Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/39839 E. 2022/10103 K. 28.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/39839
KARAR NO : 2022/10103
KARAR TARİHİ : 28.12.2022

İNCELENEN KARARIN;
İtiraz Eden :Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
İtiraz Yazısının Tarihi :24.11.2022
İtiraz Edilen Daire Kararı:Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 20.04.2022 tarih ve 2021/18940-2022/2144 sayılı kararı
İtirazla ilgili Mahkeme Kararı :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 29.03.2019 tarih ve 2018/207-2019/220 sayılı kararı
Suç :Silahlı terör örgütüne üye olma
İtirazla ilgili Hüküm:TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 3-5/1 TCK’ nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
A) İTİRAZ KONUSU KARAR:
Sanık … hakkındaki Yozgat Ağır Ceza Mahkemesinin 11.10.2017 tarih ve 2017/341-2017/185 sayılı kararı ile verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 29.03.2019 tarih ve 2018/207-2019/220 sayılı kararı ile ilgili olarak yapılan temyiz incelemesi sonucu hükmün oy çokluğu ile ONAMASINA ilişkin kararın Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 20.04.2022 tarih ve 2021/18940 esas – 2022/2144 karar sayılı ilamı.
B) İTİRAZ NEDENLERİ:
İtiraza konu uyuşmazlık, sanığın eylemlerinin karşı oyda belirtilen gerekçelerle; dosya kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, örgüt hiyerarşisine dahil olduğunu gösterir şekilde kod adı kullanmak, örgüte ait haberleşme yöntemlerini kullanmak gibi eylemleri bulunmayan, Boğazlıyan ilçesi esnaf mütevelli
heyetinde bulunduğu, himmet, burs topladığı ve cemaate ait etüt merkezinde kısa süreli ders verdiği anlaşılan sanığın, örgüt hiyerarşisine dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içermeyen eylemleri nedeniyle örgüt üyesi olarak kabul edilmesine yasal olanak bulunmamakta ise de, eylemlerinin terör örgütüne yardım etme suçunu oluşturduğuna ilişkin olup; itirazının kabul edilmemesi halinde ise hakkında karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi Dairemizden talep edilmiştir.
C) İTİRAZ KONUSUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ :
İtiraza konu daire ilamının dayanağını teşkil eden derece mahkemelerinin gerekçeli kararlarına, işbu kararlarda gösterilen ve mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve özellikle sanığın faaliyetlerini sürdürdükleri tarihlere nazaran sanığın eylemlerinin sübutu, vasfının tayini ile cezanın bireyselleştirilmesi bakımından anılan daire ilamında bir usulsüzlük görülmediğinden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz gerekçeleri yerinde görülmediğinden itirazın reddine karar verilmiştir.
D) SONUÇ:
Yukarıda açıklanan nedenler ile;
İtiraz gerekçeleri yerinde görülmemekle daire kararında düzeltilecek bir husus bulunmadığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İTİRAZININ REDDİNE, dosyanın 5271 sayılı CMK’nın 308/3 maddesi gereğince itiraz konusunda karar verilmek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesini teminen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.12.2022 tarihinde üye …’ın sanığın eyleminin kül halinde örgüte yardım etme suçunu oluşturacağı karşı oyu ve oy çokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY:
Sanık … hakkında Yozgat Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK’nın 314/2 ve 3713 sayılı Kanunun 3, 5/1. maddesi ile TCK 62, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi 29.03.2019 tarihli ve 2018/207 Esas, 2019/220 sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verdiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Dairemizce yapılan inceleme sonucunda çoğunlukla kararın ONANMASINA karar verildiği,
Bu karara muhalefet şerhi yazmamız üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 24.11.2022 tarih ve KD-2022/118322 sayılı itiraz yazısıyla Daire kararına itiraz ettiği, itirazda “Dosya kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, örgüt hiyerarşisine dahil olduğunu gösterir şekilde kod adı kullanmak, örgüte ait haberleşme yöntemlerini kullanmak gibi eylemleri bulunmayan, Boğazlıyan ilçesi esnaf mütevelli heyetinde bulunduğu, himmet, burs topladığı ve cemaate ait etüt merkezinde kısa süreli ders verdiği anlaşılan sanığın, örgüt hiyerarşisine dahil olduğunu gösteri biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içermeyen eylemleri nedeniyle örgüt üyesi olarak kabul edilmesine yasal olanak bulunmamakta ise de, eylemlerinin terör örgütüne yardım etme suçunu oluşturduğu düşüncesiyle Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 20.04.2022 tarih ve 2021/18940-2022/2144 sayılı kararına karşı sanık lehine 5271 sayılı Kanunun 308. maddesi uyarınca itiraz yoluna başvurulmuştur.” şeklindeki gerekçeyle itiraz yoluna gidildiği tespit edilmiştir.
İtiraz üzerine Dairemizce yapılan değerlendirme sonucu oy çokluğuyla itirazın reddine karar verilerek dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
Tarafımızca yapılan hukuksal değerlendirme sonucunda;
Suç tarihi itibariyle herhangi bir örgütsel kod adı ve iletişim ağı kullandığı saptanamayan sanığın (Yargıtay 16. Ceza Dairesi 23.03.2021 tarih, 2021/68 Esas, 2021/2272 Karar) örgüt hiyerarşisine dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içeren eylemlerinin olmaması durumunda sanığın eyleminin örgüt üyeliği mi, bilerek isteyerek yardım etme suçunu oluşturup oluşturmadığı konusunda sayın çoğunlukla görüş ayrılığına düşüldüğü, Dairenin çoğunlukla sanığın eyleminin örgüt üyeliği suçunu oluşturduğu düşüncesinde olmasına rağmen … dosya kapsamı itibariyle sanığın eyleminin kül halinde silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu oluşturduğu düşüncesinde olmamız nedeniyle bu muhalefet yazılmıştır.
Kanundaki düzenlemelerimize göre örgüt üyeliği ve örgüte yardım suçunu irdelersek;
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir.
Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm İşlemek İçin Örgütlenme, Syf 383 vd.).
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin “suç işlemek amacı” olması aranır (… özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf.280).
Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK’nın 220. maddesinin 7. fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmış, 765 sayılı TCK’nın sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede yardım etme fiilleri de örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir.
Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK’nın 314. maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir.
Yardım fiilleri örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, Esas 9-242, Karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım bir kez olabileceği gibi birden çok şekilde de gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise örgüt üyesi olarak da kabul edilebilecektir. (Yargıtay 16. Ceza Dairesi 30.09.2020 tarih, 2020/1029 Esas, 2020/4660 Karar, Yargıtay 16. Ceza Dairesi 20.12.2017 tarih, 2017/1862 Esas, 2017/5796 Karar)
Bu açıklamalar ışığında sanığın somut eylemi değerlendirildiğinde;
Sanığın 1977 yılında Boğazlıyan Lisesinde öğretmenlik yaptığını, Ülkü Bir Derneğinin kuruculuğunu, 1987-2000 yılları arasında Boğazlıyan’da bulunan Büyük Cami Derneğinde yöneticilik yaptığı, caminin yapılması için 1989 yılında ilçe müftüsüyle birlikte Almanya’da ve Belçika’da yardım topladığı, ilçede bulunan Kızılay, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Yüksek Öğretim Derneği gibi derneklerde görev aldığı, aynı zamanda babadan kalan un fabrikasını 35 yıldır işlettiği, Boğazlıyan Ticaret Borsası yöneticiliği yaptığı tespit edildiği;
Sanığın kendi beyanına göre diğer dini cemaatler gibi … cemaatiyle de bağının bulunduğunu, ancak cemaatin temsilciliğini ve ilçe imamlığını yapmadığını, Bank …’ya herhangi bir şekilde para yatırmadığını, sadece bu bankada kredi kartının bulunduğunu, kendisinin ilçede bulunan diğer cemaatler Süleymancılar, Menzilciler ve … cemaatine zekat karşılığı olarak kendisinden talep edilen yardımı un ve buğday olarak verdiğini kabul ettiğini, …’e bağlı Bayram Öğrenci Yurduna kendisinden yardım istenmesi üzerine yardımda bulunduğunu, sanık hakkında yapılan yargılama sırasında esaslı beyanlarda bulunan …’nin alınan beyanında; “Genel olarak her şeyi ilçe abileri organize etmekteydiler. Bu ilçe abileri Yozgat Merkezle bağlantıları kurarlardı, yapılacak şeyleri söylerlerdi, himmet ve burs toplarlardı, bu toplantılara …, …, …, … ve … isimli şahıs, …isimli kişiler katılırlardı. Bunlar 17-25 Aralık’tan sonra da gelirlerdi. Bu kişiler üst düzey kişilerdi. En başta …. vardı.”
Tanık …’in alınan beyanında ise; Boğazlıyan memur yapılanması hakkında bilgi verdiği, alınan beyanında; “Memurların genelinden sorumlu kişi özel olarak Nurettin Sertkaya, genel sorumlu … idi. Öğretmenlerden sorumlu Murat Karabıyık, ondan sonra …. gelirdi. Sağlıkçılardan sorumlu…Keni (doktor) idi.”
…’in himmetlerin nasıl ve kimde toplandığı ve kimlerin himmet verdiği yönündeki beyanında ise; “Himmetler senede bir kez toplanırdı. Her grup mütevelli heyetleri kendi aralarında toplarlardı. Esnaflar için en fazla himmeti … vermişti.” Nurettin Sertkaya da esnafların himmet taahhütlerini deftere kaydettiğini, toplanan himmetlerin …’ta toplandığını, dağıtımını …’un yaptığı şeklinde beyanda bulunduğu,
Dosya kapsamındaki bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; suç tarihi itibariyle herhangi bir örgütsel kod adı ve iletişim ağı kullandığı saptanamayan sanığın “esnaf mütevelli heyetinde bulunduğu, himmet ve burs topladığı ve cemaate ait dershanede kısa süreli ders verdiği” şeklindeki eyleminin sanığın örgüt hiyerarşisine dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içermemesi ve örgüt üyesi olarak kabul edilmesine yasal olanak bulunmamaktaysa da eylemi kül halinde terör örgütüne yardım etme suçunu oluşturduğu, nitekim;
Dairemizce yapılan hukuksal değerlendirmelerde;
Yargıtay 16. Ceza Dairesi kararında; “FETÖ/PDY’nin illegal yönlerinin kamuoyunda ve medyada tartışılmaya başlandığı, üst düzey Hükumet yetkilileri ile kamu görevlileri tarafından yapılan açıklamalarda “paralel yapı” veya “terör örgütü” olduğu yönünde tespitler ile uyarıların yapıldığı, Milli Güvenlik Kurulu tarafından da benzer değerlendirmelerin paylaşıldığı süreçten sonra, bu silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösteren çeşitlilik, devamlılık ve yoğunlukta faaliyet icra etmeyip de, konusu suç oluşturmamakla birlikte, örgüt liderinin talimatı ile örgütün amacına hizmet eden faaliyetlerden sayılması gereken maddi desteklerin yardım suçunu oluşturacağı ifade edilmiştir.”
Yargıtay 16. Ceza Dairesi 10.07.2018 tarihli ve 2017/2498 Esas, 2018/2388 sayılı kararında; “Sanığın açık ikrarında kabul ettiği eylemlerin, aksi kanıtlanmayan savunma içeriğine, nitelik, mahiyet ve gerçekleştirdiği tarihlere nazaran, sanığın örgüt hiyerarşisine dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içermemesi ve örgüt üyesi olarak kabul edilmesine yasal olanak bulunmamakta ise de …”
Sanığın örgütün talimatı üzerine Bank …’ya para yatırması veya yardım etmesi terör örgütüne yardım suçunu oluşturacağı kabul edildiği,
Sanığın sonuç olarak beyanında; “Ben uzun yıllar tamamen allah rızası için çeşitli dernek, cemaat ve vakıflara yardımlarda bulundum. Sadece … ile ilgili cemaate yardımda bulunmadım. Biz sayın Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği şekilde altı ibadet, ortası ticaret, üstü ihanet olan bu teşkilatın fazla ibadet eden kısmında bulunmuş olabiliriz. … Allah rızası için güttüğümüz temiz duygularımızın bazı kişiler tarafından istismar edilerek kötü amaçlarda kullanıldığını fark ettik. Benim FETÖ ile uzaktan yakından ilgim yoktur. Söyleyeceklerim bundan ibarettir. Zamanında ufakta olsa yaptığım yardımlardan dolayı pişmanım. İhanet içerisinde bulunan kişileri Allah kahretsin diyorum ve yargı makamları tarafından gereken cezaları almasını istiyorum.” şeklinde beyanda bulunduğu,
Dosya kapsamında sanığın kullandığı telefon üzerinde yapılan inceleme sonucunda elde edilen ses kayıtlarında;
Yozgat Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü Teknik, İzleme ve Analiz Büro Amirliğinin 31.05.2019 tarihli imaj inceleme raporunda sanığın telefonu üzerinde yapılan incelemede bulunan ses kayıtlarının çözümlerinde; …’in konuştuğu kişiye “Devletin sahibi biziz, bu kefereler mi?”, daha sonraki bir konuşma kaydında … kızım diye tabir ettiği kişiye “Cemaatten aradın mı?”, onun da “Evet aradık, hep aradık” şeklinde beyanda bulunduğu, …’in daha sonraki konuşmasında Uğur adlı şahsın “Bunlar biraz cemaat işiyle uğraşanlarlanda uğraşmaya başlıyorlar” demesi üzerine …’in “Evet aklıma gelen o işte onu da açıkça söyliyim tabi bu hizmetlerde hep içli dışlı idik fakat şu … herşey bitti ama geçmişe dayanarak böyle bişey yaparlarsa da başımıza sıkıntı çorap örerler mi diyede endişe ediyorum. Koskoca cumhur aldatıltık diyor bizde aldatıldık diyelim ne diyelim yani” diye beyanda bulunduğu, daha sonraki bir telefon görüşmesinde tespit edilemeyen bir kişiye de “Yurtçuluk yapmak istiyorsan orada hazır bir yurdumuz var. Bu sene öğrenci kaydı olmadığından paralel muhabbetlerinden dolayı insanlar korktuğundan biz yurdu kapattık”, dediği, ses kaydında yer alan diğer şahsın ise “Kendiniz işletmiyor musunuz hocam?”, …’in de “Kendimiz işletmiyorduk, cemaatin yurduydu, gülen cemaatinin, hoca efendinin cemaatine ait bir yurttu” şeklinde konuşmalarının bulunduğu, tespit edilmiştir.
UYAP kapsamında yapılan incelemede sanık hakkında “tefecilik” suçundan kamu davası bulunduğu,
Dosyadaki tüm deliller, mevcut ses kaydı çözümleri birlikte değerlendirildiğinde sanığın örgütün operasyonel eylemlerinin kamuoyunca bilindiği tarihlerden itibaren örgütsel faaliyet ve eylemleri tespit edilemeyen ve örgüt üyeliği suçu yönünden belirleyici nitelikte delil bulunmayan sanığın eylemleri değerlendirildiğinde; sanığın “esnaf mütevelli heyetinde bulunduğu, himmet ve burs topladığı ve cemaate ait dershanede kısa süreli ders verdiği” şeklindeki eyleminin sanığın örgüt hiyerarşisine dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içermemesi ve örgüt üyesi olarak kabul edilmesine yasal olanak bulunmamaktaysa da eylemi kül halinde terör örgütüne yardım etme suçunu oluşturduğu,
Yukarıda belirtilen sebeplerden dolayı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulü ile kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun aksi yöndeki uygulamasına iştirak etmiyoruz.