YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9431
KARAR NO : 2023/536
KARAR TARİHİ : 16.02.2023
T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
TUTUKLU
DURUŞMA VE TAHLİYE TALEPLİ
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1761 E., 2022/3 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
SUÇ TARİHLERİ : 22.06.2017 (Sanık … yönünden), 03.12.2020 (Sanık … yönünden)
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, yasal şartları oluşmadığından CMK’nın 299. maddesi gereğince reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.09.2021 tarihli ve 2020/272 Esas, 2021/308 sayılı kararı ile
1.Sanık … hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi ve Terörle Mücadele Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulmasına ve hükmün infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,
2. Sanık … hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi ve Terörle Mücadele Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulmasına ve hükmün infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 06.01.2022 tarihli ve 2021/1761 Esas, 2022/3 sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 21.02.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … müdafiinin temyiz istemi; sanığın ifadesi ve savunması alınmadan kovuşturma aşamasına başlandığına, tutuklandığı ana kadar iddianameden haberdar olmadığına, istinaf kararının yeterli gerekçe ve hukuki değerlendirme içermediğine, sanığa isnat edilen eylemlerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü şeklinde bir örgüt tanımının yapılmadığı döneme ilişkin olduğuna ve Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının gözetilmesi gerektiğine, Bank … ve dosyadaki bazı hususların araştırılması yönündeki taleplerinin gerekçesiz olarak reddedildiğine ve dosyaya sunulan uzman görüşlerinin de dikkate alınmadığına, adil yargılanma, gerekçeli karar ve savunma haklarının kısıtlandığına, ByLock’a ilişkin verilerin hukuka aykırı delil olduğuna, sanığın ByLock kullanmadığına, aksi varsayılsa dahi ByLock kullandığı iddiasının hukuki dayanağı olmadığına ve aleyhe delil olarak kullanılamayacağına, ByLock verilerine ilişkin bilirkişi raporu alınması ve tevsii tahkikat taleplerinin gerekçesiz olarak reddedildiğine, kime isnat edileceği belirsiz ID ve teknik açıdan ByLock kullanımına dair delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmayan tespit ve değerlendirme tutanakları ile sanığın ByLock kullandığının kabul edilemeyeceğine, örgütün nihai amacını bildiğini gösterir iddia bulunmadığına, hükme esas alınan Emniyet Mahrem “Mahrem Sorumlu” Detay Sorgulama Tutanağı hakkında sanığa savunma hakkı tanınmadığına, bu delilin mahkemede tartışılmadığına ve bu hususta delilin ele geçirilişine ilişkin savunmalarının yapılamadığına, tanıkların mahkemede değil emniyette verdikleri ifadelerine değinildiğine, tanık beyanlarının 7-8 yıl öncesine ait olduğuna, görgü ve duyuma dayalı bilgilerinin olmadığına, beyanlarını kendi soruşturma veya kovuşturmalarından kurtulmak için verdiklerine, talimatla dinlendikleri mahkemelerde sanık aleyhine tanıklık yapmadıklarına, yasal olarak kurulan ve faaliyetlerine devam eden Bank …’da bankacılık işlemi yapmasının atılı suçun delili olamayacağına, suç ve cezada kanunilik ilkesinin dikkate alınmadığına, rutin bankacılık işlemleri yaptığına, kastının bulunmadığına, kapatılan şirketlerde çalışmasının delil olarak kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğuna, çalıştığı yerlerde tayine tabi çalışmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, hükmün bozulmasına, sanığın beraatine, tahliyesine ve sair temyiz itirazlarına ilişkindir.
Sanığın temyiz istemi; FETÖ üyeliği iddiasını kabul etmediğine, hükmün bozulmasına ve beraatine ilişkindir.
B. Sanık … müdafiinin temyiz istemi; gerekçeli kararda mütalaada yer almayan ve hakkında soru sorulmayan hususlara değinildiğine, istinaf kararının yeterli gerekçe ve hukuki değerlendirme içermediğine, sanığa isnat edilen eylemlerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü şeklinde bir örgüt tanımının yapılmadığı döneme ilişkin olduğuna ve Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının gözetilmesi gerektiğine, hükme esas alınan Emniyet Mahrem “Mahrem Sorumlu” Detay Sorgulama Tutanağı hakkında sanığa savunma hakkı tanınmadığına, bu delilin mahkemede tartışılmadığına ve bu hususta delilin ele geçirilişine ilişkin savunmalarının yapılamadığına, ByLock hakkında bilirkişi raporu alınması talebinin kabul edilmediğine, lehe delillerin toplanmadığına ve silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın örgüt hiyerarşisine dahil olan tayine tabi personel olmadığına, sanık hakkındaki teşhis işleminin hukuka aykırı şekilde yapıldığına, kendisi hakkında da aynı suçtan soruşturma bulunan tanıkların beyanlarının güveniliğinin bulunmadığına, tanık Z.K.’nin yargılama aşamasında dinlenmediğine, beyanlarının hükme esas alınamayacağına, ByLock’a ilişkin verilerin hukuka aykırı delil olduğuna, sanığın ByLock kullanmadığına, aksi varsayılsa dahi ByLock kullandığı iddiasının hukuki dayanağı olmadığına ve aleyhe delil olarak kullanılamayacağına, ByLock verilerine ilişkin bilirkişi raporu alınması ve tevsii tahkikat taleplerinin gerekçesiz olarak reddedildiğine, kime isnat edileceği belirsiz ID ve teknik açıdan ByLock kullanımına dair delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmayan tespit ve değerlendirme tutanakları ile sanığın ByLock kullandığının kabul edilemeyeceğine, eşinin kullanımında olan ID ile hüküm kurulduğuna, dosyaya sunulan uzman görüşünün lehe değerlendirilmediğine, örgütün nihai amacını bildiğini gösterir iddia bulunmadığına, kapatılan şirketlerde çalışmasının, fişleme verilerinin, dernek üyeliğinin ve otel kayıtlarının delil olarak kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğuna, tayine tabi çalışmadığına, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, hükmün bozulmasına ve sair temyiz itirazlarına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince;
“Sanık … yönünden; örgütle iltisakından dolayı kapatılan kurumlarda Eylül/2007 – Eylül/2014 tarihleri arası çalışma kaydına rastlanan sanık …’ın, gsm hattı bulunmayan “Kullanıcı Adı:…” ve “Şifre:…” olan … İD numaralı ve (…) (….) 18 23 numaralı GSM hattında “Kullanıcı Adı:…” ve “Şifre:…” olan .. İD numaralı ByLock kullanıcı kaydına rastlanıldığı, her ne kadar sanığın söz konusu hattı eşiyle birlikte kullandığına fakat ByLock kullanıcısı olmadığına ilişkin beyanlarına rastlanılsa da; gerek ByLock tespit ve değerlendirme tutanağındaki sanığın gerçek ByLock kullanıcısı olduğunu gösterir örgütsel yazışma içerikleri gerekse ByLock hesabına verilen kullanıcı adı ve şifrenin sanığın ismiyle ve çocuğunun ismiyle uyumlu olduğu dikkate alındığında; sanığın, bu programa örgüt talimatı doğrultusunda örgütsel saiklerle dahil olduğunun ispatlandığı, ayrıca emniyet (hususi/mahrem hizmetleri) yapılanmasına yönelik operasyonlar neticesinde düzenlenen emniyet mahrem imamlara ilişkin birbirini doğrulayan sorgulama raporlarında, sanığın örgüt içerisinde örgüt deyimiyle öğretmenlik (öğretmen-örgüt üyesi EGM personeliyle birebir ilgilenen, toplantılar yapan ve örgütsel talimatları doğrudan ileten örgüt mensubunu ifade ettiği) faaliyetini yürüttüğüne dair tespitlerde bulunulduğu gibi FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün deşifre olma ihtimaline karşı ByLock iletişim sisteminin kullanımına son verilmesi sonrası Eagle, Dingdong ve Tango gibi alternatif programlara geçiş yapılacağına ilişkin örgüt içi strateji doğrultusunda sanığın da 735672 numaralı Eagle kullanıcısı olduğuna ilişkin tespitlerin de bulunduğu, ayrıca sanığın söz konusu mahrem imamlara ilişkin sorgulama raporunda, örgüt içerisinde “B” (Müdür yardımcısı ve zümre başkanı vasfındaki örgüt mensuplarını ifade ettiği) vasfıyla bulunduğuna ve “…” kod adını kullandığına ilişkin tespitlerde de bulunulduğu, sanığın, örgütle iltisaklı kurumlarda sadece öğretmen olarak çalıştığına fakat müdürlük yapmadığına ilişkin beyanlarına rastlanılsa da; örgüt kurumlarında “büro memuru”, “inşaat kalfası”, müdür” gibi değişik konumlarda çalışma kayıtları bulunan sanığın, tanık beyanlarıyla da desteklendiği üzere; örgüt içi mahrem alana ilişkin genele yayılan faaliyetleri çerçevesinde örgüt kurumlarında çalışmasa da maaş almış olabileceği kanaatine varıldığı, örgüte müzahir … Katılım Bankası A.Ş.’de bulunan 25.09.2006 açılış tarihli hesabında, örgüt liderinin basına yansıyan çağrısı üzerine hareket ettiğini açıkça gösterir ve ikinci talimat dönemine denk gelir şekilde 29.08.2014, 04.09.2014, 03.11.2014 tarihlerinde yüklü miktarlarda USD ve TL cinsinden para yatırma ve yine aynı … katılım hesabı açma bankacılık işlemine rastlanan sanığın, 2014 yılının ağustos ayında arabasını satarak bir kısmıyla borç ödediğine diğer kısmını da Bank Asyaya yatırdığına, örgüt talimatıyla hareket etmediğine ilişkin beyanlarda bulunsa da; mali analiz raporunda da görüleceği üzere; örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan söz konusu bankacılık işlemlerinin örgütü finansal açıdan güçlendirmeye yönelik olduğu, bu itibarla; FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün mahrem hücre yapılanmasında yer alarak örgütün amaçları doğrultusunda süreklilik ve çeşitlilik arz edecek şekilde faaliyet yürütme suretiyle örgüt üyesi olma suçunu işlediği hususu, ByLock tespit ve değerlendirme tutanakları, görüşme içerikleri, birbirini destekleyen ve soruşturma aşamasındaki beyanlarına itibar edilmemesini gerektirir bir durum bulunmayan etkin pişmanlıktan faydalanan tanıkların sıcağı sıcağına verdikleri ilk beyanlarına göre örgüt içinde ed yardımcılığı görevi üstendiğin anlaşılan, HTS baz analizi, emniyet mahrem sorgulama raporları, farklı yerlerdeki örgüt kurumlarında çalışma kaydı, Bank … hesap hareketleri ve tüm dosya kapsamıyla desteklenen örgütle organik bağı olduğu anlaşılan sanığın, eğitim düzeyi, sahip olduğu sosyo-kültürel birikimi, yaptığı görev nedeniyle edindiği mesleki bilgi ve tecrübeleri ile örgütteki konumu itibarıyla bu oluşumun bir silahlı terör örgütü olduğunu bilebilecek durumda olduğu dikkate alındığında, sanık hakkında TCK’nun 30. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı, yukarıda bahsi geçtiği üzere örgütün deşifre olmasını engelleme, örgüt faaliyetlerinin belli bir disiplin içinde istikrarlı bir şekilde devamı için diğer örgüt üyeleriyle birlikte fikir ve eylem birliği içinde hareket etme ve sıkı bir disiplinle, örgütün stratejisine, yapılanmasına, faaliyetlerine ve amacına uygun hareket etme gibi faaliyetleri ile örgüt hiyerarşisi içerisinde yer aldığı kanaatine varılan sanığın, üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin sabit olduğu, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içerisindeki konumunun önemi ve gerçekleştirdiği faaliyetlerin sürece yayılan çeşitlilik ve yoğunluluk içeren niteliği dikkate alınarak; eylemine uyan 5237 sayılı Kanunun madde 314/2 ve TMK madde 5/1 gereğince alt sınırdan uzaklaşılarak Silahlı Terör Örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına,
Sanık … yönünden; Mardin, Midyat ve Gönen’de bulunan örgütle iltisakından dolayı kapatılan kurumlarda çalışma kaydına rastlanan sanık …’ın, (…) (….) 32 67 numaralı gsm hattında “Kullanıcı adı:…” ve “Şifre:….” olan … İD numaralı ByLock kullanıcı kaydına rastlanıldığı, her ne kadar sanığın söz konusu hattı eşiyle birlikte kullandığına fakat ByLock kullanıcısı olmadığına ilişkin beyanlarına rastlanılsa da; gerek ByLock tespit ve değerlendirme tutanağındaki sanığın gerçek ByLock kullanıcısı olduğunu gösterir yazışma içerikleri gerekse ByLock hesabına verilen kullanıcı adı ve şifrenin sanığın ismiyle ve bulunduğu ilin plakası ile uyumlu olduğu dikkate alındığında; sanığın bu programa örgüt talimatı doğrultusunda örgütsel saiklerle dahil olduğunun ispatlandığı, ayrıca emniyet (hususi/mahrem hizmetleri) yapılanmasına yönelik operasyonlar neticesinde düzenlenen ve eşi … ilgili bilgilerin yer aldığı emniyet mahrem imamlara ilişkin birbirini doğrulayan sorgulama raporlarında, sanık hakkında da örgüt içerisinde aktif bir şekilde yer alarak örgüt deyimiyle öğretmenlik (öğretmen-örgüt üyesi EGM personeliyle birebir ilgilenen, toplantılar yapan ve örgütsel talimatları doğrudan ileten örgüt mensubunu ifade ettiği) ve Eyalet hadimliği (örgütün sivil yapılanması içerisinde, büyük ve küçük bölge olarak nitelendirilen kısımlarda sorumluluğunda bulunan bölgeye bağlı esnaf, örgüt mensubu öğrenci ve yöneticilerden sorumlu olan örgüt mensubu olarak nitelendirildiği) faaliyetlerini yürüttüğüne dair tespitlerde bulunulduğu gibi FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün deşifre olma ihtimaline karşı ByLock iletişim sisteminin kullanımına son verilmesi sonrası Eagle, Dingdong ve Tango gibi alternatif programlara geçiş yapılacağına ilişkin örgüt içi strateji doğrultusunda sanığın da … numaralı Eagle kullanıcısı olduğuna ilişkin tespitlerin de bulunduğu, bu itibarla;FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün mahrem hücre yapılanmasında yer alarak örgütün amaçları doğrultusunda süreklilik ve çeşitlilik arz edecek şekilde faaliyet yürütme suretiyle örgüt üyesi olma suçunu işlediği hususu, ByLock tespit ve değerlendirme tutanakları, görüşme içerikleri, birbirini destekleyen tanık beyanlarına göre sohbet ablalığı yaptığına ilişkin beyanlar, HTS baz analizi, emniyet mahrem sorgulama raporları, farklı yerlerdeki örgüt kurumlarında çalışma kaydı ve tüm dosya kapsamıyla desteklenen sanığın, eğitim düzeyi, sahip olduğu sosyo-kültürel birikimi ve tecrübeleri ile örgütteki konumu itibarıyla bu oluşumun bir silahlı terör örgütü olduğunu bilebilecek durumda olduğu dikkate alındığında, sanık hakkında TCK’nun 30. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı, yukarıda bahsi geçtiği üzere örgütün deşifre olmasını engelleme, örgüt faaliyetlerinin belli bir disiplin içinde istikrarlı bir şekilde devamı için diğer örgüt üyeleriyle birlikte fikir ve eylem birliği içinde hareket etme ve sıkı bir disiplinle, örgütün stratejisine, yapılanmasına, faaliyetlerine ve amacına uygun hareket etme gibi faaliyetleri ile örgüt hiyerarşisi içerisinde yer aldığı kanaatine varılan sanığın, üzerine atılı FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçunu işlediğinin sabit olduğu anlaşılmakla; eylemine uyan 5237 Sayılı Kanunun madde 314/2 ve TMK madde 5/1 gereğince Silahlı Terör Örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına” karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas 2017/3 Karar sayılı kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY’nin cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütü niteliğinde olduğu, söz konusu kararda; “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı” kabul edilmiştir.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi TMSF’ye devredilen ve 22.07.2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 107 inci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası A.Ş’de (Bank …) gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebilecektir.
Bu bilgiler ışığında;
A. Sanık … hakkında verilen mahkumiyet hükmü yönünden
1. Hakkında yakalama kararı verilen sanık … yönünden suç tarihinin temadinin kesildiği iddianame tarihi olan “22.06.2017” yerine karar başlıklarında “03.12.2020” olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
2. Dosya kapsamında anılan deliller çerçevesinde sanık müdafinin tevsii tahkikat taleplerinin reddinde bir isabetsizlik görülmemiş, sanık …’a dosyada bulunan tüm evrakın 25.02.2021 tarihinde tebliğ edilmesi ve 08.04.2021 tarihli oturumda sanığın hükme esas alınan Emniyet Mahrem “Mahrem Sorumlu” Detay Sorgulama Tutanağı’nda bulunan bilgiler ve suçlamalar hakkında savunmada bulunmuş olması, silahların eşitliği ile çelişmeli yargılama ilkeleri doğrultusunda savunmaya yeterli imkan sağlanıp bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olduğunun ve soyut hak ihlali iddialarının dayanaktan yoksun olduğunun anlaşılması karşısında, bu yöndeki temyiz itirazları isabetli bulunmamıştır.
3. Örgüt üyesi olan sanığın, deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde örgütün hiyerarşik yapısı içinde yer aldığını gösterir nitelikteki SGK kayıtlarının, diğer delillerle birlikte hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamıştır.
4. Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, örgütle iltisakından dolayı kapatılan kurumlarda çalışma kaydı bulunan, sanık tarafından kullanıldığı tespit edilen … ID ve … ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanakları içeriğine göre ByLock iletişim sistemini örgütsel iletişim amacıyla kullanan, emniyet mahrem yapılanmasına ilişkin sorgulama raporlarına göre örgüt içerisinde öğretmen olarak B vasfında faaliyet yürüttüğü, … numaralı Eagle kullanıcısı olduğu, … kod adını kullandığı tespit edilen, örgüt kurumlarında “büro memuru”, “inşaat kalfası”, “müdür” gibi değişik konumlarda çalışma kayıtları bulunan, tanık beyanlarıyla da desteklendiği üzere; örgüt içi mahrem alana ilişkin genele yayılan faaliyetleri çerçevesinde örgüt kurumlarında çalışmasa da maaş almış olabileceği kanaatine varılan, örgüt liderinin talimat vermesinden sonra, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eder nitelikte 29.08.2014, 04.09.2014, 03.11.2014 tarihlerinde yüklü miktarlarda USD ve TL cinsinden para yatırma ve yine aynı … katılım hesabı açma bankacılık işlemine rastlanan, tanık beyanlarına göre örgüt içerisinde ed yardımcılığı görevini üstlenen sanığın, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylemler yürüterek örgütle organik bağ kurmak suretiyle örgüt üyesi olduğu, eğitim düzeyi, sahip olduğu sosyo-kültürel birikimi, yaptığı görev nedeniyle edindiği mesleki bilgi ve tecrübeleri ile örgütteki konumu itibarıyla bu oluşumun bir silahlı terör örgütü olduğunu bilebilecek durumda olduğu dikkate alınarak, sanık hakkında TCK’nun 30. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığına dair kabulde ve 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesindeki ölçütler doğrultusunda temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesine dair gerekçelerde isabetsizlik görülmemiştir.
4. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, sanık … hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.
B. Sanık … hakkında verilen mahkumiyet hükmü yönünden
1. Sanık … hakkında kollukta müdafii olmaksızın teşhis işleminde bulunan ve duruşmada dinlenmeyen Z. K.’nın beyanlarının hükme esas alınması sonuca etkili görülmemiş ve bu husus değerlendirme dışı bırakılmıştır.
2. Dosya kapsamında anılan deliller çerçevesinde sanık müdafiinin tevsii tahkikat taleplerinin reddinde bir isabetsizlik görülmemiş, sanık … müdafiinin temyiz sebeplerinin aksine Mahkemece dernek üyeliği ve otel kayıtlarının hükme esas alınmadığı anlaşılmış, sanık … hakkında mahrem yapılanmaya ilişkin iddiaların iddianame içeriğinde mevcut olması, sanığın savunması alınmadan önce kendisine iddianamenin okunması ve savunma yapmak için süre istemediğini belirtmesi, silahların eşitliği ile çelişmeli yargılama ilkeleri doğrultusunda savunmaya yeterli imkan sağlanıp bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olduğunun ve soyut hak ihlali iddialarının dayanaktan yoksun olduğunun anlaşılması karşısında, bu yöndeki temyiz itirazları isabetli bulunmamıştır.
3. Örgüt üyesi olan sanığın, deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde örgütün hiyerarşik yapısı içinde yer aldığını gösterir nitelikteki SGK kayıtlarının, diğer delillerle birlikte hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamıştır.
4. Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre; Mardin, Midyat ve Gönen’de bulunan örgütle iltisakından dolayı kapatılan kurumlarda çalışma kaydına rastlanan, sanık tarafından kullanıldığı tespit edilen 322158 ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı içeriğine göre ByLock iletişim sistemini örgütsel iletişim amacıyla kullanan, emniyet mahrem yapılanmasına yönelik operasyonlar neticesinde düzenlenen ve eşi olan diğer sanık … ile ilgili bilgilerin yer aldığı emniyet mahrem imamlara ilişkin sorgulama raporlarına göre örgüt içerisinde aktif bir şekilde yer alarak örgüt deyimiyle öğretmenlik ve eyalet hadimliği faaliyetleri yürüttüğü, … numaralı Eagle kullanıcısı olduğu tespit edilen, tanık beyanına göre sohbet ablalığı yapan sanığın, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylemler yürüterek örgütle organik bağ kurmak suretiyle örgüt üyesi olduğu, eğitim düzeyi, sahip olduğu sosyo-kültürel birikimi, yaptığı görev nedeniyle edindiği mesleki bilgi ve tecrübeleri ile örgütteki konumu itibarıyla bu oluşumun bir silahlı terör örgütü olduğunu bilebilecek durumda olduğu dikkate alınarak, sanık hakkında TCK’nun 30. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığına dair kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
5. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, sanık … hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 06.01.2022 tarihli ve 2021/1761 Esas, 2022/3 sayılı kararında sanık … ve sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.02.2023 tarihinde karar verilmiştir.