YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3114
KARAR NO : 2023/5779
KARAR TARİHİ : 19.09.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR :Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti hükumetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜMLER :İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER :Katılanlar MSB vekili, Cumhurbaşkanlığı vekili, TBMM
Başkanlığı vekili, sanık ve müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Kısmi red, kısmi onama, kısmi bozma
Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçları yönünden doğrudan zarar gören, davaya katılma ve hükmü temyiz etme yetkisi bulunan ve fakat duruşmadan haberdar edilmeyen Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı vekilinin, 16.12.2022 tarihli temyiz ve katılma istemli dilekçe gönderdiği görülmekle suçtan doğrudan doğruya zarar gören Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılan olarak kabulüne,
Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçları yönünden T.C. Milli Savunma Bakanlığının; Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçu yönünden TBMM Başkanlığının; silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden T.C. Cumhurbaşkanlığı ile TBMM Başkanlığının; söz konusu suçların niteliği itibariyle doğrudan doğruya zarar görmedikleri ve bu nedenle de davaya bu suçlar yönünden katılma hakları bulunmadığından, …, TBMM Başkanlığı ve Cumhurbaşkanlığının katılmalarına ilişkin verilen karar hukukî değerden yoksun olup, söz konusu hükümleri temyiz yetkileri bulunmadığından temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK’nın 298/1 maddesi uyarınca REDDİNE,
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Ortadan Kaldırmaya Veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini Ortadan Kaldırmaya Veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme suçlarından T.C. Cumhurbaşkanlığı vekilinin, Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini Ortadan Kaldırmaya Veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme suçlarından TBMM Başkanlığı vekilinin, silahlı terör örgütüne üye olma suçu suçundan sanık müdafiinin temyiz taleplerinin incelenmesinde, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A…. 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.10.2017 Tarihli ve 2017/764 Esas, 2017/571 Sayılı Kararı İle Sanık Hakkında
1.Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Ortadan Kaldırmaya Veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini Ortadan Kaldırmaya Veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme suçlarından 5271 sayılı CMK’nın 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince ayrı ayrı beraatine,
2.Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 53 üncü maddesi, 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejimine ve mahsuba karar verilmiştir.
B…. Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 28.02.2020 Tarih ve 2019/146 Esas, 2020/262 Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekilleri, sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet Savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanık ve Müdafinin Temyiz İstemleri
Sanığın darbe teşebbüsünün gerçekleştiği tarihte tatili geçirdiği … ilinde olduğuna, birliğinden yaklaşık 800 km uzakta bulunan bir askerin birliğinde gerçekleşen olaylardan sorumlu tutulamayacağına, yine de sanığın o … birliğinde bulunan astlarını arayıp garnizondan giriş çıkış olmaması konusunda uyardığına, tanıklar … …, … …, … …’ın bu konuyu doğruladıklarına, sanığın birliğine döner dönmez olayın darbe olduğunu vurgulayarak demokrasi çağrısı yaptığına, tanık … …’un beyanlarının hukuk ve olağan insan mantığına aykırı olduğuna, tartışmalı iki delilden başka bir delil olmadığına, sanığın herhangi bir eyleminin ortaya konulamadığına, sıkı yönetim listesini kabul etmeyerek bu görevlendirmeye karşı çıktığına, bu listesinden sanığın adının yer almasının onayı dışında olduğuna, nitekim olay günü darbe karşıtı emirler verdiğine, tanık … … ile herhangi bir samimiyeti olmadığına, üçüncü kişilerden duyduğuu söylediği olaylar aktardığına, tanığın doğrudan bilgisi ve görgüsü olmadığına, etkin pişmanlıktan faydalanmak amaçlı hayali anlatımlarda bulunduğuna, nitekim söz konusu tanığın anlattığı olayı doğrulayan başka bir tanık beyanı olmadığına, general olması dolayısıyla kamu konutu kullandığına, bu konutta bulunan eşyaların demirbaş olduğuna, bilgisayarın da tugaydaki görevliler tarafından erişim sağlanabilen bilgisayar olduğuna, izlenen videonun youtubeda yayınlanan herkesin erişimine açık bir video olduğuna, içeriğinin suç unsuru içerip içermediğini bilmediğine, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösteren delillerin olmadığına, … …’un üçüncü kişilere dayandırdığı anlatımlara ilişkin koğuşta bulunan diğer kişilerin dinlenmediğine, söz konusu bilgisayara erişimi olan diğer personelin tespit edilmediğine, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğine ve sair hususlara,
B.Katılan Vekillerinin Temyiz İstemleri
Sanığın Yurtta Sulh Konseyi tarafından yayınlanan “Harekat …” isimli mesaj formunda … Sıkıyönetim Komutanı Yardımcısı olarak görevlendirildiğine, tanık … …’un beyanlarına göre sanığın cezaevinde bulunan örgüt mensuplarının çözülmesini engellemek amaçlı kıssalar anlattığına, sanıktan elde edilen dijital materyallerde örgüt liderine ait mesaj ve vaaz videolarına rastlanıldığına, sanığın darbenin başarılı olması halinde sıkıyönetim komutanı yardımcısı olarak görevlendirilmesi hasebiyle darbe sonrası oluşturulan sözde düzen içerisinden idareci sıfatı edindiğinden anayasal düzeni ihlal suçuna iştirak ettiğine, katılan Cumhurbaşkanlığı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, örgüt üyeliğinden verilen cezanın asgari hadden verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, takdiri indirim nedenlerinin uygulanmasının mümkün olmadığına, katılan MSB lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
“…Sanığın aşamalardaki savunmaları, olay tarihinde 16. Mekanize Piyade … Komutan vekili olarak görev yapan … …, … nöbetçi amiri … …, … bölük komutanı … …’ın ifadelerinde sanığın olayın her aşamasında darbe girişimine destek verilmemesi, giriş çıkışların önlenmesi, herhangi bir şekilde hareketliliğe müsaade edilmemesi için gerekli önlemlerin alınması ve sıkıyönetim emrine riayet edilmemesi yönünde talimatlarını verdiğini beyan etmeleri, 16.Mekanize Piyade … Komutanlığı’nca tutulan ceride kayıtlarının bu beyanlarla örtüşmesi, buna göre sanığın darbe girişimine aktif olarak yada hareketsiz kalmak suretiyle, doğrudan veya dolaylı olarak bizzat iştirak ettiğine, iştirak edilmesine müsamaha gösterdiğine dair herhangi bir delilin bulunmayışı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın suçu işlemediği yönündeki savunmasının aksini kanıtlar hiçbir delilin bulunmaması, zan ve tahmine dayalı olarak mahkumiyet hükmü kurulamayacağına ilişkin yerleşik yargıtay içtihatları ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği her ne kadar sanık hakkında Cebir Şiddet Kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Ön Gördüğü Düzeni Ortadan Kaldırmaya veya Bu Düzen Yerine Başka Bir Düzen Getirmeye veya Bu Düzenin Fiilen Uygulamasını Önlemeye Teşebbüs, Cebir Şiddet Kullanarak Türkiye Büyük Millet Meclisini Ortadan Kaldırmaya veya Türkiye Büyük Millet Meclisinin Görevlerini Kısmen veya Tamamen Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme, Cebir ve Şiddet Kullanarak Türkiye Cumhuriyet Hükümetini Ortadan Kaldırmaya veya Görevlerini Kısmen ve Tamamen Engellemeye Teşebbüs Etme suçlarını işlediğinden bahis ile cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanığın yüklenen suçu işlediğini kabule elverişli soyut iddia dışında her türlü şüphe ve tereddütten uzak cezalandırmaya yeterli kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediğinden CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince sanığın beraatine ;
Sanık savunması, darbe girişiminin gerçekleştiği gece aktif yada pasif bir eylemi bulunmamakla beraber sanığın Yurtta Sulh Konseyi tarafından yayınlanan sıkıyönetim emrinde “… Sıkıyönetim Komutan Yardımcısı” olarak görevlendirilmiş olması, her ne kadar tanıklar … … ve … tarafından inkar edilmiş olsa da ; 8.Ana jet Üssü’nde pilot yüzbaşı olarak görev yapan … …’un beyanında sanığın hastanede beklerken orada bulunan hemşirenin ; [Peygamber efendimizin rüyasında darbeye teşebbüs girişiminde bulunulması nedeniyle tutuklu olanların vekilinin kendisi olduğunu, bu kişilere yapılan eziyetin peygambere yapılmış olduğunu ve bu kişilerin çok yakında bu eziyetten kurtulacakları] şeklinde bir rüyayı sanığa anlattığı, sanık …’in de bu rüyayı … ve … …’a anlattığı, …’un bu rüyayı koğuşta, … …’ın ise bu rüyayı FETÖ/PDY terör örgütü mensuplarının duyacağı şekilde yüksek sesle avluda anlattığına şahit olduğunu beyan etmiş olması, tanık … …’un sanık ile ilgili iftira atmasını gerektirir bir nedenin bulunmayışı nedeniyle de beyanlarına itibar edilmesinin gerekliliği göz önüne alındığında, her ne kadar sıkı yönet,im listesinde yer almak tek başına örgüt üyeliği için yeterli değil ise de ; sanığın hem sıkı yönetim listesinde … sıkıyönetim komutan yardımcısı olarak yer alması, hem de tutukluluk sürecinde fetö terör örgütü yapılanmasının çözülmesinin önlenmesine yönelik tanık anlatımıyla sübuta eren çabaları birlikte değerlendirildiğinde sanığın eylemleriyle silahlı terör örgütü ile organik bağ içerisine girdiği, terör örgütünün hiyerarşisi içerisinde yer aldığı anlaşılmakla sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği, tüm dosya kapsamı beraber değerlendirildiğinde sanığın örgüte bilinçli olarak katıldığı ve katılma sürecinden sonra eylemlerini sürdürdüğü, özellikle örgütün silahlı unsurlarının olduğunu bildiği, buna rağmen bu örgüte katılım gösterdiği, silahlı terör örgütüne üye olma suçunun işlenmesi için şahsın illaki silah kullanmasının gerekmediği, örgütün silahlı örgüt olduğunu bilmesinin yeterli olduğu, örgütün tanımı ve yapılanması bölümünde anlatıldığı üzere daha önceki süreçte yaptığı eylemler nazara alındığında bu örgütün silahlı bir örgüt olduğunun herkesçe bilindiği, sanığın da bu denli sıkı irtibat içerisinde kalarak bu hususları bildiği halde örgüte katılım gösterdiği, böylelikle üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek sanığın terör örgütü içerisindeki konumu, adının sıkı yönetim listesinde komutan yardımcısı olarak geçmesi, suçun işleniş şekli ve suç kastı gözetilerek takdiren asgari hadden ceza tayini suretiyle TCK.nun 314/2. maddesi, 3713 Sayılı Yasanın 5. maddesi uyarınca cezalandırılmasına, verilen cezadan TCK.nun 62. maddesi gereği 1/6 oranında indirim yapılmasına, şartları oluşmadığından CMK.nun 231, TCK.nun 50 ve 51.maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur….”
Tespitlerine yer verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A.Sanık Hakkında Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükumetini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçların sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla; katılan T.C. Cumhurbaşkanlığı vekili ile TBMM Başkanlığı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B.Sanık Hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre,
Sanığın 16. Mekanize Piyade … Komutanı olarak Tuğgeneral rütbesiyle görev yaptığı, olay günü … ilinde yıllık izinde olduğu, sözde sıkıyönetim listesine göre … Sıkıyönetim Komutanı Yardımcısı olarak atandığı fakat olay günü birliğindeki askerlere whatsapp uygulaması üzerinden “arkadaşlar kimse emir komuta dışında harekete kesinlikle katılmasın. Benim emrim dışında hareket etmesin.” “… nizamiyesinden hiçbir hareket olmayacak” şeklinde mesajlar attığı, münhasıran sözde sıkıyönetim atama listesinde yer almanın tek başına TCK’nın 314 üncü maddesinin ikinci fıkrasında tanımlanan silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturmayacağı, tanık … …’un beyanlarının da duyuma dayalı olduğu, söz konusu duyumun kaynağı olan tanıklar … … ve …’un kovuşturma aşamasında alınan beyanlarında bu duyumu doğrulamadıkları görülmekle;
Silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk içeren eylemlerinin tespiti halinde atılı suçun sübut bulacağı, sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterir nitelikte her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden sanık hakkında atılı suçtan CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A.Sanık Hakkında Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükumetini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde A bendinde açıklanan nedenlerle … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.10.2017 tarihli ve 2017/764 Esas, 2017/571 sayılı Kararında katılanlar T.C. Cumhurbaşkanlığı vekili ile TBMM Başkanlığı vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B.Sanık Hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde B bendinde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görüldüğünden … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.10.2017 tarihli ve 2017/764 Esas, 2017/571 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca … 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.09.2023 tarihinde karar verildi.