Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2023/5354 E. 2023/3164 K. 18.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5354
KARAR NO : 2023/3164
KARAR TARİHİ : 18.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI :2020/434 E., 2021/1297 K.
SUÇ :Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek
isteyerek yardım etme
HÜKÜM :İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği yasal şartları oluşmadığından REDDİNE karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara 24. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.03.2020 tarih ve 2019/36 Esas, 2020/65 sayılı Kararı ile sanık hakkında Silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun 220/7 maddeleri delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 314/2, 220/7-2, 3713 Terörle Mücadele Kanun’un (3173 sayılı Kanun) 3-5/1, 5237 sayılı Kanun 62, 53/1-2-3, 63 üncü maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir.
2Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 27.10.2021 tarih, 2020/434 Esas, 2021/1297 sayılı Kararıyla sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 30.12.2022 tarihli usul ve yasaya uygun hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz sebepleri;
Bank … hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemi olduğuna, talimatla hareket etmediğine,
Sanık hakkında usul ve yasaya aykırı olarak verilen mahkumiyet kararının bozulması gerektiğine,
Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabullü
“Sanığın eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek isteyerek yardım etme suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkumiyetlerine karar verilmiştir.”
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanun’un 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası A.Ş.’de gerçekleştirilen mutad hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında; doktor olan sanığın söz konusu özel hastanede çalışmış ve yönetim kurulunda görev almış olmasının, bir dönem yönetim kurulu başkanlığı yapmış olan ve tanık sıfatı ile dinlenen Doğan Çiftçi’nin örgüt üyeliğinden ceza almış olmasının, sanığın örgütsel saikle hareket ettiğini ispata yeterli olmadığı, sanığın Bank … hesap hareketleri ve dosya kapsamına göre; sanık tarafından açılan vadesiz hesabın maaş hesabı olduğunun değerlendirildiği ve niteliği gereği örgüte yardım amacı taşımadığı, vadeli hesabın ise örgüt liderinin talimatının hemen akabinde gerçekleşmeyip 03.03.2014 tarihinde açıldığı, sanığın bu tarihte hesaba 80.215,00 TL para yatırdığı, 22.08.2014 tarihinde hesabın kapatılarak paranın çekildiği, talimattan hemen sonra yatırılmayan paranın, bankanın TMSF’ye devrinden önce çekildiği, dolayısıyla eylemin talimat üzerine gerçekleşmediği, sanığın savunmasında parayı yatıranın da çekenin de kendisi olmadığını belirterek suçlamayı kabul etmediği, sanık ile birlikte yönetim kurulu üyelerinin de para yatırma ve çekme işlemlerinin bankadan peş peşe yapıldığı, sanık beyanlarına göre anılan tarihte sanığın Polatlı İlçesinde olmadığı da değerlendirildiğinde, söz konusu bankacılık işlemlerinin bu kişiler namına başka bir kişi tarafından yapılmış olabileceğinin anlaşıldığı, sanığın mesleği, yaşı, beyanları doğrultusunda savunmasının aksi yönünde dosyada delil bulunmadığı, belirtilen tarihlere göre sanığın örgüt liderinin talimatına göre Bank … hesabında hareketliliğin bulunmaması hususu da dikkate alındığında; şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği ve sanığın örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katıldığı ya da aksi kanıtlanamayan savunmaya uygun hesap hareketlerine göre, örgüt liderinin talimatı doğrultusunda bankacılık işlemi yaptığı hususunda her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında atılı suçtan beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi, suretiyle karar verilimesi hukuka aykırı bulunmuştur
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 27.10.2021 tarih, 2020/434 Esas, 2021/1297 sayılı Kararını 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının a bendi uyarınca Ankara 24. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.05.2023 tarihinde karar verildi.