YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/40231
KARAR NO : 2023/550
KARAR TARİHİ : 16.02.2023
T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1801 Esas, 2021/1425 Karar
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 nci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.11.2019 tarihli Ve 2017/145 Esas, 2019/310 sayılı Kararı ile
Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 27.09.2021 tarihli Ve 2019/1801 Esas, 2021/1425 sayılı kararı ile
5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 17.11.2022 tarihli, temyiz isteminin reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi Bylock programını kullandığı, bu şekilde sanığın üzerine atılı işlediğine, sanık hakkında verilen kararın bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Ankara 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.11.2019 tarihli ve 2017/145 Esas, 2019/310 sayılı Kararı ile düzenlenen iddianamede ve yapılan yargılamada sanığın ByLock programını kullandığı, bu nedenle atılı suçu işlediği iddiası olduğu, bu iddianın da tek dayanağının CGNAT (HTS) kayıtları olduğu, yine dosya kapsamında atılı suçun sübutu açısından belirleyici ve tek delilin sanığın ByLock kullanıcısı olup olmadığının tespiti ve CGNAT (HIS) kayıtları olduğu, CGNAT (HIS) kayıtlarının özet veri olması nedeniyle tek başına sanığın gerçek ByLock kullanıcısı olduğunu göstermeye yeterli olmadığı, yapılan yargılamada sanığın ByLock programını cep telefonuna indirip ve örgütsel amaçla kullandığına ilişkin şüpheden uzak teknik verilerle ispatlanamadığı, dosya içerisindeki belgelerden sanığın silahlı terör örgütü ile arasında organik bağ kurduğu, hiyerarşik yapısına dahil olduğu, örgütün amacı ve talimatları doğrultusunda faaliyette bulunduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluluk içeren faaliyetleri bulunduğuna dair her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve yeterli delil bulunmadığı gerekçeleriyle sanığın yüklenen suçu işlediğinin sabit olmadığı belirtelerek sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 27.09.2021 tarihli ve 2019/1801 Esas, 2021/1425 sayılı Kararı ile yapılan yargılamaya, dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, karar yerinde gösterilip incelenerek tartışılan delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, bu nedenle Cumhuriyet savcısının istemi yerinde görülmediği gerekçeleriyle 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Oluş, iddia, Mahkeme kabulü, Cumhuriyet savcısının temyizi ve tüm dosya kapsamına göre;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen ve Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında, “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı”nın kabul edildiği dikkate alınarak, somut dosyada Bylock kullanıcısı olduğu her türlü şüpheden uzak teknik verilerle ispatlanamayan sanığın örgütün hiyerarşik yapısına girdiği hususunda her türlü şüpheden uzak kesin delil bulunmaması karşısında silahlı terör örgütüne üye olmak suçunun sabit olmadığı gözetilerek; verilen beraat hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 27.09.2021 tarihli ve 2019/1801 Esas, 2021/1425 sayılı Kararında Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinini birinci fıkrası uyarınca uyarınca Ankara 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.02.2023 tarihinde karar verildi.