YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3092
KARAR NO : 2023/1882
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Yargıtay 16. Ceza Dairesinin, 23.09.2020 tarihli ve 2020/2718 Esas, 2020/4409 sayılı Kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.02.2023 tarihli ve KD-2022/164712 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Sanığın tutukluluk halinin devamına ilişkin karara yönelik itirazı inceleyen mahkemenin heyet başkanının, sanığın mahkumiyetine karar verilen dava dosyasının temyiz incelemesine Yargıtay 16. Ceza Dairesi üyesi olarak katılması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesinin birinci fıkrasına muhalefet edildiğinden bahisle düzeltilerek onama ilâmının kaldırılmasına ve sanık müdafiinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Dosyanın incelenmesinde; 5271 sayılı Kanun’un bir karar veya hükme katılan hakimin, yüksek görevli mahkemece bu hükme ilişkin olarak verilecek karar veya hükme katılamayacağına ilişkin 23 üncü maddesinin birinci fıkrası sarahatine nazaran, sanık hakkında …Ağır Ceza Mahkemesinin 28.06.2019 tarih ve 2019/279 Esas sayılı tutukluluğun devamına ilişkin ara kararına yönelik sanık tarafından yapılan itiraz üzerine… Ağır Ceza Mahkemesinin 24.07.2019 tarih ve 2019/264 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın reddine verilen kararda heyet başkanı olarak yer alan (42520) sicil numaralı Hakim …’in, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin temyiz incelemesine Yargıtay üyesi sıfatıyla katılması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesinin birinci fıkrasına muhalefet edildiği anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle itirazın kabulüne karar verilmiştir.
5271 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca kanuna uygun teşekkül eden heyet tarafından tüm dosya kapsamı incelendiğinde; vergi müfettişi olarak görev yapmaktayken KHK ile ihraç edildiği, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün kamuoyunca da bilinen operasyonel faaliyetlerinden sonra sohbet adı altındaki toplantılarda sohbet hocalığı yaptığı ve sohbete katılanlardan himmet adı altında para topladığı, örgüt içerisinde “Meslekçi” olarak tabir edilen görevi üstlendiği, örgütsel kod adı belirlenen, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle, sanığın ByLock kullanıcısı olduğunu bildiren ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının dosyaya gelmesi beklenilmeden karar verilmesi sonuca etkili bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık … müdafiinin ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar aşağıda belirtilenler dışında yerinde görülmemekle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak;
Sanık hakkında belirlenen temel cezanın, suçun niteliği gereği artırılırken artırım oranı doğru yapıldığı halde uygulama maddesinin 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası yerine 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi olarak gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 16. Ceza Dairesinin, 23.09.2020 tarihli ve 2020/2718 Esas, 2020/4409 Karar sayılı düzeltilerek onama ilâmının KALDIRILMASINA,
3. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 06.02.2020 tarihli ve 2019/1682 Esas, 2020/156 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün ikinci paragrafındaki “3713 sayılı kanunun 5. maddesi” ibaresinin yerine “3713 sayılı Kanun’un 5/1. maddesi” ibaresinin yazılması suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.04.2023 tarihinde karar verildi.
… … … … …