Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/40370 E. 2022/9663 K. 20.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/40370
KARAR NO : 2022/9663
KARAR TARİHİ : 20.12.2022

: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

İtiraz Yazısı İle Dava Dosyası İncelenip Gereği Düşünüldü:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 07.12.2022 tarihli ve 3-2021/133273 sayılı yazısında özetle;
”İtirazın sadece sanık … hakkındaki ilama ilişkin olduğunu, sanık … hakkında; sanık müdafiinin yanında bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından da “Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan mahkumiyeti karar verilmesi gerektiğine ilişkin suç vasfına yönelik olarak temyiz yasa yoluna başvurulduğunu, bu yönde sanık müdafii yanında bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyizi hususunda da bir inceleme yapılması gerektiği halde sadece sanık müdafii yönünden temyiz incelemesi yapıldığı, buna karşılık bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyizi yönünden bir inceleme yapılmayarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulduğunu” belirterek sanık … yönünden 5271 sayılı Kanunun 308. maddesi uyarınca itiraz olağanüstü kanun yoluna başvuruda bulunduğu anlaşılmakla;
Dosyanın incelenmesinde;
I)Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının KABULÜNE,
II)Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 27.09.2022 gün ve 2022/21208 esas 2022/5098 karar sayılı kararının diğer yönleri saklı kalmak kaydıyla sanık … yönünden KALDIRILMASINA,
III)Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
1-Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının sanık … hakkında örgüte yardım suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık hakkında ilk derece mahkemesince kurulan hükmün yerel savcılık tarafından istinaf edilmediği anlaşılmakla bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının anılan hükme yönelik aleyhe temyiz itirazında bulunamayacağı gözetilerek, temyiz talebinin CMK’nın 290 ve 298. maddeleri uyarınca REDDİNE,
2-Sanık … müdafiinin örgüte yardım suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, …, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir.
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir.
Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri dairemizin 2015/3 esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören, fakat sözde meşrutiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya … göstermesi gerçeği nazara alındığında; örgütün kurucusu, yöneticileri ve örgüt hiyerarşisinde üçüncü veya daha … katmanlarda yer alan mensuplarının zaman sınırlaması olmaksızın örgütün nihai amacından haberdar oldukları yönünde kuşku bulunmamakta ise de, bir ve ikinci katmanlarda yer alanlar açısından; Devletin her kurumuna sızan mensupları vasıtasıyla kişi ve kurumlara yönelik, örgütün gerçek yüzünü ortaya koyan operasyonlara başlandığı, bu yapının kamuoyu ve medya tarafından tartışılır hale geldiği, üst düzey hükümet yetkilileri ve kamu görevlileri tarafından yapılan açıklamalarda “paralel …” veya “terör örgütü” olduğuna ilişkin tespitler ve uyarıların yapıldığı, Milli Güvenlik Kurulu tarafından da aynı değerlendirmelerin paylaşıldığı süreçten önce icra edilen faaliyetlerin, nitelik, içerik ve mahiyeti itibariyle silahlı terör örgütünün amacına hizmet ettiğinin somut delil ve olgularla ortaya konulmadıkça örgütsel faaliyet kapsamında kabul edilemeyeceği değerlendirilerek;
BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107. maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası AŞ’de gerçekleştirilen mutat hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilmeyeceği, örgüt talimatı doğrultusunda, örgüte yarar sağlamak amacıyla hesap açma işlemlerinin yapıldığının ortaya konulması gerekliliği ve silahlı terör örgütüne yardım suçunu işleyen kişilerin örgüt mensubu gibi cezalandırılacağı hususu da gözetilerek yapılan incelemede;
a)İstinaf aşamasında dosyaya gönderildiği anlaşılan ve sanık hakkında ifade, teşhis ve beyanlarda bulunan bir başka dosya şüphelisi veya sanığı … Arslantaş’a ait evrakların CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık veya müdafiine okunurak diyeceklerinin sorulmasından sonra hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
b)Kabule göre de;
i)Dosya içerisinde yer alan yönetim kurulu kararından görüleceği üzere; … Ticaret Odasının bankacılık işlemlerinde, yönetim kurulu üyesi olan bir başka dosya sanığı …’nın yetkilendirilmiş olduğu, yargılama aşamasında dinlenen tanık beyanlarınca da bu hususun teyit edildiği, … 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.11.2021 tarih ve 2021/250 – 2021/405 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde … hakkında, silahlı terör örgütüne yardım etme suçuna ilişkin olarak “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” karar verildiği, adı geçen dosyada tanık olarak dinlenen ve Bank …’ya para yatırılmasına ilişkin talimat evrakını hazırlayan …’ün beyanında “kendisine …’nın talimat verdiğini” ifade ettiği, bu kapsamda … eylemden kaynaklanan aynı suç için iki defa ceza yargılaması yapılması ve ceza verilmesinin mümkün olmaması da gözetilerek sanığın müsnet suçtan beraati yerine delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülerek yazılı şekilde mahkumiyetine yönelik karar verilmesi,
ii)Silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan tayin edilen cezanın 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5/1. maddesi uyarınca artırılması gerekirken uygulama maddesinin yalnızca 3713 sayılı Kanunun 5. maddesi olarak gösterilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın … 7. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.