Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/39533 E. 2023/303 K. 25.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/39533
KARAR NO : 2023/303
KARAR TARİHİ : 25.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1889 E., 2021/1046 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne bilerek isteyerek yardım etme
32/2-c maddesi gereğince verilen kararın niteliği dikkate alınarak yazılmamıştır
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen beraat hükmüne yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.11.2019 tarihli v 2018/455 Esas, 2019/503 Karar sayılı oy birliği verilen kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 13.07.2021 tarihli ve 2019/1889 Esas, 2021/1046 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 13.11.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … B’nin FETÖ/PDY ile iltisaklı … Tarım Orman-Sen isimli sendikası Kastamonu il temsilcisi olduğu, yine örgüte müzahir … Teknik Alanda Çalışanlar Derneğinde Yönetim Kurulu Başkanı olduğu, Kastamonu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından örgüt üyeliği suçundan yürütülen soruşturmalarda beyanları alınan A. A, M. V, A. K. B, İ. S ve A. Ç’ nin sanık hakkındaki beyanlarında, … Tarım Orman Sen isimli sendikaya A. B’ nin ricası ve yönlendirmesi ile üye olduklarını beyan ettikleri, sanık A. B’ nin kullandığı cep telefonu üzerinde dijital materyal incelemesi sonrası düzenlenen 21.03.2019 tarihli tutanağa göre; FETÖ/PDY tarafından örgüt içi haberleşmede kullanılan Kakao Talk isimli haberleşme programına dair kalıntıların bulunduğu tespit edildiği ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanığın eylemleri ile silahlı terör örgütü üyeliği için aranan süreklilik, çeşitlik ve yoğunluk unsurlarını oluşturduğu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile aralarında organik hiyerarşik ilişkinin oluştuğu, bu nedenlerle FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiğine yöneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
“Sanığın silahlı terör örgütü üyesi olduğuna ilişkin delillerin … Tarım Orman-Sen isimli sendikada il temsilciliği, yine örgüte müzahir Teknik Alanda Çalışanlar Derneğinde Yönetim Kurulu Başkanlığı oluğu, bu sendika ve derneklere üyelik noktasında sanığın beyanının aksine örgütsel tavrı bulunduğuna dair bir delil bulunmadığı, sanığın bu oluşumların yapı ile irtibatlı, iltisaklı olduğunu bildiği varsayılsa dahi silahlı terör örgütünün amaçları doğrultusunda hareket ettiğini bilerek ve isteyerek örgütün faaliyetlerine katılmak, desteklemek amacıyla hareket etmesi gerektiği, ancak sanığın mesleki faaliyetler dışında bu oluşumlarda yer aldığına dair bir delil elde edilemediği, bu şekilde üyeliklerin örgüt üyeliği hususunda delil olamayacağı, sanığın dijital materyallerinin incelenmesinde kakao talk isimli program kalıntılarına rastlandığı, ancak bu programı telefonuna kurduğuna, örgütün amaçları doğrultusunda bu programı kullandığına dair bir delil elde edilemediği gibi bu hususu destekler nitelikte bir delile de rastlanmadığı, bu anlamda sanığın silahlı terör örgütüne üye olduğu noktasında her türlü şüpheden uzak, şüphe ve örgüte sempati besleme boyutunu aşan nitelikte kesin ve inandırıcı delile rastlanmadığı kanaatine varılmış, sanığın atılı silahla terör örgütüne üye olmak suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca sanığın beraatine karar verildiği belirlenmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
Ayrıntıları (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2017/1809 Esas ve 2017/5155 sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere: Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ; canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd.)
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin “suç işlemek amacı” olması aranır. (… özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280)
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde:
Sanığın sendika ve dernek üyeliğine dair eylemleri ile; sanığa ait olduğu değerlendirilen telefonda Kakao Talk isimli haberleşme programına dair kalıntıların bulunduğu tespit edildiği; tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanığın konum ve kişisel özellikleri de nazara alındığında sanığın eylemlerinin sempati ve iltisak boyutunu aşan ve örgüte yardım etme ve üyelik kastıyla hareket ettiğini ispat etmeye uygun faaliyetler kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, sanığın savunmalarının aksini ispat eden başkaca bir delil elde edilemediği gözetildiğinde, eylemlerinin örgüt hiyerarşisine dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içermemesi karşısında, örgüt üyesi olarak kabul edilmesine yasal olanak bulunmadığı, ayrıca sanığın örgüt liderinin talimatı doğrultusunda, örgüte yardım kastıyla hareket ettiği de tespit edilemediğinden örgüte yardım suçundan mahkumiyetini gerektirir her türlü şüpheden uzak mahkûmiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı delil de elde edilemediği anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verilen beraat kararına ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararında bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmekle, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 13.07.2021 tarihli ve 2019/1889 Esas, 2021/1046 Karar sayılı kararında bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.01.2023 tarihinde karar verildi.