Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/7647 E. 2023/372 K. 07.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7647
KARAR NO : 2023/372
KARAR TARİHİ : 07.02.2023

T U T U K L U

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/939 E., ve 2021/1712 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, silahlı terör örgütüne yardım etme
… yönünden 26.08.2016,
… yönünden 04.02.2015,
… yönünden 12.09.2014
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.04.2021 Tarihli ve 2017/392 Esas, 2021/116 sayılı Kararı ile
1. Sanık … hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 3 üncü maddesi ve 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Sanık … hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Kanun 3 üncü maddesi ve 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 10 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Sanık … hakkında silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ve 220 nci maddesinin yedinci fıkrası delaletiyle 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 inci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Kanun 3 üncü maddesi ve 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Sanık … hakkında silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ve 220 nci maddesinin yedinci fıkrası delaletiyle 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Kanun 3 üncü maddesi ve 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 08.12.2021 Tarihli ve 2021/939 Esas, 2021/1712 sayılı Kararı ile Sanıklar Hakkında
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanık … müdafiinin temyiz istemi özetle: Yapının, kamuoyunda terör örgütü olarak öğrenildiği tarihin 15 Temmuz 2016 tarihi olduğuna, bu tarihten sonrası için sanığa herhangi bir eylem isnadında bulunulmadığına, sanığa isnat edilen ByLock kullanma iddiasının bu tarihten öncesine ilişkin olduğuna, ByLock’un yasak delil niteliğinde olduğuna, ByLock verileri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmadığına, ByLock içeriklerinde örgütsel bir mesaj bulunmadığına, Sendika üyeliğinin suçun delili olamayacağına, sanığın Bank …’ya talimatla para yatırmadığına, TMSF’ye devirden sonra da işlemler yaptığına, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına ve sair sebeplere ilişkindir.
B.Sanık … müdafiinin temyiz istemi özetle: ByLock’un yasak delil niteliğinde olduğuna, GSM hattının sanığın eşi tarafından kullanıldığının kabul edildiğine, sendika üyeliğinin Anayasal bir hak olduğuna ve suçun delili olamayacağına, tanık beyanının etkin pişmanlıktan faydalanılmak amacıyla verilmiş beyanlar olduğuna, sanığın Bank …’da aktif hesabının bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığını, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, alt sınırdan uzaklaşılmasının dosya kapsamına uygun olmadığına ve sair sebeplere ilişkindir.
C.Sanık … müdafiinin temyiz istemi özetle: Sanığın para yatırdığı tarihte Bank …’nın yasal olarak faaliyet yürüten bir banka olduğuna, bu nedenle yapılan işlemlerin suç delili olamayacağına, söz konusu hesabının 2005 yılında açıldığına, şahsi birikimlerini güvenlik gerekçesiyle bu bankaya yatırdığına, sanığın talimatla hareket ettiğine dair delil bulunmadığına, örgüt liderinin talimatıyla işlem tarihlerinin birbirini tutmadığına, TMSF’ye devriden sonra paranın bankada tutulmaya devam ettiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına ve sair sebeplere ilişkindir.
D.Sanık … müdafiinin temyiz istemi özetle: Sanığın Bank … hesabının 1998 yılında açıldığına, anılan bankada kredi kartı kullanımının bulunduğuna, yapılan işlemlerin rutin bankacılık faaliyeti olduğuna, örgütsel bir amaçla kullanıldığını gösteren bir işlem bulunmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Sanık …’ın; örgüte müzahir olan ve KHK ile kapatılan Aktif Eğitimciler Sendikası’na üyelik kaydının bulunduğu ve söz konusu sendikanın disiplin kurulu yedek üyelik görevini yürüttüğü, sanığın kullandığı 0553 (…) (..) (..) numaralı GSM hattında ByLock programı tespit edildiği, dosyada mevcut … ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağına göre, kullanıcı profil bilgileri; “Kullanıcı Adı: minikler, Şifre: …, tespit edilen GSM: 0553 (…) (..) (..) olan, ekleyenlerin; “…” ismini verdiği, ve mesaj içeriklerinde “… bey” şeklinde hitap edilen ByLock programını, HIS(CGNAT) verilerine göre, 30.06.2015 ile 19.01.2016 tarihleri arasında, 3582(……)30 imei numaralı cihaz ile 238 kez bağlantı sağlayarak kullandığı, sanığın Bank … hesap hareketlerinin incelenmesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; sanığın 17/25 Aralık 2013 süreci öncesinde açılmış herhangi bir hesap hareketi bulunmamakta iken, süreç sonrasında 7 adet yeni hesap açtırdığı, 17.01.2014 tarihinde 2.000 TL ile 32 … vadeli, 29.01.2014 tarihinde 19.745 TL ile 91 … vadeli katılım hesapları açtığı, bu haliyle örgüt elebaşının talimatlarına uyduğu, her ne kadar sanık savunmasında suçlamaları kabul etmese de yukarıda açıklanan deliller neticesinde savunmasına itibar edilmediği, sanığın eylemlerinin niteliği, çeşitliliği, sürekliliği ve yoğunluğu da dikkate alındığında FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına örgüt üyesi olarak dahil olduğu anlaşıldığından, TCK’nın 314/2. maddesi gereğince, TCK’nın 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı, kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saiki göz önünde bulundurularak aynı yasal gerekçelerle takdiren alt sınırdan olmak üzere cezalandırılmasına karar verilmiş,
2.Sanık …’ın; örgüte müzahir olan ve KHK ile kapatılan Aktif Eğitimciler Sendikası’na üyelik kaydının bulunduğu ve söz konusu sendikanın yönetim kurulu yedek üyeliği ve kadın kolları başkanlığı görevlerini yürüttüğü, sanığın eşi E. P. adına kayıtlı olup sanığın kullandığı 0505 (…) (..) (..) numaralı GSM hattında ByLock programı tespit edildiği, dosyada mevcut … ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağına göre, kullanıcı profil bilgileri; “Kullanıcı Adı: …, Şifre: …., son online tarihi: 19.02.2016, tespit edilen GSM: 0505 (…) (..) (..) olan ByLock programını kullandığı, söz konusu ByLock programına ait kullanıcı adı bölümünün sanığın adı ve soyadından oluştuğu, yine şifre bölümünün sanığın adı ve soyadının baş harflerini barındırdığı, tanık S. A.’nın beyanlarından anlaşıldığı üzere; sanığın örgütün sohbet adını verdiği toplantılara katıldığı, örgüt içerisinde faal bir şekilde çalıştığı, kurban ve himmet adı altında para toplanması, sızıntı dergisine abone toplama ve cemaate kişi kazandırılması faaliyetlerini aktif olarak yürüttüğü, sanığın Bank … hesap hareketlerinin incelenmesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; sanığın, örgütün kamuoyunca bilinmeye başladığı tarih olan 17/25 Aralık 2013 süreci öncesinde açılmış herhangi bir hesap hareketi bulunmamakta iken, süreç sonrasında 1 adet yeni hesap açtırdığı, hesabına 2015 yılının Ocak ayında ATM’den iki seferde toplam 2.500 TL para yatırdığı, sanığın hesap hareketlerinin 17/25 Aralık 2013 süreci sonrasında başladığı, örgüt elebaşının talimatlarına uyduğu, sanığın dijital materyallerinin incelenmesi neticesinde örgüt elebaşına ait fotoğrafın tespit edildiği, dosya arasında bulunan ve sanığın kullanımında olan GSM hatlarına ait HTS verileri esas alınarak düzenlenen HTS (kovan) analiz raporundan da anlaşıldığı üzere; haklarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile ilgili işlem yapılan bir çok kişi ile irtibatı olduğu, her ne kadar sanık savunmasında suçlamaları kabul etmese de yukarıda açıklanan deliller neticesinde savunmasına itibar edilmediği, sanığın eylemlerinin niteliği, çeşitliliği, sürekliliği ve yoğunluğu da dikkate alındığında FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına örgüt üyesi olarak dahil olduğu anlaşıldığından, sanığın, örgüt içindeki konumu, kaldığı süre, faaliyetlerinin nitelik süreklilik ve çeşitliliği gözetilerek, 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesi de dikkate alınarak, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 314/2. maddesi gereğince cezanın belirlenmesinde alt sınırdan yeterli oranda uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi cihetine gidilmiş,
3.Sanık …’ın; örgüte müzahir olan ve KHK ile kapatılan Aktif Eğitimciler Sendikası’na üyelik kaydının bulunduğu ve söz konusu sendikanın denetim kurulu yedek üyelik görevini yürüttüğü, sanığın sosyal medya hesabı üzerinden örgütle bağlantılı grupları takip edip, Fetullah Gülen ile ilgili paylaşım yaptığı, sanığın Bank … hesap hareketlerinin incelenmesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; 11.09.2014 tarihinde bankaya 13.224,60 TL değerinde 150,30 gram hurda altın yatırdığı, kızı R. C. T.’ye ait Bank … hesabına “velisi” sıfatıyla 04.02.2015 tarihinde 200 TL yatırdığı, bu haliyle sanığın örgüt elebaşının talimatlarına uyduğu, her ne kadar sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği iddiası ile cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış ise de; sanığın örgüt üyelerinin aralarında gizliliği sağlamak amacıyla kullandığı ByLock programı kullanıcısı olduğuna dair delil elde edilemediği, örgütün kamuoyunca bilinmeye başladığı tarih olan 17/25 Aralık 2013 süreci sonrasında dosya içerisinde sanığın, örgüt hiyerarşisine dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içeren örgütsel faaliyet oluşturacak eylemlerine rastlanmadığı, sosyal medya paylaşımlarının sempati boyutunu aşmadığı ve örgütsel faaliyet kabul edilemeyeceği, yine örgüte müzahir olan sendikaya üye olmanın ya da sendikada görev almanın örgütsel faaliyet kabul edilemeyeceği, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası A.Ş.’de gerçekleştirilen mutat hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği, ancak; örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan, mutat bankacılık işlemi olmayan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etmek suçunu işlediği kanaatine varıldığından TCK’nın 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı, kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saiki göz önünde bulundurularak, eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 314/3 ve 220/7 maddeleri delaletiyle aynı yasanın 314/2 maddesi gereğince takdiren alt sınırdan olmak üzere cezalandırılmasına karar verilmiş,
4.Sanık …’in; örgüte müzahir olan ve KHK ile kapatılan Aktif Eğitimciler Sendikası’na üyelik kaydının bulunduğu ve söz konusu sendikanın yönetim kurulu üyeliği başkan yardımcısı görevi ile Döşemealtı, Konyaaltı ve Korkuteli ilçe temsilciliği görevlerini yürüttüğü, sanıktan ele geçirilen dijital materyallerin incelenmesi neticesinde örgüt elebaşına ait fotoğraflar ve sözleri içeren resimler ele geçirildiği, sanığın Bank … hesap hareketlerinin incelenmesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; sanığın İş Bankası’ndaki hesabından Bank … hesabına gönderdiği havaleler ile, 29.01.2014 tarihinde 20.000 TL ile 36 … vadeli, 14.006,62 USD ile 36 … vadeli ve 12.09.2014 tarihinde 20.000 TL ile 31 … vadeli katılım hesapları açtığı, 2015 yılının Mart ayında İş Bankası’ndaki hesabından Bank … hesabına 19.000 TL havale gönderdiği, sanığa ait hesap hareketlerinin örgütün kamuoyunca bilinmeye başladığı tarih olan 17/25 Aralık 2013 süreci sonrasında yoğunlaştığı, bu haliyle örgüt elebaşının talimatlarına uyduğu, her ne kadar sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği iddiası ile cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış ise de; sanığın örgüt üyelerinin aralarında gizliliği sağlamak amacıyla kullandığı ByLock programı kullanıcısı olduğuna dair delil elde edilemediği, örgütün kamuoyunca bilinmeye başladığı tarih olan 17/25 Aralık 2013 süreci sonrasında dosya içerisinde sanığın, örgüt hiyerarşisine dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içeren örgütsel faaliyet oluşturacak eylemlerine rastlanmadığı, sanığın dijital materyallerinde örgüt elebaşına ait fotoğraflar ve sözlerini içerir resimler bulunmasının sempati boyutunu aşmadığı ve örgütsel faaliyet kabul edilemeyeceği, yine örgüte müzahir olan sendikaya üye olmanın ya da sendikada görev almanın örgütsel faaliyet kabul edilemeyeceği, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası A.Ş.’de gerçekleştirilen mutat hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği, ancak; örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan, mutat bankacılık işlemi olmayan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında, sanığın Fetö/Pdy silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etmek suçunu işlediği kanaatine varıldığından TCK’nın 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı, kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saiki göz önünde bulundurularak, eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 314/3 ve 220/7 maddeleri delaletiyle aynı yasanın 314/2 maddesi gereğince takdiren alt sınırdan olmak üzere cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile verilen hükümlerde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından herhangi bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Temyiz aşamasında dosyaya gelen … ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı içeriğine ve dosya kapsamına göre örgüt üyesi olduğu anlaşılan sanık …’ın örgüte yardım eden olarak kabul edilmesi, 5237 sayılı Kanun’un 314 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ve 220 nci maddesinin yedinci fıkrasındaki atfın niteliği ve aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
A-)Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas ve 2017/3 sayılı Kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
B-)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı”nın kabul edildiği gözetildiğinde; sanık …’ın, … ID numaralı ByLock kullanıcısı olduğu, gizliliği sağlamak amacıyla örgütsel haberleşme amacıyla kullandığı; sanık …’ın ise, … ID numaralı ByLock kullanıcısı olduğu, gizliliği sağlamak amacıyla örgütsel haberleşme amacıyla kullandığı;
C-) BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107. maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası A.Ş.’de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında; dosya içerisinde bulunan Bank … hesap hareketlerine göre, her dört sanığın da, örgüt liderinin talimat vermesinden sonra, daha önceki bankacılık işlemleri ile benzerlik göstermeyen şekilde yaptıkları işlemlerin örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eder nitelikte olduğu;
D-)Sanık …’ın, sohbet adı verilen örgütsel toplantılara katıldığına, faal bir şekilde çalıştığına, kurban parası toplanması, himmet toplanması, Sızıntı Dergisi abonelisi bulunması ve örgüte eleman kazandırılması faaliyetlerini aktif olarak yürüttüğüne dair tanık beyanının bulunması karşısında sanık … hakkında temel cezanın belirlenmesi sırasında alt sınırdan makul surette uzaklaşılmasının dosya kapsamı ve mevcut delil durumu ile uyumlu olduğu;
E-)Her dört sanığın da, örgüte müzahir olması sebebi ile KHK ile kapatılan Aktif Eğitimciler Sendikasına üyelik kayıtlarının bulunduğu ve sendikanın yönetim veya denetim organlarında görev aldıkları anlaşıldığından,
F-)Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükümlere esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiklerinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri sair nedenler de yerinde görülmediğinden, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 08.12.2021 tarihli ve 2021/939 Esas, 2021/1712 sayılı Kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.02.2023 tarihinde karar verildi.