Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2023/2657 E. 2023/3401 K. 24.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2657
KARAR NO : 2023/3401
KARAR TARİHİ : 24.05.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.03.2021 tarihli ve …sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma ve kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.

2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 24.10.2022 tarihli ve …sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 27.12.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının silahlı terör örgütüne üye olma ve kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçlarına, katılan vekilinin kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçuna ilişkin aleyhe temyiz istemleri özetle;
1.KHK ile Emniyet Genel Müdürlüğündeki görevinden ihraç edilen ve Garson isimli gizli tanıktan elde edilen SD kartta B5 olarak kodlandığı tespit edilen sanığın, çalıştığı kurumuna, ÖSYM ve Bankalar Birliğine müzekkere yazılarak, varsa beyan etmiş olduğu diğer hatları da tereddüte mahal kalmayacak şekilde saptandıktan sonra, bu hatlar üzerinde de Bylock sorgulaması yaptırılmasına,
2.FETÖ/PDY’nin sözde üst yönetimindeki şahıs/şahıslarla telefon irtibatının bulunup bulunmadığının tespitine matuf olmak üzere, çalıştığı kurumuna, ÖSYM ve Bankalar Birliğine müzekkere yazılarak, varsa beyan etmiş olduğu diğer hatları da tereddüte mahal kalmayacak şekilde saptandıktan sonra, bu hatlara ilişkin HTS kayıtlarının da getirtilerek, üzerinde analiz raporu düzenlettirilmesine,
3.Sanığın çalıştığı kurumuna, ÖSYM ve Bankalar Birliğine müzekkere yazılarak, varsa beyan etmiş olduğu diğer hatları da tereddüte mahal kalmayacak şekilde saptandıktan sonra, 2010-2016 yıllarına ait HTS kayıtlarının EXCEL ve PDF formatındaki HTS kayıtlarının 0 saniyelik aramalar dahil BTK’dan getirtildikten sonra, gelen CD’lerin bir kopyası da gönderilmek suretiyle sanığın kurs gördüğü/görev yaptığı İstanbul ve Ankara TEM/KOM Şube Müdürlüklerine ayrı ayrı müzekkere yazılarak, emniyet mahrem yapılanma kapsamında, sanığın ankesörlü/sabit hatlardan periyodik/ardışık/şifreli olarak aranıp aranmadığının tespit edilmesine,
4.Sanığın, örgütle iltisaklı kurum ve kuruluşlarda SGK kaydı olup olmadığının araştırılmasına,
5.Sanığın FETÖ ile iltisaklı dernek, vakıf ve sendika üyeliği bulunup bulunmadığı hususunda araştırma yapılmasına,
6.Sanığın Bank Asyadaki hesap hareketlerinin sorgulama işleminin EGM KOM Daire Başkanlığının Bank … Modülünden yapıldığına, sanığın hesabında (daha evvel ve daha sonra) mevduat bulunup bulunmadığının tespiti ve daha sıhhatli bir değerlendirme yapılabilmesi için sanığın Bank Asyadaki hesap hareketlerinin 01.01.2013-01.01.2016 tarih aralığını kapsayacak şekilde CD halinde celp ve tetkiki için TMSF’ye müzekkere yazılmasına,
7.Sanık hakkında başkaca beyan, tespit veya teşhis olup olmadığının tespiti bakımından, UYAP Bilgi Havuzu’nda sorgulama yapılması ve hasıl olacak neticeye göre karar verilmesi gerektiğine,
8.Eksik inceleme neticesinde verilen yerel mahkeme ve daire kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna,
9.Bölge Adliye Mahkemesi’nin genel ve açıklayıcı olmayan gerekçelerle istinaf taleplerinin esastan reddine karar verdiğine,
10.Örgütlü bir biçimde sınav sorularının ele geçirildiği sınavda, birçok adayı haksız olarak geçen sanığın üst sınırdan cezalandırılması yönündeki taleplerinin gerekçesiz olarak reddedildiğine temyiz dilekçelerinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince “FETÖ/PDY havuz analiz sorgu tutanağında sanığın, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile bağını ortaya koyabilecek bir delilin bulunmadığı, mahkememizce yazılan ülke çapında yapılan soruşturma ve kovuşturmalarda dosyamız sanığı hakkında beyan ya da teşhiste bulunan kişi ya da kişiler olup olmadığına dair müzekkereye verilen cevabi yazılarda sanık hakkında beyan ya da teşhiste bulunan kişi/ler olmadığının belirtildiği, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/68532 soruşturma sayılı soruşturması kapsamında ele geçirilen … SD kartta sanığa tüm listede B5 kodunun verildiği, B5 kodunun “FETÖ mensubiyeti olan, sadakati ve bağlılığı olan ancak bazı konuları sorgulayan kişileri” ifade ettiği, sanığın adının güncel listede ve tüm emeklide yer almadığı ayrıca veri inceleme raporunda benzer dosyalarda bulunsa da sanık açısından sanığın bağlı olduğu ya da sanık ile ilgilenen zümre başkanı ve öğretmeni olarak belirtilen kişi/lerin bulunmadığı, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile bağlantılı olduğu ve bu şekilde 2009 yılı Komiser Yardımcılığı Yazılı Yarışma sınav sorularını alarak kazandığı yönünde bir tanık beyanı ya da bu yönde bir sanık kabulününde olmadığı, bilirkişi raporunda sanık açısından kuvvetli şüpheli tespiti yapılmış ise de ceza yargılamasının kesin tespite dayanması gerektiği bu bağlamda sanığın, örgüte insan kazandırma faaliyetlerinde veya maddi katkıda bulunduğuna bulunduğuna, örgütün organizasyonlarına dahil olduğuna, örgütün gizli haberleşme programlarını kullandığına, örgüte müzahir dernek veya sendikaya üye olduğuna, örgüt içerisinde görev üstlendiğine ve kod adı kullandığına, örgüt amacını benimseyerek örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk ettiğine, örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katıldığına, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerde bulunduğuna ilişkin hakkında bir delil veya tespit bulunmadığı, ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan “in dubio pro reo” ilkesine göre kuşkudan sanığın yararlandırılması gerektiği, sanığın cezalandırılmasının temel koşulunun, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesine bağlı olduğu, şüpheli ve aydınlatılamamış olaylar ve iddiaların sanığın aleyhine yorumlanarak hüküm tesis edilemeyeceği, ceza mahkûmiyetinin bir ihtimale değil kesin ve açık bir ispata dayanması gerektiği, bu ispatın teorik de olsa hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermemesi gerektiği, yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmanın ceza yargılamasının en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına geleceği anlaşılmakla sanığın üzerine atılı mezkur suçlar yönünden kesin ve inandırıcı delillere ulaşılamadığı anlaşıldığından 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine” karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yapılan yargılama sonunda sanığın üzerine atılı suçları işlediğinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, karar gerekçelerine göre katılan vekilinin ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz talebinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan beraat hükümlerinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 24.10.2022 tarihli ve 2021/709 Esas, 2022/1019 sayılı Kararında katılan vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.05.2023 tarihinde karar verildi.

… … … … …