Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2023/10271 E. 2023/4126 K. 25.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/10271
KARAR NO : 2023/4126
KARAR TARİHİ : 25.05.2023

KARAR : İtirazın reddi
KANUN YARARINA

Terör örgütü propagandası yapmak suçundan şüpheli … hakkında tanzim olunan … Cumhuriyet Başsavcılığının 15.03.2022 tarihli ve 2018/68080 soruşturma, 2022/10069 Esas, 2022/1265 sayılı iddianamesinin iadesine dair verilen … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.03.2022 tarihli ve 2022/34 iddianame değerlendirme sayılı kararına karşı Cumhuriyet savcısınca yapılan itiraz, … 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.03.2022 tarihli ve 2022/118 değişik … sayılı Kararı ile kesin olarak reddedilmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca 29.03.2023 … ve 94660652-105-27-14885-2022-Kyb sayılı evrakı ile yaptığı kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.05.2023 tarihli, 2023/38960 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.05.2023 tarihli ve 2023/38960 sayılı Kanun yararına bozma istemi;
“… Terör örgütü propagandası yapmak suçundan
şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, … Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 15.03.2022 tarihli ve 2018/68080 soruşturma, 2022/10069 Esas, 2022/1265 sayılı iddianamenin iadesine dair … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.03:2022 tarihli ve 2022/34 iddianame değerlendirme sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci … 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.03.2022 tarihli ve 2022/118 değişik … sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 02.02.2022 tarihli ve 2021/21673 Esas, 2022/1162 sayılı ilâmında yer alan, ‘… Ceza Muhakemesi Hukukunun temel amacı olan maddi gerçeğe ulaşılmasıdır. Şüphelinin ifadesi veya savunması dosya içerisindeki deliller karşısında suçun sübutuna mutlak etki eden bir kanıt niteliği taşımamaktadır. Dolayısıyla şüphelinin ifadesinin alınmasında bu fıkra açısından bir zorunluluk bulunmamaktadır. Cumhuriyet savcısı tarafından toplanan delillerin kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturması sebebiyle iddianame düzenlenmiş olması ve iddianamenin iade sebepleri arasında şüphelinin savunmasının alınmamış olmasının sayılmadığı cihetle itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesi nedeniyle..kararın 5271 sayılı CMK’nın 309 uncu maddesinin 3 üncü fıkrası uyarınca bozulmasına …’ şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Somut olayda, … 7. Ağır Ceza Mahkemesince şüphelinin ifadesinin alınmadığından bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3 üncü maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1 inci maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2 nci maddesinde yer alan ‘Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa;
Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.’ hükmü uyarınca Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği nazara alındığında, somut olayda, Cumhuriyet savcısı tarafından toplanan delillerin kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturması ve yakalama kararına rağmen şüpheliye ulaşılamaması sebebiyle şüphelinin ifadesi alınamadan iddianame düzenlenmesi karşısında, iddianamenin iade sebepleri arasında şüphelinin savunmasının alınmamış olmasının sayılmadığı cihetle, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir…”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
A. Uyuşmazlık
Terör örgütünün propagandasını yapmak suçundan yürütülen soruşturmada ifadesi alınamadığından hakkında yakalama kararı çıkartılan şüphelinin cezalandırılması istemi ile düzenlenen iddianamenin, 5271 sayılı Kanun’un 174 üncü maddesinin birinci fıkrasının ‘b’ bendi gereğince iade edilmesinde ve bu karara karşı yapılan itirazın reddine dair verilen kararda hukuka aykırılık bulunup bulunmadığına ilişkindir.
B. Hukuki Süreç;
1. Terör örgütü propagandası yapmak suçundan hakkında iddianame düzenlenen ve kolluk fezlekesinde UYAP sistemi sorgusunda suça sürüklenen çocuk sıfatı ile kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama, silahlı terör örgütüne üye olma, terör örgütü propagandası yapmak suçlarından; arşiv sorgusunda ise 2010 yılında silahlı terör örgütüne üye olma, kanunsuz toplantı ve gösteri yürüyüşlerine katılma, örgütün propagandasını yapma suçlarından işlem, kayıtlarının bulunduğu ve fakat herhangi bir aranmasının bulunmadığı belirtilen şüpheli …, … ilçesi … nüfusuna kayıtlıdır. Soruşturma kapsamında düzenlenen 28.08.2018 tarihli tutanakta … ilinde ikamet ettiği ve sigorta kaydının olduğu belirtilen fakat bilgilerine başvurulan eşi … ile kardeşi …’ın beyanlarında ise 2019 yılında evini terk ettiği ve kendisinden bir daha haber alamadıklarını, kayıp müracaatında ise bulunmadıklarını belirttikleri şüpheli … hakkında UYAP sisteminden yapılan güncel sorgulamadan mernis kayıtlarına göre ikametinin … ilinde bulunduğu ayrıca hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçundan … 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/500 Esas sayılı davasından 22.06.2021 tarihinde yakalama kararı çıkartıldığı görülmüştür.
2. … İl Emniyet Müdürlüğünün …/… terör örgütünün faaliyetlerinin deşifre edilmesi ve engellenmesine yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünün (… Şube Müdürlüğü) 30.04.2018 tarihli yazısı ile … adlı sosyal medya paylaşım sitesinde, herkese açık olacak şekilde terör örgütünü öven paylaşımlarda bulunulduğu ve şüphelinin kullanıcısı olabileceği değerlendirilen … … Uyanık (… de Tanırlar) isimli hesaba ilişkin olarak araştırma raporu hazırlanması talebinde bulunulmasına istinaden düzenlenen 10.05.2018 tarihli araştırma raporuyla 03.10.2010- 28.05.2016 tarihleri arasında söz konusu hesapta yapılan paylaşımların tespiti yapılmış ayrıca 27.05.2016 tarihli paylaşımın kullanıcı bilgilerinin tespitine yardımcı bir görsel olduğu ve bu fotoğrafın hesabın kullanıcınısına ait olabileceği, 20.05.2016 tarihinde yayımlanan görselde de M. B. adlı başka bir kullanıcının “Nerdesin kayınco unuttun bizi” şeklinde yorumda bulunulduğu belirlenmiş ancak teknik olarak fotoğraf analizi ve kıyaslamasının yapılamadığı, bilgilerin teyide muhtaç bilgiler olduğu ilgili birimlere bildirilmiştir.
3. 28.08.2018 tarihli kolluk araştırma tutanağında, … ilinde ikamet ettiği ve bir … yerinde sigorta kaydının bulunduğu bilgilerinin elde edildiği belirtilen yine aynı tarihli Cumhuriyet savcısı görüşme tutanağında hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan gözaltına alınması talimatı verilen şüphelinin belirlenen ikametinde, … 3.Sulh Ceza Hakimliğinin 28.08.2018 tarihli ve 2018/5662 değişik … sayılı Kararına istinaden 29.08.2018 tarihinde arama yapılmış ise de yakalanması mümkün olmamıştır. Arama tutanağında, yapılan araştırmada şüphelinin annesinin yanında kaldığının anlaşıldığı bilgisine yer verilmiştir.
Cumhuriyet savcısının talimatları doğrultusunda hazırlanan şüphelinin belirlenen ikametinde arama ve el koyma işlemi yapılmasına yönelik kolluğun 28.08.2018 tarihli yazısı, terör örgütü propagandası yapmak suçundan Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/68080 soruşturma numarasına kayıt edilmiştir.
Hazirunlar eşliğinde yapılan ve çilingir marifeti ile girilen evde yapılan aramada bulunan iki adet flash belleğe el konulmuş, bu materyallerin incelenmesine yönelik düzenlenen 29.08.2018 tarihli inceleme ön raporunda içeriklerinde bir düğün merasimine ilişkin kayıtların bulunduğunun ve görüntülerde örgütsel işaretler ve bez parçalarının; konuşma içeriklerinde ise “gerilla, biji …, …,…” ibarelerinin geçtiği tespit edilmiştir. 21.10.2019 tarihli inceleme raporunda ise materyallerde soruşturmayla alakalı olabileceği değerlendirilen terör örgütü renklerini temsil eden renklerin bulunduğu videolara rastlanıldığı belirtilmiştir.
4. …/… terör örgütünün propagandasını yaptığı, terör örgütüne olan beğenisini ortaya koyduğu, suçu ve suçluyu yücelttiği, terör örgütünün silahlı yapılanmasına katılımı özendirdiği, eylem yapma çağrısında bulunduğu değerlendirmesini içerir ve yakalanamadığından ifadesinin temin edilemediği, firari olduğu belirtilen 04.09.2018 tarihli kolluk fezlekesi ekinde tahkikat evrakları 2018/68080 sayılı soruşturma dosyasına gönderilmiştir.
5. Cumhuriyet Başsavcılığının 29.08.2018 tarihli talimat yazısı ile … Cumhuriyet Başsavcılığından şüpheli hakkında yeniden arama, el koyma ve inceleme kararı aldırılıp gerekli işlemlerin yapılması sureti ile ikamet ettiği belirlenen adreste yakalanıp, göz altına alınması istenilmiştir. … Sulh Ceza Hakimliğinin 29.08.2018 tarihli ve 2018/883 değişik … sayılı Kararına istinaden 29.08.2018 tarihinde annesine ait evde arama işlemi gerçekleştirilmiş ise de şüphelinin yakalaması ifa edilememiştir.
6. … Cumhuriyet Başsavcılığının 29.03.2019 tarihli yazısı ile Sulh Ceza Hakimliğinden, tüm aramalara rağmen kendisine ulaşılamayan şüpheli hakkında, terör örgütü propagandası yapmak suçundan 5271 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesi uyarınca yakalama emri düzenlenmesi talebinde bulunulmuş; … 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 29.03.2019 tarihli ve 2019/1757 değişik … sayılı kararı ile de şüpheli hakkında atılı suçtan aynı Kanun’un 94 üncü ve 98 inci maddesinin 1 ve 2 nci cümleleri gereği yakalama emri çıkartılmasına karar verilmiştir.
Yakalaması süreçte infaz edilemeyen şüphelinin nerede olduğunun yakınlarına sorulması ve ifadelerinin alınmasına yönelik Cumhuriyet savcısının 02.01.2020 tarihli talimatına istinaden, kolluğun 08.01.2020 tarihinde bilgilerine başvurduğu eşi … ile kardeşi … özet olarak beyanlarında, yaklaşık bir yıl önce evini terk eden şüpheliden haber alamadıklarını ve kayıp ilanında da bulunmadıklarını, adres ve iletişim bilgilerini bilmediklerini belirtmişlerdir.
7. Yakalaması infaz edilemeyen şüpheli … hakkında, terör örgütü propagandası yapmak suçundan 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 7 nci maddesinin 2 inci fıkrasının 1ve 2 inci cümleleri ile 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin 1 inci ve 53 üncü maddesinin 1 inci fıkrasınca mahkumiyetine karar verilmesi istemine havi olarak … Cumhuriyet Başsavcılığının 15.03.2022 tarihli ve 2018/68080 soruşturma, 2022/10069 Esas, 2022/1265 sayılı iddianamesi tanzim edilmiştir. İddianame anlatımında şüpheli hakkında Gazinatep 2.Sulh Ceza Hakimliğinin 29.03.2018 tarihli ve 2018/1757 değişik … sayılı kararı ile yakalama kararı çıkartıldığı ancak halen yakalanamadığı; suça konu ve kullanıcısı olduğu hesaptan 22.10.2011- 24.12.2014 tarihleri arasında yaptığı paylaşımlar belirtilmek sureti ile 24.12.2014 suç tarihi itibari atılı suçu işlediği izah edilmiştir.
8. … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.03.2022 tarihli ve 20212/34 iddianame değerlendirme nolu kararı ile iddianamenin 5271 sayılı Kanun’un 174 üncü maddesi 1 inci fıkrasının b bendi gereğince iadesine, itiraz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile Karar verilmiştir. Bahse konu kararın gerekçesinde;
“…Silahlı terör örgütünün propagandasını yapmak suçu bakımından özellikle sosyal medya hesapları üzerinden yapılan propaganda eylemlerinde suça konu hesap kullanıcılarının tespitinin her zaman mümkün olmadığı, hesaplara ilişkin sosyal medya kurumlarının Türkiye’de temsilciliklerinin bulunmaması yada hesaba erişimin kim tarafından yapıldığına dair kesin kanaate vardırabilecek delilleri elde etmek her zaman mümkün olmadığından, bu suç açısından toplanan deliller şüphelinin ifadesinin alınmasını suçun subutu açısından zorunlu kılmaktadır.
Somut olayda sanığın bahse konu sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımları kendisinin yapıp yapmadığı, söz konusu hesabın kendisine ait olup olmadığı, şüphelinin kastı ve savunmasına göre toplanması gereken ilave bütün delillerin toplanması suçun sübutuna etki edeceği muhakkak olan delillerden olduğundan, bu delil ya da deliller toplanmadan iddianame düzenlenmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuş ve şüphelinin suça yönelik savunması alınmadan düzenlenen iddianamenin iadesine yönelik…” karar verildiği belirtilmiştir.
UYAP sisteminden, kararın işlem kütük bilgileri incelenememiştir.
9. 24.03.2022 tarihli yazısı ile ilgili Cumhuriyet savcısı özet olarak, 5271 sayılı Kanun’un 174 üncü maddesinde iddianamenin iade nedenlerine tahdidi olarak yer verildiğini, bu nedenler arasında şüphelinin savunmasının alınmamasına yer verilmediğini, iddianame anlatımında şüphelinin atılı suçu işlediğine dair yeterli şüphe oluştuğunun ayrıntılı olarak açıklanıp hakkında yakalama kararı çıkarıldığının ve makul süre beklendikten sonra yakalanamaması üzerine, zamanaşımı süresi nazara alınıp iddianamenin düzenlendiğini, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2016/7218 Esas ve 2018/3954 sayılı Kararında da şüphelinin ifadesinin alınmaması tek başına iade nedeni sayılamayacağının vurgulandığını belirterek, mahkemeye, iade kararının düzeltilmesi ve iddianamenin kabulüne karar verilmesi hususunda itirazda bulunmuştur.
… 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.03.2022 tarihli Kararı ile itiraz yerinde görülmemiş ve dosya incelenmek üzere itiraz merciine gönderilmiştir.
10. İtiraz usul ve yasaya uygun olduğundan mahkemenin iade kararının kaldırılmasına ilişkin bila tarihli Cumhuriyet savcısı mütalaasının teminine müteakip, itiraz mercii sıfatı ile dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde … 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.03.2022 tarihli ve 2022/118 değişik … sayılı kararı ile ilgili Cumhuriyet savcısının itirazının reddine, kesin olarak, yazılı mütalaaya aykırı olarak karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde;
“…. 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 24.03.2022 tarih ve 2022/34 iddianame değerlendirme sayılı İddianamenin iadesine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu, gerekçelerin dosya kapsamı ve kayıtlara uygun düştüğü, mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından…” karar verildiği belirtilmiştir.
11. … Cumhuriyet Başsavcılığının 22.04.2022 tarihli yazısı ile Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne, özetle ilgili Cumhuriyet savcısının itiraz nedenleri doğrultusunda merciinin kesin kararının hukuka aykırı olduğu belirtilerek, itiraz merciinin kesin kararının kanun yararına bozulması hususunda ihbar ve görüşte bulunulmuştur. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 29.03.2023 … ve 94660652-105-27-14885-2022-Kyb sayılı yazısı ile … 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.03.2022 tarihli ve 2022/118 değişik … sayılı Kararının bozulması istenilmiştir.
C. İlgili Hukuk
12. Yasal Mevzuat şöyledir;
a) 5271 sayılı Kanun’un Kamu davasını açma görevi başlıklı 170’inci maddesi;
“…(1) Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirilir.
(2) Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.
(3) Görevli ve yetkili mahkemeye hitaben düzenlenen iddianamede;
a) Şüphelinin kimliği,
b) Müdafii,
c) Maktul, mağdur veya suçtan zarar görenin kimliği,
d) Mağdurun veya suçtan zarar görenin vekili veya kanunî temsilcisi,
e) Açıklanmasında sakınca bulunmaması halinde ihbarda bulunan kişinin kimliği,
f) Şikâyette bulunan kişinin kimliği,
g) Şikâyetin yapıldığı tarih,
h) Yüklenen suç ve uygulanması gereken kanun maddeleri,
i) Yüklenen suçun işlendiği yer, tarih ve zaman dilimi,
j) Suçun delilleri,
k)Şüphelinin tutuklu olup olmadığı; tutuklanmış ise, gözaltına alma ve tutuklama tarihleri ile bunların süreleri, Gösterilir.
(4) İddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır.
(5) İddianamenin sonuç kısmında, şüphelinin sadece aleyhine olan hususlar değil, lehine olan hususlar da ileri sürülür.
(6) İddianamenin sonuç kısmında, işlenen suç dolayısıyla ilgili kanunda öngörülen ceza ve güvenlik tedbirlerinden hangilerine hükmedilmesinin istendiği; suçun tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, ilgili tüzel kişi hakkında uygulanabilecek olan güvenlik tedbiri açıkça belirtilir.
Aynı Kanun’un iddianamenin iadesi başlıklı 174 üncü maddesi;
“…(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş … içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle;
a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen,
b) (Değişik:17.10.2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen,
c) (Değişik:17.10.2019-7188/20 md.) Ön ödemeye veya uzlaştırmaya ya da seri muhakeme usulüne tâbi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde ön ödeme veya uzlaştırma ya da seri muhakeme usulü uygulanmaksızın düzenlenen,
d) (Ek:17.10.2019-7188/20 md.) Soruşturma veya kovuşturma yapılması izne veya talebe bağlı olan suçlarda izin alınmaksızın veya talep olmaksızın düzenlenen,
İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir.
(2) Suçun hukukî nitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade edilemez.
(3) En geç birinci fıkrada belirtilen süre sonunda iade edilmeyen iddianame kabul edilmiş sayılır.
(4) Cumhuriyet savcısı, iddianamenin iadesi üzerine, kararda gösterilen eksiklikleri tamamladıktan ve hatalı noktaları düzelttikten sonra, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesini gerektiren bir durumun bulunmaması halinde, yeniden iddianame düzenleyerek dosyayı mahkemeye gönderir. İlk kararda belirtilmeyen sebeplere dayanılarak yeniden iddianamenin iadesi yoluna gidilemez.
5) İade kararına karşı Cumhuriyet savcısı itiraz edebilir…”
b) 18 Ekim 2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7418 sayılı Kanunla eklenip, 01.04.2023 tarihinde yürürlüğe giren 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunun ek 4 üncü maddesinin ilgili fıkraları;
“…(1) Türkiye’den günlük erişimi bir milyondan fazla olan yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcı; Kurum, Birlik, adli veya idari makamlarca gönderilecek tebligat, bildirim veya taleplerin gereğinin yerine getirilmesi ve kişiler tarafından bu Kanun kapsamında yapılacak başvuruların cevaplandırılması ve bu Kanun kapsamındaki diğer yükümlülüklerin yerine getirilmesini temin için yetkili en az bir kişiyi Türkiye’de temsilci olarak belirler ve bu kişinin iletişim bilgilerine kolayca görülebilecek ve doğrudan erişilebilecek şekilde internet sitesinde yer verir. Sosyal ağ sağlayıcı bu kişinin kimlik ve iletişim bilgilerini Kuruma bildirmekle yükümlüdür. (Değişik cümle:13/10/2022-7418/34 md.) Temsilcinin gerçek kişi olması hâlinde bu kişinin Türkiye’de mukim ve Türk vatandaşı olması zorunludur. (Ek cümleler:13/10/2022-7418/34 md.) Türkiye’den günlük erişimin on milyondan fazla olması hâlinde; yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcı tarafından belirlenen gerçek veya tüzel kişi temsilci, sosyal ağ sağlayıcının sorumlulukları saklı kalmak kaydıyla teknik, idari, hukuki ve mali yönden tam yetkili ve sorumlu olup bu temsilcinin tüzel kişi olması hâlinde doğrudan sosyal ağ sağlayıcı tarafından sermaye şirketi şeklinde kurulan bir şube olması zorunludur.

(3) Türkiye’den günlük erişimi bir milyondan fazla olan yurt içi veya yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcı, 9 uncu ve 9/A maddeleri kapsamındaki içeriklere yönelik olarak kişiler tarafından yapılacak başvurulara, başvurudan itibaren en geç kırk sekiz saat içinde olumlu ya da olumsuz cevap vermekle yükümlüdür. Olumsuz cevaplar gerekçeli olarak verilir…
(5) (Ek:13/10/2022-7418/34 md.) Türk Ceza Kanununda yer alan;
a) Çocukların cinsel istismarı (madde 103),
b) Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma (madde 217/A),
c) Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak (madde 302),
ç) Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar (madde 309, 311, 312, 313, 314, 315, 316),
d) Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk (madde 328, 329, 330, 331, 333, 334, 335, 336, 337),
suçlarına konu internet içeriklerini oluşturan veya yayan faillere ulaşmak için gerekli olan bilgiler soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı, kovuşturma aşamasında yargılamanın yürütüldüğü mahkeme tarafından talep edilmesi üzerine ilgili sosyal ağ sağlayıcının Türkiye’deki temsilcisi tarafından adli mercilere verilir. Bu bilgilerin talep eden Cumhuriyet Başsavcılığı veya mahkemeye verilmemesi durumunda, ilgili Cumhuriyet savcısı tarafından, yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliğinin yüzde doksan oranında daraltılması talebiyle … Sulh Ceza Hakimliğine başvurulabilir. İnternet trafiği bant genişliğinin daraltılması kararı verilmesi hâlinde, bu karar erişim sağlayıcılara bildirilmek üzere Kuruma gönderilir. Kararın gereği, bildirimden itibaren derhâl ve en geç dört saat içinde erişim sağlayıcıları tarafından yerine getirilir. Sosyal ağ sağlayıcının, bu fıkra kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmesi hâlinde yaptırımlar kaldırılır ve Kuruma bildirilir.
(6) Türkiye’den günlük erişimi bir milyondan fazla olan yurt içi veya yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcı, Türkiye’deki kullanıcıların verilerini Türkiye’de barındırma yönünde gerekli tedbirleri alır…
16) (Ek:13/10/2022-7418/34 md.) Sosyal ağ sağlayıcı, kişilerin can ve mal güvenliğini tehlikeye sokan içerikleri öğrenmesi ve gecikmesinde sakınca bulunması hâlinde, bu içeriği ve içeriği oluşturana ilişkin bilgileri yetkili kolluk birimleriyle paylaşır…”
Şeklinde düzenlenmiştir.
D. Değerlendirme
11. Ceza muhakemesinin amacı, maddi gerçeğin insan onuruna yaraşır biçimde araştırılıp bulunmasıdır. Soruşturma evresinin asıl yetkilisi olan Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez ceza yargılamasının temel amacı olan maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için soruşturmaya başlayacaktır.
5271 sayılı Kanun’un 160 ıncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan “bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hal” ifadesinden de anlaşılacağı üzere belli bir suç şüphesine karşı soruşturmaya başlanılabilmesinin maddi koşulu, o suça ilişkin başlangıç şüphesinin var olmasıdır. Başlangıç şüphesi, soyut bir izlenimle değil; suçun işlendiği izlenimini uyandıran somut vakıalar ile oluşur. Cumhuriyet savcısı, başlangıç şüphesinin olup olmadığını yani, suçun işlendiği izlenimini uyandıran somut vakıaların bulunup bulunmadığını değerlendirerek soruşturmaya başlayacaktır. Kısaca, başlangıç şüphesinin bulunup bulunmadığını değerlendirme yetkisi, Cumhuriyet savcısına aittir (Veli …., … …., İlker Tepe, Ceza Muhakemesi Hukuku, Seçkin Yayınlar, …, 2011, sayfa 186 ve devamı).
Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı iddianame düzenler. “Yeterli şüphe”, şüphelinin müsnet suçtan yargılanması için gerekli ve yeterli olan şüphe derecesini ifade eder. Bu şüphenin, hukuka uygun olarak elde edilmiş her türlü delile dayanması gerektiğinde kuşku yoktur. Cumhuriyet savcısı topladığı delillerin iddianame düzenlemek için yeterli olup olmadığını takdir edecek, delilleri olaylarla ilişkilendirerek yeterli şüpheyi ortaya koyacaktır. Kamu davasının açılmasında yeterli şüpheden bahsedebilmede önemli olan, suçun işlendiğine yönelik tartışılabilirlik ve mahkûmiyetin ne derecede mümkün olabilirliğidir.
Soruşturma aşamasında toplanan deliller sonucunda yeterli şüphenin oluşmaması durumunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi, yargılama aşamasında hakim veya mahkemece verilen kararlar ile kanun yolu aşamalarında delillerin hukuka uygunluk denetiminin yapılacağına dair düzenlemelerin yanı sıra; iddianamenin iadesi müessesesinin de delilin denetimine olanak tanıdığının kabulü gereklidir. Ancak Anayasa’nın 38, 5271 sayılı Kanun’un 206/2 nci maddelerindeki düzenlemeler kapsamında, bu olanağın çok geniş yorumlanmaması gerektiği 5271 sayılı Kanun’un 172/1 inci maddesinin doğal sonucudur.
Şüphelinin savunmasının alınmasını zorunlu kılan açık bir hükme 5271 sayılı Kanun’un 170 ve 174 üncü maddelerinde yer verilmemiştir. Fakat bu durum her koşulda savunma alınmadan dava açılabileceği şeklinde de yorumlanmamalıdır. Ancak müsnet suçla ilgili olarak dava açmayı gerektiren yeterli şüphe oluşturacak somut delillerin ikame olunduğu ve fakat şüphelinin kaçması nedeni ile ifadesinin alınma imkanının bulunmadığı, hakkında çıkartılan yakalama emrinin üzerinden somut olaya özgü makul sürenin geçtiği anlaşılan durumlarda, özellikle “yargılamanın makul sürede tamamlanması” ilkesi kapsamında ikame olunan delillerin mahkemece de toplanmasını teminen iddianame düzenlenmesinin gerekebileceği de gözetilmelidir.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; … Şube Müdürlüğünün yazısı ekinde kimlik bilgileri ile söz konusu … adlı sosyal medya sitesinde belirlenen hesabı yönlendiriyor olabileceğinden araştırma raporu tanzim edilmesi istenilen ve buna matuf tanzim olunan araştırma raporu ile tespiti ve incelemesi yapılan sosyal medya hesabında, herkese açık olarak paylaşılan iki fotoğrafa istinaden hesabın gerçek kullanıcısı olduğu, atılı suça konu paylaşımlarda bulunduğu iddia olunan, temin edilemediğinden ifadesinin alınmasına yönelik olarak 29.03.2019 tarihinde çıkartılan yakalama kararı infaz edilemediğinden ifadesi de alınamayıp, bilgilerine başvurulan eşi ile kardeşinin beyanlarından ise bir yıl öncesinde evini terk ettiği ve kendisinden haber alınmadığı anlaşılıp, hakkında 15.03.2022 tarihli iddianame düzenlenen şüphelinin, atılı suçu işlediğine yönelik yeterli şüphe oluştuğuna dair Cumhuriyet savcısınca yapılan değerlendirmede ve bahse konu resmin bilgisine başvurulanlara gösterilip, polnet kayıtlarından da resim ve bilgilerinin temini sureti ile araştırma yapılmasının kovuşturma aşamasında mümkün olması karşısında, yakalama emrinin ifası makul süre beklenildikten sonra müsnet suçun nitelik ve mahiyetine göre iddianame düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından istemin kabulüne karar verilmiştir.
III. KARAR ;
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. … 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.03.2022 tarihli ve 2022/118 değişik … sayılı sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.06.2023 tarihinde karar verildi.