YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4088
KARAR NO : 2023/4318
KARAR TARİHİ : 14.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 09.06.2021 tarih, 2019/7486 Esas, 2021/3814 sayılı bozma kararı üzerine;
1…. 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.12.2022, tarihli ve 2021/260 Esas, 2022/420 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek suçundan 5237
sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ve 220 nci maddesinin altıncı fıkrasının atfıyla 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 220 inci maddesinin altıncı fıkrası 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 09.02.2023 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Dosyada kesin delil bulunmadığına,
2. Adli Tıp Kurumu raporunun olasılık üzerine yazıldığına,
3. Davaya konu resimlerdeki kişinin sanık olmadığına,
4. Beraat kararı verilmesi gerektiğine ve dilekçede belirtilen diğer sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.03.2012 tarih 2011/10 Esas, 2011/387 sayılı kararda açıklandığı üzere;
Ceza Muhakemesinin en önemli ilkelerinden biri olan ve … “in dubio pro reo” olarak ifade edilen “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel şartı, suçun şüpheye yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli ve tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, bir suçun gerçekten işlenip işlenmediği veya işlenmiş ise gerçekleştirilme biçimi konusunda şüphe belirmesi halinde uygulanacağı gibi, suç niteliğinin belirlenmesi bakımından da geçerlidir. Ceza mahkûmiyeti, yargılama sürecinde toplanan delillerin bir kısmına dayanılarak ve diğer bir kısmı göz ardı edilerek ulaşılan ihtimali kanaate değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, hiçbir şüphe ve başka türlü bir oluşa imkan vermeyecek açıklıkta olmalıdır.”
Adli Tıp Kurumunun 26.10.2022 tarih E-13374450-101.02-2022/76880/3102/3448S numaralı raporun sonuç kısmında kafa ve yüz morfolojisi, saç yapısı, yanak yapısı, çene yapısı, postür ve genek beden yapısı yönlerinden benzerlikler görülmekle 1 nolu şahsa ait görüntü örnekleriyle sanığa ait görüntü örneklerinin mukayeselerinin inceleme konusu medyalardaki analizi yapılan görüntü örnekleri, mukayese konusu görüntü örnekleriyle benzerlikler gösterdiğinin bildirilidiği, (+1) şeklinde değerlendirildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Dosyada sanığın savunmasının aksine olay tarihinde olay yerinde bulunduğuna ilişkin kesin ve net bir delilin elde edilemediğinin anlaşılmış olması karşısında, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği, atılı suçtan beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi, suretiyle karar verilimesi hukuka aykırı bulunmuştur
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.12.2022, tarihli ve 2021/260 Esas, 2022/420 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.06.2023 tarihinde karar verildi.