Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/5759 E. 2023/2627 K. 03.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5759
KARAR NO : 2023/2627
KARAR TARİHİ : 03.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Terör örgütü propagandası yapmak
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. ….Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.11.2018 tarihli ve 2017/194 Esas, 2018/456 sayılı kararı ile sanık hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 7 inci maddesinin ikinci fıkrasının birinci ve ikinci cümleleri, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü

maddesi, 62 nci maddesi ve 63 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 8 ay 7 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 09.01.2020 tarihli ve 2019/211 Esas, 2020/81 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 02.02.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemlerinde özetle;

1. Sanık hakkında eksik inceleme ve araştırma sonucunda usûl ve kanuna aykırı şekilde mahkûmiyet kararı verildiğine,

2. Sanığın herhangi bir eyleme katılmadığına, iddianamede olmayan bir suçtan ceza verildiğine,

3. Suçun unsurlarının oluşmadığına,

4. Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün bozularak beraat kararı verilmesine,

5. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Terör örgütü propagandası yapmak iddiasıyla Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianame kapsamında mahkemece yapılan yargılama sonucunda, tüm kovuşturma evrakı ile delillerin bir bütün olarak değerlendirilmesi suretiyle;

Sanığın ikrarı ile de sabit olduğu üzere kendisine ait olan sosyal medya hesabından;

20 Eylül 2016 tarihli paylaşımında; PYD/YPG terör örgütü mensuplarının fotoğraflarına yer verdiği, 11-13 Eylül 2016 tarihli paylaşımlarında; PYD/YPG terör örgütünün silahlı mensuplarının fotoğraflarına yer verdiği, 24 Ağustos 2016 tarihli paylaşımında; PYD/YPG terör örgütü lideri S. M.’yi övücü ibarelere yer verdiği, 14 Temmuz 2016 tarihli paylaşımında; PKK/KCK terör örgütü mensuplarının kırsal alanda halay çektiği video görüntülerine yer verdiği, 14 Temmuz 2016 tarihli

paylaşımında; PKK terör örgütünün üst düzey yöneticilerinin konuşmalarını içerir videoya yer verdiği, 05 Mayıs 2016 tarihli paylaşımında; örgüt mensubunun silahlı fotoğrafına yer verildiği, 10 Nisan 2016 tarihli paylaşımında; silahlı örgüt mensubunun fotoğrafına yer verdiği, 18 Mart 2016 tarihli video paylaşımında; örgüt mensuplarının kırsal alandaki günlük yaşayışlarına ilişkin görüntülere yer verildiği, 16 Mart 2016 tarihli paylaşımda; canlı bomba eylemi gerçekleştiren kadın teröristin heykelinin fotoğrafına yer verildiği, 15 Mart 2016 tarihli paylaşımda; silahlı terör örgütü mensuplarının fotoğrafına yer verildiği, 23 Şubat 2016 tarihli paylaşımında; PYD terör örgütü mensuplarının tanksavar ile çekilmiş fotoğrafına yer verildiği, 11 Şubat ve 15 Şubat tarihli üç (3) paylaşımda; YPG terör örgütü mensuplarının fotoğraflarına yer verildiği, 23 Ocak 2016 tarihli paylaşımında; “Keko” kod isimli M. D. ile kadın örgüt mensubunun bulunduğu, 21 Nisan 2015 tarihli paylaşımında; silahlı terör örgütü mensubunun fotoğrafına yer verildiği, 07 Ocak 2016 tarihli paylaşımında; PKK içerisinde faaliyet yürütürken ölü olarak ele geçirilen “Suar” kod adlı F. Ü. isimli örgüt mensubunun mezarını ziyaret ettiği görüntüsünü paylaştığı görülmüştür.

Sanığın soruşturma aşamasında alınan ifadesinde, suça konu hesabın kendisine ait olduğunu ve başkasında şifresinin bulunmadığı beyan ettiği ve paylaşımların bir kısmını kendisinin paylaştığını beyan ettiği, mahkeme huzurunda alınan savunmasında ise paylaşımları kendisinin yapmadığını, hesabının çalınmış olabileceğini beyan etmekle üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği görülmekle sanığın savunmasının hayatın olağan akışına aykırı, tutarsız ve suçtan kurtulmaya yönelik olduğuna kanaat getirilerek itibar edilmemiştir. Yukarıda tarihleri yazılı paylaşımlarla sanığın PKK/KCK ve uzantısı YPG/PYD’nin mensuplarının silahlı eylemlerini desteklediği, meşru göstermeye çalıştığı ve bu şekilde Anayasanın kendisine bahşettiği hak ve hürriyetlerin sınırını aşarak Türk Devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı hedef alan PKK/KCK ve uzantısı YPG/PYD’nin cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek, övecek ve bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek nitelikte eylemde bulunduğu hususunda mahkemece tam bir vicdani kanaat edinilerek, suçun işlendiği zaman ülkede mevcut olan terör tehlikesi göz önüne alınmakla suçun konusunun önemi ve sanığın kastına dayalı kusurunun ağırlığı da gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmuş, sanığın bu paylaşımları basın-yayın yoluyla gerçekleştirdiği de görülmekle cezası yarı oranında artırılmış, yine sanığın aynı suç işleme kararı kapsamında teselsül eden eylemleri nedeniyle zincirleme suç hükümleri uygulanmasına karar verilerek netice ceza olarak 4 yıl 8 ay 7 … hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesinin kararında, Facebook isimli internet sitesinde adına kayıtlı hesaptan değişik tarihlerde yaptığı paylaşımlar ile üzerine atılı suçu işlediği kabul edilen sanık hakkında verilen cezada zincirleme suç hükümleri gereğince artış yapılmış olması karşısında, gerekçeli karar başlığında suç tarihinin hükme esas alınan son paylaşım tarihi olan “20.09.2016” yerine “15.04.2016” olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir bir yanılgı olduğu değerlendirilerek, kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; sanığın kendisine ait olduğunu kabul ettiği, İ. G. kullanıcı adıyla açmış olduğu herkese açık Facebook profil hesabından yine herkesin görebileceği (aleni) şekilde ve değişik zamanlarda örgüt mensuplarının silahlı görüntülerinin yer aldığı fotoğraf ve videoları, PYD/YPG silahlı terör örgütü sözde liderini övücü ibareleri, örgütün sözde üst düzey yöneticilerinin konuşmalarını içerir videoyu, canlı bomba eylemi gerçekleştiren bir kadın teröristin heykelinin fotoğrafını, yine PKK silahlı terör örgütü içerisinde faaliyet yürütürken ölü olarak ele geçirilen “Suar” kod adlı F. Ü. isimli örgüt mensubunun mezarını ziyaret ettiği görüntüsünü paylaşmaktan ibaret eylemlerinin terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösteren ve öven ve toplum barışı için yakın açık tehlike oluşturan nitelikteki paylaşımlar olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan hükümde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 09.01.2020 tarihli ve 2019/211 Esas, 2020/81 sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.05.2023 tarihinde karar verildi.