YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5110
KARAR NO : 2023/720
KARAR TARİHİ : 16.02.2023
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2017/1698-2019/1343
SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaret, terör örgütü propagandası yapmak
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince Cumhurbaşkanına hakaret suçu yönünden verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29 ncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyize tabi hale gediği, anılan Kanuna eklenen geçici 5 nci maddenin 1/f bendinde sanık müdafinin belirtilen süre içerisinde temyiz talebinde bulunduğu belirlenmekle;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği Cumhurbaşkanına hakaret suçu yönünden sanık müdafinin, terör örgütü propagandası yapmak suçu yönünde ise bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kars 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.05.2017 tarihli ve 2016/338 Esas, 2017/75 sayılı Kararı ile sanık hakkında;
A. Cumhurbaşkanına hakaret suçu yönünden; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 299 ncu maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 11 ay,
B. Terör örgütü propagandası yapmak suçu yönünden; 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 7 nci maddesinin ikinci fıkrası, 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 11 ay, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 9 ay,
Hapis cezaları ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 21.05.2019 tarihli ve 2017/1698 Esas, 2019/1343 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun, terör örgütü propagandası yapmak suçu yönünden verilen kararın düzeltilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 ncü maddesinin ikinci fıkrasının c bendi uyarınca beraatine, Cumhurbaşkanına hakaret suçu yönünden istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 16.12.2021 tarihli ve Cumhurbaşkanına hakaret suçu yönünden onama, terör örgütü propagandası yapma suçu yönünden İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünün duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu beraat kararı verilmesinin yasaya aykırı olduğundan hükmün bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiilerinin Temyiz Dilekçesinde Özetle;
Cumhurbaşkanına hakaret suçu yönünden beraat kararı verilmesi gerektiğine, hakaret suçu yönünden verilen kararın eksik inceleme ile verildiğine, Facebook hesabından paylaşım yapıldığına dair başka delil bulunmadığına, paylaşımın gerçekliğinin incelenmesi gerektiğine, paylaşımın kim tarafından yapıldığına dair hiçbir inceleme yapılmadığına, cezada teşdit uygulanmasının oluşa uygun düşmediğine, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz Dilekçesinde Özetle;
Sanığın 16 Temmuz 2016 tarihinde saat 11:49’da askeri darbe kalkışması ile ilgili Cumhurbaşkanına karşı ”…… gelecek seninde kellen bu şekilde tutulacak inşallah..” şeklinde paylaşımda bulunduğuna, söz konusu paylaşımın FETÖ/PDY’nin cebir, şiddet ve tehdit içeren yöntemlerini övecek, meşru gösterecek nitelikte olduğuna, atılı suçun unsurlarının gerçekleştiğine, kararın sanık aleyhine bozulması gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nün Siber Suç Önleme Büro Amirliği tarafından internet üzerinden yapılan açık kaynak araştırmaları ve sanal devriye esnasında; sosyal paylaşım sitesi olan Facebook’ta herkese açık olan bildirim paylaşım ve yorumlardan yola çıkılarak, https://…./ugur.reis.71 URL adresli “…” isimli Facebook kullanıcısı olduğu anlaşılan sanık … tarafından 16.07.2016 tarihinde saat 11:49 da yapmış olduğu paylaşımda T.C. Cumhurbaşkanı …’a hakaret içerikli sözler sarf ettiği, terör örgütü propagandası suçu açısından ise sanık tarafından 16 Temmuz tarihinde saat 11:49 da yapılan paylaşım itibariyle bahse konu darbe girişiminin FETÖ/PDY öncülüğünde bir kısım asker ünvanlı kişiler tarafından organize edildiğinin kamuoyuna duyurulduğu, Türk veya yabancı her birey tarafından bu hususun öğrenildiği ve bilindiği, sanığın buna rağmen “……. gelecek seninde kellen bu şekilde tutulacak inşallah…” şeklinde terör örgütü FETÖ/PDY’nin cebir, şiddet ve tehdit içeren yöntemlerini övecek, meşru gösterecek ve bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde paylaşımda bulunduğu, sanığın üzerine atılı suçları bu şekilde işlediği vicdani sonuç ve kanaatine varılarak hüküm fıkrasında belirtildiği şekilde cezalandırılmasına karar verildiği, hakaret suçu açısından sanığın bahse konu paylaşımı ülkenin birlik ve beraberliğe en çok ihtiyacı olan 16 Temmuz sabahında gerçekleştirmesi itibariyle suçun işlendiği zaman dikkate alınarak, öte yandan birden fazla hakaret içerikli söz kullanması ve sözlerin rencide edici niteliği itibariyle sanığın suç işleme kastının yoğunluğu ve suçun işleniş biçimi dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşıldığı, terör örgütü propagandası yapmak suçu açısından sanığın bahse konu paylaşımı ülkenin birlik ve beraberliğe en çok ihtiyacı olan 16 Temmuz sabahında gerçekleştirmesi itibariyle suçun işlendiği zaman dikkate alınarak, öte yandan sanığın bu suçu işlediği esnada kullandığı sözlerin içeriği itibariyle sanığın suç işleme kastının yoğunluğu ve suçun işleniş biçimi dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Cumhurbaşkanına hakaret suçuna ilişkin; İlk Derece Mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığından istinaf isteminin 5271 sayılı CMK’nın 280/1-a maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Terör örgütü propagandası yapmak suçuna ilişkin; sanığın üzerine atılı terör örgütü propagandası yapmak suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı kanaatine varılmakla; CMK’nun 223/2-c maddesi uyarınca bu suçtan beraatine, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine dair karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan verilen beraat hükmüne ilişkin bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan temyiz itirazının incelenmesinde;
CGK’nın 17.05.2022 tarih 2020/14(Kapatılan)-248 Esas-2022/359 sayılı Kararı da gözetilerek ”Bölge Adliye Mahkemesinin, ilk derece mahkemesinin maddi olayın gerçekleşme biçimine ilişkin kabulünü değiştirmemesi, dosyaya yeni bir delil ikame etme yoluna gitmemesi, somut olayda propaganda suçunun unsurlarının bulunmadığı” anlaşılmakla, Bölge adliye mahkemesi tarafından duruşma açmaksızın beraat kararı verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından Tebliğnamedeki görüşe iştirak olunmamıştır.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında;
Silahlı terör örgütünün propagandasını yapma suçu 3713 sayılı Terörle mücadele Kanununun 7/2. maddesinde;
“(Değişik fıkra: 11.04.2013-6459 S.K./8. md) Terör örgütünün; cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yapan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun basın ve yayın yolu ile işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır. Ayrıca, basın ve yayın organlarının suçun işlenmesine iştirak etmemiş olan yayın sorumluları hakkında da bin günden beş bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur. Aşağıdaki fiil ve davranışlar da bu fıkra hükümlerine göre cezalandırılır:
a) (Mülga bent: 27.03.2015-6638 S.K./10.md.)
b) Toplantı ve gösteri yürüyüşü sırasında gerçekleşmese dahi, terör örgütünün üyesi veya destekçisi olduğunu belli edecek şekilde;
1.Örgüte ait amblem, resim veya işaretlerin asılması ya da taşınması,
2.Slogan atılması,
3.Ses cihazları ile yayın yapılması,
4.Terör örgütüne ait amblem, resim veya işaretlerin üzerinde bulunduğu üniformanın giyilmesi.
İkinci fıkrada belirtilen suçların; dernek, vakıf, siyasî parti, işçi ve meslek kuruluşlarına veya bunların yan kuruluşlarına ait bina, lokal, büro veya eklentilerinde veya öğretim kurumlarında veya öğrenci yurtlarında veya bunların eklentilerinde işlenmesi halinde bu fıkradaki cezanın iki katı hükmolunur.” Şeklinde düzenlenmiştir.
Propaganda; belli bir görüşün, ideolojinin toplum içinde yayılmasını, fikir ve kanaatlerinin kökleşmesini sağlamak için, bu amacın gerçekleşmesine yönelik olarak her türlü maddi ve manevi araca başvurarak telkin, teşvik ve etkide bulunmak olarak tanımlamak mümkündür.
Propaganda yapma fiilinden örgütün övülmesi, kişilerde örgüte sempati duyulmasını sağlayacak hareketler gerçekleştirilmesi, örgütün faaliyetlerine yakınlık sağlayacak duyguların yaratılması, örgüte karşı duyulan düşmanlığın ortadan kaldırılması sonucunu doğuran hareketlerin yapılması, örgütü iyi gösteren biçimde tanıtmak gibi faaliyetler anlaşılabilir.
Ancak bütün bu faaliyetlerin, maddenin son hali gereğince, “Örgütün, cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde” olması gerekir. Böylece maddenin yeni haliyle propagandanın yapılış şekline sınır getirilmiştir. Propagandanın örgütün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini ya meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde yapılması gerekir. Bu durumda her türlü propaganda fiili bu suçun oluşması için yeterli olmayacak ancak maddede sayılan alternatif niteliklere sahip olan propaganda fiilleri suç teşkil edecektir. Propagandanın bu niteliklere sahip olup olmadığı ise her somut olayda hakim tarafından değerlendirilecek bir husustur.
Örgütün propagandasının belirli bir şekilde yapılması şart değildir. Yazılı, sözlü fiillerle olabileceği gibi, gösteri, protesto vb. yollarla yapılması da mümkündür.
Bu suç ancak kastla işlenebilen bir suçtur; taksirle işlenemez. Özellikle maddenin son halinden sonra bu suçun olası kastla işlenemeyeceğini hatta doğrudan kastla işlenebileceğini belirtmek gerekir. Zira failin propaganda yapmaktaki amacı örgütün iyi gösterilmesine, destek görmesine, örgütün toplum nezdinde benimsetilmesine yönelik olmalıdır.
Tüm bu açıklamalar kapsamında somut olay değerlendirildiğinde;
Sanığın 16 Temmuz 2016 tarihli saat 11:49′ da Facebook sayfası üzerinden yapmış olduğu paylaşımının FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemleri ya meşru gösterecek veya övecek yada bu yöntemlere başvurmaya teşvik edecek nitelikte olmadığı, 3713 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında yazılı, silahlı terör örgütü propagandası suçunun unsurlarının somut olayda oluşmadığı anlaşılmış olup Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde bulunmamıştır.
B. Sanık hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçu yönünden verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin sanık müdafileri tarafından yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın Facebook paylaşım sitesi üzerinden 16.07.2016 tarihinde aleni olarak yapmış olduğu paylaşımların Cumhurbaşkanına hakaret suçunu oluşturduğu, sanık her ne kadar paylaşımı kendisinin yapmadığını belirtmiş olsa da, savunmasında 20.07.2017 tarihinde yapılan paylaşımın kendisine ait olduğunu kabul etmesi ve Facebook sayfası üzerinde sanığa ait kişisel fotoğrafların paylaşıldığının tespiti karşısında mahkumiyetine yönelik hüküm kurulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı görülmekle sanık müdafilerinin temyiz itirazlarının reddine karar verilerek tebliğnamedeki onama isteyen görüşe iştirak olunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 21.05.2019 tarihli ve 2017/1698 Esas, 2019/1343 sayılı Kararında sanık müdafii ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kars 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.02.2023 tarihinde karar verildi.