Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2023/2980 E. 2023/1841 K. 04.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2980
KARAR NO : 2023/1841
KARAR TARİHİ : 04.04.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.02.2019 tarihli ve 2018/541 Esas, 2019/70 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 221 inci maddenin beşinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 19.02.2021 tarihli ve 2019/528 Esas, 2021/330 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca bozulmasına karar verilmiştir.
3. Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.06.2021 tarihli ve 2021/91 Esas, 2021/243 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 221 inci maddenin beşinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 17.09.2021 tarihli ve 2021/1000 Esas, 2021/1365 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5. 7188 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 16.09.2021 tarihli, onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle, Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, eksik araştırma, inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna, Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğuna, Bank … hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemi olduğuna, talimatla hareket etmediğine, etkin pişmanlık maddesi uygulanırken indirim oranının az belirlendiğine, öncelikle beratine aksi kanaatte ise kararın bozulmasına ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, FETÖ/PDY Silahlı terör örgütüne ait farklı dershanelerde uzun yıllar çalışması, bu dönemde örgütün temel insan kaynağı olan öğrencilere yönelik sohbet, gezi vb. organizasyonlar düzenlemesi, örgütün talimatı ile örgüte ait Pak Eğitim İş Sendikasına 29.01.2014 tarihinde üye olması, sosyal medya hesabından FETÖ/PDY terör örgütünü övücü ve eylemlerini meşrulaştırıcı söylemlerde bulunması, örgütün finans kuruluşu olan … Katılım Bankası A.Ş.’de hesabının bulunması ve söz konusu hesabında örgüt lideri ve üyelerinin talimatlarından sonra bakiye arttırımda bulunması nedeniyle cezalandırılması istemiyle Sivas Cumhuriyet Başsavcılığının 27.09.2018 tarih ve 2018/11506 soruşturma, 2018/3984 Esas sayılı iddianamesiyle Sivas 3. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, anılan mahkemenin 05.10.2018 tarih 2018/278-364 E-K sayılı yetkisizlik kararı ile dava dosyasının mahkememize gönderildiği ve mahkememizin 2018/541 Esas sırasına kaydedildiği, yapılan yargılama neticesinde 12.02.2019 tarih 2018/541 Esas 2019/70 sayılı Karar ile sanığın neticeten 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, dosyanın istinaf incelemesi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderildiği, anılan dairenin de 19.02.2021 tarih 2019/528 Esas 2021/330 sayılı Karar ilamı ile müdafii bulundurulmaksızın yargılama yapıldığından bozulmasına karar verilerek dosyanın mahkemeye gönderildiği, sanığın kullanımında olan GSM hattına ilişkin görüşme dökümlerinin BTİK’dan celbedilmesini müteakip bilirkişiden rapor temini yoluna gidildiği ve bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 07.04.2021 tarihli rapora göre; sanığın, 0549 (…) (..) (..) numaralı GSM hattı üzerinden, hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kapsamında işlem yapılan ve aralarında örgüt içerisinde mahrem imam olarak görev yapan farklı şahıslarla görüşmesinin olduğu, sanığın hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliğinden işlem yapılan aralarında örgüt içerisinde mahrem imam olarak görev yapan şahısların da bulunduğu bu kadar fazla kişiyle görüşmesinin hayatın olağan akışına uygun olarak değerlendirilemeyeceği, Bank … hesap dökümlerine ve önceki yargılama aşamalarında alınan 31.01.2019 tarihli bilirkişi raporuna göre, sanığın adı geçen bankada ilk hesap açılış tarihinin 24.08.2012 olduğu, bu tarihten sonra başka bir hesap açılışı olmadığı halde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü elebaşının Bank Asyaya destek olunması yönündeki çağrılarından sonra adı geçen bankada 29.01.2014 tarihinde 1 adet, 02.05.2014 tarihinde 1 adet, 29.09.2014 tarihinde 2 adet, 26.02.2015 tarihinde 1 adet yeni hesap açtığı, 29.01.2014 tarihinde 2.646,90 TL, 10.09.2014 tarihinde 14.000,00 TL, 23.09.2014 tarihinde 5.300,00 TL ve 750,00 TL, 25.09.2014 tarihinde 4.700,00 TL para yatırdığı, sanığın çağrılara uygun şekilde daha önceden hesabı bulunan bankada yeni hesaplar açmasının ve para yatırmasının örgüt çağrılarına göre hareket ettiğinin duraksamaya yer vermeyecek şekilde göstergesi olduğu, bunların rutin bankacılık işlemi olarak kabul edilemeyeceği, örgüte ait kurumlarda uzun süre çalışan, örgüt mensupları ile irtibatı HTS analiz raporu ile ortaya konulan ve dolayısıyla çağrılardan haberdar olan sanığın örgüt çağrılarına uygun şekilde hesaplar açtığının ve para yatırdığının şüpheye mahal bırakmayacak şekilde ortaya konulduğu, sanığın çalıştığı kurumun talebi üzerine maaşını almak için hesap açtığı, örgütsel talimatla hareket etmediği şeklindeki savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun anlaşıldığı, yukarıdaki gerekçeye binaen mahkememizce itibar edilmediği, sanıktan ele geçen dijital materyaller üzerinde yapılan inceleme neticesinde dosyaya sunulan 22.04.2019 tarihli USB bellek çözüm tutanağına göre General Mobile marka telefonda örgüt elebaşına ait fotoğraflara rastlanıldığının belirtildiği, dosyada mevcut 21.05.2018 tarihli internet tespit tutanağına göre sanığın, kendisi tarafından kullanılan sosyal medya paylaşım siteleri üzerinden FETÖ/PDY silahlı terör örgütü elebaşı ve örgüt mensuplarını övücü örgütsel paylaşımlarda bulunduğunun tespit edildiği, Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Daire Başkanlığınca, özel yetkili ağır ceza mahkemeleri başkan ve üyelerinin yetkisine açılan örgütlü suçlar bilgi bankası üzerinde yapılan araştırmalarda sanık hakkında S.D. isimli şahsın beyanının tespit edildiği, bu şahsın Bingöl 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/447 Esas sayılı dosyasında tanık olarak talimat yolu ile alınan beyanında; sanığın, üniversiteyi kazandığı yıl kendisine örgüt içerisinde kalacak yer bularak kendisini örgüt üyeleri ile tanıştırdığını belirttiği, bu belge ve beyanların duruşma esnasında sanık ve müdafiine okunduğu, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından dosyamız arasına gönderilen belgelerin incelenmesinde; Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/17677 Soruşturma sayılı dosyasında şüpheli sıfatı ile etkin pişmanlık kapsamlı beyanda bulunan S.G.’nin sanığı teşhis ettiği ve kendisini Kayseri’de bulunan örgüte ait Serhat Dersanesi’ne sanığın yönlendirdiğini belirttiği, bu belge ve beyanların duruşma esnasında sanık ve müdafiine okunduğu, sanığın da soruşturma ve kovuşturma aşamalarında etkin pişmanlık kapsamında verdiği ikrar yollu savunmalarında örgüte ait kurumlarda çalıştığını, kendisinin öğrencileri gezilere götürdüğünü, öğrencilere yönelik bir takım sohbet ve etkinlikler düzenlediğini, sosyal medya üzerinden yapmış olduğu paylaşımları dershane müdürü olan M.H. ile M.A.’nın telkinleri üzerine yaptığını, Bank Asyada hesabının olduğunu, M.A.’nın üye olmasını istemesi üzerine Pak Eğitim İş sendikasına üye olduğunu beyan ettiği ve bir kısım örgüt üyelerini teşhis ettiği,
Yukarıda ayrıntılarıyla izah edilen gerekçe ve tartışılan delillere göre; sanığın amacını benimsediği silahlı terör örgütü FETÖ/PDY yapılanması içerisine dahil olduğu, örgüt ile organik bağ kurarak süreklilik gösteren faaliyetlerde bulunduğu, daha önceden hesabı olmasına rağmen çağrı üzerine Bank Asyada yeni hesaplar açtığı ve para yatırdığı, örgütsel tayinle birbiriyle ilgisiz 3 ayrı ilde örgüte müzahir kurumlarda uzun yıllar çalıştığı, öğrencileri örgüte yönlendirdiği ayrıca öğrencilere örgütsel sohbetler yaptığı, aralarında örgüt içerisinde mahrem imam olarak görev yapan şahısların da bulunduğu örgüt üyeleri ile irtibatlı olduğu, sosyal medya hesapları üzerinden FETÖ/PDY silahlı terör örgütünü övücü nitelikte paylaşımlarda bulunduğu şeklinde sübut bulan çeşitlilik ve süreklilik gösteren yukarıda ayrıntılarıyla izah edilip tartışılan eylem ve faaliyetlerinin sanığın atılı olan silahlı örgüt üyeliği suçunu oluşturacağı, zira silahlı örgüte üye olmanın örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade ettiği, sanığın silahlı terör örgütü (FETÖ/PDY) üyeliği suçundan hüküm kurulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, duruşma açılarak İlk Derece Mahkemesinin kararında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
b) Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin “suç işlemek amacı” olması aranır (… özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf.280).
c) BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası A.Ş.’de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilir.
Somut olayda, toplanan deliller, sanık savunması, tanık beyanları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne ait farklı dershanelerde çalışması, örgütün talimatı ile Pak Eğitim İş Sendikasına üye olması, dersanedeki öğrencilere yönelik 2008 yılında sohbet, gezi vb. organizasyonlar düzenlemesi gibi eylemlerinin örgütün operasyonel eylemlerinden önce olduğu, kamuoyunca da bilinen operasyonel eylemlerinden sonra herhangi bir örgütsel faaliyeti tespit edilemeyen sanığın örgütün hiyerarşik yapısına organik bağ ile dahil olarak, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren faaliyetlerde bulunduğuna ilişkin yeterli ve kesin delil ikame olunamadığından terör örgüt üyeliği suçu oluşmayacağı ancak; örgüt liderinin talimatı doğrultusunda örgüt ile irtibatlı Bank … isimli bankada hesap açtırarak hesabına para yatıran sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmaktadır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz talebi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 17.09.2021 tarihli ve 2021/1000 Esas, 2021/1365 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Sanığın tutuklulukta geçirdiği süre ve dosya kapsamı dikkate alınarak TAHLİYESİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dosyanın Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.04.2023 tarihinde karar verildi.