biliyorum…” şeklinde beyanda bulunduğu, söz konusu bu beyanların tanığın daha önceki beyanları ile tutarlı olması ve sanığın da bu beyanları ikrarı nedeniyle beyanlara itibar edilmiş ve hükme esas alınmıştır. Sanığa ceza tayin edilirken TCK nın 61. maddesindeki kriterler somut olayımıza uygulandığında bu kriterlerden vehamet arz edebilecek olumsuzlukların gözlenmesi, eylemlerindeki çeşitlilik, yoğunluk ve sanığın örgüt yapılanmasındaki konumu, çeşitli ve yoğun olan bu eylemlerinin örgütün devamlılığı adına etkin eylemler olarak değerlendirilmesi nedeniyle örgütün niteliği ve 15.07.2016 sonrası yaşanan süreç, sanığın örgüt içerisinde pozisyonunun bulunması hususları da dikkate alındığında sanığa alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi yönünde kanaate ulaşılmıştır. Sanığın etkin pişmanlık kapsamında vermiş olduğu beyanlarının niteliği, niceliği, dosya kapsamı da dikkate alınarak TCK nın 221/4. maddesi gereğince cezasından indirim nedeni uygulanmıştır.” karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden, “Hükmün 3. fıkrasındaki “… 221/4 bendi gereğince ….” ibaresinin hüküm yerinden çıkartılarak yerine “… 221/4. maddesinin 2. cümlesi gereğince” ibaresinin yazılıp eklenmesi, Hükmün 10. fıkrasının hüküm yerinden tümüyle çıkartılarak yerine “Yargılama nedeniyle yapılan 3 adet davetiye gideri 42 TL ve 2 adet posta gideri 20 TL olmak üzere toplam 62 TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile hazineye irat olarak kaydına” ibarelerinin yazılıp eklenmesi” suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
a) Mahkemece suç vasfının tayin ve tespitine ilişkin, denetime imkân verir şekilde değerlendirme yapıldığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas, 2017/370 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı kararında; “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı”nın kabul edildiği gözetildiğinde; dosya içerisinde bulunan ByLock tespit ve değerlendirme tutanağına göre ByLock kullanıcısı olan, tanık beyanları ve sanığın etkin pişmanlık kapsamında alınan aşama ifadelerine göre anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
b) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 02.07.2021 tarihli ve 2019/1904 Esas, 2021/1066 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Konya 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.01.2023 tarihinde karar verildi.