Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/7667 E. 2023/569 K. 20.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7667
KARAR NO : 2023/569
KARAR TARİHİ : 20.02.2023

İNCELENEN KARARIN;
Mahkemesi : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesi
Tarihi : 21.10.2021
Numarası : 2021/1001 – 2021/1242
İlk Derece Mahkemesi : İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.03.2021 tarih ve 2020/56 – 2021/26 sayılı kararı
Suçlar :Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, silahlı terör örgütünü yönetme, silahlı terör örgütüne üye olma, Devletin gizli kalması gereken bilgi ve belgelerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme, soruşturmanın gizliliğini ihlal etme, nitelikli resmi belgede sahtecilik
Suç tarihi : 07.02.2012
Hüküm :Sanıklar …, …, …., …, …’ın 5237 sayılı TCK’nın 312/1, 3713 sayılı TMK’nın 5/1, TCK’nın 204/2, 3713 sayılı TMK’nın 5/1 maddelerinden mahkumiyetlerine, silahlı terör örgütünü yönetme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından hüküm verilmesine yer olmadığına, Devletin gizli kalması gereken bilgi ve belgelerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme, soruşturmanın gizliliğini ihlal etme suçlarından beraatlerine; sanık …’nın TCK’nın 312/1, 3713 sayılı TMK’nın 5/1 maddelerinden mahkumiyetine, silahlı terör örgütünü yönetme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından hüküm verilmesine yer olmadığına, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Devletin gizli kalması gereken bilgi ve belgelerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme, soruşturmanın gizliliğini ihlal etme, nitelikli resmi belgede sahtecilik suçlarından beraatine; sanıklar …, …, …, …’ın TCK’nın 312/1, 3713 sayılı TMK’nın 5/1 maddelerinden mahkumiyetlerine, Devletin gizli kalması gereken bilgi ve belgelerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme, soruşturmanın gizliliğini ihlal etme, nitelikli resmi belgede sahtecilik suçlarından beraatlerine, silahlı terör örgütünü yönetme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından hüküm verilmesine yer olmadığına; sanıklar … ve …’ın TCK’nın 314/2, 3713 sayılı TMK’nın 5/1, TCK’nın 62/1, 53, 58/9 maddelerinden mahkumiyetlerine, Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Devletin gizli kalması gereken bilgi ve belgelerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme, soruşturmanın gizliliğini ihlal etme, nitelikli resmi belgede sahtecilik suçlarından beraatlerine; sanık …’ın TCK’nın 314/2, 3713 sayılı TMK’nın 5/1, TCK’nın 62/1, 53, 58/9, TCK’nın 285, 62/1 maddelerinden mahkumiyetine, Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme,
Devletin gizli kalması gereken bilgi ve belgelerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme, nitelikli resmi belgede sahtecilik suçlarından beraatine; sanık … hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan davanın reddine, Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Devletin gizli kalması gereken bilgi ve belgelerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme, soruşturmanın gizliliğini ihlal etme, nitelikli resmi belgede sahtecilik suçlarından beraatine; sanıklar … ve …’nün Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, silahlı terör örgütüne üye olma, Devletin gizli kalması gereken bilgi ve belgelerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme, soruşturmanın gizliliğini ihlal etme, nitelikli resmi belgede sahtecilik suçlarından beraatlerine; sanıklar … ve …’nin TCK’nın 314/2, 3713 sayılı TMK’nın 5/1, TCK’nın 62/1, 53, 58/9 maddelerinden mahkumiyetlerine, Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Devletin gizli kalması gereken bilgi ve belgelerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme, soruşturmanın gizliliğini ihlal etme, nitelikli resmi belgede sahtecilik suçlarından beraatlerine dair hükümlere yönelik istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi
Temyiz edenler : Sanıklar ve müdafileri, katılanlar vekilleri

Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanıklar ve müdafiilerinin duruşmalı inceleme istemlerinin, ilk derece ve bölge adliye mahkemesinde silahların eşitliği ile çelişmeli yargılama ilkeleri doğrultusunda savunmaya yeterli imkan sağlanıp, bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca takdiren REDDİNE,
I-Katılan … vekili, katılan … Başkanlığı ve katılan … vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
T.C. Cumhurbaşkanlığının, silahlı terör örgütünü yönetme, silahlı terör örgütüne üye olma, soruşturmanın gizliliğini ihlal etme, nitelikli resmi belgede sahtecilik;
… ve … Başkanlığının, bütün suçlardan;
Bu suçların niteliği itibariyle, doğrudan doğruya zarar görmedikleri, bu nedenle bu suçlar yönünden davaya katılma haklarının bulunmadığı ve davaya katılmalarına ilişkin verilen kararlar da hukuki değerden yoksun olup, hükümleri temyiz yetkisi vermeyeceği anlaşılmakla, katılanlar vekillerinin temyiz istemlerinin CMK’nın 298/1. maddesi gereğince REDDİNE,
II-Sanık … hakkında soruşturmanın gizliliğini ihlal etme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
İlk derece mahkemesince verilen beş yıldan az hapis cezalarına yönelik istinaf başvurularının esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının, CMK’nın 286/2-a maddesi gereğince temyiz edilemez nitelikte olduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteminin CMK’nın 298/1. maddesi gereğince REDDİNE,
UYAP üzerinden yapılan kontrolde sanıklar … ve …’ün İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/281 esas 2017/172 karar sayılı dava dosyasında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 12 yıl hapis cezası aldıkları ve bu hükümlerin kesinleştiği, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/2 esas 2020/108 karar sayılı dava dosyasında Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ve Devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasi veya askeri casusluk amacıyla temin etme suçundan 18 yıl hapis cezası aldıkları ve bu hükümlerin temyiz aşamasında olduğu, sanık …’ın İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/281 esas 2017/172 karar sayılı dava dosyasında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 12 yıl hapis cezası aldığı ve bu hükmün kesinleştiği, sanık …’ın İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/143 esas 2018/50 karar sayılı dava dosyasında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası aldığı ve bu hükmün kesinleştiği, sanık …’in Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/378 esas 2018/217 karar sayılı dava dosyasında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 9 yıl 22 gün hapis cezası aldığı ve bu hükmün kesinleştiği, sanık …’ın Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/2200 esas 2021/124 karar sayılı dava dosyasında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası aldığı ve bu hükmün temyiz aşamasında olduğu, sanıklar … ve …’ın İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/2 esas 2020/108 karar sayılı dava dosyasında Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçundan ağırlaştırılmış hapis cezası ve Devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasi veya askeri casusluk amacıyla temin etme suçundan 18 yıl hapis cezası aldıkları ve bu hükümlerin temyiz aşamasında olduğu, sanık …’un İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/281 esas 2017/172 karar sayılı dava dosyasında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 12 yıl hapis cezası aldığı ve bu hükmün kesinleştiği, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/366 esas 2018/228 karar, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/304 esas 2019 karar ve İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/2 esas 2020/108 karar sayılı dava dosyalarında 3 ayrı kez Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, ayrıca İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/2 esas 2020/108 karar sayılı dava dosyasında Devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasi veya askeri casusluk amacıyla temin etme suçundan 18 yıl hapis cezası aldığı ve bu hükümlerin temyiz aşamasında olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
III-Sanıklar …, …, …, … ve …’ın Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ile nitelikli şekilde belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyetlerine, Devletin gizli kalması gereken bilgi ve belgelerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme suçundan beraatlerine; sanık …’nın Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçundan mahkumiyetine, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ile Devletin gizli kalması gereken bilgi ve belgelerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme suçlarından beraatine; sanıklar …, …, … ve …’ın Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçundan mahkumiyetlerine, Devletin gizli kalması gereken bilgi ve belgelerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme suçundan beraatlerine, sanıklar …, …, …, … ve …’ın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetlerine, Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ile Devletin gizli kalması gereken bilgi ve belgelerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme suçlarından beraatlerine; sanıklar …, … ve …’ın Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ile Devletin gizli kalması gereken bilgi ve belgelerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme suçlarından beraatlerine dair kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri belirlenmekle;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre;
1-5271 sayılı CMK’nın 47/1. maddesi uyarınca dava dosyası kapsamındaki bazı belge ve delillerin Devlet sırrı kapsamında bulunduğu gerekçesiyle mahkemelerin CMK’nın 125/1. maddesi hükümleri çerçevesinde bunlara erişimi sınırlayabileceği, ancak mahkemelerin Devletin ilgili kurumlarının görüşünü de almak suretiyle dava dosyası içindeki hangi belgelerin bu kapsamda bulunduğunu duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlemesi gerektiği gözetilmeden, İlk Derece Mahkemesinin tensip zaptının 8. bendi ile “sanıkların ve müdafiilerinin soruşturma aşamasındaki savunma ve beyanları, tutuklu sanıkların ve müdafiilerinin tutukluluğa ilişkin itirazları ve buna dair Sulh Ceza Hakimliği kararları, soruşturma aşamasında verilen arama ve elkoyma kararları hariç olmak üzere, iddianame ekinde yer alan belgelerin milli savunmaya ve milli güvenliğe ilişkin devlet sırrı olabilecek nitelikte belgeler olma ihtimali bulunduğu anlaşıldığından, CMK’nın 47/1 maddesi uyarınca Devlet sırrı sayılmasına” karar verilmek suretiyle sanıklar ve müdafiilerinin dava dosyası ve eklerine erişimini büyük ölçüde sınırlandırmak suretiyle silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama kapsamında adil yargılanma ilkeleri ile savunma hakkının ihlal edilmesi,
2-Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.01.2011 tarihli 2010/7-192 esas 2011/01 karar sayılı ve benzer nitelikteki diğer kararlarında belirtildiği üzere; ”Karar sorun/iddia, gerekçe ve sonuç bölümlerinden oluşmaktadır. Gerekçe kısmında, delillerle sonuç arasındaki bağ, yani neden bu sonuca ulaşıldığı anlatılmalı ve hukuki nitelendirmeye yer verilmelidir. Gerekçe, hükmün dayanaklarının akla, hukuka ve dosya içeriğine uygun açıklaması olduğuna göre dosyadaki bilgi ve belgelerin yerinde değerlendirildiğini gösterir biçimde geçerli ve yasal olmalıdır. Yeterli ve yasal bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi kanun koyucunun amacına uygun düşmeyeceği gibi uygulamada da keyfiliğe yol açacaktır. Keyfiliği önlemek, tarafları tatmin etmek ve yargısal denetimin yapılmasına kolaylık sağlamak için hükmün gerekçeli olması gerekir. Hükmün mantıksal dayanağını oluşturan gerekçe, somut olaya, akla, mantığa, bilimsel görüşlere ve yargısal içtihatlara dayalı olmalıdır. Bu özellikleri taşıyan bir gerekçe, kararların daha isabetli verilmesini sağlar, tarafları tatmin eder, kanun yolu aşamasında kararların denetimine olanak sağlar, ayrıca bilimsel ve içtihat hukukunun gelişmesine olanak tanır.
Yargı yetkisinin ‘Türk Milleti Adına’ bağımsız mahkemelerce kullanılacağı yolundaki Anayasa kuralı ile bütün mahkemelerin her türlü kararlarını gerekçeli olması kuralı arasında doğrudan bağlantı vardır. Takdir hakkının kullanılması mahkemeye verilmiş bir yetkidir ve yetkinin yerinde kullanılıp kullanılmadığının denetimi ancak gerekçeyle yapılabilir. Takdir yetkisinin keyfi kullanımı ancak gerekçe denetimiyle engellenir. Hükmün nedeni olarak da tanımlanan gerekçenin öğrenilmesi hakkı sadece dava taraflarının değil kamunun da hakkıdır. Bu durum gerekçenin tam ve gerçeğe dayalı olmasını zorunlu kılar. Zira yerleşik Yargıtay içtihatlarında da ısrarla belirtildiği üzere gerekçe yetersiz ve gerçek durumu yansıtmıyor ise, hak ihlali olduğu açıktır.
Mahkeme kararları tarafları ve herkesi inandıracak ve Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde olmalı, Yargıtay’ın gerekçelerle tutanak denetimini yapması ve bu açıdan disiplin işlemlerini yerine getirmesi için, kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması, belirsiz, kapalı ve duraksamalı söylemlerden kaçınılması ve genelleme yapılmaması gerekir. Aralarında bağlantı kurulmadan, sadece delillerin art arda sıralanması ‘yeterli ve geçerli’ bir gerekçe değildir.”
Bu itibarla, İlk Derece Mahkemesi tarafından iddia, savunma, sanıkların lehine ve aleyhinde olan deliller tartışılmadan, hangi delillere hangi gerekçeyle üstünlük tanındığı gerekçeye açıkça yansıtılmadan, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6, T.C. Anayasasının 141, CMK’nın 34/1 ve 230/1-b-c maddelerine aykırılık teşkil edecek şekilde yasal olmayan ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması,

Kanuna aykırı, sanıklar ve müdafileri ile katılan T.C. Cumhurbaşkanlığının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen beraat kararları ile mahkumiyet hükümlerinin öncelikle bu nedenlerle BOZULMASINA, mevcut delil durumu, sanıkların tutuklulukta geçirdikleri süre, atılı suç için kanun maddelerinde öngörülen ceza miktarı ve bozma nedenleri gözetilerek sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, … ve …’ın tahliye taleplerinin reddi

ile tutukluluk hallerinin DEVAMINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.02.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.