Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2023/1 E. 2023/3043 K. 16.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1
KARAR NO : 2023/3043
KARAR TARİHİ : 16.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ :Yangın, su baskını, tahrip, batırma veya bombalama ya da nükleer, biyolojik veya kimyasal silah kullanmak suretiyle tasarlayarak kasten adam öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, sanık (ek karara yönelik)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Usulüne uygun tebligata rağmen sanık müdafiinin duruşmaya gelmediği ve geçerli bir mazeret de bildirmediği anlaşıldığından duruşmasız olarak yapılan inceleme sonunda, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Hakkari 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.05.2016 tarihli ve 2015/19 Esas, 2016/218 sayılı Kararı ile sanık hakkında;
Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 302 nci maddesinin birinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası , 5237 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin yedinci fıkrası ve dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile,
İzinsiz olarak tehlikeli madde bulundurmak suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 174 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanunun 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin yedinci fıkrası ve dokuzuncu fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16660 TL adli para cezası ile,
Tasarlayarak ve bomba kullanmak suretiyle kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının a-c bentleri, 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin yedinci fıkrası ve dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile,
Tasarlayarak ve bomba kullanmak suretiyle kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanunun 82 nci maddesinin birinci fıkrasının a-c bentleri, 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin yedinci fıkrası ve dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 25 kez 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Hakkari 1. Ağır Ceza Mahkemesi kararının, sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 23.03.2017 tarihli ve 2016/7333 Esas, 2017/3376 sayılı Kararı ile özetle; kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükümlerin “04.11.2012 tarihinde meydana gelen bombalı saldırı eyleminde yaralanan mağdurlara ilişkin adli raporların temin edilmediğinin anlaşılması karşısında, bütün tedavi evrakları temin edilip kesin raporları alındıktan sonra, mağdurların rapor içeriklerine göre meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı gözetilerek TCK’nın 35. maddesi uygulanırken her yaralama için ayrı ayrı ve makul bir ceza yerine yazılı şekilde eksik inceleme sonucu karar verilmesi” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Hakkari 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2021 tarihli ve 2017/434 Esas, 2021/377 sayılı Kararı ile sanık hakkında tasarlayarak ve bomba kullanmak suretiyle kasten öldürmeye teşebbüs suçundan,
Mağdurlar E.E., R.E., M.A., M.Y. ve M.S.Ö.a yönelik; 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının a-c bentleri, 3713 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 5 kez 13 yıl hapis cezası,
Mağdurlar İ.A., K.O., M.T., A.T., M.Ö., H.T. A.C., A.A., F.E., T.S., İ.A., M.N.V., M.V., İ.D., Ö.E., D. S. ve İ.D.e yönelik; 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının a-c bentleri, 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 17 kez 14 yıl hapis cezası,
Mağdur …’e yönelik; 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının a-c bentleri, 3713 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanunun 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 15 yıl hapis cezası,
Mağdurlar … ve …’e yönelik; 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının a-c bentleri, 3713 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 2 kez 17 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Hakkari 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.03.2023 tarihli ve 2017/434 Esas, 2021/377 sayılı ek Kararı ile; Hakkari Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanet Memurluğunun 2022/430 sırasında kayıtlı 100,00 TL ve 100,00 USD’nin TCK’nın 55 inci maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; sanığın isnat edilen suçu işlediği sabit olmadığı halde mahkumiyet hükmü verilmesini usul ve yasaya aykırı olduğuna, fiziki ve teknik takip bulunmadığına, suç unsuru oluşturabilecek herhangi bir telefon konuşması da olmadığına, delil serbestliği ilkesine göre sanığın fiili işleyip işlemediğine, ikrar dışında hükme konu olaylarda sanığın bizzat bulunduğunu gösteren başkaca bir emarenin araştırılmadan sanığın cezalandırılamayacağına, şüpheden sanık yaralanır ilkesi gereğince kesin bir kanaate varılamadığı takdirde sanık lehine değerlendirme yapılması gerektiğine, sanığın suçu işlediğine dair hiçbir belge delilinin bulunmadığına, kabul etmemekle birlikte sanığın keşif yapma niteliğindeki eyleminin yardım etme kapsamında kaldığına, gerekçelendirilmeden alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verildiğine, sanığın tahliyesine ve beraatine karar verilmesi gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir.
Sanığın ek karara yönelik temyiz istemi özetle; 12.02.2013 tarihinde tutuklanırken üzerinde 100 USD ve 100 TL ele geçirildiğine, yapılan yargılama neticesinde 20.05.2016 tarih ve 2015/19 Esas, 2016/218 sayılı Karar ile paranın sanığa iadesine karar verildiğine, Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesince kararın onandığına, bozma sonrasında yargılandığı davanın son karar duruşmasında da dilekçe ile iade talebinde bulunduğuna, lehte verilen karar göz önünde bulundurularak paranın iadesinin sağlanmasına ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Bozma Sonrası İlk Derece Mahkemesinin kabulü
Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde; Zınar kod isimli sanık …’ın, PKK/KCK terör örgütünün dağ kadrosuna 2012 yılında katıldığı ve aldığı eğitimden sonra ÖSB ve gençlik yapılanması içinde faaliyette bulunduğu, Rojin Ören ve Jiyan Özel gibi gençlerin terör örgütünün kırsal kadrosuna katılımını sağladığı, terör örgütünün kırsal kadrosunda bulunan K.K., A.K., H.K., T.A.K. isimli örgüt mensuplarının emir ve talimatıyla hareket ettiği, 04.11.2012 tarihinde Şemdinli Merkezde meydana gelen, F.D. ve İ.D. isimli iki sivil vatandaşın hayatını kaybettiği, mağdurlar N.Ş., M.N.V., M.Ö., K.O., M.V., A.T., F.E., H.T., İ.A., İ.D., M.T., A.A., İ.A., A.C., T.S., D.S., İ.D., Ö.E., B.K., H.E., M.Y., R.E., M.A., E.E. ve M.S.Ö. olmak üzere 25 sivil vatandaş ve kamu görevlisinin yaralandığı ve çok sayıda bina, işyeri ile aracın zarar gördüğü patlama olayının keşif ve istihbaratını yapan şahıslardan birinin sanık … olduğu, yine sanığın patlama anında zarar gören kobra isimli polis aracını patlayıcının olduğu bölgeye geliyor olduğunu A.Ş.e işaret ettiği, bu patlama olayından sonra sanığın tekrardan terör örgütünün dağ kadrosuna katılarak eğitimine devam ettiği, burada terör örgütünün kırsal kadrosu mensubu olan R.K. isimli terör örgütü mensubundan almış olduğu talimat üzerine kendisine ve Hewreman(K) isimli B.D.a burada verilen iki adet el bombası ile Şemdinli İlçesindeki Hakim, Savcı, Kaymakam gibi üst düzey kamu görevlilerine suikast yapacakları, ancak sanık …’ın el bombaları üzerindeyken güvenlik güçlerince yakalandığı, kendisiyle beraber tanık A.Ş.e de aynı eylem için Glock marka silah verildiği, daha önce terör örgütünün dağ kadrosunda bulunan Şoreş Gewer kod isimli örgüt mensubu A.Ş. ve M.Ç.nın beyanıyla sabit olduğu, bu mehazda sanığın nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan tecziyesi yoluna gidilmiştir.
Sanık hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüse yardım etme suçlarından dava açılmış ise de, sanığın olay öncesi el yapımı patlayıcı madde döşenen yerde keşif yapması ve patlamadan hemen önce olay yerine gelen kobra isimli polis aracının çıkışını A.Ş.e bildirmesi değerlendirildiğinde sanığın eyleminin yardım etme değil asli iştirak niteliğinde olduğu kanaatiyle varılmış ve sanığın bu suçlardan doğrudan cezalandırılması yoluna gidilmiştir.
Kimliği açık tanıklar soruşturma aşamasında sanık aleyhine verdikleri ifadelerden kovuşturma aşamasında rücu etmişlerdir. Hakkari İlinde terör olaylarının yoğun olarak yaşandığı, kent ile kır hayatında terör faaliyetlerinden dolayı yöre halkının ciddi anlamda etkilendiği, silahlı terör örgütü üyelerinin mahkemede tanıklık yapan kişileri tehdit ve baskı yöntemiyle korkutarak ilk verdiği ifadelerden dönmelerini sağladıkları, hemen hemen bütün terör yargılamasına konu dosyalarda bu olayın görüldüğü göz önünde bulundurularak kimliği açık tanıkların sıcağı sıcağına soruşturma aşamasında verdikleri ifadelere itibar edilerek mahkememizin kabulüne uygun mahiyetteki tanık beyanlarına itibar edilmiştir.
Sanık savunmasında el bombalarını balık tutmak için terör örgütünden aldığını ve terör örgütünün dağ kadrosuna kız arkadaşını bulmak için katıldığını beyan etmiş ise de, sanıkla husumeti bulunmayan ve sanıkla beraber terör örgütü faaliyetinde bulunan tanık beyanları ile bu tanık beyanlarının ayrıntılı ve tutarlı olması dikkate alındığında sanığın savunmasının kendisini suçtan kurtarmaya yönelik olduğu kanaatine varılmış olup bu nedenlerle savunmasına itibar edilmemiştir.
Sanık hakkında 25 kez tasarlayarak ve yangın, su baskını, tahrip, batırma veya bombalama ya da nükleer, biyolojik veya kimyasal silah kullanmak suretiyle kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından ceza tayini yoluna gidilirken, TCK’nın 61 inci maddesi uyarınca mağdurların yaralanmalarının şiddeti ve mahiyetleri göz önünde tutularak sonuç cezanın belirlenmesi yoluna gidilmiştir.
Her ne kadar mahkememizce gösterilen her türlü çabaya rağmen mağdurlar M.Y., R.E., M.A., E.E. ve M. S.Ö.ın kati hekim raporlarına esas olabilecek mahiyetteki raporlarına ulaşılamadığı ve bu nedenle de mağdurların yaralanmalarına ilişkin kati raporlar dosyaya kazandırılamamış olsa da, bu durumun ceza hukukunun temel ilkeleri göz önünde tutularak sanık aleyhine değerlendirilmemiş, yargıda hedef süre prensibi, dosyanın sürüncemede bırakılamayacak oluşu ve usul ekonomisi ilkeleri uyarınca mahkememizce bu husustaki emsal ve benzer mahiyetteki Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 19.06.2018 tarihli 2018/916 Esas 2018/2085 Karar sayılı ilamı mucibinde, sonuç ceza tayinine gidilerek karar vermek gerekmiştir.
IV. GEREKÇE
a) Sanığın ek karara yönelik temyiz istemine ilişkin yapılan incelemede;
Hakkari 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.05.2016 tarihli ve 2016/7333 Esas, 2017/3376 sayılı Kararı ile; “Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/165, 2014/387 sırasında kayıtlı 1 adet CB 96920625 C seri numaralı 100 Amerikan Doları ile 1 adet A 567 204944 seri numaralı 100 TL’nin sanığa iadesine” karar verilmiş ve Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 23.03.2017 tarihli ve 2016/7333 Esas, 2017/3376 sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak suçundan kurulan hüküm onanarak kesinleşmiş olup, suça bağlı bir kurum olan müsadereye ilişkin, sanığın üzerinde ele geçirilen paraların müsadere edilmeyip iadesine karar verilerek hükmün de bu şekilde kesinleştiği belirlenerek yapılan incelemede;
Hakkari 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 09.03.2023 tarihli ve 2017/434 Esas, 2021/377 sayılı ek Kararı ile; 5237 sayılı Kanun’un 55 inci maddesi uyarınca verilen müsadere kararının yok hükmünde olduğu ve sanığın temyiz yoluna başvuramayacağı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin REDDİ ile yok hükmünde olan müsadereye ilişkin ek kararın KALDIRILARAK, İlk Derece Mahkemesince sanığın üzerinde ele geçirilen 100 USD ve 100 TL’nin sanığa iadesine karar verilmiş olmakla hükmün onandığı da göz önünde bulundurularak kesinleşen karar doğrultusunda söz konusu meblağın sanığa iadesi mahallinde mümkün görülmüştür.
b) Sanık müdafiinin asıl karara yönelik temyiz istemine ilişkin yapılan incelemede;
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A- Hakkari 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.03.2023 tarihli ve 2017/434 Esas, 2021/377 sayılı ek Kararına yönelik gerekçe bölümünde (a) numaralı bentte açıklanan nedenle sanığın temyiz isteminin CMK’nın 298. maddesi uyarınca oy birliğiyle REDDİNE,
B- Sanık hakkında tasarlayarak ve bombalayarak kasten adam öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükümlere yönelik gerekçe bölümünde (b) numaralı bentte açıklanan nedenle, Hakkari 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2021 tarihli ve 2017/434 Esas, 2021/377 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Hakkari 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.05.2023 tarihinde karar verildi.