Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/4157 E. 2023/2876 K. 04.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4157
KARAR NO : 2023/2876
KARAR TARİHİ : 04.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafiİ
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine dosyanın gönderildiği ilk derece mahkemesince verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.05.2020 tarihli ve … sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314

üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası,53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 02.11.2020 tarihli ve 2020/531 Esas, 2020/775 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Ankara Bölge Adliyesi Mahkemesi 21. Ceza Dairesi kararının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 23.09.2021 tarihli ve 2021/5078 Esas, 2021/8992 sayılı kararı ile özetle;

”Yargılama aşamasında Bolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olarak bulunan sanığın, hükümden önce 25.08.2017 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 694 sayılı KHK’nın 147 nci maddesiyle değişik CMK’nın 196/4 üncü maddesinde öngörülen zorunluluk halinin ne olduğu belirtilmeden yargılamanın hiçbir aşamasında mahkeme salonunda hazır bulundurulmaksızın SEGBİS yöntemiyle savunması alınıp son sözü sorulmak suretiyle yargılamanın tamamlanıp CMK’nın 289/1-h maddesi kapsamında aynı Kanun’un 196/4 üncü maddesine muhalefet edilerek savunma hakkının kısıtlanması” gerekçesiyle bozulması yönünde karar verilmiştir.

4. Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesinin bozmaya uyarak vermiş olduğu, 21.12.2021 tarihli ve 2021/265 Esas, 2021/315 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 26.01.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık ve müdafii temyiz dilekçesinde özetle;

-Müvekkilinin üyesi olduğu iddia edilen örgüte düzenli bir aidat ödediğine ilişkin bir kanıt bulunmadığına,

-Kanuna aykırı yaptığı bir eylemin ortaya çıkarılamadığına,

-Zaman, Samanyolu gibi yayın organlarına aboneliğinin bulunmadığına,

-ByLock kullanıcısı olmadığına,

-Asker olan müvekkilinin darbeden haberinin olmadığına,

-Kararın kaldırılıp beraat karar verilmesine ve sair nedenlere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

Bozma Sonrası İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Dosya içinde bulunan tanık beyanları, HTS kayıtları ve bilirkişi raporu dikkate alındığında; sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından askeri okul sınavlarına yönlendirilerek örgüt evinde bu sınavlara hazırlandığı, askeri okula başladıktan sonra örgütün toplantılarına katılmaya devam ettiği, toplantılarda gizliliği sağlamak amacıyla tedbirler aldığı, yine aynı gizlilik amacını güderek örgüt mahrem hizmet sorumluları ile ankesörlü telefonlar vasıtasıyla irtibat kurduğu, Balıkesir, Ankara ve Bolu’dan örgütsel maksatla arandığı, kendisi gibi astsubay rütbesinde bulunan O. S. İ., M. Y., Z. K., M. Ç., O. K. ve R. S. ile Bolu ve Ankara illerindeki ankesörlü telefonlardan ardışık olarak arandığı, örgüt talimatı ile aynı toplantı grubunda bulunan kişilerle gizli toplantlar düzenleyebilmek için ev tuttuğu anlaşılmakla amacı, stratejisi, yapılanması ve faaliyetleri itibariyle ülke genelinde devletin güvenliğine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü düzene ve bu düzenin işleyişine yönelik cebir, şiddet ve ağır suç teşkil edecek şekilde vahamet arz eden olayları gerçekleştiren FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapı ve organik bütünlüğüne dahil olarak üzerine atılı terör örgütü üyesi olma suçunu oluşturduğu belirtilerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapılması, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlenmesi, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilenmesi, özleri değiştirilmeksizin tartışılması, sanığın askeri şahıslarla ankesörlü telefonla ardışık olarak aranması, HTS kayıtları, bilirkişi raporu ve tanık beyanları dikkate alındığında; sanık hakkında verilen mahkumiyet kararına yönelik vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla kurulan hükümde bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.12.2021 tarihli ve 2021/265 Esas, 2021/315 sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.05.2023 tarihinde karar verildi.

… … … … …