Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/6896 E. 2023/3605 K. 24.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6896
KARAR NO : 2023/3605
KARAR TARİHİ : 24.05.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.01.2019 Tarihli 2018/504 Esas ve 2019/45 sayılı Kararı sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesi ikinci fıkrası (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 28.02.2020 tarihli 2019/825 Esas ve 2020/291 sayılı Kararı sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 24.01.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge adliye Cumhuriyet savcısı temyiz istemi; sanığın polis memuru olan eşi için emniyetin mahrem yapılanmasına yönelik soruşturma kapsamında elde edilen verilere göre, sanığın eşinin … (FETÖ mensubu olup herşeyiyle örgüte teslim olan, ancak yöneticilik vasfı olmayan polis memuru) olarak kodlandığı, sanığın bu kodlamada EŞ DEVAM HANESİNİN EVET olarak yazılan sanığın, FETÖ/PYD örgütünün finans kurumu Bank …’da örgütün sözde liderinin talimatından sonra 24/03/2014 tarihinde 3.300 Avro’luk 364 … vadeli katılım hesabı açarak örgüte maddi destekte bulunduğu halde sanığın silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan cezalandırılması gerekirken beraatine karar verilmesi yasaya aykırı olduğundan, sanık aleyhine bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Yapılan yargılama, toplanan deliller, sanığın eylemlerinin silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçu bakımından irdelenmek gerekirse; sanığın … yapmış olduğu işlemi hayatın olağan akışına uygun düşecek biçimde açıklaması ve bu cümleden olmak üzere sanığın … talimat üzerine hesabına para yatırmadığının anlaşılması, HTS (kullandığı telefon ile arama-aranma) kayıtlarında adı geçenlerle kurulan iletişimin sosyal ve mesleki amaçla yapıldığı yöndeki sanık savunmasının aksinin ispatının ortaya konulamaması hususlarının örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme eylemi noktasında da mahkememizde şüpheye neden olunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.04.2006 … 2006/3-35 Esas ve 2006/97 sayılı ilamıyla “…ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan ‘in dubio pro reo’ kuşkudan sanık yararlanır kuralı uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulunun, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesine bağlı olduğu, şüpheli ve aydınlatılamamış olaylar ve iddiaların sanığın aleyhine yorumlanarak hüküm tesis edilemeyeceği, ceza mahkumiyetinin bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanması gerektiği, bu ispatın teorik de olsa hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermemesi gerektiği, yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmanın, ceza yargılamasının en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına geleceği, ceza yargılamasında mahkumiyetin, büyük veya küçük bir ihtimale değil, kuşkudan uzak bir kesinliğe dayanması gerektiği, adli hataların önüne geçilmesinin tek yolunun bu olduğu; bu itibarla sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken, birbiriyle çelişkili, kesin bir kanaat vermekten uzak kanıtlara dayanılarak, sanığın cezalandırılmasına karar verilemeyeceği…” belirtilerek kuşkunun sanık yararına yorumlanması gereğinin içtihaden vurgulanması göz önüne alındığında, sanığın yüklenen suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin, yeterli delilin elde edilemediği, dolayısıyla sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle hakkında beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerekçeli karar başlığında deliller takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen ilk derece mahkemesinin kararında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, karar gerekçelerine göre Cumhuriyet Savcısının temyiz talebinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 28.02.2020 tarihli ve 2019/825 Esas, 2020/291 sayılı Kararında bölge adliye Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.05.2023 tarihinde karar verildi.