Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/9428 E. 2023/3226 K. 22.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9428
KARAR NO : 2023/3226
KARAR TARİHİ : 22.05.2023

¸

BOZMA ÜZERİNE

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.10.2020 tarihli ve … sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birici fıkrası ve Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 01.12.2020 tarihli ve 2020/1604 – 2020/1346 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. İzmir Bölge Adliyesi Mahkemesi 18. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 01.11.2021 tarihli ve 2021/5312 Esas, 2021/9849 sayılı Kararı ile sanığın 04.12.2020, 11.12.2020, 28.04.2021 tarihli dilekçeleri ile samimi beyanlarda bulunmak istediğini ve 22.10.2021 tarihli dilekçesinde pişman olduğunu belirtmesi karşısında, duruşmada hazır edilerek beyanının alınması ve sonucuna göre hakkında 5237 sayılı TCK’nın 221/4-2 nci cümlesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunması nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmesine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 18.02.2022 tarihli ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair somut inandırıcı yeterli kesin delil olmadığı, verilen cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak verilmesinin yerinde olmadığı, sanığın terör örgütü üyeliğinin sabit olmadığı, ByLock’un delil olamayacağı ve etkin pişmanlık nedeniyle daha çok indirim yapılması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. Bozma Sonrası İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın Manisa merkezde ikamet ettiği ve ev hanımı olduğu, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne has ve örgüt üyeleri tarafından gizli haberleşme aracı olarak kullanılan ByLock programını eşi H. M. C. adına kayıtlı (505) (…) (..) (47) sim kart numaralı hat üzerinden 124847 ID numarası ile kullandığı, … (Muştu) adına kayıtlı (507) (…) (..) (19) sim kart numaralı hat üzerinden 124847 ID numarası ile kullanılan ByLock programını kullandığı,ayrıca bağlı Telefon numarası tespit edilemeyen 469488 ID numarası ile kullandığı, bu şekilde sanığın 2 farklı ID üzerinden örgütün haberleşme programı olan ByLock’u kullandığı, sanığın örgüt bağlantılı Bank Asyada örgüt liderinin bankanın kurtarılmasına yönelik talimatı dönemi olan 06.01.2014 açılış tarihli 4404474 müşteri numaralı hesabının bulunduğu ve bu hesabında örgüt liderinin talimatlarına uygun hareketle olağan bankacılık faaliyetlerinin dışında 17/25 aralık sürecinden sonra katılım hesapları açtırdığı ve para hareketlerinin tespit edildiği ve bu para hareketlerinin örgütsel nitelikte olduğunun anlaşıldığı, sanığın Manisa Adliyesi önünde 15-16-17.12.2014 tarihlerinde Zaman Gazetesi Yöneticileri Ekrem Dumanlı ve Hidayet Karaca’nın gözaltına alınmalarını protesto amacıyla örgütün düzenlediği basın açıklamasına katıldığı, sanığın örgüt ile irtibatı tespit edilen Manisa Eğitim Gönüllüleri Derneği Denetim Kurulu Asil üyelik kaydının bulunduğu, aşamalarda alınan tanık beyanlarına göre sanığın örgütün sohbet adı altındaki gizli toplantılarına katıldığı, sanığın evliliğini örgüt içi katalog evlilik olarak yaptığı, sanığın mütevelli toplantılarına katıldığı, sanığın himmet, para, burs vb. faaliyetleri yürüttüğü, sanığın örgütte geziler tertiplediği, sanığın örgütte “sohbet hocalığı, küçük bölgeci, bölge sorumlusu” görevlerini yaptığı ve bu suretle sanığın “süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk” gösteren örgütsel faaliyetler içerisinde yer almak suretiyle FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içerisinde yer aldığı anlaşılmakla sanığın eylemine uyan silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına karar verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içinde sohbet hocalığı, küçük bölgeci, bölge sorumlusu olarak yer aldığı, örgüt içi haberleşmesini ByLock adlı uygulama üzerinden gerçekleştirdiği, örgütsel faaliyet kapsamında protesto gösterilerine katıldığı ve etkin pişmanlıkta bulunup bildiklerini anlattığı belirlenen, İlk Derece Mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, ancak; Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen;
Etkin pişmanlık hükümleri gereği ceza indirilirken uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi olarak gösterilmemesi dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.01.2022 tarihli ve 2021/372-2022/18 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının c bendi gereği, hükmün hükmün üçüncü maddesinden “TCK’nın 221/4” ibaresi çıkartılarak yerine “TCK’nın 221/4-2” ibaresinin eklenmesi suretiyle Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.05.2023 tarihinde karar verildi.

… … … … …