YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7652
KARAR NO : 2023/373
KARAR TARİHİ : 07.02.2023
TUTUKLU
DURUŞMA TALEPLİ
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1204 E., 2021/1922K
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinini reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık ve müdafinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.08.2021 tarihli ve 2020/57 Esas, 2021/114 Karar sayılı kararı ile
Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 3 üncü maddesi ve 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 15.12.2021 tarihli ve 2021/1204 Esas, 2021/1922 Karar sayılı kararı ile Sanıklar Hakkında
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Özetle; Sanığın Anayasal nitelikteki yargısal haklarının ihlal edildiğine, savunmaların SEGBİS ile alınmasının nedenlerinin kararda gösterilmediğine, yapının hangi tarihten itibaren örgüt olarak kabul edildiğinin ortaya konulmadığına, tanık olarak dinlenen eski askeri öğrencilerin genelde disiplinsizlik ve başarısızlık nedenleriyle ilişiklerinin kesildiğine, tanıkların sanığın örgüt üyesi olduğunu gösterir bir eylemine şahit olmadıklarına, ankesörden yapılan aramaların Yargıtay 16. Ceza Dairesi tarafından aranan kriterlere uymadığına, görüşmelerin içeriğinin bilinemediğine bu nedenle delil olarak kullanılamayacağına, kitap üzerinde tespit edilen parmak izinin suçun delili olamayacağına, suçun unsurlarının oluşmadığına, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak verilmesi için bir neden bulunmadığına, yerinde olmayan ve yetersiz gerekçe ile takdiri indirim uygulanmadığına ve sair nedenlere ilişkindir
B.Sanığın Temyiz İstemi Özetle; Tanıkların sanığın örgüt üyesi olduğuna dair bir beyanlarının bulunmadığına, aleyhe beyanların tahmin /varsayım içerdiğine, beyanların usule uygun alınmadığına, delil olarak hükme esas alınamayacağına, ankesörden yapılan aramaların Yargıtay 16. Ceza Dairesi tarafından aranan kriterlere uymadığına, HTS kayıtlarının hukuka uygun şekilde temin edilmediğine, bu kayıtların tek başına cezalandırmaya yeter delil niteliğinde olmadığına, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak verilmesi için bir neden bulunmadığına, gerekçe gösterilmeden takdiri indirim uygulanmadığına, Anayasal nitelikteki yargısal haklarının ihlal edildiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu, Harp Okulunda görev yaptığı dönemde örgütün talimatları doğrultusunda FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne mensup olmayan ya da örgütten ayrılmak isteyen askeri öğrencilere şok mangası adı altında kurulan yapılarda psikolojik ve fiziki baskı uyguladığı, eziyet ve işkenceye varan davranışlarda bulunduğu, örgütün mahrem imamlarıyla ankesörlü hatlar üzerinden irtibat sağladığı, bu doğrultuda FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün ideolojisini, amaçlarını, faaliyetlerini benimsediğinin anlaşıldığı, örgütle organik bağ kurduğu, sanığın örgütle kuvvetli sıkı bir organik bağ içerisinde olduğu hususu göz önüne alındığında sanığın faaliyetinin örgüte sempati boyutunu aştığı ve örgüt üyeliği suçunun sübutuna delil niteliğindeki faaliyetler olduğunun ve sanığın örgütsel kast ile hareket ettiğinin açık olduğu, sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve eylemlerinin süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk göstermesi karşısında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği sabit görülerek cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın güttüğü amaç ve saik, suçun işleniş şekli, sanığın konumu, görevinin önemi ve kastın yoğunluğu, eylemlerinin niteliği de dikkate alınarak takdiren ve teşdiden 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın fiilden sonraki davranışları ile eylemlerinin içeriği de göz önüne alındığında yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu bir kanaate varılamadığından sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün usül ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle sanık ve müdafiinin istinaf dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir,
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
A-) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas ve 2017/3 Karar sayılı kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
B-)Hukuka uygun olarak elde edilen HTS kayıtlarının incelenmesinde, sanığın kendi adına kayıtlı ve kullanımında olan 0555 (…) (..) 65 numaralı GSM hattı üzerinden, Ankara’da bulunan ve ücret karşılığı kullanıma sunulan dört farklı sabit hatlı telefondan, 2012 yılında toplamda yedi kez diğer askeri personelle ardışık olarak arandığı, aramaların öncesinde ve sonrasında son aranan numaranın tespit edilmesinin önlenmesi amacıyla eksik numara tuşlama, ilgisiz kamu kurumu araması gibi örgütsel yöntemlerin kullanıldığının tespit edildiği, bu şekilde sanığın örgütün iletişim metotlarından olan “ankesörlü/sabit hatlardan aranma” gizli iletişim sistemine dahil olduğu, yine yargılama aşamasında dinlenen tanıkların beyanlarında; sanığın, örgütle irtibatı olmayan veya örgütle irtibatını koparmak isteyen askeri öğrencileri şok mangası olarak adlandırılan yapıya alarak, askeri eğitim sınırlarında kabul edilmesine olanak bulunmayacak şekilde psikolojik ve fiziki baskı uyguladığı, kötü muamele ve yıldırmada bulunarak, örgüt mensubu kişilere yer açmak amacıyla, örgütle irtibatı bulunmayan veya örgütle irtibatını kesen askeri öğrencilerin askeri okuldan ayrılmasını sağladığı şeklindeki anlatımları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
C-)Tüm dosya kapsamına göre; sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, incelenen dosyaya göre üyelik suçundan verilen hükümde bir isabetsizlik yok ise de; takdiri indirim nedeni olarak; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failinin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususların göz önünde bulundurulması gerektiği gözetilmeden geçmişte hakkında herhangi bir suç kaydı ve sabıkası bulunmayan, dosyaya yansıyan olumsuz bir davranışı tespit edilemeyen sanık hakkında yalnızca yazılı şekilde yeterli olmayan gerekçe ile 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırıdır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 15.12.2021 tarihli ve 2021/1204 Esas, 2021/1922 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Müsnet suçun niteliği, sanığın tutuklulukta geçirdiği süre, mevcut delil durumu ve bozma nedeni gözetilerek tahliye taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.02.2023 tarihinde karar verildi.