Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/40418 E. 2023/2502 K. 13.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/40418
KARAR NO : 2023/2502
KARAR TARİHİ : 13.04.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
KATILANLAR : T.C. Cumhurbaşkanlığı, TBMM
SUÇ : Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık …, sanıklar müdafileri, T.C. Cumhurbaşkanlığı ve TBMM vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında bozma üzerine dosyanın gönderildiği ilk derece mahkemesince verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanık … ve sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.08.2017 tarihli ve 2017/17 Esas, 2017/158 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 309 uncu maddesi, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 30.04.2019 tarihli ve 2018/99 Esas, 2019/290 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik T.C.Cumhurbaşkanlığı vekili ile sanıklar ve müdafiilerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliyesi Mahkemesi 20. Ceza Dairesi kararının T.C. Cumhurbaşkanlığı ve TBMM vekilleri ile sanıklar müdafilerinin temyizi üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 27.01.2022 tarihli ve 2021/2152 Esas, 2022/286 sayılı Kararı ile özetle;
“Sanık …’nun binbaşı rütbesiyle … Sahil Güvenlik Komutanı olduğu, sanık …’ın ise üsteğmen rütbesiyle … Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı TSCG-22 numaralı sahil güvenlik botu komutanı olarak görev yaptığı, darbe teşebbüsünün olduğu … … Sahil Güvenlik Grup Komutanlığında personelin ayrılışı sebebiyle veda yemeği tertip edildiği, bu sırada sanık …’nun kendi beyanlarından da açıkça anlaşılacağı üzere saat 22:30 – 23:00 saatleri arasında eşi tarafından aranarak ülke genelinde bir takım sıkıntılar olduğundan bahsedildiği, saat 23:00 sıralarında kendisinin cep telefonunu arayan Sahil Güvenlik Komutanlığındaki bir üst komutan olan ve bir başka dosyada yargılanan Albay H.K. tarafından sanığa SABKOR Kırmızı talimatının sözle iletildiği, akabinde bu emir kapsamında tüm askerlerin birliğe çağrıldığı, kendisinin de sanıklar … ve B.K. ile görüştüğü, saat 23:40 civarında karargâhta bir araya geldikleri, SABKOR Kırmızı talimatıyla TCSG-22 numaralı bota Bartın Limanına, TCSG-64 numaralı bota Eren Limanına gidilmesi talimatı verdiği, saat 01:00 – 01:15 sıralarında sıkıyönetim emrinin birliğe gönderildiği; bu emrin sanık …’e Harekât merkezinde görevli sanık H.A. tarafından sümen içerisinde iletildiği, daha sonra sanık …’in bu mesajı emrindeki bot komutanlarına gönderilmesi talimatını verdiği, sanığın saat 02:00 civarında ise botların limana geri dönmesini emrettiği,
Sanık …’ın ise olay günü emrinde bir astsubay, iki uzman çavuş ve iki er ile görevli olduğu, 15 Temmuz gecesi birliğe gelen sanığın SABKOR Kırmızı ilanı ve sanık …’nun talimatıyla birliğine geçtiği, burada diğer sanıklar … ve B.K. ile bir süre baş başa kaldığı, akabinde gemi personeli ile birlikte 00:40 civarında komutasındaki TSCG-22 numaralı bot ile denize açıldığı, gelen ilk emrin Bartın Limanı açıklarına gidilmesi olduğu, ayrıntılı emirlerin sonradan geleceğinin belirtildiği, saat 01:35 – 01:40 civarlarında ŞAHMUS adı verilen askerî haberleşme sistemi vasıtasıyla gemiye sıkıyönetim direktifleri gönderildiği, bu emir üzerine botun (gemi) yönünün çevrilerek Bartın limanı açıklarına getirildiği, burada liman işletmesini cep telefonuyla arayan sanık …’ın görevliye “Malum olaylardan haberiniz vardır, liman girişlerinin serbest, çıkışların yasak.” olduğu şeklinde talimat verdiği, bu sırada sanık hakkında beyanda bulunan bir kısım askeri personelin beyanlarından da görüleceği üzere ”Deniz Kuvvetlerine bağlandık”, ”biz askeriz verilen görevleri yerine getiririz yerine getirmeyen üniformayı çıkartsın” şeklinde sözler söylediği, saat 02:00 civarında botların limana geri gelmesi talimatının iletilmesi üzerine de emrindeki bot ile limana geri döndüğü” şeklinde gerçekleşen olayda;
Bulundukları … ilinde askeri bir hareketlilik yaşanmayan, “birlik içerisinde cebri bir davranışı tespit edilemeyen icra hareketlerinden önce” örgütsel organizasyon içinde yer alarak darbe girişiminden haberdar oldukları, suç işleme karar ve iradesine katıldıkları kanıtlanamayan sanıkların, elverişli nitelikteki icra hareketlerine katkı sunmakla birlikte, sundukları katkının tek başına vahamet arz etmediği gibi fiilin işlenişi üzerinde “müşterek hakimiyet” kurduklarından da bahsedilemeyeceği, zarar tehlikesi bakımından illi bir değer taşıdığında kuşku bulunmayan eylemlerinin, işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak (TCK madde 39/2-c) suretiyle Anayasayı ihlal suçuna yardım etmek kapsamında kaldığı gözetilmeden delillerin takdiri ve tayininde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanıklar ve müdafileri ile katılanlar T.C. Cumhurbaşkanlığı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi vekillerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA” karar verilmiştir.
4. Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin bozmaya uyarak vermiş olduğu 14.06.2022 tarihli ve 2022/135 Esas, 2022/163 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 309 uncu maddesi, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 ncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
5.Dava dosyası,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 25.10.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar … ve sanıklar müdafileri ile T.C.Cumhurbaşkanlığı ve TBMM vekilleri temyiz dilekçelerinde özetle;
-Sanık … müdafii dilekçesinde bozmaya uyarak duruşma açan mahkemenin duruşmada yapacağı işlemler ve vereceği karar konusunda serbest olduğuna,
-TCK 39 da yer alan yardım suçunun bie teşebbüs suçu olmadığına,
-Ölçülülük ilkesinin göz önünde bulundurulması gerektiğine,
-Müvekkilin savunma hakkının kısıtlandığına,
-Son karar duruşmasında yine segbis ile dinlendiğine, savunma hakkının ortadan kaldırıldığına,
-Sanık … müdafi dilekçesinde yerel mahkemenin bozma sonrası yapacağı işlemlerde uymadan sonra serbestlik ilkesinin ortadan kaldırıldığına,
-Sanıkta kasıtlı suçta anlaşma ve iştirak iradesinin bulunması gerektiğine,
-SABKOR kırmızının darbeye müzahir bir eylem olduğu nitelemesinin yanlış olduğuna,
-Müvekkilinin yaşanan durumun Sahil Güvenlik Komutanlığınında içerisinde bulunduğu terörist bir yapının darbe girişimi olabileceğini fark edemediğine,
-Sanık … temyiz dilekçesinde kararın kanuna ve hukuka aykırı olduğuna,
-Talep ve kabulü olmadan duruşmanın segbis aracılığı ile yapıldığına,
-Savunma hakkının kısıtlandığına,
-Gerekçeli kararın usulüne uygun gerekçe içermediğine,
-Kabulün hatalı olduğuna,
-Bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğine,
-T.C.Cumhurbaşkanlığı ve T.B.M.M vekili dilekçesinde sanıkların eylemlerinin anayasal düzeni ihlal suçunu oluşturduğuna,
-Kararların bozulmasına ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Bozma Sonrası İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık …’nun binbaşı rütbesiyle … Sahil Güvenlik Komutanı olduğu, sanık …’ın ise üsteğmen rütbesiyle … Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı TSCG-22 numaralı sahil güvenlik botu komutanı olarak görev yaptığı, darbe teşebbüsünün olduğu … … Sahil Güvenlik Grup Komutanlığında görevli personelin ayrılışı sebebiyle veda yemeği tertip edildiği, bu sırada sanık …’nun kendi beyanlarından da açıkça anlaşılacağı üzere saat 22:30-23:00 saatleri arasında eşi tarafından aranarak ülke genelinde bir takım sıkıntılar olduğundan bahsedildiği, saat 23:00 sıralarında kendisinin cep telefonunu arayan Sahil Güvenlik Komutanlığındaki bir üst komutan olan ve bir başka dosyada yargılanan Albay H.K. tarafından sanığa SABKOR Kırmızı talimatının sözle iletildiği, akabinde bu emir kapsamında tüm askerlerin birliğe çağrıldığı, kendisinin de sanıklar … ve B.K. ile görüştüğü, saat 23:40 civarında karargâhta bir araya geldikleri, SABKOR Kırmızı talimatıyla TCSG-22 numaralı bota Bartın Limanına, TCSG-64 numaralı bota Eren Limanına gidilmesi talimatı verdiği, saat 01:00-01:15 sıralarında sıkıyönetim emrinin birliğe gönderildiği; bu emrin sanık …’ya Harekât merkezinde görevli sanık H.A. tarafından sümen içerisinde iletildiği, daha sonra sanık …’nun bu mesajı emrindeki bot komutanlarına gönderilmesi talimatını verdiği, sanığın saat 02:00 civarında ise botların limana geri dönmesini emrettiği,
Sanık …’ın ise olay günü emrinde bir astsubay, iki uzman çavuş ve iki er ile görevli olduğu, 15 Temmuz gecesi birliğe gelen sanığın SABKOR Kırmızı ilanı ve sanık …’nun talimatıyla birliğine geçtiği, burada diğer sanıklar … ve B.K. ile bir süre baş başa kaldığı, akabinde gemi personeli ile birlikte 00:40 civarında komutasındaki TSCG-22 numaralı bot ile denize açıldığı, gelen ilk emrin Bartın Limanı açıklarına gidilmesi olduğu, ayrıntılı emirlerin sonradan geleceğinin belirtildiği, saat 01:35-01:40 civarlarında ŞAHMUS adı verilen askerî haberleşme sistemi vasıtasıyla gemiye sıkıyönetim direktifleri gönderildiği, bu emir üzerine botun (gemi) yönünün çevrilerek Bartın limanı açıklarına getirildiği, burada liman işletmesini cep telefonuyla arayan sanık …’nin görevliye “Malum olaylardan haberiniz vardır, liman girişlerinin serbest, çıkışları yasak.” olduğu şeklinde talimat verdiği, bu sırada sanık hakkında beyanda bulunan bir kısım askeri personelin beyanlarından da görüleceği üzere ”Deniz Kuvvetlerine bağlandık”, ”biz askeriz verilen görevleri yerine getiririz yerine getirmeyen üniformayı çıkartsın” şeklinde sözler söylediği, saat 02:00 civarında botların limana geri gelmesi talimatının iletilmesi üzerine de emrindeki bot ile limana geri döndüğü şeklinde gerçekleşen olayda;
Bulundukları Bartın ilinde askeri bir hareketlilik yaşanmadığı ve birlik içerisinde cebri bir davranışı tespit edilemediği, icra hareketlerinden önce örgütsel organizasyon içinde yer alarak darbe girişiminden haberdar oldukları veya suç işleme karar ve iradesine katıldıkları kanıtlanamayan sanıkların, darbe girişiminin başarısız olacağına dair öngörüleri oluşana kadar yaptıkları faaliyetlerin elverişli nitelikteki icra hareketlerine katkı sunduğunun değerlendirildiği, bununla birlikte sundukları katkının tek başına vahamet arz etmediği gibi fiilin işlenişi üzerinde “müşterek hakimiyet” kurduklarından da bahsedilemeyeceği, zarar tehlikesi bakımından illi bir değer taşıdığında kuşku bulunmayan eylemlerinin, işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak suretiyle Anayasayı İhlal suçuna yardım etmek kapsamında kaldığı belirtilerek cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapılması, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlenmesi, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilenmesi, özleri değiştirilmeksizin tartışılması, dosya kapsamına göre sanıkların darbe girişiminin başarısız olacağına dair öngörüleri oluşana kadar yaptıkları faaliyetlerin elverişli nitelikteki icra hareketlerine katkı sunduğu, zarar tehlikesi bakımından eylemlerinin işlenmesi sırasında yardımda bulunmak suretiyle icrasını kolaylaştırdıklarının anlaşılması karşısında sanıklar hakkında verilen mahkumiyet kararlarına yönelik vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle bozma sonrası dosyanın gönderildiği Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.06.2022 tarihli ve 2022/135 Esas, 2022/163 sayılı Kararında sanık …, sanıklar müdafileri, T.C.Cumhurbaşkanlığı ve TBMM vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.04.2023 tarihinde karar verildi.