Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/39844 E. 2023/6384 K. 28.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/39844
KARAR NO : 2023/6384
KARAR TARİHİ : 28.09.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Mahkemesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 01.11.2022 tarihli ve 2021/5775 Esas, 2022/7076 sayılı Kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.11.2022 tarihli ve 16-2020/114459 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca; “1- İtirazın konusu, tüm sanıklar hakkında ilk derece mahkemesince nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik istinaf istemlerinin esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının kesin olup olmadığına ilişkindir.
Sanıklar hakkında diğer suçlardan verilen hükümlerin bozulmasına dair Yüksek Daire kararları itiraz kapsamı dışındadır.
2- Dolandırıcılık suçunu düzenleyen TCK’nın 157 inci maddesi;
“Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir” hükmünü,
Nitelikli dolandırıcılık suçlarını düzenleyen TCK’nın 158 inci maddesi;
“(1) Dolandırıcılık suçunun;
….
e) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak,

İşlenmesi hâlinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. (Değişik cümle: 03/04/2013-6456 S.K./40.mad) Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.
(2)….
(3) (Ek fıkra: 24/11/2016-6763 S.K./14. md) Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yan oranında; suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır.” hükümlerini,
CMK’nın temyizi düzenleyen 286 ncı maddesi
“(1) Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri temyiz edilebilir.
(2) Ancak;
….
g) On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları,

Temyiz edilemez
….” hükümlerini içermektedir.
Cezayı arttıran nitelikli hallerin ceza üst sınırını 10 yıl hapis cezasının üzerine çıkarması halinde bu gibi suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararlarına yönelik istinaf isteminin esastan reddine dair kararları kesin olmaktan çıkaracağına dair Yargıtay Ceza Daireleri arasında uygulama farklılıkları bulunmakla birlikte, Başsavcılığımızın hukuki görüşünün cezayı arttıran nitelikli hallerin iddiaya konu olması halinde ceza üst sınırı 10 yıl hapis cezasının üstüne çıkıyorsa ilk derece mahkemesince verilen beraat kararlarına yönelik istinaf isteminin esastan reddine dair kararların temyizinin kabil olduğu yönündedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.11.2022 tarih ve 705 sayılı Kararı da bu yöndedir.
Somut olayda TCK’nın 158/1-e ve 43 üncü maddeleri gereğince açılmış kamu davasının bulunduğu, suç tarihi itibariyle cezayı arttıran nitelikli hallerden TCK’nın 158/3 üncü maddesinin uygulama yerinin olmadığı, suçun sübutu halinde ise TCK’nın 43/1 inci maddesinin uygulanabilir olduğu anlaşılmaktadır.
Ancak TCK’nın 43 üncü maddesinin uygulandığı zincirleme suç halinin cezayı artıran nitelikli hal olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Ceza hukukunun temel prensiplerinden birisi de “birden çok suç işleyen kimsenin, işlediği suç sayısı kadar cezadan sorumlu olması”dır. Bu kuralın istisnasını, aynı fail tarafından işlenmiş birden çok suç bulunmasına rağmen, çeşitli nedenlerle faile tek cezanın verildiği “suçların içtimaı” adı verilen durumlar oluşturmaktadır. TCK’nın 43 üncü maddesinde düzenlene zincirleme suç hükümleri de bunlardan biridir. Zincirleme suç kavramı Ortaçağda … ve Postglossatörler tarafından ortaya atılmıştır. Müşterek bir kararla, aynı tip suçu birden çok işleyen failleri, kanunların öngördükleri şiddetli cezalardan korumak için çözüm arayan pratik hukukçular tarafından yaratılmıştır. Özellikle üç hırsızlık suçunun cezasının “ölüm” olmasının doğurduğu aşırılıkları yumuşatmanın çıkar yolu olarak düşünülen bu kurum, Zanardelli Kanunu’nda da yer almış ve buradan Türk hukuk sistemine girmiştir. (…, … dergisi Sayı 70) Görüldüğü üzere TCK’nın 43 üncü maddesi aynı suç işleme kararı altında işlenmiş birden fazla suçun her birinin ayrı değil fakat tek bir suç olarak cezalandırılmasını ve bu cezadan bir miktar artırım yapılmasını öngörerek aslında failin alacağı toplam cezayı azaltan bir düzenlemedir. Niteliği itibariyle TCK’nın 43 üncü maddesinde yazılı zincirleme suç hükmünün cezayı artıran nitelikli hal olarak CMK’nın 286/2-g maddesi kapsamında kalan hükümleri temyizi kabil hale getirdiğinin kabulü mümkün değildir.
3- Sanıkların, … terör örgütü üyesi askeri hakim-savcı olarak devletin yargı erkine yerleşmek amacıyla, sınavdan önce diğer örgüt mensuplarından soru ve cevapları elde ettiği, resmi belge niteliğindeki cevap kağıdına, önceden öğrendiği işaretlemeleri yapıp, gerçekte olmayan bir durumun ortaya çıkmasını sağlayarak, cevap kağıdını içerik itibariyle başkalarını aldatacak şekilde sahte olarak düzenlediği, oluşturduğu bu sahte belgeyi hile unsuru olarak kullanıp kamu kurumu olan … Savunma Bakanlığı’nı aldatarak, sınava giren diğer adaylar zararına ve kendi yararına olacak şekilde sınavı kazandığına dair belge düzenlettirdiği, bu sahte belgeyle hakim-savcı adayı olabilmek amacıyla … Savunma Bakanlığı tarafından yapılan mülakat sınavına girdiği sınavda başarılı olarak mesleğe kabul edildiği, … Savunma Bakanlığı’na başvurarak önce askeri hakim-savcı adayı olarak atandığı, akabinde üçlü kararname ile hakim-savcı olarak göreve başladığı, usulsüzce atandığı kamu görevi nedeniyle haksız şekilde maaşlar alarak kamuyu zarara uğrattığı iddiası ile açılan kamu davasında; sanıkların nitelikli dolandırıcılık suçundan beraatlerine dair ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiş olması karşısında, CMK’nın 286/2-g maddesi gereğince temyiz istemlerinin reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilmek suretiyle hükümlerin bozulmasına karar verilmesi hukuka aykırı görülmekle Yüksek Dairenin bozma …” şeklinde sanıklar hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının aleyhine dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararının bozulmasına ilişkin ilamının kaldırılmasına ve sanıklar ve müdafilerinin temyiz istemlerinin kabulü ile söz konusu kararın kesin nitelikte olması nedeniyle CMK’nın 286/2-g maddesi gereğince ret kararı verilmesi talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Temyiz sınırının belirlenmesinde suçun nitelikli hallerinin ve ağırlaştırıcı sebeplerinin dikkate alınacağı, genel nitelikteki artırım sebeplerinin ise dikkate alınmayacağı belirlenerek yapılan incelemede; sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararına yönelik istinaf başvurunun esastan reddine ilişkin … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararının karar tarihi itibariyle CMK’nın 286/2-g maddesi gereğince kesin olması nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 01.11.2022 tarihli ve 2021/5775 Esas, 2022/7076 Karar sayılı sanıklar hakkında kamu kurum ve kuruluşları aleyhine dolandırıcılık suçuna ilişkin bozma ilâmının KALDIRILMASINA,
3. Temyiz sınırının belirlenmesinde suçun nitelikli hallerinin ve ağırlaştırıcı sebeplerinin dikkate alınacağı, genel nitelikteki artırım sebeplerinin ise dikkate alınmayacağı belirlenerek yapılan incelemede; sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararına yönelik istinaf başvurunun esastan reddine ilişkin … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararının CMK’nın 286/2-g maddesi gereğince kesin olması nedeniyle, temyiz taleplerinin CMK’nın 298 inci maddesi gereğince REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.09.2023 tarihinde karar verildi.