Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/40389 E. 2023/553 K. 13.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/40389
KARAR NO : 2023/553
KARAR TARİHİ : 13.02.2023

Y A R G I L A M A N I N
Y E N İ L E N M E S İ

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/477 E., 2021/925 K.
SUÇ : Nitelikli olası kastla öldürme
Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs
Nitelikli olası kastla yaralama
KARAR : Beraat
TEMYİZ EDENLER : Katılanlar vekilleri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Katılanlar vekillerinin duruşmalı inceleme istemlerinin; nitelikli olası kastla yaralama suçu yönünden hükmolunan cezanın süresine göre şartları bulunmadığından, nitelikli olası kastla öldürme ve nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçları yönünden ise, 01.02.2018 tarih ve 7079 sayılı Kanunun 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren REDDİNE karar verilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. (Kapatılan) Van 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.06.2006 tarihli ve 2006/45 Esas, 2006/74 Karar Sayılı Kararı ile;
1. Sanık … hakkında; katılan … …’a karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs, maktul …’a karşı nitelikli olası kastla öldürme, katılan … …’a karşı nitelikli olası kastla yaralama suçlarından açılan kamu davasının tefrikine,
2. Sanıklar … ve …’in hakkında;
a. Katılan … …’a karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (d), (e) bentleri, 63 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
b. Maktul …’a karşı nitelikli olası kastla öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 61 inci maddesinin ikinci fıkrası yollamasıyla 21 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (d), (e) bentleri, 63 üncü maddesi uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
c. Katılan … …’a karşı nitelikli olası kastla yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 61 inci maddesinin ikinci fıkrası yollamasıyla 21 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (d), (e) bentleri, 63 üncü maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
B. (Kapatılan) Van 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.11.2006 tarihli ve 2006/116 -147 sayılı Kararı ile sanık … hakkında;
1. Katılan … …’a karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (d), (e) bentleri, 63 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

2. Maktul …’a karşı nitelikli olası kastla öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 61 inci maddesinin ikinci fıkrası yollamasıyla 21 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (d), (e) bentleri, 63 üncü maddesi uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
3. Katılan … …’a karşı nitelikli olası kastla yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 61 inci maddesinin ikinci fıkrası yollamasıyla 21 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (d), (e) bentleri, 63 üncü maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Yönelik hüküm kurmuştur.
C. Yargıtay 9 uncu Ceza Dairesinin 08.05.2007 tarihli ve 2007/2839 Esas, 2007/3924 Karar sayılı ilamı ile sanıklar … ve … hakkındaki, yine Yargıtay 9 . Ceza Dairesinin 08.05.2007 tarihli ve 2007/3792 Esas, 2007/3925 Karar ilamı sanık … hakkındaki mahkumiyet hükümlerinin bozulmasına karar verilmiştir.
D. Bozma kararı üzerine her iki dosya (Kapatılan) Van 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/189 ve 2007/190 Esaslarına kaydedilerek bilahare 2007/190 Esas sayılı dava dosyasının, 05.06.2007 tarihli ve 2007/190 Esas, 176 sayılı Kararı ile anılan Mahkemenin 2007/189 Esas sayılı dava dosyasında birleştirilerek, (Kapatılan) Van 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.09.2007 tarihli ve 2007/189 Esas, 2007/213 sayılı Kararı ile, sanıklar hakkında açılan kamu davasında 5271 sayılı Kanun’un 3, 4 ve 5 inci maddeleri uyarınca GÖREVSİZLİK kararı verildiği ve iş bu Kararın Yargıtay 9. Ceza Dairesince onandığı anlaşılmıştır.
E. Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 22.01.2010 tarihli ve 2010/52 Esas, 2010/45 sayılı Kararı ile 353 sayılı Kanun’un 12 nci maddesi uyarınca GÖREVSİZLİK kararı verildiği ve iş bu kararın Askeri Yargıtay 3. Dairesince onanarak dava dosyasının yargı yolu uyuşmazlığının giderilmesi amacıyla Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği anlaşılmıştır.
F. Uyuşmazlık Mahkemesinin (Ceza Bölümü) 02.05.2011 tarihli ve 2011/12 Esas, 2011/12 sayılı Kararı ile (Kapatılan) Van 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.09.2007 tarihli ve 2007/189 Esas, 2007/213 Karar sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
G. (Kapatılan) Van 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.01.2012 tarihli ve 2011/257 Esas, 2012/2 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında;
a. Katılan … …’a karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 63 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
b. Maktul …’a karşı nitelikli olası kastla öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 61 inci maddesinin ikinci fıkrası yollamasıyla 21 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 63 üncü maddesi uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
c. Katılan … …’a karşı nitelikli olası kastla yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 61 inci maddesinin ikinci fıkrası yollamasıyla 21 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (d), (e) bentleri, 63 üncü maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
H. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 01.10.2012 tarihli ve 2012/7559 Esas, 2012/10174 Karar sayılı ilamı ile nitelikli kasten öldürme suçu yönünden re’sen de temyize tabi olan, sanıklar müdafileri ile katılanlar vekilinin temyiz başvurusu hakkında, onanmasına karar verilmiştir.
I. Van 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.10.2017 tarihli ve 2017/461 Değişik İş sayılı kararı ile özetle;
“5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 311 ve devamı maddelerinde yargılamanın yenilenmesine ilişkin hükümlerin düzenlendiğini, sözü edilen Yasanın 311. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış bir dava hükme katılmış hakimlerden biri, hükümlünün neden olduğu şekilde görevini yapmada kusur etmişse; yine aynı maddenin (e) bendinde yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte gözönüne alındıklarında sanığın beraatini ya da daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkum edilmesini gerektirecek nitelikte olursa hükümlü lehine olarak yargılamanın yenilenmesi yoluyla davanın tekrar görülebileceğinin hüküm altına alındığını, bu kapsamda hükme katılan hakimlerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olmaları nedeniyle meslekten çıkarıldıklarını, sonradan dosyaya giren iddianameyi yazan dönemin Cumhuriyet savcısı …’nın etkin pişmanlık kapsamında vermiş olduğu beyanlarında özetle “mahkeme başkanı … … tarafından yönlendirildiğini, iddianamenin büyük bir kısmının flash bellek içerisinde kendisine getirildiğini, … … tarafından iddianameye eklemeler yapıldığını, meslekten ihraç edildiğini … …’dan öğrendiğini, … …’nın kendisine “Hoca efendi böyle bir kahraman çıkmış, kendisine ve ailesine ölene kadar bakılacak, vasiyetimdir” şeklinde söylediğini ifade etmesini”,
Gerekçe göstererek CMK’nın 311/1-c-e maddeleri kapsamında sanıklar ve müdafilerinin yargılamanın yenilenmesi isteğinin esastan kabulüne karar verilmiştir.
İ. Van 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.12.2021 tarihli ve 2017/477 Esas, 2021/925 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince sanıkların atılı suçlardan ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.
J. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 07.11.2022 tarihli Tebliğnamesi ile özetle;
“5271 sayılı CMK’nın 311/1-c bendine göre, hükme katılmış olan hakimlerden birinin, hükümlünün neden olduğu kusur dışında, aleyhine ceza kovuşturmasını veya bir ceza ile mahkumiyetini gerektirecek biçimde görevini yapmada kusur etmiş olması, aynı maddenin (e) bendine göre ise yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkum edilmesini gerektirecek nitelikte olması halleri yargılamanın lehe yenilenmesi şartları olarak kabul edilmiştir. CMK’nın 311/1-c bendinde düzenlenen şartın varlığının kabulü için öncelikle hükme katılmış olan hakimin aleyhine ceza kovuşturmasını veya ceza ile mahkumiyetini gerektirecek nitelikteki eyleminin hükme katıldığı dava ile ilgili olması gereği dikkate alındığında, hükme katılan hakimlerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı olmaları, bu nedenle meslekten ihraç edilmeleri ve haklarında dava açılmasının yenilemeye konu edilen dava ile ilgili olmadığı, CMK’nın 311/1-e bendinde düzenlenen şartın varlığının kabulü için ise yeni olaylar ve yeni delillerin ortaya çıkmasının gerektiği, yeni olay ve yeni delilden kastedilenin ise evvelce yargıya sunulmamış, onun bilgisi dışında kalan deliller olduğu dikkate alındığında, iddianameyi tanzim eden …’nın etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadesi ile yeniden yapılan yargılama sırasında talimat mahkemesinde verdiği ifadelerinin içerikleri değerlendirildiğinde, anlatımlarının hükmü değiştirecek nitelikte ve sanıkların atılı suçları işlemediklerine yönelik olmadığı gibi yeniden yargılamaya konu edilen maddi olayla ilgili olmadığı, dava konusu olayın soruşturulması sırasında ortaya çıkan ve soruşturma aşamasında ilgili birimlere suç duyurusunda bulunulan veya soruşturmaları tefrik edilen olaylarla ilgili olduğu, dolayısıyla madde de yargılamanın yenilenmesi şartı olarak belirtilen yeni olay ve yeni delil olarak değerlendirilemeyeceğinin anlaşılması karşısında, 5271 sayılı CMK’nın 311/1-c,e maddesinde düzenlenen yargılamanın yenilenmesi şartlarının oluşmadığı dikkate alınarak önceki hükmün onanması yerine delillerin taktirinde yanılgıya düşülerek yazılı olduğu şekilde sanıkların atılı suçlardan beraatlerine karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Önceki hükmün iptaline karar verilmeden sanıkların atılı suçlardan beraatlerine karar verilmek suretiyle CMK’nın 323/1 inci maddesine muhalefet edilmesi,
Etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadesi yeni delil kabul edilen tanık …’nın, CMK’nın 210 uncu maddesi uyarınca duruşmada hazır edilerek veya SEGBİS bağlantısı kurularak tanık sıfatı ile olay hakkında ayrıntılı beyanları alınıp, taraflara soru sorma hakkı tanınarak dinlenmesi gerekirken, katılanlar ve vekillerinin yeniden yapılan yargılamadan haberdar olmadıkları 09.03.2018 tarihinde talimat mahkemesinde alınan ifadesi ile yetinilmesi,”
Gerekçeleriyle bozma kararı verilmesi görüşüyle dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar Vekillerinin Temyiz Sebebi Özetle;
Katılan tarafın görüşü alınmadan yeniden yargılanma talebinin kabul edilerek yargılamaya başlanıldığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 5271 sayılı Kanun’un 319 uncu maddesine aykırı davranıldığına, kararın katılanlara tebliğ edilmediğine, itiraz haklarının engellendiğine, Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasının katılanlara tebliğ edilmediğine, karar celsesinde mütalaa tebliği ile vekalet sunumu için süre taleplerinin reddedildiğine, adil yargılanma ve savunma hakkının ihlal edildiğine, kısa karardan gerekçeli kararın 7 ay sonra yazıldığına, SEGBİS çözümünün temyiz süresinin son gününe kadar sisteme yüklenmediğine, dosya içerisindeki delillerin yok sayıldığına, kararın soyut ve gerekçe içermediğine, sanıkların halk tarafından suçüstü yakalandığına, yargılamanın yenilenmesi talebinin aşamalarda hükme katılan bir kısım hakimlerin FETÖ/PDY’den ihraç edilmesi ve iddianameyi hazırlayan Cumhuriyet savcısının kamuoyuna yansıyan beyanları nedeni ile kabul edildiğine, bahsi geçen hakim ve savcıların verdikleri bir çok karara karşı yapılan yeniden yargılama taleplerinin reddedilmesinin eşitlik ilkesine aykırı olduğuna, hükme katılan hakim ve savcıların suç işlemelerinin mahkumiyet hükmüne etkisinin olamayacağına, sanıkları suçüstü elde bomba ile yakalandıkları olayda dosyadaki tüm deliller yok sayılarak beraatlerine kararı verilemeyeceğine, TBMM araştırma komisyonu raporuna göre olayın faillerinin 3 kişiden ibaret olmadığına, davanın sanıklarının Devlet tarafından korunduğuna, iş bu raporun dikkate alınması gerektiğine, sanıkların te’vil yollu savunmalarına, tanıklar M. A., M. A. Ö., N. U., M.A. T., K. K., Z. Ö., L. A., K. Ö., N. K., İ. E., N. D., N. A., T. E., F. Ş., M. Ş. Ç. anlatımlarına, katılanlar … … ile …’ın beyanlarına, keşif tutanağına ve otopsi raporuna göre suçun sübuta erdiğine, patlatılan bombalar ile sanıkların araçlarında ele geçirilen bombaların aynı neviden olduğuna, sanıkların telefon dökümleri ve HTS kayıtlarının tanık anlatımları ile iddia beyanlarını doğruladığına, mahkemece olayla ilgili hiç bir bilgi ve görgüsü olmayan tanık anlatımları dikkate alınmasına rağmen, olayı tüm açıklığıyla yeminli beyanlarıyla anlatan tanık beyanlarına itibar edilmediğine, katılan ile örgüt üyesi arasında yapılan görüşmelerin atılı suçların sanıklar tarafından işlenmediğini ortaya koymayacağına, istihbarat kurumu tutanağı ile ihbar tutanağının sanıkları korumaya yönelik ve sahte olduğuna, televizyonlardaki görüntülerin, Jandarma araçlarına ilişkin plaka yazılarının, sanıklara ait araçta ele geçen, bombalar, silahlar, isim listeleri, ajanda ve krokilerin sanıkların atılı suçları işlediklerini gösterdiğine, yargılamanın yenilenmesi öncesinde Van 3. Ağır Ceza Mahkemesinin olayın oluş şekline ilişkin kabulünün dosyadaki delillere uygun olduğuna ve eylemin sanıklar tarafından gerçekleştiğini tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkladığına, yargılamanın yenilenmesi sonrasında ise dosyadaki delillerin yok sayıldığına, sanıkların çelişkili savunmaları ile olayla ilgisi olmayan beyanlarına itibar edildiğine, uzmanlık raporunun sanıklar ve müdafilerinin iddia ettiği gibi olayın terör örgütü PKK tarafından işlendiğini göstermediğini, suç aklanmaya çalışılırken yargının karalandığına ve toplumun adalet duygusunun yok edildiğine, beraat kararının gerekçesinin tutarlı olmadığına, dosya içeriğine, yargı içtihatlarına aykırı sübjektif değerlendirmelere dayandığına,
İlişkindir.
III. OLAYLAR VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Yargılamanın Yenilenmesi sonrası İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
“… …’ın, Şemdinli ilçesi … Pasajında bulunan … Kitapevi isimli iş yerinin sahibi olduğu, PKK terör örgütünün 15 Ağustos 1984 tarihinde gerçekleştirdiği ilk silahlı saldırılardan biri olan Şemdinli İlçe Jandarma Komutanlığına yönelik baskında kılavuzluk yaptığı, bu eylemi nedeniyle “Devletin hâkimiyeti altında bulunan topraklardan bir kısmını devletin idaresinden ayırmaya yönelik eylemlerde bulunma” suçundan kesinleşmiş mahkûmiyetinin bulunduğu, 24.07.2002 tarihinde ise, Şemdinli kırsalında yakalanan … isimli PKK üyesinin üzerinden, aynı örgüte mensup diğer üye … tarafından … …’a hitaben yazılan mektubun ele geçirildiği ve bu olay nedeniyle … hakkında takipsizlik kararı verildiği,
Sanık …’in 16 Temmuz 2004, sanık …’nın ise 17 Temmuz 2004 tarihlerinden itibaren Hakkari İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğünde astsubay başçavuş rütbesiyle görev yapmaya başladıkları, sanık …’nın istihbarat kısım amirliği bölümünden, istihbarat tim komutanı olan sanık …’in … istihbarattan sorumlu olduğu,
Sanık …’in ise, 1988-1991 tarihleri arasında PKK terör örgütünde Hakkari ve ilçelerinde faaliyet yürüttükten sonra, 1991 yılında örgütten kaçarak Irak ülkesinin kuzey bölgesine gittiği, 29.04.1997 tarihinde ise Habur Sınır Kapısından Türkiye’ye giriş yaparak güvenlik güçlerine teslim olduğu, hakkında “Devletin hâkimiyeti altında bulunan topraklardan bir kısmını devletin idaresinden ayırmaya yönelik eylemlerde bulunma” suçundan açılan kamu davasında, pişmanlık yasasından faydalanıp 6 yıl hapis cezası aldığı ve 05.11.2001 tarihinde şartla tahliye edildiği, 2003 yılından itibaren “Görüşülen Şahıs” sıfatıyla Hakkari İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğünde istihbari çalışmalarda bulunan sanık …’in, 03.08.2004 tarihinde itibaren “Haber Elemanı” olarak kayıt altına alındığı,
9 Kasım 2005 tarihinde … …’ın işlettiği … Kitabevine iki adet el bombası atılması sonucu, kitabevinde bulunan …’ın öldüğü, …’ın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir biçimde yaralandığı, … …’ın ise herhangi bir yara almadığı,
Şemdinli İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından tanzim edilen 09.11.2005 tarihli olay tutanağına göre; … Kitabevi içerisinde meydana gelen patlama sonrası … ve …’ın yaralı vaziyette hastaneye kaldırıldıkları, bir şahsın patlama yerinden koşarak beyaz renkli Renault 19 Europa marka araca bindiğinin görülmesi üzerine, vatandaşlarca kovalandığı, Cumhuriyet Caddesi üzerinde durdurulan aracın tahrip edilmeye başlandığı esnada olay yerine emniyet ekiplerinin geldiği, vatandaşların arka koltukta oturan şahsı çıkarmak için aracın camlarını kırmaya çalıştıkları, araç ve içindeki şahsın kontrol altına alınması ve güvenliklerinin sağlanması için emniyet görevlilerinin 15-20 kişilik grubu ikna etmeye çalıştıkları, toplanan grubun kalabalıklaşmaya başlaması üzerine ek kuvvet istendiği, gelen takviye kuvvetlerine yönelik sert tepki ve mukavemet gösterilmesi sebebiyle barikat kurularak araçtaki şahsın indirilip özel harekat timine ait zırhlı araca bindirildiği ve İlçe Emniyet Müdürlüğüne götürüldüğü, sayısı iyice artan ve 1000 kişiye yaklaşan grup tarafından yasa dışı sloganlar eşliğinde kamu kurum ve kuruluşlarına ait binalara taşlı sopalı saldırılarda bulunulup hasar verildiği, yine hükümet konağı önünde göndere çekili bayrağa saldırılarda bulunulduğu,
Şemdinli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından patlamadan yaklaşık 4-5 saat sonra düzenlenen olay yeri inceleme tutanağa göre; patlama olayı ile ilgili olarak üzerinde keşif yapılması istenilen beyaz renkli aracın çarşı içinde park halinde bulunduğu, bagajdan üç adet kaleşnikof marka dolu şarjör takılı seyyar dipçikli tüfek, iki adet dolu kaleşnikof şarjörü, iki adet hücum yeleği, hücum yeleklerinin ceplerinde altı adet kaleşnikof şarjörü, poşet içerisinde 2 adet not defteri, 4 adet içinde çeşitli evrak olan dosya bulunduğu, dosyalardan bir tanesinde … … adına düzenlenmiş biyografik bilgi formu, nüfus kayıt örneği, şahıs bilgileri formu, … …’ın Şemdinli İlçe Emniyet Müdürlüğünce alınan ifade tutanağı, … …’ın fotoğraf fotokopileri, … …’ın fotoğrafının da bulunduğu konutta kalanlar başlıklı iki adet evrak, bir adet bilgi notu, dört adet kroki, diğer dosyada yakalanan ve teslim olan örgüt mensuplarına sorulacak sorular ve Hakkari bölgesinde sorulacak sorular başlıklı evrak, bir diğer dosyada telefon numaralarının bulunduğu doküman, aşiret durum çizelgesi ve Şemdinli bölgesi genel değerlendirmesi başlıklı evrak, başka bir dosyada ise; birinin üzerinde 27, diğerinin üzerinde 23 parça malzemenin yazılı bulunduğu iki adet senet ve araca ait askeri talimatnamelerin bulunduğu, bu esnada topluluğun olduğu yerden silah seslerinin gelmesi ve akabinde bir kişinin öldüğünün vatandaşlar tarafından iletilmesi üzerine halkın galeyana geldiği, keşfin güvenli koşullarda yapılması mümkün olmadığından keşif mahallinden uzaklaşıldığı, olay yeri emniyetinin sağlanması üzerine saat 21.10’da tekrar aracın yanına gidilerek keşfe kaldığı yerden devam edildiği, poşet içerisinde isim ve telefon numaralarının yazılı olduğu iki adet not defteri ile bagajda fermuarlı çanta içerisinde iki adet el bombası bulunduğu,
Cumhuriyet savcısının yaptığı incelemeler sürerken kalabalık bir grubun, Van Devlet Hastanesinden eşi ve çocukları ile dönmekte olan Şemdinli 3. Dağ Komanda Taburunda görevli Piyade Uzman Çavuş …’un aracına saldırması üzerine, …’un panik ve heyecana kapılarak rastgele ateş açması sonucu gruptaki bir kişinin öldüğü ve dört kişinin ise yaralandığı,
Yüksekova İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından tanzim edilen rapora göre; patlama olayına müteakip araca zarar verildiğinin bildirmesi üzerine olay yerine 10.11.2005 günü intikal edildiği, gerekli emniyet tedbirlerinin alınamamasından dolayı İlçe Emniyet Müdürlüğü bahçesine çekilmiş olan plakasız ve kaporta kısmı kullanılmaz vaziyetteki aracın bütün camlarının kırık, lastiklerinin kesik olduğu, koltuklarda, tavanda ve sol ön kapıda kısmen kan lekeleri ile araç içerisinde bir adet fermuarı açık durumda siyah renkli bir çantanın bulunduğu,
Olay sonrasına ilişkin görüntü kayıtlarına göre; aracın arka koltuğundaki siyah çantanın sivil kişilerce alınıp içindeki evrakın etrafa gösterildiği,
Hakkari İl Jandarma Komutanlığının 26.12.2005 tarihli yazı ve ekinde yer alan konuşma çözümleri ile Emniyet Genel Müdürlüğünün 18.01.2006 tarihli yazı ve ekinde yer alan bilgi notuna göre; … …’ın 09.11.2005 tarihinde … TV’deki canlı yayına üç defa telefonla bağlandığı, … …’a ait konuşmalara 26.12.2005 günü … TV’de yayınlanan Susurluk’tan Şemdinli’ye devlet terörü isimli belgeselde yer verildiği,

Sanıklar … ve … tarafından düzenlenen 09.11.2005 tarihli tutanağa göre; Hakkari İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü emrinde görevli Jandarma Başçavuşlar … ve … isimli personelin, İl Jandarma Komutanlığının 08 Kasım 2005 günlü emri ile 30 AK 933 plakalı sivil araçla 09 Kasım 2005 günü Yüksekova ve Şemdinli ilçelerine istihbari maksatlı bilgi toplamak amacıyla görevlendirildikleri, 09 Kasım 2005 günü … ilçesinde … Pasajında … …’a ait … Kitabevinde meydana gelen patlama sonrasında bir grup provokatör tarafından olay yerine yaklaşık 150 metre mesafede, Cumhuriyet caddesi üzerinde park halindeki araçta bulunan … ve …’in saldırıya uğradığı ve olay sonrasında araca saldıran provokatörlerin aracı kullanılmaz hale getirerek araçta bulunan eşyayı gasp ettikleri,
Hakkari İl Jandarma Komutanlığınca, … ilçesinde meydana gelen olaylara ilişkin olarak düzenlenen bilgi notuna göre; istihbarat personeline ve aracına saldırıda bulunulduğu esnada araç içinde bulunan belge ve dosyaların örgüt yandaşlarınca gasp edildiği, Cumhuriyet savcısınca yapılan keşifte silahların bagajda görüldüğü, dosya ve defterlerin kalabalığı oluşturan göstericiler tarafından alınarak fotokopi ile çoğaltıldıktan sonra, tekrar araca konulduğunun ancak bir kısım evrakın gasp edildiğinin tespit edilip gasp edilen evrakın tutanak altına alındığı,
Araç içinde bulunan;
a) … … hakkında düzenlenen biyografik bilgi formu ve bilgi notuna göre; … …’ın Demokratik Toplum Hareketi kurucu üyesi olduğu, DEHAP’ın tüm faaliyetlerinde sürekli yer aldığı, PKK terör örgütü adına Şemdinli kırsalında faaliyet yürüten örgüt mensupları ile irtibatlı olduğu ve milislik yaptığı,
b) El ürünü olan ikişer nüsha toplam dört adet basit krokide; … …’ın iş yeri olan … Kitabevi ile evinin konumunun gösterildiği,
c) Aşiret durum çizelgesi başlıklı belgede; Hakkari’deki aşiretlerin, aşiret reislerinin ve mensuplarının isim listesi, ikamet bölgeleri ile aşiret isimleri karşısında “devlet yanlısı”, “kısmen devlet yanlısı” ibarelerinin bulunduğu,
d) Şemdinli ilçesinde Demokratik Toplum Hareketi teşkilatlanmasında yer alan şahısların fotoğrafları başlıklı belgede; … …’ın da dahil olduğu toplam 18 kişinin fotoğraflarının altında kare şeklinde kutucuklar bulunduğu, bunlardan Mehmet Kayran adlı kişinin fotoğrafının altında bulunan kutucukta işaret bulunduğu,
e) Şemdinli bölgesi genel değerlendirmesi başlıklı belgeye göre; 25.06.2005 tarihinde Şemdinli’de Demokratik Toplum Hareketi seçimlerinin yapıldığı ve 6 delegenin seçildiği, bu 6 delege arasında … …’ın da bulunduğu, diğer 5 kişinin ise Şemdinli ilçesinde Demokratik Toplum Hareketi teşkilatlanmasında yer alan şahısların fotoğrafları isimli belgede yer alan kişilerden olduğu,
f) Ajandalarda ise 01.11.2005 tarihli patlama olayına ilişkin bilgilerin, … ve … kod adlı kişiler ile … …’ın telefon numaralarının ve istihbari nitelikteki bir takım bilgilerin yer aldığı,
Hakkari İl Jandarma Alay Komutanı Kurmay Albay … tarafından 08.11.2005 tarihinde, Hakkari Dağ ve Komando Tugayı ile Yüksekova ve Şemdinli İlçe Jandarma Komutanlıklarına gönderilen faks mesaj formunda; sanıklar … ve …’in, Yüksekova ve Şemdinli bölgelerinde bulunan örgüt mensupları hakkında bilgi elde etmek, istihbari ve operasyonel faaliyetlerde bulunmak maksadıyla, 9 Kasım 2005 günü saat 08.00’dan itibaren … plakalı (…) araç ile görevlendirildiklerinin ve adı geçen personellerin müracaatları halinde gereken yardımın ve kolaylığın sağlanması gerektiğinin belirtildiği,
Alay Komutanı Kurmay Albay … tarafından Şemdinli Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen 17.11.2005 günlü yazıya göre; sanık …’in, 09.11.2005 tarihinde Şemdinli ilçesinde faaliyette bulunmak üzere bölgeye giden istihbarat personeli tarafından, haber elemanının görevlendirme esaslarında yazılı olarak görevlendirme olmadığından şifai olarak görevlendirildiği,
Jandarma Genel Komutanlığı tarafından CMK’nın 250 inci maddesi ile yetkili Van Cumhuriyet Başsavcılığı Vekilliğinin 15.12.2005 tarihli müzekkeresine istinaden gönderilen 23.12.2005 tarihli cevabi yazıda; … ve …’e ait bilgi defteri ve ajandalarda haber elemanları ile devlet yanlısı ve terör örgütü yanlısı kişilere ait bilgilerin bulunmasının istihbari çalışma sistemine uygun ve görev gereği olduğu, yine adı geçen kişiler tarafından … …’a ait ev ve iş yerini gösterir krokinin hazırlanmasının istihbari çalışmalar sonucu elde edilen bilgilere istinaden paketi getirecek şahıs veya şahısların bölgeye yaklaşma istikametlerini tespit etmek ve bu bölgede operasyonel tedbir alacak güvenlik kuvvetlerine bilgi vermek maksadıyla yapıldığı ve bu uygulamanın istihbari çalışma sistemine uygun olduğu bilgilerine yer verildiği,
Hakkari İl Jandarma Komutanlığının 18.11.2005 tarihli yazısına göre; … …’ın PKK terör örgütüne yardım ve yataklık suçundan aldığı cezası infaz edildikten sonra Şemdinli ilçesinde PKK terör örgütüyle irtibatlı olarak faaliyetlerine devam ettiği bilgisinin alındığı, bunun üzerine … … hakkında 22.08.2005 tarihinde iletişimin tespiti ve dinlenmesi kararının alındığı, bu tedbirin icrası sırasında … …’ın bir eylem hazırlığı içerisinde olabileceği ve bu eylemde kullanmak üzere malzeme temini için terör örgütü mensupları ile irtibata geçtiğinin öğrenildiği, bu malzemeye el konulması için teslim yeri olarak seçildiği değerlendirilen … …’ın ev veya iş yerinin tespit edilerek, krokilerinin çizilmesi hususunda istihbarat personelinin 09.11.2005 tarihinde Şemdinli Bölgesinde görevlendirildiği,
Van 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.08.2005 tarih ve 2005/257 müteferrik sayılı kararı ile, … …’ın kullandığı cep telefonu hattına ilişkin olarak, 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu Ek 5 inci maddesi uyarınca, suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla ilk kez 3 ay süre ile iletişimin tespiti ve dinlenmesi kararının verildiği,
Hakkari İl Jandarma Komutanlığının, … …’ın kullandığı telefon hattına ait görüşmeleri gösterir 11.11.2005 tarihli yazısında; … …’ın, Şemdinli ilçesi Horyürek Mezrasının karşısında, lrak sınırında PKK/KONGRA-GEL terör örgütü adına eylemler gerçekleştirip, gümrükçülük ve vergilendirme gibi faaliyetlerde bulunan terör örgütü üyesi … kod adlı … ve … kod adlı örgüt mensubu ile görüşme yaptığı, Şemdinli ilçesinden Irak’a kaçakçılık için geçen şahıslardan vergi alınması için bilgi verdiği, örgüt mensuplarının yanına giderek görüşmeler yaptığı, … kod adlı … …’un babası … 04.10.2005 günü Şemdinli ilçesine geldiğinde, … … tarafından karşılanıp … kod adlı … ‘un yanına … … aracılığıyla gönderildiği, örgüt mensuplarına kitap, gazete gibi dokümanlar gönderdiği ve 04.11.2005 tarihinde saat 16.32.37’de … … ile … kod adlı … …’un yaptığı görüşmede; … kod adlı … …’un “benim Almanya’dan eşyalar gelecek, bana adresini ver”, … …’ın da “Şemdinli İlçesi Cumhuriyet Caddesi … Kitap Evi” dediğinin belirtildiği,
İletişim tespit tutanaklarına göre;
04.11.2005 günü saat 16.32’de … kod adlı … … ile … … arasındaki görüşmenin;
“… (K): Yav bu şimdiki konuştuğumuz numara senin üzerinedir…
… …: He he benim üzerimedir doğrudur…
… (K): Peki başka yani başka birşeyle arayamaz mısın beni
… …: Yav benim yerim Felluce’dir çıkamıyorum biliyor musun…
… (K): Evet evet tamam o zaman sen bana bir adres versene…
… …: Tamam ben sana adres verebilirim yav
… (K): E tamam bir evinkini ver çünkü bu dışarıda Almanya’dan eşyalar gelecek ha…
… …: … kitap evi Şemdinli…
… …: Hakkari Şemdinli
… (K): Cadde madde yok mu
… …: Yani … Caddesi olur…”,
07.11.2005 günü saat 15.12’de … kod adlı … … ile … … arasındaki görüşmenin;
“…… (K): Sen şehir içerisindesin… kulübede kulübede benim numaradan beni ara kulübede
… …: Tamam
… (K): Kulübeden olsun ha numaralar olan değil
… …: Tamam anladım…”
Şeklinde olduğu,
Hakkari İl Jandarma Komutanlığı tarafından düzenlenen evraka göre; Van 3. Ağır Ceza Mahkemesince 19.09.2005 … ve 2005/307 sayı ile, … … ile irtibatlı olan ve PKK terör örgütü Şemdinli ilçesi gümrük sorumlusu … kod adlı … …’un kullandığı GSM hattının üç ay süre ile dinlenmesine karar verildiği,
İletişim tespit tutanaklarına göre;
09.11.2005 günü saat 13.53’de … kod adlı … … ile … arasındaki görüşmenin;
“……: …şimdi biz çarşıdayız kıyamet gibi biz de onların arabasını yakaladık resimlerini aldık
… (K): Kaç kişi yakaladınız kaç kişi elinizde var
…: Vallahi birini yakaladık onu da bıraktık millet eksikti gelmişlerdi şimdi arabada eşyaları var millet yürüyüş yapıyor çarşıda
… (K): Ne kadar millet var çarşıda
…: Vallah milletin hepsi çarşıda komple
… (K): Ee tamam arabayı yakın arabayı
…: Vallah biz o tarafa gitmedik biz adamları imha ettik
… (K): Evet evet bana bak kim yapmışsa elinizle öldürün kanını için
…: Vallah biz Yüksekova’nın çıkışına getirdik imha ettik
… (K): Tamam iyi yapmışsınız
…: Biz şimdi sloganlar atıyoruz millet çoktur bende içine gidiyorum iyidir
… (K): Tamam artık ilçe başkanı ilçe başkanı ile bir çözüm yapın olay yaratın”,
09.11.2005 günü saat 18.29’de … kod adlı … … ile X şahıs arasındaki görüşmenin;
“X şahıs: O polislerin silahları, yelekleri, şarjörleri o eşyaların hepsi elimizde onları ne yapalım
… (K): Ya bana baksan onları kaldırın saklayın
X şahıs: Eee bir şey daha söyleyeyim bunun şeyi yapıldı Hakim falan geldi teftişi falan yapılmış … bu eşyalar elimde müşkül durumdayım bu eşyalar arabanın içinde …
… (K): Hı ya siz onları alın bir yerde saklayın biz sabah veya ertesi … … yani siz bir yere koyun biz gelir alırız …
X şahıs: Sen yukardakilere söyle İsmail’in arkadaşları var orda ben söylerim kaldırırız
… (K): Tamam doğrudur bana da aynı öyle bir bilgi geldi tamam ben dedim kaldırın saklayın bu tarafa gelirseniz kendinizle getirin tamam … ben dedim sana teslim etsinler dedim … biri sensin bir kişi daha var
X şahıs: Diğeri kim
… (K): Ya o diğerini sen tanımıyorsun biraz daha eşyalar getirirseniz abes kaçar
X şahıs: Ben dayıma söylemiştim benim yanımda var
… (K): E tamam biri daha var ben kendine söylemiştim kaldır sen gelirsen bize getir bize dedi tamam .. sen onları kaldır hazır et o zaman …’yle gönder biz alalım tamam
X şahıs: Tamam dayıya selam söyle beni ara sıra arayın tamam…”,
09.11.2005 günü saat 20.18’de … kod adlı … … ile Y şahıs arasındaki görüşmenin;
“…Y şahıs: Biz şimdi arabanın çevresindeyiz
… (K): Durum nasıl ?
Y şahıs: Sabah ben Şemdinli’ye geldim 1-2 saattir … çarşının giriş çıkışını kapatmışlar biz nöbet tutuyoruz ya o dosya mosyalar Şemdinli’nin projesi arabadadır
… (K): Ya ben diyorum … onların dosmu mosmu askeri doküman gizli mizli Hamo’yla çıkarın götürün bir yere götürün saklayın
Y şahıs: Tamam onları saklayacağız
… (K): Tamam onları saklayın ben size yine ulaşırım
Y şahıs: Tamam onları saklayacağız şimdi biz savcının sözüne bakıyoruz savcı keşif yapacak millet linç yaptı biz de dedik savcı millet vekili avukatlar Hakkari’den getirdiğimiz avukatlar orda keşif yapacak … bir uzman çavuş da milleti taradı bir arkadaş şehit düştü arabayı biz yaktık. Kaçtı oda kaçtı arabasını yaktık … Vallah o kaçtı kaçan çete şimdi emniyetin elinde o iki kişide kayıp etmişler arkadaşları diyor iki kişi astsubay bir kişi de uzman çavuş devletin özel timi
… (K): Peki biri nerde
Y şahıs: O emniyetin elinde
… (K): Kim kim
Y şahıs: Özel timdir
… (K): Hı eee tamam yani kimse yakalamadılar değil mi
Y şahıs: Yok vallah
… (K): Ya ben diyorum arabadaki eşyalar varya
Y şahıs: He içindeki silah bomba eşya
… (K): Tamam o eşyaları acele çıkarın ordan çıkarın alın götürün bir yerde saklayın tamam … arkadaşımdan bize bilgi verin biz onları şey yaparız … tamam onları çabuk ordan çıkarın saklayın tamam … sen o eşyaları arabadan çıkarın Agiri ile arabayı yakın tamam
Y şahıs: Vallah ben diyorum net bir şey olsun sonra
… (K): Ya yok yok eşyaları çıkarın tamam benzini dökün yansın gitsin
Y şahıs: Ya deliller kaybolmasın dünya kamuoyu gazeteciler çeksin sonra yakalım
… (K): Ya yok yok o eşyaları arabadan çıkarmazsanız onlar ele geçer sonra
Y şahıs: Yok yok çıkardık yani biz dedik kameracı çeksin nasıl yaptıklarını çeksin sonra imha edelim dedik
… (K): Tamam içindeki önemli eşyaları çıkarın formalite icabı gazeteciler çeksin tamam fakat kendin bak dikkat edin nöbetini tutun…”
15.11.2005 günü saat 15.05’de … kod adlı … … ile X şahıs arasındaki görüşmenin;
“X şahıs: Sana acilen soracağım sana Almanya’ dan paket geldi mi
… (K): Evet
X şahıs:Kim gönderdi
… (K): Bazı arkadaşlar
X şahıs: Bak belgede geçti bu mesele … yaptığımız olay yok mu onlar onu tespit etmiş belgede yazılı bunu kim gönderdi
… (K): Almanya’dan … bir adam
X şahıs: Bunu öğren … belgelerde bu geçmiş ona göre
… (K): Yarım saat sonra ara”,
15.11.2005 günü saat 15.28’de … kod adlı … … ile X şahıs arasındaki görüşmenin;
“… (K): Bu dükkanın telefonu mudur
X şahıs: Evet amcaoğlu
… (K): Sana bir şey soracağım, sen o malzemeleri kimin adına gönderdin
X şahıs: … kitap evine
… (K): Kimin adına
X şahıs: Telefonda söylemek istemiyorum dükkan adına gönderdim
… (K): Tamam gönderilen eşyalar neydi
X şahıs: Bir tane mp3 bir tane kalem var. Daha ulaşmamış mı
… (K): Ulaşmışsa da senin gönderdiğin yer havaya uçtu
X şahıs: Şansa bak eşyada mı yok
… (K): Eşya ya el koymuş o anasını s… eşyaya el koymuş. Sen oradan basını takip ediyor musun
X şahıs: Geçen hafta ya çarşamba ya perşembe ben o adamla görüştüm. Bu Sefer’le varya ona paket geliyor dedim o da burası karışmış keşke göndermeseydin dedi, ben de gönderdim, sigortasını yaptırdım gönderdim dedim, 300 Euro’luk malzeme
… (K): Tamam
X şahıs: O diğerleri mi el koymuş
… (K): Evet
X şahıs: Ben özellikle onun adını yazmadım onun dükkanının adını yazdım benim adım da yazılı değil dükkanın adı yazılı Narlı market diye gönderdim benim marketin ismi
… (K): Tamam bir de ben sana ayrı bir telefon vereceğim bunu bugün iptal edebilirim
X şahıs: Anladım
… (K): Bu ayın 9’unda alçaklar ona bomba attı o adam şimdi tvlere çıktı, zaten o eşyayı almazsak Şemdinli alay komutanı gidecek.
X şahıs: Telefonda açık açık konuşmayın, hadi kendinize iyi bakın…”
Şeklinde olduğu,
Hakkari İl Emniyet İstihbarat Şube Müdür vekili … ile söz konusu şubede görevli emniyet görevlileri tarafından düzenlenen 14.11.2005 tarihli tutanağa göre; Hakkari İl Jandarma İstihbarat görevlilerinin 14.11.2005 günü Hakkari İl Emniyet İstihbarat Şubesine geldikleri, 09.11.2005 günü meydana gelen patlamanın … ve … isimli jandarma personelleri tarafından gerçekleştirilmediğini söyledikleri, jandarma istihbarat görevlilerince istihbarat toplantılarına dair tutanakların yazıldığı bir tutanak defterinin …’a imzalatılmak istendiği, söz konusu tutanakta; istihbarat birimlerinin katılımıyla terör örgütü PKK/KONGRA-GEL’in Hakkari il merkezi ve ilçelerindeki faaliyetlerine ve son dönemde gerçekleştirdiği bombalama eylemlerine ilişkin tespit ve değerlendirmelerin görüşüldüğü 01.11.2005 tarihli toplantıda, müşterek istihbari çalışmaların yapılması gerektiği ve bunların operasyona dönüştürülmesine dair kararların alındığı hususlarının yazılı olduğu, … ve diğer emniyet görevlilerinin söz konusu toplantıya katılmadıkları gerekçesiyle 01.11.2005 tarihli toplantı tutanağını imzalamadıkları,
Hakkari İl Jandarma Komutanlığı tarafından CMK’nın 250 nci maddesi ile yetkili Van Cumhuriyet Başsavcılığı Vekilliğinin 08.12.2005 tarihli müzekkeresine istinaden gönderilen 26.12.2005 tarihli cevabi yazıda; 09.11.2005 tarihli olaydan önce Şemdinli’de 05.08.2005, 01.09.2005 ve 01.11.2005 tarihlerinde meydana gelen olayların PKK/KONGRA-GEL terör örgütünce gerçekleştirildiğine dair pek çok delilin bulunduğu, mahkeme kararına istinaden yapılan teknik takip ve izleme esnasında, Gaziantep’te ikamet eden …’un, Kuzey lrak’ta bulunan oğlu … …’u ziyaret etmek için önce Şemdinli’de bulunan … …’ın yanına gittiği, … …’ın, … ile birlikte Kuzey Irak’a gitme hazırlıkları esnasında çekilmiş bir fotoğrafının bulunduğu, elde edilen her türlü bilginin il emniyet birimleri ile paylaşıldığı, il Valisinin başkanlığında yapılan Eylül 2005 ve Ekim 2005 aylarına ait il emniyet komisyon toplantı tutanaklarında terör örgütü mensuplarınca, şehir merkezlerinde araç içerisine bomba koyup patlatılacağına ve nizamiye ile polis noktalarına roketli ve bombalı saldırı yapılacağına yönelik istihbaratların arttığı ve şehir merkezlerine yönelik istihbari çalışmalara ağırlık verilmesi gerektiğinin belirtildiği, … … ile ilgili bilgi toplama işleminin devam eden bir faaliyet olması nedeniyle şifahi olarak il istihbarat birimleri ile paylaşıldığı bilgilerine yer verildiği,
TBMM Araştırma Komisyonu Başkanlığı tarafından CMK’nın 250 nci maddesi ile yetkili Van Cumhuriyet Başsavcılığı Vekilliğinin 16.02.2006 tarihli müzekkeresine istinaden gönderilen 20.02.2006 tarihli cevabi yazıda; …’ın adı geçen komisyonda verdiği 25.01.2006 tarihli ifadesinin onaylı bir suretinin eklenerek gönderildiğinin ve …’ın 25.01.2006 tarihli ifadesinde sanıklardan …’nın, 1998 yılında Diyarbakır ilinde görev yaptığı dönemde bir takım olaylarda yer aldığına dair isnatlarda bulunduğunun belirtildiği,
…’ın ifadesinde adı geçen askeri görevliler hakkında CMK’nın 250 nci maddesi ile yetkili Van Cumhuriyet Başsavcılığı Vekilliği tarafından 06.03.2006 … ve 2006/153-17 sayı ile Genel Kurmay Başkanlığı Askeri Savcılığına görevsizlik kararı verildiği, bu kararda; şikâyetçinin …, olay tarihinin 1998, olay yerinin Diyarbakır, şüphelilerin 7. Kolordu eski Komutanı (Kara Kuvvetleri Komutanı) Orgeneral …, Diyarbakır İl Jandarma eski Komutanı …, Diyarbakır Alay Komutanlığı eski personeli … … Celasun, 7. Kolordu Komutanı eski Kurmay Başkanı …, 7. Kolordu Komutanı eski Kurmay Başkanı … ve Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı eski personeli …, isnat edilen suçların ise suç işlemek için örgüt kurmak, görevi kötüye kullanmak ve sahte belge düzenlemek olduğu,
Yine …’ın ifadesinde ismi geçen Diyarbakır eski MİT Bölge Başkanı … hakkında; CMK’nın 250 nci maddesi ile yetkili Van Cumhuriyet Başsavcılığı Vekilliğince 07.03.2006 … ve 2006/165-11 sayı ile Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına yetkisizlik kararı verildiği, Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi eski Başsavcısı … hakkındaki evrakın ise Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne gönderildiği,
CMK’nın 250 nci maddesi ile yetkili Van Cumhuriyet Başsavcılığı Vekilliği tarafından 06.03.2006 … ve 2006/152-15 sayı ile, sanıkların görevlendirme yazısının mevzuata ve EMASYA direktiflerine aykırı olup mülki amirden izin alınması ve emniyet birimlerine bilgi verilmemesi sebebiyle sanıklar … ve …’in sıralı amiri konumundaki Hakkari İl Jandarma Alay Komutanı …, Hakkari Dağ Komando Tugayı Komutanı …, Van Jandarma Bölge Asayiş Kolordu Komutanı Tuğgeneral … … hakkında görevi kötüye kullanma suçundan; 09.11.2005 tarihli olay sonrası basına yaptığı açıklama nedeniyle dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral … hakkında ise adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçundan Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığına görevsizlik kararı verildiği,
Sanıklar …, … ve … hakkında adli yargının görevli olduğuna dair, Uyuşmazlık Mahkemesi Ceza Bölümünün 02.05.2011 … ve 12-12 sayılı kararı sonrası, davanın görüldüğü Van 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.07.2011 tarihli oturumunda, katılan vekillerinin talebi doğrultusunda …, … …, … ve … hakkında TCK’nın 302 nci maddesinde yer alan devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak suçundan CMK’nın 250 nci maddesi ile yetkili Van Cumhuriyet Başsavcılığı Vekilliğine suç duyurusunda bulunulduğu,
CMK’nın 250 nci maddesi ile yetkili Van Cumhuriyet Başsavcılığı Vekilliği tarafından 03.03.2006 tarihinde Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben düzenlenen müzekkere ile; daha önceden Diyarbakır Jandarma İstihbarat biriminde çalıştırılan … isimli şahsın Aram Yayıncılık tarafından basılan “İtirafçı-Bir Jitemci Anlattı” isimli kitabında, JİTEM olarak adlandırılan teşkilatın Diyarbakır’da bir takım cinayetleri gerçekleştirdiğini iddia etmesi sebebiyle suç duyurusunda bulunulduğu,
… isimli şahsın, tanık …’ın sahibi olduğu Diyarbakır Söz Gazetesi’nde; Mutkili … olarak bahsedilen …’nın, JİTEM’in Diyarbakır Bölge Komutanlığında görev yaptığı sırada, sahte belgeler ile PKK ve Hizbullah Terör örgütlerini destekledikleri yönünde suç isnat ederek çok sayıda iş adamını sorguladığı yönünde isnatlarda bulunduğu; Gündem isimli gazetede ve “İTİRAFÇI-Bir Jitemci Anlattı” isimli kitapta ise, …’nın Kuzey Irak’ta PKK’ya yönelik operasyonlarda istihbaratçı ve tercüman olarak çalıştığını, … İnşaat şirketi sahibi …’nın direktifleri ile … ve bir çok işveren hakkında suçlayıcı istihbarat raporu hazırladığını, itirafçı ve tetikçi olan …, Mutkili … ve …’nın arasının iyi olduğunu, bu şahısların JİTEM personeli olduğu için bu şahısların kendisine Altındağ’ın Hizbullahçılara yardımcı olduğunu ima etmeye çalışıp, kendisini de işin içine çekmeye çalıştıklarını, duyduklarını komutanına “… Hizbullahçıları besliyormuş, finanse ediyormuş” diye anlatmasını beklediklerini, …’ı kendisine infaz ettirmeye çalıştıklarını, …’nın İstanbul’da otoparkının olduğunu, Hakkari İl Jandarma Komutanlığı bünyesinde Van JİTEM’in bir timinin olduğunu ve Şemdinli’dekilerin de oradan hareket ettiklerini ileri sürdüğü,
2006 yılı Mayıs ayında TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanlığına bir takım olaylara karıştığını söyleyerek başvuran .. …’ın (…) dilekçesinin Komisyon tarafından gereğinin takdir ve ifası için Hakkari Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, … …’ın (…) bu dilekçede; Kıbrıs Girne Amerikan Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünden atıldığını, pek çok ulusal ve uluslararası bilişim alanında suçtan yargılandığını, cezaevinden tahliye olduktan sonra JİTEM için çalışmaya başladığını, bu kapsamda kendisine bilişim alanında yasal olmayan bir takım faaliyetler yaptırdıklarını, bu süreçte Elazığ ve Tunceli’de bulunduğunu, pek çok bombalama olayının PKK’nın üzerine bırakılmak istendiğini, bu şahısların Atabeyler ile bağlantılı olduklarını, Şemdinli’deki el bombalarının itirafçı aracılığı ile temin edildiğini ifade ettiği,
Bahse konu suç duyuruları veya görevsizlik kararlarının akıbetleri bakımından dosya kapsamında bir bilgi ve belgenin bulunmadığı,
CMK’nın 250 nci maddesi ile yetkili Van Cumhuriyet Başsavcılığı Vekilliğince 01.03.2006 tarihinde düzenlenen teslim ve tesellüm tutanağı başlıklı belgeye göre; Van Barosu Avukatlarından … ile katılanlar vekili …’un 01.03.2006 tarihinde Van Cumhuriyet Başsavcılığına gelerek, … isimli bir şahıs tarafından Diyarbakır’dan kargo yolu ile gönderilen bir adet ajandayı teslim etmek istemeleri üzerine, söz konusu ajandanın ve ajanda içindeki muhtemelen İran ülkesine ait Farsça yazılı kimlik ile Yurtiçi Kargoya ait gönderi poşetinin teslim alındığı,
Bahse konu ajandada; el yazısı ile kaleme alınan TC kimlik numarasının sanık …’ya ait olduğu, üst düzey örgüt mensubu olduğu belirtilen … kod adlı … …’un nüfusa kayıtlı olduğu yer ve cep telefonu numarası ile …’ya ait (… İnşaat) adres ve telefon bilgilerinin yer aldığı, şehir merkezlerinde veya jandarma bölgesinde illegal şahıslardan kendilerini JİTEM olarak tanıtanların bulunduğu, bölgede istihbarat birimleri dışında bilgi toplayan başka yapıların çalışmalarından dolayı sıkıntıların yaşandığı bilgilerine yer verildiği,
Sanıklar … ve …’in telefonlarının Şemdinli Sulh Ceza Mahkemesinin 2005/56 Değişik iş sayılı kararı ile 14.11.2005 tarihinden itibaren 1 ay süre ile iletişimin tespiti ve dinlenmesine karar verildiği, bu görüşmelerde genellikle … hakkında … isimli dergide yazı dizisi başlatılması, ajandasının … isimli gazetede yayımlanması ve nakliye ile ilgili sıkıntı yaşayan bir şahsın …’dan yardım istemesine ilişkin konuşmaların yer aldığı,
İletişim tespit tutanağına göre;
18.11.2005 günü saat 18.36’da … ile … İnşaat adına kayıtlı GSM hattını kullanan şahıs arasındaki görüşmenin;
“……: Abi ne yapıyorsun yav … Şerefsizler her … gazetede beni yazıp duruyorlar herkes bir yere çekiyor
… İnş. : Sen gittin seni örgütün hedefi yaptılar
…: Ya bizi hedef yaptılar da bişey olsa da yapsalar biz zaten örgütün hedefiydik yeterki devletçi desinler bize gerisini s… et sen kafanı takma bişey olmaz Mehmet … köpeği ötüp duruyor zaten herkes onun ne bok olduğunu anladı o da onun farkında şu an o şimdi bu ülkede yaşamayacak mı, bir iftiraya uğramış jandarma personeli orda bir komploya düşmüş, örgütün büyük oyunları var sen kalkmışsın ordan tırtıklıyorsun
… İnş. : Yaşar Paşaya sinirleniyorum ben de beni getirip özellikle olaya koyuyorsun
…: Ya şimdi çete gösterecekler ya diyecekler ki sen de bu işin içindesin ben de işin içersindeyim biz de senle tanışıyoruz sen bunu yaptırıyorsun falan fişman
… İnş. : Ben de öyle dedim ben tanıyorum arkadaş Diyarbakır’da da onu tanımayan yoktur benim arkadaşımdır benim dostumdur, ben onu tanırım onu severim, ben 6-7 senedir onu görmemişim beni aradılar sordular utanmaz herifler herkes kendine pay çıkarıyor
…: Abi bişey çıkmaz biz kendimizi biliyoruz Allah biliyor
… İnş. : Sen nasılsın
…: İyiyiz görevimizin başındayız bekliyoruz iş mahkemede çok sıkıntı kalmadı biter gider çünkü iftirayla bir yere varamazsın ben diyim öyleyse M…. Altındağ ordaydı o talimatı verdi öyle şey mi olur
… İnş. : O p…in attığı şeyler pek tutmaz da ulusal basına götürüyor 3-5 yere para mara yediriyor o Radikal’de yazıyor ya yada başka yerde
…: Evet evet onlarda zaten böyle bişey arıyorlar, bi de ne diyor biliyormusun 100 tane iş adamı örgüte yardım ediyor diye göz altına almış almasa mıydım elini kolunu sallamı diyecektim p…lere, bizi Hizbullahçı yaptı diyo senin Hizbullahçı olduğunu bilmeyen mi var
… İnş. : Hayat gittikçe zorlaşıyor şartlar gittikçe zora gidiyor
…: Abi bişey olmaz ne sıkıntılı günler yaşadık bu ülkede aradığın için sağol biz iyiyiz sağlılklıyız, sıhhatliyiz Allah’a şükür devletimiz arkamızda … masum olduğumuzu biliyor
… İnş. : Bir daha dikkat et sağa sola çıkma kendine dikkat et” şeklinde olduğu,
Sanıkların örgütsel konumlarının araştırılması için Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kolluk birimlerine gönderilen müzekkerelere verilen cevabi yazılarda; sanıkların herhangi bir örgütsel kaydının bulunmadığı, ancak itirafçı olan …’in daha önce PKK terör örgütü üyesi olmaktan hüküm giydiği için takipli şahıslar kategorisine alındığının belirtildiği, Anlaşılmaktadır.
Tanık … savcılıkta; Hakkari İl Jandarma Alay Komutanı olduğunu, 04.11.2005 tarihinde PKK’nın Şemdinli ilçe sorumlusu … … hakkında elde edilen istihbari bilgiler üzerine, adı geçenin faaliyetlerinin takip edilerek gerekli adli işlemlerin yapılabilmesi için 09.11.2005 günü sanıklar … ve …’ı görevlendirdiğini, sanık …’nin kanuna aykırı herhangi bir işlem yaptığına dair kendilerine bir şikâyet yapılmadığını, görev ve yetkileri kapsamında elde ettikleri istihbari bilgileri il emniyet güvenlik toplantılarında diğer istihbarat birimleri ile paylaştıklarını,
Tanık … savcılıkta; 14.11.2005 tarihli tutanak içeriğini tekrar ettiğini, 16.11.2005 tarihinde İl Jandarma Alay Komutanlığından İl Emniyet Müdürlüğüne … Kitabevi sahibi … …’a gelecek paket ile ilgili bir faks mesaj formu gönderildiğini, bu formda bilginin 16.10.2005 tarihinde elde edildiğinin yazdığını, 09.11.2005 tarihli patlama olayına ilişkin Jandarma ile müşterek bir çalışmalarının bulunmadığını, …’un Hakkari kırsalında terör örgütü adına faaliyet gösteren … …’un babası olduğunu, bu şahsın kırsaldaki oğlunun yanına gidebilmek için Şemdinli’ye gelip … …’ın da içinde bulunduğu 3-4 kişilik bir grup ile bir marketin önünde görüştüğünü, … …’ı tanımadıkları için …’u takip ettiklerini, … Şemdinli’de bulunduğu sırada takip ettiklerini ve fotoğrafını çektiklerini, …’un oğlunun yanına gideceği yönündeki bilgiyi ve fotoğrafı jandarmaya verdiklerini,
Tanık … savcılıkta; Şemdinli olaylarını basından duyduğunu ve televizyonlardan sanık …’yı tanıdığını, sanık …’nın başta Diyarbakır olmak üzere 10 yıldır Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki illerde görev yaptığını, suç dosyasının kabarık olmasına rağmen korunarak görev verilip iş yaptırıldığını, sanık …’nın 1997-2000 yılları arasında Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığının istihbarat bölümünde görevli olduğunu, aile olarak PKK ve Hizbullah ile mücadele ettiklerini, iş yerlerinin ve araçlarının terör örgütlerinin saldırısına uğradığını, sanık …’nın o dönemin DGM Başsavcısı … ve 7. Kolordu Komutanı … tarafından korunduğunu, kendilerini sindirmek için bu saydığı kişiler arasında adeta bir organizasyon olduğunu, PKK ile mücadele ettiklerinden kendilerinin Hizbullah yanlısı gibi gösterildiğini, hatta haklarında PKK’nın ağzından yazılmış gibi, başsavcının iştiraki ve kolordu komutanının da onayı ile sanık … tarafından sahte belge tanzim edildiğini, bu olay nedeniyle açılan davada kendisi ve çocuklarının beraat ettiklerini, yargılanmalarına neden olan bu sahte belgenin sanık …, JİTEM’deki Yüzbaşı … … ve … kod adlı Binbaşı … tarafından dönemin DGM Başsavcısı …’ın direktifleri ile hazırlandığını, bunu 7. Kolordu Komutanlığından çıkmış gibi gösterdiklerini, o dönemde 7. Kolordu Komutanlığında görevli Kıdemli Albay … ile Albay …’nın da kolordu komutanı namına DGM Cumhuriyet Başsavcılığına söz konusu belge ile ilgili yazılar yazdıklarını, dönemin Kolordu Komutanı …’ın da bu yazılara onay verdiğini, askeri teamül gereği hiçbir askerin üstü namına ondan habersiz bir işlem yapamayacağını, Kulp Jandarma Komutanlığı tarafından yargılanmalarına konu sahte belgenin teröristlerden ele geçmediğinin belirtildiğini, yine belgenin sahte olduğunun İkinci İç Güvenlik Tabur Komutanlığı tarafından mahkeme başkanlığına iletildiğini, mahkemece verilen beraat kararını Başsavcı …’ın temyiz ettiğini ancak Yargıtayın onadığını, birilerinin terörle mücadele adı altında rant temin etmek ve terörü gündemde tutup huzursuzluk çıkarmak amacıyla sanık …’nın en son yaptığı eylem gibi ülkenin doğu bölgesinde eylemler yapmak istediğini, sanık …’nın Diyarbakır’da bu işleri yaparak iş adamlarından büyük miktarda paralar topladığını, sanık … için “iyi çocuktur, suç işlemez” diyen Kara Kuvvetleri Komutanı …’ın haberlere göre Kuşadası’nda bir çok emekli paşa ile lüks villalar inşa etmekte olduğunu, illegal işlerin devlet içerisine yerleşmiş bir takım gruplar tarafından yapıldığını, bu iddiasını yıllardır bölgede oynanan oyunlar ve terörün bitirilmemesine dayandırdığını, Şemdinli olaylarının silâhlı kuvvetlerin içindeki bu yapılanmanın gerçekleştirdiği olayların en son halkası olduğunu, gerekirse sanık … ile mahkemede de yüzleşeceğini, ayrıca sanık …’nın organizasyonu ile … isimli iş adamından alınan para karşılığında itirafçı … aracılığıyla kendisini öldürmeyi planladıklarını, bu durumu …’dan öğrendiğini, Diyarbakır dışındaki iş yerleri ve dinlenme tesislerine silahlı saldırıda bulunulduğunu, bu olayda JİTEM’e danışan …’nın PKK ile işbirliği yaptığını, bu nedenle de 765 sayılı TCK’nın 169 uncu maddesi gereğince cezalandırılacağını, bu iş adamının sanık …’nın has adamı olduğunu,
Mahkemede; TBMM Araştırma Komisyonu Başkanlığına ve Van Cumhuriyet savcısı …’ya verdiği ifadeleri tekrar ettiğini, Altındağ Dinlenme Tesislerine PKK tarafından gerçekleştirilen saldırıda, …’nın PKK militanlarını taşeron olarak kullandığını, sanık …’nın kendisine karşı yapılan organizasyonun içinde olduğunu, 2005 yılında Şemdinli’de aynı olaylara devam ettiğini, Şemdinli’de 2005 yılı Kasım ayında meydan gelen olaylarla ilgili herhangi bir bilgisinin olmadığını, ama bu işin bir organizasyon dahilinde yapıldığını düşündüğünü,
İfade etmişlerdir.
Sanık … mülkiye müfettişine verdiği ifadesinde; 16 yıldır astsubay olarak Jandarma Teşkilatında çalıştığını, 1995-2001 yılları arasında Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı emrinde istihbarat ve sorgulama birimlerinde görev yaptığını, Diyarbakır … Gazetesi sahibi … kaynak gösterilerek verilen haberlerin gerçeği yansıtmadığını, o dönemde bu şahsın gözaltına alınmasının Parmaksız … kod adlı kişinin sorgusu üzerine gerçekleştirildiğini, ERNK mührü kullanılmak suretiyle bazı iş adamlarından para sızdırıldığı iddiasının da gerçek dışı olduğunu, bu konunun arazi araması sırasında bulunup 7. Kolordu Komutanlığınca Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen ve oradan talimatla İl Jandarma Komutanlığına ulaşan belgeye ilişkin olduğunu, bu belge nedeniyle şikâyetçi olan tek şahsın … olduğunu, çünkü bu belge nedeniyle …’ın iki oğlunun PKK’ya yardım etmek suçundan tutuklandığını, bu şahsın yalnız kendisiyle ilgili değil o dönemde Diyarbakır’da görev yapan bölge valisinden generallere, adli görevlilerden jandarma ve polis teşkilatı mensupları ile bayındırlık ve köy hizmetleri teşkilatının yöneticilerine kadar uzanan yazı dizisi yayımladığını, Bakanlıklar tarafından incelenen bu yazıların gerçek olmadıklarının tespit edildiğini, kişilik haklarına saldırı olmasına rağmen askeri terbiye nedeniyle bu güne kadar basında çıkan haberleri yapanlar ile isminin geçtiği kitapların yazarları hakkında dava açmadığını, jandarma teşkilatı istihbarat birimi uygulamasında her şeyin kayıt altında tutulmaya çalışıldığını, araç görevlendirilmeleri, silah ve mühimmat zimmetleri, personel görevlendirmeleri, haber elemanları ile olan münasebetlerin çıkarılmış yönergelere göre yürütüldüğünü, nereye görevlendirildiyse ve bu görevlere kiminle ve hangi haber elemanı ile gittiyse bunların yalnız bir yerde değil birkaç yerde kaydının bulunduğunu, daha önce görev yaptığı yerlerden sanık …’i tanımadığını, sanık …’in önceki dönemde görev yapan arkadaşlarının güvenine mazhar olmuş bir kişi olup kendisinin de zaman zaman bu haber elemanından yararlandığını, göreve başladığı tarihten itibaren Şemdinli’ye haber amaçlı veya başka bir maksatla toplam üç kez gittiğini, son gidişinde patlama hadisesinin gerçekleştiğini, Şemdinli ilçesinde meydana gelen patlamalar ile terör olaylarının araştırılması, … … isimli şahsa Almanya’dan gönderileceği duyumu aldıkları bir paketin muhtemel geliş noktalarının tespit edilmesi ve bu şahsın son durumunun belirlenmesi için 7 Kasımda Şemdinli’ye sanıklar … ve …’le birlikte gittiklerini, kullandıkları aracın patlama günü kullandıkları araç ile aynı olduğunu, bazı haber elemanlarıyla görüştüklerini, araştırma ve keşif faaliyetlerinde bulunduklarını, 9 Kasımda ise patlama sesini duyunca oradaki şahıslara ne olduğunu sorduğunu, şahıslardan birinin sanık …’i işaret ederek “Aha bu itirafçı” diye bağırdığını, daha sonra da diğer sanık …’ı işaret ederek “Bu da onlardan” diye söylediğini, bir başka kişinin de kendisine “Lan şerefsizler, hem bombayı patlatıyorsunuz, hem de soruyor musunuz?” dediğini, bunun üzerine münakaşa çıktığını, 50-100 kişilik bir kalabalığın kendilerini tartaklayıp araçlarına hasar verdiklerini, güvenlik güçlerinin gelmesi ile olay yerinden uzaklaşabildiklerini, iki … boyunca askeri birlikte kaldığını, komutanlarına Cumhuriyet savcısı ile görüşmeleri gerektiğini, devletin silahlarının gasp edildiğini, saldırıya uğradıklarını ve davacı olmaları gerektiğini söylediğini, Cumhuriyet savcısının iki … sonra ifadelerini almak için çağırdığını, anladığı kadarıyla bu süre zarfında ilçede asayiş problemlerinin olduğunu, 9 Kasım günü Şemdinli’de ikinci kez bulunmalarının sebebinin bir haber elemanıyla daha buluşup bilgi almak ve sonrasında bu bilgiler doğrultusunda, … … ile birkaç kişi hakkında adli makamlardan gerekli izinler alıp operasyonel faaliyetlere başlamak olduğunu,
Savcılıkta; strateji değiştiren PKK’nın çatışmadan ziyade yerleşim yerlerine uzaktan kumandalı veya zaman ayarlı bombalar koyarak eylemler gerçekleştirdiğini, terör örgütünün bu konuda Şemdinli’ye çok yüklendiğini, 25.08.2005 tarihinde Şemdinli Nizamiyesinin önünde bomba patlatılması sebebiyle beş askerin şehit olduğunu, 01.11.2005 tarihinde Şemdinli Jandarma yerleşkesi yakınında 100 kilograma yakın bomba patlatıldığını, Şemdinli’de bu olayların artması üzerine istihbari çalışmalara hız verdiklerini, yaptıkları tespitler sonucu Şemdinli örgüt sorumlusu … …’ın örgüt mensubu … kod adlı … … ile işbirliği içerisinde olduğunu, telefonu teknik takipte olan … …’a bir paket geleceğini, gelen bu paketin … kod isimli örgüt mensubuna dağda teslim edileceğini öğrendiklerini, 07.11.2005 tarihinde Şemdinli’ye geldiklerini, paketin nereye gelebileceğini değerlendirip krokilerini çizdiklerini, bu istihbari çalışmalar nedeniyle … …’a ait krokiler ve bilgilerin araçtaki dosyalarda bulunduğunu, derlenen belgeleri savcılığa sunmak üzere 09.11.2005 günü resmi görevle Şemdinli’ye geldiklerini, olaylar sırasında torpido gözünden ajandasının çalındığını, darp edildiğini, kalabalığın özellikle “bu itirafçı” diye bağırarak sanık …’i istediğini, saldırıların sanık …’in üzerinde yoğunlaştığını, bombanın patladığı … aracın yanına gelen …, … ve … kod adlı örgüt mensuplarının bagajdaki malzemelere el koyup ne yapmaları gerektiği konusunda teknik takipteki … kod adlı örgüt mensubundan talimat istediklerini, örgütün provoke ettiği halkın Türk Bayrağına ve Atatürk Büstüne saldırdığını,
Sorguda; çete suçlamasını kabul etmediğini, … ve Agiri kod adlı örgüt mensuplarının bölgede işbirlikçi ve eleman temin etme faaliyetlerini yoğunlaştırdıklarını, yapılan teknik takip neticesinde 4 Kasım’da … kod adlı örgüt mensubu ile … … arasındaki görüşmede ısrarla bir paketten söz edilmesi nedeniyle bu paketin örgüt için önemli nitelikte, örgütün stratejisini belirleyen, örgüte talimat veren bir CD, doküman, bomba ya da başka bir şey olabileceğini değerlendirdiklerini, 7 Kasımda sanıklar Veysel ve … ile birlikte Şemdinli’ye gittiklerini, sanık …’ın çizili krokiye …’nin evini, iş yerini ve bunların bulunduğu caddenin yapısını işaretlediğini, amaçlarının dokümanları bir araya getirip dosya oluşturmak olduğunu, tayinleri çıktığında yeni gelen personelin elinde bilgi ve belge olmasını amaçladıklarını, olay günü Alay komutanının yazılı emri üzerine hazırladıkları dosyayı Cumhuriyet savcısına arz etmek üzere Şemdinli’ye gittiklerini,
Mahkemede; 9 Kasımdaki patlama öncesinde Şemdinli ve çevresinde meydana gelen patlamaların halkta huzursuzluk yarattığını, PKK’nın bu eylemlerin sorumluluğundan kurtulmak için patlamaları örgütün değil devlet görevlilerinin gerçekleştirdiği yönünde propaganda yaptığını, haber elemanlarının temin ve kullanımı yönergesine göre, görevlendirme yazılarında can güvenliklerinin sağlanması ve deşifre olmamaları için haber elemanlarının isminin yer almadığını, bu nedenle 7 Kasım ve 9 Kasım 2005 tarihli görevlendirilme yazılarında sanık …’in adının geçmediğini, sanık … ile irtibata geçip yanlarına aldıklarını, olaylar sırasında araçta kalan çanta ve dokümanları saldırılar nedeniyle alamadıklarını, evrakın bölgede PKK terör örgütüyle işbirliği halinde oldukları değerlendirilen kişilere ilişkin liste ve krokilerden oluştuğunu, …’yi izleme ve takip aşamasında iken “cep telefonundan değil ankesörlü telefondan ara” şeklindeki görüşmelerden şüphelendiklerinden Cumhuriyet savcısına durumu bildirmeyi kararlaştırdıklarını, operasyonel çalışmaları asayişle görevli jandarma ve polisten oluşan kolluk görevlilerinin yapacağını, iddianamede ismi geçen … isimli şahsı tanımadığını, basından tanıdığı … kod adlı kişiyi hiç görmediğini, Diyarbakır’da görev yaparken tanıdığı müteahhit ve iş adamlarıyla tayini çıktıktan sonra da görüşmeye devam ettiğini, Diyarbakır’da görevli olduğu 1995-2001 yılları arasında Orgeneral … tarafından kendisine ödül verilip verilmediğini hatırlamadığını, Hakkari’de görev yaptığı esnada verilen şerit rozet beratında Kuvvet Komutanı Orgeneral …’ın isim ve imzasının bulunmasının prosedür gereği olduğunu, sürecin uzun olması nedeniyle beratın kuruma ulaşmasının 3-4 ay sürdüğünü, müdahil avukatlarının, komutanı ve eski genelkurmay başkanı olan … hakkındaki kötü adam ve en kötü genelkurmay başkanı sözlerini kabul etmediğini, Muğla Fethiye’de bir kooperatifte taksit ile satın almış olduğu bir dairesinin bulunduğunu, bu daireyi de eşinin üstüne kaydettirdiğini, kendi maaşının 1.700, hemşire olan eşinin maaşının ise 900 Lira olduğunu,
Sanık … mülkiye müfettişine verdiği ifadesinde; 15 yıldır jandarma teşkilatında astsubay olarak çalıştığını, 13-14 defa Şemdinli’ye istihbarat ve terörle mücadele amaçlı gittiğini, görevlere giderken yanında iki ya da üç arkadaşının olduğunu, olaylar sonrası iki … taktik alayda kaldıktan sonra savcılıkta ifade verdiğini, araçta bulunan evrakın … … ve terör örgütüne müzahir başka kişilerin son dönemdeki faaliyetlerine ilişkin olduğunu,
Savcılıkta; haber elemanı olarak kaydı bulunan sanık …’i, sanık … başçavuşun yanına gelmesinden dolayı tanıdığını, Şemdinli ilçesinde meydana gelen terör olayları ile ilgili istihbarat toplamak için sanık … başçavuş ile birlikte görev planlaması yaptıklarını, teknik takip altında olan … … hakkında özellikle paket konusundaki bilgileri değerlendirmek, bu paketin gelişini takip etmek, gerekirse arama kararı almak ve bu konudaki bilgileri jandarma ve emniyet vasıtası ile Cumhuriyet savcısına ulaştırmak için bölgeyi bilen sanık …’i de yanlarına alarak 09.11.2005 tarihinde Şemdinli ilçesine resmi görevle gittiklerini, araçta ele geçirilen belgelerin kendilerine ait olduğunu, …’nin evinde ve iş yerinde örgüt mensupları ile irtibata geçeceği bilgisi üzerine söz konusu krokilerin düzenlediğini, arabanın etrafını saran kalabalığın sanık … için “bu itirafçıdır bunu bize verin” diye bağırdıklarını, araçta bulunan çantadaki evrakın önemli istihbari bilgileri içerdiğini,
Sorguda; görevlendirildiği yerlere hep farklı personel ile gittiğinden çete suçlamasını kabul etmediğini, son iki aydır çalışma bölgesi olan Şemdinli’de meydana gelen patlamalar nedeniyle istihbari faaliyetleri yoğunlaştırdıklarını, 5 Ağustostaki patlamadan sonra 156 numaralı telefonu arayan bir bayanın, bu olaydan … …’ı sorumlu tutması üzerine mahkemeden iletişimin tespiti kararı aldıklarını, …’nin ev ve iş yerine ait krokiyi sanık … başçavuşla birlikte gittikleri 7 ve 9 Kasımdan önceki bir görevinde çizdiğini, görev süresi içerisinde yaptığı istihbari çalışmaları düzenli olarak kaydettiği ajandanın kayıp olduğunu, daha sonra bu ajandanın … Tv ve … Gündem adlı gazetede sanık … başçavuş’a aitmiş gibi gösterildiğini,
Mahkemede; olay sonrası Şemdinli Cumhuriyet savcısı tarafından saat 16.30’da başlanabilen incelemede evrak çantasının bıraktığı arka koltukta değil, bagaj içinde bulunduğunu, çıkan kargaşada çantadaki ve bagajdaki belge ve malzemelerin halkın eline geçtiğini, elden ele gezdirilme görüntülerinin televizyonda gösterildiğini, evrak çantasını irtibat kuracağı kişilere bakma amacıyla her gidişinde yanında taşıdığını, Şemdinli emniyetiyle yapmış olduğu bilgi alış verişi sonucunda temin ettiği DTP Şemdinli teşkilatı kurucularına ait listenin, parti teşkilatının kurucularına dair bir liste olup listeyi kendisinin yapmadığını, emniyet bölgesinde oturan … …’ın, takip ettikleri örgütsel faaliyetleri yönünden sürekli jandarma bölgesine çıktığını, sanık …’yı Hakkari’de görev yaptığı sırada tanıdığını, Şemdinli şehir merkezi sorumlusu olan …’nin örgüt içerisinde … kod adı ile bilindiğini, DTP Şemdinli teşkilatı kurucularına ait listede çarpı işareti bulunan kişilerin … … ile telefonda görüşen kişiler olduğunu, DTP partisinin kurucu üyelerinden olan … …’a ait fotoğrafın parti belgelerinde yer alması sebebiyle kendisinde bulunduğunu,
Sanık … mülkiye müfettişine verdiği ifadesinde; PKK’dan kaçtıktan sonra terör örgütünün iki kardeşini öldürdüğünü, Diyarbakır cezaevinde bulunduğu sürede ilgili jandarma komutanlığından alınan izinle Hakkari, Çukurca ve Şemdinli kırsalında güvenlik kuvvetlerince yürütülen operasyonel faaliyetlere iştirak ettiğini, bu operasyonlarda sanık … ile ortak bir faaliyet içinde olmadığını, jandarmada ise doğrudan sanık … ile çalıştığını, başka bir görevli ile tek başına herhangi bir göreve gitmediğini, sanık … astsubay ile de 7 ve 9 Kasım 2005 tarihlerinde olmak üzere iki kez Şemdinli’ye gittiklerini, çalışma yöntemi itibari ile hiçbir zaman nereye ve niçin gidildiğini soramayacağını, emniyette ve cezaevinde bulunduğu sürede ne jandarma teşkilatından ne de başka bir kuruluştan kimsenin kendisini ziyaret etmediğini,
Kollukta; 2003 mayıs ayında terhis olduktan sonra Hakkari iline yerleştiğini, askerler ile bazı görevlere katıldığını, olay günü araç hareket halindeyken patlama sesini duyduklarını, arkadaşının ne olduğunu sorması üzerine orada bulunan gençlerden birisinin “hem yapıyosunuz hem de soruyosunuz şerefsizler” diye karşılık verdiğini, ardından saldırıya uğradıklarını, Şemdinli’ye gelmek üzere beraber yola çıktığı arkadaşlarının kendilerini asker olarak tanıttıklarını, bunun ne derece doğru olduğunu bilmediğini, arkadaşlarının isimlerini ve buraya geliş amaçlarını savcılıkta söyleyeceğini, çok önceden birkaç kez özel işleri için ilçe merkezine geldiğini,
Savcılıkta; 09.11.2005 tarihinde Şemdinli’ye bazı elemanlar ve dostlar ile görüşüp haber toplamak ve eleman kazandırmak için gittiklerini,
Sorguda; olay günü sanıklar … ve … başçavuşların kendisini bazı haber elemanları ile tanıştırmak için Şemdinli’ye götürdüklerini, ilçeye yeni geldikleri sırada olayların olduğunu, savcılık ifadesinin de doğru olduğunu ve o ifadesini de kabul ettiğini,
Mahkemede; 2003 yılı sonbahar aylarından itibaren Hakkari İl Jandarma Komutanlığına bağlı haber elemanı olarak çalışmaya başladığını, 03.08.2004 tarihinden itibaren de resmi kayıt altına alındığını, PKK terör örgütünün kardeşlerini öldürmesi sebebiyle onlara karşı mücadele ettiğini, para beklentisi olmadığını, ancak görevi esnasında yaptığı masrafları için sanık … başçavuşun kendisine aylık 600 – 700 Lira para verdiğini, örgüt mensuplarının geçiş güzergâhları, barınakları, yardım kaynakları, irtibatlı oldukları örgüt mensuplarına yardım ve yataklık eden, işbirliği yapan kişiler hakkında bilgi edinmeye çalıştığını, hizmetli olarak çalışan eşinin de 650 Lira ücret aldığını savunmuşlardır.
Diğer tanıklar ile … …, … ve …’ın patlama olayına ve patlamanın gerçekleştiği … ve sonrasında yaşanan gelişmelere dair anlatımları bulunmakla birlikte uyuşmazlık konusuna ışık tutacak nitelikli bir beyanları bulunmamaktadır.
Bu bağlamda … Kitabevi içerisinde meydana gelen patlama sonrası … ve …’ın yaralı vaziyette hastaneye kaldırıldıkları, akabinde görevleri gereği kullanımlarında olan ve sanıkların içerisinde bulunduğu aracın Cumhuriyet Caddesi üzerinde durdurulup tahrip edilmeye başlandığı esnada olay yerine emniyet ekiplerinin geldiği, vatandaşların arka koltukta oturan şahsı çıkarmak için aracın camlarını kırmaya çalıştıkları, araç ve içindeki şahsın kontrol altına alınması ve güvenliklerinin sağlanması için emniyet görevlilerinin 15-20 kişilik grubu ikna etmeye çalıştıkları, toplanan grubun kalabalıklaşmaya başlaması üzerine ek kuvvet istendiği, gelen takviye kuvvetlerine yönelik sert tepki ve mukavemet gösterilmesi sebebiyle barikat kurularak araçtaki şahsın indirilip özel harekat timine ait zırhlı araca bindirildiği ve İlçe Emniyet Müdürlüğüne götürüldüğü, sayısı iyice artan ve 1000 kişiye yaklaşan grup tarafından yasa dışı sloganlar eşliğinde kamu kurum ve kuruluşlarına ait binalara taşlı sopalı saldırılarda bulunulup hasar verildiği, yine hükümet konağı önünde göndere çekili bayrağa saldırılarda bulunulduğu, Cumhuriyet savcısının yaptığı incelemeler sürerken kalabalık bir grubun, Van Devlet Hastanesinden eşi ve çocukları ile dönmekte olan Şemdinli 3. Dağ Komanda Taburunda görevli Piyade Uzman Çavuş …’un aracına saldırması üzerine, …’un panik ve heyecana kapılarak rastgele ateş açması sonucu gruptaki bir kişinin öldüğü ve dört kişinin ise yaralandığı nazara alındığında, bombanın atıldığı ana ve kişiye ilişkin doğrudan görgüleri olmayan tanıkların olayın etkisiyle kalabalığa katılan kişiler olduğu, bununla birlikte tanıkların beyanları arasındaki ve yukarıda sözü edilen çelişkiler dikkate alındığında, yanlı ve yönlendirilen beyanlar oldukları, bir kısım tanıkların -…, … vs- dava konusu olayla ilgisi olmayan kişiler olduğu, böylece olay günü atılan bombaların sanıklar tarafından atıldığına ilişkin mahkememizde kanaat uyandırmadığı,
Yine eylemin gerçekleştirildiği …, topluluğun olduğu yerden silah seslerinin gelmesi ve akabinde bir kişinin öldüğünün vatandaşlar tarafından iletilmesi üzerine halkın galeyana geldiği, keşfin güvenli koşullarda yapılması mümkün olmadığından keşif mahallinden uzaklaşıldığı, olay yeri emniyetinin sağlanması üzerine saat 21.10’da tekrar aracın yanına gidilerek keşfe kaldığı yerden devam edildiği, poşet içerisinde isim ve telefon numaralarının yazılı olduğu iki adet not defteri ile bagajda fermuarlı çanta içerisinde iki adet el bombası bulunduğu, yukarıda belirtilen iletişimin tespiti kayıtlarının içeriğinden anlaşılacağı üzere, bölücü terör örgütü yakın olan şahısların bu süre içerisinde araç üzerinde fiili hakimiyet kurdukları, bölücü terör örgütü mensupları tarafından aracın yakılması talimatı verildiği, ancak saat 21.10 sıralarında adli makamlar tarafından güvenli bir şekilde aracın bulunduğu yerde keşif yapılabildiği, bu nedenle Türk Silahlı Kuvvetlerinin envanterine kayıtlı olmayan, bölücü terör örgütü tarafından kullanılan Alman yapımı el bombalarının sonradan aracın bagajına konulduğuna ilişkin terörle mücadelede görevli olan sanıkların savunmalarına itibar edilmesi gerektiği,
Aksi durumun kabulü halinde Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2007/2839 Esas ve 2007/3924 sayılı Kararında belirtildiği üzere “sanıkların üzerine atılı olan suçların maddi ve manevi unsurları itibariyle oluştuğuna ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı gibi, asker kişiler olan ve devletin birliğini, ülke bütünlüğünü bozmaya yönelik eylemlerde bulunan bölücü terör örgütü ile mücadelede görev alan sanıkların, bu örgütün işlediği, suçlarla aynı suçu işledikleri şeklindeki suç vasfına ilişkin nitelendirmenin tamamen varsayımlara dayalı hukuki değerden yoksun bir sonuç” anlamına geleceği, terörle mücadelede görevli kamu personelinin ve kamu kurumlarının bu şekilde bir eylem içerisine gireceğinin akla, mantığa ve hukuka uygun bir kabul olamayacağı,
Bu nedenle terörle mücadelede görevli olan sanıkların, istihbari bilgi toplama amacıyla olay günü bulundukları Şemdinli İlçesinde maktul ve katılanlara yönelik öldürme, öldürmeye teşebbüs ve yaralama eylemlerini gerçekleştirmelerini gerektirecek, olay öncesine dayalı ayrıca kişisel bir husumetlerinin de bulunmadığı nazara alındığında, sanıkların üzerine atılı olan ve dosya içerisindeki delillere göre kanaat uyandırmayan katılan … …’ın iddiaları dışında sanıkların atılı suçu işlediklerine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırcı delil bulunmadığı kanaatine varılarak beraatleri yönünde karar verilmiştir.”
VI. GEREKÇE
A. Yargılamanın Yenilenmesi
1. Genel Olarak:
Kesin hükümde yer alan adli hataların düzeltilmesine ve hükümlü hakkında aynı fiil nedeniyle tekrar muhakeme yapılmasına imkan tanıyan yargılamanın yenilenmesi, olağanüstü kanun yollarının bir çeşidini oluşturmaktadır.
Kesin hüküm; doğruluğu hukuken kabul edilen ve artık tartışılmayan bir mahkeme kararıdır. İstisnai olsa da uyuşmazlığın çözümünde “adli hata” denilen yanlışlıklar yapılmış olduğu sonradan öğrenilebilir. Bazı önemli hataların giderilebilmesi ve hakikatin araştırılması bu şekilde maddi gerçeğe ulaşılabilmesi “olağanüstü kanun yolu” ile mümkün olabilecektir.
“Bu yolun istisnai olarak kabul edilmesinin nedeni, doğruluğu hukuken tartışılmayan “kesin hükmün” temellerinin bazı hallerde sarsılmış olması hükmün artık bu temel üzerinde oturmasının mümkün olmamasına dayanmaktadır. Hukuk barışının ve güvenliğinin sağlanması ne kadar önemli ise de, hukuka olan güvenin sağlanması da en az bu kadar önemlidir. Temelleri olmayan bir hüküm hukuk düzeni tarafından kabul edilemez. Bu nedenle yargılamanın yenilenmesi yolu, sadece çok istisnai hallerde mahkeme kararı ile açılabilmektedir.” (Yenisey-Nuhoğlu, CMK 4. baskı 962. syf.)
Maddi gerçeğe ulaşmayı hedefleyen ceza muhakemesinde verilen ve kesinleşen hükmün sonradan maddi gerçeğe uyumlu olmadığı anlaşıldığı halde, kararın infazının aynı şekilde sürdürülebilmesi adli hatadan vazgeçilmemesi, diğer bir anlatımla yeni ortaya çıkan bu durumların görmemezlikten gelinmesi, bir hukuk devletinde kabul edilemez. Her şeyden önce kesinleşmiş bir hükmün, doğru ve maddi bir gerçeğe uygun olduğu, yargılamanın hukuka uygun yürütüldüğü, meşru olduğu, adaletin tecelli ettiği varsayımının bu konudaki inancın kamu vicdanında tahribata uğraması, bozulan hukuk düzeninin yeniden tesis edilmesi ve hukuk barışının yeniden sağlanmasını zorunlu kılar.
İstisnai nedenlerle yargılamanın yenilenmesine karar verildikten sonra yapılacak yargılamada izlenecek yol; yeni bir yargılamada olduğu gibi deliller toplanabilir. Re’sen araştırma ilkesi sonucu olarak yenilenme sebebine bağlı olmaksızın başvuruda belirtilen delillerin dışında da delil toplanabilir. Toplanan deliller karar yerinde tartışılıp suçun ne şekilde işlendiği açıklanmalı, mevcut deliller irdelenmeli, delillerle sonuç arasında bağ kurulmalı, bir başka deyişle bu delillerle önceden bu sonuca varıldığı anlatılmalı, suçun nitelendirilmesi yapılarak yenilenen yargılamanın daha önce yapılıp bitirilen yargılama sonucunda ulaşılan sonuçları değiştirecek bir yenilik getirip getirmediği duraksamaya yer vermeyecek biçimde açıkça gösterilmelidir (Ünver- Hakeri CMK şerhi).
Yargılamanın yenilenmesinin istisnai kanun yolu olduğu Yargıtay CGK’nın 11.03.2014 tarih, 2012/3-909 Esas, 2014/121 Karar sayılı kararında, “Yargılamanın yenilenmesindeki amaç kanunda istisnai ve sınırlı olarak sayılan hallerin gerçekleşmesi halinde, gerçeğin araştırılması böylece toplumun ve sanığın menfaatinin korunması olduğundan, kesin hükme yönelik olarak ileri sürülen ve gerekli şartları taşımayan her türlü yenileme talebini dikkate alınması söz konusu olmayacaktır.” şeklinde vurgulanmıştır.
2. Yasal Düzenleme:
Yargılamanın yenilenmesi nedenleri 5271 sayılı Kanun’un 311 inci maddede tek tek sayılmıştır.
Kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış bir dava, aşağıda yazılı hâllerde hükümlü lehine olarak yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülür:
a- Duruşmada kullanılan ve hükmü etkileyen bir belgenin sahteliği anlaşılırsa.
b- Yemin verilerek dinlenmiş olan bir tanık veya bilirkişinin hükmü etkileyecek biçimde hükümlü aleyhine kasıt veya ihmal ile gerçek dışı tanıklıkta bulunduğu veya oy verdiği anlaşılırsa.
c- Hükme katılmış olan hâkimlerden biri, hükümlünün neden olduğu kusur dışında, aleyhine ceza kovuşturmasını veya bir ceza ile mahkûmiyetini gerektirecek biçimde görevlerini yapmada kusur etmiş ise.
d- Ceza hükmü hukuk mahkemesinin bir hükmüne dayandırılmış olup da bu hüküm kesinleşmiş diğer bir hüküm ile ortadan kaldırılmış ise.
e- Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa.
f- Ceza hükmünün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiğinin ve hükmün bu aykırılığa dayandığının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması.
Görüldüğü üzere, 5271 sayılı CMK’nın 311/1-c-e maddelerinde yargılamanın yenilenmesi nedenleri olarak “Hükme katılmış olan hâkimlerden birisinin, hükümlünün neden olduğu kusur dışında, aleyhine ceza kovuşturmasını veya bir ceza ile mahkûmiyetini gerektirecek biçimde görevlerini yapmada kusur etme hali ile yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olma hali” gösterilmiştir.
Yenilenme talebinde bulunabilmek için cezanın infaz edilmemiş olması ya da hükümlünün sağ olması şart değildir. Yargılamanın yenilenmesi isteminde hükümlünün bulunabileceği gibi, sağ olmaması halinde eşi, üst veya alt soyu, kardeşleri, şayet bu kişiler mevcut değilse Adalet Bakanı talepte bulunabilir.
B- Somut Olayda Yargılamanın Yenilenme Şartlarının Oluşup Oluşmadığı
Yargılamaya konu iddianameyi tanzim eden dönemin CMK’nın 250 nci maddesi İle yetkili ve görevli Van Cumhuriyet savcısı …’nın, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/37666 numaralı soruşturması sırasında etkin pişmanlık kapsamında vermiş olduğu ifadelerinde özetle “Van 3. ağır ceza mahkeme başkanı … … tarafından yönlendirildiğini, iddianamenin büyük bir kısmının flash bellek içerisinde kendisine getirildiğini, savcılık dışında getirilen bilgiler ve belgeler doğrultusunda iddianamenin yazıldığını, mahkeme başkanı … … tarafından iddianameye eklemeler yapıldığını, meslekten ihraç edildiğini … …’dan öğrendiğini, … …’nın kendisine “Hoca efendi böyle bir kahraman çıkmış, kendisine ve ailesine ölene kadar bakılacak, vasiyetimdir” şeklinde sözler söylediğini, mahkeme başkanı … …’nın dosyanın kendisine tevzi edilmesini sağladığını” ifade etmesi, bu ifadelerin evvelce yargıya sunulmamış, onun bilgisi dışında kalmış, yalnız başına veya evvelce mevcut delillerle birlikte gözetildiğinde sonuca etkili olacak yeni vakıa veya delil vasfında olduğu, yine yargılamaya konu soruşturma ve kovuşturmanın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün etkisiyle yürütüldüğüne yönelik ifadelerin hükme katılan hakimler … …, …, …, … ve … hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle iltisaklı ve irtibatlı olmalı nedeniyle meslekten çıkarıldıkları düşünüldüğünde CMK’nın 318. ve 319 uncu maddesi anlamında doğrulandığı, bu bakımdan somut olayda CMK’nın 311 inci maddesinin 1. fıkrasının (c) ve (e) benti kapsamında yargılamanın yenilenmesi şartları oluştuğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının “yargılamanın yenilenmesi şartları bulunmadığına” yönelik tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
C. Somut Olay Kapsamında Hukuki Değerlendirme
Sanıkların 09.11.2005 günü Yüksekova ve Şemdinli ilçelerine istihbari maksatlı bilgi toplamak amacıyla görevlendirildikleri, aynı … Şemdinli ilçesinde … Pasajında … …’a ait … Kitabevi’ne atılan bomba sonucu meydana gelen patlama sonucunda, …’ın ölümü, …’ın yaralanmasıyla neticelenen olayda;
Terörle mücadelede görevli olan sanıkların, istihbari bilgi toplama amacıyla olay günü bulundukları Şemdinli İlçesinde maktul ve katılanlara yönelik öldürme, öldürmeye teşebbüs ve yaralama eylemlerini gerçekleştirmelerini gerektirecek, olay öncesine dayalı ayrıca kişisel bir husumetlerinin de bulunmaması, soruşturma ve kovuşturma aşamasında dinlenen tanıkların bombanın atıldığı ana ve kişiye ilişkin doğrudan bir görgülerinin olmaması, mahkeme kabulüne alınan iletişimin tespiti kayıtlarının içeriğinden görüleceği üzere, bölücü terör örgütüne yakın olan şahısların sanıkların kullanımında olan araç üzerinde fiili hakimiyet kurdukları ancak saat 21.10 sıralarında adli makamlar tarafından güvenli bir şekilde aracın bulunduğu yerde keşif yapılabilmesi karşısında; Türk Silahlı Kuvvetlerinin envanterine kayıtlı olmayan, bölücü terör örgütü tarafından kullanılan Alman yapımı el bombalarının sonradan aracın bagajına konulduğuna ilişkin terörle mücadelede görevli olan sanıkların savunmalarına itibar edilmesi gerektiği nazara alındığında, sanıkların üzerine atılı olan ve dosya içerisindeki delillere göre kanaat uyandırmayan katılan … …’ın iddiaları dışında sanıkların atılı suçu işlediklerine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşıldığından beraate ilişkin kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü üzerine duruşmalı olarak gerçekleştirilen yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirilmediğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılanlar vekillerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir, ancak;
5271 sayılı Kanun’un 311 inci maddesi uyarınca yapılan yargılamanın yenilenmesi sonucunda, aynı Kanun’un 323 üncü maddesi maddesinin birinci fıkrasında belirtilen; “Yeniden yapılacak duruşma sonucunda mahkeme, önceki hükmü onaylar veya hükmün iptali ile dava hakkında yeniden hüküm verir.” şeklindeki düzenleme gereği önceki hükümlerin iptaline karar verilmeden yazılı şekilde sanıkların atılı suçlardan beraatlerine karar verilmek suretiyle CMK’nın 323/1 inci maddesine aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuş, fakat tespit edilen bu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle Van 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.12.2021 tarihli ve 2017/477 Esas, 2021/925 sayılı Kararına yönelik katılanlar vekillerinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün 1. fıkrasının başlığına “ (Kapatılan) Van 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.01.2012 tarihli ve 2011/257 Esas, 2012/2 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2023 tarihinde karar verildi.