Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2023/1709 E. 2023/3775 K. 11.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1709
KARAR NO : 2023/3775
KARAR TARİHİ : 11.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.11.2019 tarihli ve 2018/215 Esas, 2019/405 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 221 inci maddesinin beşinci fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 05.10.2021 tarihli ve 2020/629 Esas, 2021/1045 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 12.12.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; sanığın terör örgütüne üye olma suçunu işlemediğine, tespit ve değerlendirme tutanağında belirtilen yazışmaların gündelik yazışmalar ve konuşmalar olduğuna, sırf bylock programının indirilmiş olmasının örgüt üyeliği için yeterli olmayacağına, hukuka ve yasalara aykırı mahkumiyet kararının bozulması gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık …’ın ikrar içerikli beyanlarından da anlaşılacağı üzere üniversite öğrenciliği döneminde FETÖ/PDY ile tanışan ve örgütün sohbetlerine katılan sanığın üniversiteden mezun olduktan sonraki dönemde de örgüt ile irtibatını devam ettirmesi, örgüt içerisinde kullanıldığı tespit edilen ByLock isimli kriptolu haberleşme programını kullanması, FETÖ silahlı terör örgütünün yayın ve propagandasını yapan yayınlara abone olması, örgüt faaliyetleri kapsamında TUS sınavlarına hazırlanan öğrencilerin sorumlusu olarak görev yapması, örgütün düzenlemiş olduğu gezilere katılması, örgütsel organizasyonların hazırlıklarında görev alması, dijital materyallerinde akrabasının örgüte ait evlerden kalması için aracılık ettiğine dair örgütsel bağını doğrulayacak mahiyette yazışma içeriklerinin bulunması hususları dikkate alındığında sanığın FETÖ Silahlı Terör örgütü ile iltisaklı olduğunun tüm dosya kapsamı ile sübut bulduğu, bu anlamda sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu, bu nedenle sanığın eylemlerinin TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1 inci maddeleri kapsamında kaldığı, sanığın bu suç nedeniyle cezalandırılması gerektiği kanaatine varılmış, böylece sanığın FETÖ silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği, söz konusu örgütün devlet ve toplum için tehlikeli olduğu, vehamet arz eden eylemler gerçekleştiren bir örgütün üyesi olması nedeniyle tehlike suçu olarak düzenlenmiş olan silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan cezalandırılması gerektiği kanaatine varıldığı anlaşılmış, sanığın bu nedenlerle silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine dair hüküm tesis edilmiştir.
Sanık yönünden cezanın belirlenmesi aşamasında suçun işleniş biçimi, fiilin özellikleri, suç sebep ve saikleri, kastın ağırlığı ve yoğunluğu, meydana gelen tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak takdiren alt sınırdan belirlenmiş, sanığa verilen cezanın atılı suçun 3713 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinde sayılan mutlak terör suçu olması nedeniyle aynı yasanın 5/1 maddesi gereğince 1/2 oranında artırılmıştır.
Sanığın mahkemede alınan savunmasında ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde ifadesinde örgüt mensuplarına ilişkin teşhis ve tespitlerde bulunması sonrasında yargılama aşamasında etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğine yönelik iradesini ortaya koyarak örgütsel bağını kabul etmesi, örgüt mensuplarına ilişkin teşhis ve tespitlerde bulunması, sanığın örgütün işleyişine, yüklendiği sorumluluklar, aldığı talimatlar konularında yakalanıp hakkında soruşturma başladıktan sonra samimi beyanlarda bulunması da dikkate alındığında sanığın örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili etkili ve faydalı bilgi verdiğinin kabulü gerektiği anlaşılmış ve sanık hakkında TCK’nın 221/4-son maddesinde anlamını bulan etkin pişmanlık hükmünün uygulanmasına karar verilmiş ve cezasından takdiren 2/3 oranında indirim yapılmıştır.
Sanığın yargılama sürecindeki davranışları dikkate alınarak hakkında TCK’nın 62/1 inci maddesindeki takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı gözetilerek diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle, başka dosya şüphelileri E. Ö., Y. K., M. Y., M. Ç. Ve M. T.’nin hüküm verildikten sonra dosya içerisine gelen beyanları sonuca etkili görülmemiştir.
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre bir bütün olarak değerlendirildiğinde, bylock programını yükleyip kullanan, ByLock programındaki yazışma içerikleri ve sanığın etkin pişmanlık kapsamındaki savunmalarına göre; TUS sınavlarına hazırlanan öğrencilerin sorumlusu olarak görev yapan, örgütün düzenlemiş olduğu gezilere katılan, talimat üzerine Bank … hesabına para yatıran ve dijital materyallerinde akrabasının örgüte ait evlerde kalması için aracılık ettiğine dair örgütsel bağını doğrulayacak mahiyette yazışma içerikleri tespit edilen sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde ve gerekçede bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmakla;
Yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 05.10.2021 tarihli ve 2020/629 Esas, 2021/1045 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.05.2023 tarihinde karar verildi.

… … … … …