YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/40518
KARAR NO : 2023/275
KARAR TARİHİ : 25.01.2023
T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/333 E., 2022/259 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yalova 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.02.2021 tarihli ve 2020/234 Esas, 2021/57 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsubuna karar verilmiştir.
2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 30.03.2021 tarihli ve 2021/800 Esas, 2021/557 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 12.05.2021 tarihli ve onama görüşünü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
4. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi kararının, sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 11.11.2021 tarihli ve 2021/9430 Esas, 2021/10015 sayılı kararı ile eksik araştırma ve inceleme nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
5. Yalova 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.10.2022 tarihli ve 2021/333 Esas, 2022/259 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca verilen beraat kararının temyiz edilmesi üzerine dava dosyası, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca temyiz merciine gönderilmiştir.
6. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; dosya kapsamında elde edilen delillere göre sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin ve suçun unsurlarının oluştuğunun anlaşılması karşısında delillerin hatalı değerlendirilmesi ile sanığın beraatine karar verilmiş olması hukuka aykırı görüldüğünden, hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302 inci maddesi uyarınca bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle, sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğuna, mahkeme tarafından delillerin ispat bakımından değerlendirilmesinin yerinde olmadığına, sanık hakkında verilen beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, kararın sanık aleyhine bozulmasına ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 11.11.2021 tarihli ve 2021/9430 Esas, 2021/10015 sayılı bozma kararı üzerine İlk derece mahkemesince bozma ilâmına uyulmasına dair karar verildiği, Yargıtay bozma ilâmının gereği ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütü askeri mahrem yapılanması içerisinde mahrem imam olarak görev yapan ve etkin pişmanlık hükümleri kapsamında sanık hakkında anlatımlarda bulunan S. R.’nin SEGBİS vasıtası ile duruşmada hazır edilerek tanık sıfatıyla dinlendiği, sanık ile ardışık arandığı tespit edilen A. S. Ö. ve A. G. isimli şahısların talimat mahkemesince, F. A.’nın ise SEGBİS vasıtası ile duruşmada hazır edilerek tanık sıfatıyla dinlendikleri, Yargıtay bozma ilâmı sonrası dosya kapsamında elde edilen tüm bilgi ve belgelerin 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulduğu anlaşılmıştır.
2. Sanığın örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından ilgili kurumlara yazılan müzekkerelere verilen cevabi yazılarda sanığın, KHK ile kapatılan dernek ve sendika üyeliklerinin bulunmadığı, ByLock kaydının olmadığı, örgüte müzahir Bank … nezdinde herhangi bir hesabının bulunmadığı, görev yapmış olduğu … ve … illerinde bulunan sabit/ankesör/kortörlü hatlardan tekil veya ardışık arama kaydının bulunmadığı hususları tespit edilmiştir.
3. Sanığın … İl Jandarma Komutanlığında kıdemli başçavuş olarak görev yaptığı, Bursa İl Emniyet Müdürlüğünün 14.01.2021 tarihli Ankesör/Büfe Sorgu Raporu’nda sanığın, örgütün mahrem imamları tarafından kullanıldığı tespit edilen Samsun ilinde bulunan … Büfe isimli iş yerine ait 362 … .. 84 numaralı hattan 21.06.2014 ve 04.07.2014 tarihlerinde A. S. Ö. isimli şahıs ile, 362 … .. 99 numaralı hattan 05.07.2014 tarihinde F. A. isimli şahıs ile, 362 … .. 82 numaralı hattan 03.07.2015 tarihinde A. G. isimli şahıs ile ardışık aranmalarının tespit edildiği, ayrıca sabit/kontörlü hatlardan 21.06.2014 – 03.07.2015 tarihleri arası belirli periyotlarda 532 … .. 69 numaralı GSM hattı üzerinden askeri mahrem yapılanması içerisinde bulunan mahrem imam S. R. tarafından arandığı tespit edilmiştir.
FETÖ/PDY silahlı terör örgütü askeri mahrem yapılanması içerisinde mahrem imam olarak görev yapan ve etkin pişmanlık hükümleri kapsamında sanık hakkında anlatımlarda bulunan S. R.’nin müdafi eşliğinde kollukta alınan ifade ve teşhis tutanakları ile talimat mahkemesince tanık sıfatıyla alınan beyanlarından özetle; örgütte “Ümit Yapılanması” içerisinde askeri öğrencilerden sorumlu mahrem imam olduğunu, sanığın kendisine bağlı olduğunu ve sanığın 2014-2016 yılları arasında Sinop ilinde görevli bulunduğu esnada belirli aralıklarla sabit/kontörlü hatlardan arayarak görüşmeye davet ettiğini ve görüştüklerini, sanığın “Ümit Yapılanması” içerisinde olması nedeniyle kendisinden himmet almadığını, sanıkla 2014-2016 yılları arası bire bir örgütsel anlamda ilgilendiğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
Yargıtay bozma ilâmı sonrası tanık S. R.’nin SEGBİS vasıtası ile duruşmada hazır edilerek alınan beyanında ise özetle, sanığın “Ümit Yapılanması” içerisinde olduğunu, “Ümit Yapılanması”nın içeriğinin örgütten uzaklaşmış, ayrılmaya yakın, örgüte mesafe koymuş kişiler ile bire bir görüşme ve ilgilenme olduğunu, sanık ile 2013 – 2014 yılları arası 3 – 4 ayda bir yapıya kazandırmak için ilgilendiğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
Yargıtay bozma ilâmı sonrası sanık ile ardışık olarak arandıkları tespit edilen A. S. Ö. ve A. G. isimli şahısların talimat mahkemesince, F. A.’nın ise SEGBİS vasıtası ile duruşmada hazır edilerek tanık sıfatıyla dinlendikleri, A. S. Ö. ve F. A.’nın alınan beyanlarında özetle, sanığı tanımadıklarını beyan ettikleri, A. G.’nin alınan beyanında özetle, sanığı birlikte çalışmış olmaları sebebiyle tanıdığını ancak örgüt ile bağlantısının olup olmadığını bilmediğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
4. Dosya kapsamı, mahkemenin kabulü, tanık beyanları ve sanık savunmasına göre, sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği yönünde kuvvetli şüphe mevcut ise de Yargıtay bozma ilâmında belirtildiği üzere “Ümit Yapılanması”nın örgüt içerisinde yapıyla bağını zayıflatan veya tamamen koparan, durumu örgüt tarafından menfi kabul edilen, çeşitli sebeplerle örgüt toplantılarına katılımı aksatmaya başlayan yahut hiç katılmayan kişilerin durumuna işaret edildiği hususları hep birlikte değerlendirildiğinde, 01.06.2022 tarihli HTS İrtibat/BAZ İnceleme Tutanağı’nda sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü askeri mahrem yapılanması içerisinde mahrem imam olarak görev yapan S. R. ile 05.09.2014 tarihinden sonra ortak BAZ verisinin bulunmadığı, sanık ile S. R.’nin ortak BAZ verisinin bulunduğu durumda ise S. R.’nin Sinop iline sorumluluğu altında bulunan diğer askeri şahıslar A. S. Ö., A. G. ve F. A. ile görüşmek için geldiğinin tespit edildiği, Yargıtay bozma ilâmı ve yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda sanığın aranan hiyerarşik yapı içerisinde eylemlerinin çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk gösterme şartlarını sağlamadığı ve örgüt tarafından bağı zayıflamış kişileri tekrar kazanmak amacıyla kendisi ile irtibat kurulmaya çalışılan “Ümit Yapılanması” içerisinde olduğu, sanığın örgütteki konumu ve yer aldığı katman ile kişisel özelliklerine göre örgütün nihai amacını öğrendikten sonra örgütsel faaliyetlerine devam ederek hiyerarşik ilişkiyi sürdürdüğüne dair her türlü kuşkudan uzak herhangi bir delilin tespit edilemediği, 5271 sayılı Kanun’nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca sanık hakkında beraat kararı verildiği tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü askeri mahrem yapılanması içinde bulunan “Ümit Yapılanması” içerisinde bulunduğu, “Ümit Yapılanması”nın örgüt içerisinde yapıyla bağını zayıflatan veya tamamen koparan, durumu örgüt tarafından menfi kabul edilen, çeşitli sebeplerle örgüt toplantılarına katılımı aksatmaya başlayan yahut hiç katılmayan kişilerden oluştuğunun anlaşılması, söz konusu durumun etkin pişmanlık hükümleri kapsamında sanık hakkında anlatımlarda bulunan ve “Ümit Yapılanması” içerisinde mahrem imam olan S. R.’nin beyanları ile doğrulanması ve sanık savunmalarınında aynı doğrultuda olması karşısında kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Dosya kapsamına göre mahkemenin kabul, uygulama ve gerekçesi yerinde görüldüğünden, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
3. Yapılan yargılama sonunda sanığın yüklenen suç açısından kasten hareket etmediği gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yalova 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.10.2022 tarihli ve 2021/333 Esas, 2022/259 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Yalova 2. Ağır
Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.01.2023 tarihinde karar verildi.