YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/39553
KARAR NO : 2023/287
KARAR TARİHİ : 25.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/725 E., 2021/634 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Nevşehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.04.2021 tarihli ve 2019/330 Esas, 2021/106 sayılı kararı ile sanık hakkında, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 223/2-e maddesi uyarınca beratine karar verilmiştir.
2. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 09.07.2021 tarihli ve 2021/725 Esas, 2021/634 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 11.11.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluştuğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın dosya kapsamı ile sabit olan örgüte müzahir evlerde kaldığı, kalmış olduğu dönemde ev abisi olarak örgüt içinde görev aldığı, bu görev kapsamında örgüt liderine ait kitapları okutup zaman zaman sohbet adı altında toplantılar düzenlediği ve bank … da hesabının bulunduğu anlaşılmış ise de; sanığın söz konusu eylemlerinin örgütün kirli yüzünün ortaya çıkmadığı dönemde gerçekleştiği, sanık savunması ve bankacı bilirkişi raporu dikkate alındığında bank asyanın rutin bankacılık faaliyetleri kapsamında ailesinden gelen harçlığın yatırıldığı bir hesap olarak kullandığı, 2014 yılında mezun olan sanığın mezun olduktan sonra örgütsel faaliyetlerde bulunduğuna dair dosya kapsamında herhangi bir delil elde edilmediği, örgütün kirli yüzünün ortaya çıkmadığı dönemde örgüte müzahir evlerde kalan ve 2009 ve 2012 veya 2013 yılında ev abiliği yaptığı anlaşılan sanığın gerçekleşen eylemlerinin sempati ve iltisak boyutunda kaldığı, sanığın örgütle organik bağ kurduğu, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna dair mahkumiyetine yeter delil bulunmadığı, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin tespit edilemediği, sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütü üyesi olma suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, yeterli, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gibi hususların yanında Anayasa’nın 38/4, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin 11, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesinin 6/2, Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesinin 14/2 nci hükümleri de nazara alınarak CMK’nın yüzde yüz maddi gerçeğe ulaşmak esası ve “şüpheden sanık yararlanır” evrensel hukuk prensibinin dikkatle değerlendirilmesiyle; ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan “şüpheden sanık yararlanır” temel hukuk prensibi uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılması için, suçun tereddüte yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesi gerekeceğinden, oluş şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamayacağından, yüksek de olsa bir olasılığa dayanılarak sanığı mahkum etmek, ceza yargılamasının en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan, varsayıma dayalı olarak hüküm vermek anlamına geleceğinden dolayı şüphe sanık lehine yorumlanarak sanığın beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, karar gerekçelerine ve sanığın örgütün operasyonel eylemlerinin kamuoyunca da bilindiği tarihten itibaren örgütsel bir faaliyetinin tespit edilmemiş olması karşısında mahkemenin takdir ve değerlendirmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz talebinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 09.07.2021 tarihli ve 2021/725 Esas, 2021/634 sayılı kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE BERAATE İLİŞKİN HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Nevşehir 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.01.2023 tarihinde karar verildi.