Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2023/6471 E. 2023/3777 K. 18.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/6471
KARAR NO : 2023/3777
KARAR TARİHİ : 18.05.2023

DURUŞMA TALEPLİ

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama-Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanıklar …, …, …, … ve … müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Sakarya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.01.2020 tarihli ve … sayılı kararı ile;

Sanıklar … ve … hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ve 220 nci maddesinin yedinci fıkrası delaletiyle 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 nci maddesinin yedinci fırkası, 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 … hapis cezası ile,

Sanıklar … ve … hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 10 ay 15 … hapis cezası ile,

Sanıklar …, …, … ve … hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile,

Sanık … hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile,

Sanık … hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ve

220 nci maddesinin yedinci fıkrası delaletiyle 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 nci maddesinin yedinci fırkası, 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile,
cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

2. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.10.2022 tarihli ve… sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 19.03.2023 tarihli ve onama-bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık … müdafii temyiz istemi özetle; sanığın diğer bankalarda da hesabı bulunduğuna, Bank Asyadaki hesap hareketlerinin mutad bankacılık işlemleri olduğuna, sanığın hesap açılış tarihinden itibaren olan tüm hesap hareketlerinin incelenmesi ve dilekçede belirtilen kararlar gereğince hükmün bozulması gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir.

Sanıklar … ve … müdafilerinin temyiz istemi özetle; sanıkların silahlı terör örgütüne üye olduklarına ilişkin herhangi bir delil ve belge bulunmadığına, suçun oluşması için gerekli maddi ve manevi unsurların gerçekleşmediği, dolayısıyla sanıkların beraatlerine karar verilmesi gerektiğine, sanıkların dernek faaliyetlerinden bağımsız hangi eylemleri ile atılı suçu işlediklerinin açıklanmadığına, Bank Asyada gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet kapsamında değerlendirilemeyeceğine, sanık …’in sosyal çevresini genişletmek, portföy oluşturabilmek amacıyla dernekte bir takım çalışmalarda bulunduğuna, sanık …’in KHK ile … kapatılmadan önce istifa ettiğine ve Bank … hesabına para giriş çıkışlarının kredi ve çek ödemesi olarak gerçekleştiğine, sanık …’in yurt dışı gezilerinin terör örgütü ile ilişkili olmayıp iş gezileri şeklinde gerçekleştiğine, dijital materyal incelemesinde belirtilen video kayıtları ve kişi listesinde ‘hizmet’ ile isim verilmiş kişilerin bulunması hususlarının sempatizanlık seviyesini aşan deliller olmadığına, usul ve kanuna aykırı kararın bozulması gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir.

Sanık … müdafii temyiz istemi özetle; sanığın yasal bir banka ile çalışması ve işi ile ilgili derneğe üye olması haricinde herhangi bir bağının bulunmadığına, dolayısıyla eylemleri doğrultusunda örgüt üyeliği veya örgüt yardım suçu vasfının oluşmadığına, dosya kapsamında atılı suçun oluşması için yeterli nitelikte delilin olmadığına ve mahkeme kararında gerekçeye yer verilmediğine, sanığın çalıştığı tarihte terör örgütü olmayan bir yapı ile ilişkisi sonradan tespit edilmiş bir derneğe üye olmasının suç delili olarak kabul edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğuna, dijital materyallerde tespit edilen video kayıtlarının sanığa ait olmadığına, sanığın herhangi bir çağrı üzerine Bank Asyaya para yatırmadığına, mahkeme tarafından sanığa neden azami oranda indirim yapılmadığı hususunda herhangi bir gerekçe belirtilmediğine, sanığın beraati yerine kurulan mahkumiyet hükmünün bozulması gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir.

Sanık … müdafii temyiz istemi özetle; sanığın atılı suçu işlediği hususunun kesin, net, her türlü şüpheden uzak delillerle tespit edilemediğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin göz ardı edildiğine, sanığın kastını gösterir tel bir somut delil bulunmadığına, ByLock server ında elde edildiği iddia edilen belgelerin hukuki delil olarak kullanılamayacağına, sanığın ByLock kullanmadığına, sanığın ByLock programını kullandığı iddiasının kesin suretle ispatlanmadığına, kast unsuru bulunmadığına, sanığın çalıştığı tarihte terör örgütü olmayan bir yapı ile ilişkisi sonradan tespit edilmiş bir derneğe üye olmasının suç delili olarak kabul edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğuna, sanığın herhangi bir çağrı üzerine Bank Asyaya para yatırmadığına, dijital materyallerde ele geçirilen örgütün kapatılan kurumlarına ilişkin bilgi ve belgelerin sanığı işi gereği yapmış olduğu işlemlere yönelik olduğuna ve hukuka aykırı bir belge bulunmadığına, alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğuna, suç kastının bulunmaması nedeniyle hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir.

Sanık … müdafii temyiz istemi özetle; sanığın yargılama konusu fiilleri ile suç kastı güttüğünü gösterir her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, sanığın ByLock kullanımına ilişkin bilişim uzmanı tarafından inceleme yapılmadığına, ByLock tespitinin delil niteliği taşımadığına, tanıklardan hiçbirinin sanığın suç sayılabilecek bir eyleminden bahsetmediğine, ayrıca tanıkların başka bir yargılama kapsamında sanık statüsünde olduğuna ve kendilerini soruşturma dışında bırakabilmek için soyut ifadeler kullandıklarına, sanığın gerçekleştirdiği eylemlerin herhangi bir derneğin genel sekreterinin faaliyetlerinden farklı ve örgütsel nitelik taşıyan eylemler olduğuna ilişkin gerekçenin sunulamadığına, sanığın dernekte maaş karşılığında genel sekreterlik görevini ifa ettiğine ve görev tanımı gereği faaliyetlerde bulunduğuna, sanığın Bank … nezdinde şüpheli hiçbir bankacılık faaliyetinin bulunmadığına, mahkeme tarafından neden alt sınırdan uzaklaşıldığına dair somut ve denetime açık bir gerekçenin ortaya konulmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir.

Sanık … müdafii temyiz istemi özetle; sanığın davranışlarındaki suç kastına değinilmediğine, sanığın yargılama konusu fiilleri ile örgüte yardım kastı güttüğünü gösterir her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, sanığın ücret mukabilinde dernekte çalışmasının ve Bank … hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet olarak değerlendirilmesinin hiçbir hukuki alt yapısının bulunmadığına, dijital materyallerde tespit edilen Whatsapp yazışmalarının sanığa ait olmadığına, Twitter ekran görüntülerinin sanığın paylaşımları gibi kabul edildiğine, sanığın Bank … nezdinde şüpheli hiçbir bankacılık faaliyetinin bulunmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, dernek kitap banka gibi gizlilik unsurunu ve doğrudan kast içermeyen hususların örgüt üyeliği suçunun unsurları için yeterli olmadığına, sanık hakkında ceza tayin edilirken alt kademeden indirim oranı uygulanmasının gerekçesinin ortaya konulmadığına, kararın bozulması gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir.

Sanık … müdafii temyiz istemi özetle; sanığın 27.08.2012 tarihinde dernekte genel sekreter olarak çalışmaya başladığına, dernek üyeliği kapsamında gerçekleştirdiği hukuka aykırı hiçbir eylem ve buna ilişkin delil de bulunmadığına, sanığın sadece maaş karşılığında dernekte genel sekreter olarak çalışmış olduğuna ve derneğin yapmakla yetkili kıldığı görevleri yerine getirdiğine, dijital materyallerde ele geçirilen yazışmaların sanığın eşinin arkadaşları ile yaptığı yazışmalar olduğuna, Twitter paylaşımlarının sanığın yaptığı paylaşımlar olmadığına, içeriğinin somut olarak suça ilişkin olup olmadığı tespit edilemeyen ByLock’un delil değeri bulunmadığına, sanığın suç kastının bulunmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir.

Sanık … müdafii temyiz istemi özetle; sanığın dosya kapsamına yansıyan eylemlerinde icrai hareket tespitinin olmadığına, sanığın hiçbir zaman derneğin aktif bir üyesi olmadığına, sanığın birçok bankada hesabının bulunduğuna, Bank … hesap hareketlerinin rutin bankacılık faaliyetlerindan ibaret olduğuna, derneğin yurt dışı gezilerinin dernekle alakasının bulunmadığına, sanığa ait Facebook paylaşımlarından yola çıkılarak gerekçe oluşturulduğuna, sempati düzeyini aşmadığına, dijital materyal incelemelerinde tespit edilen whatsapp grup ve yazışmaları hususunda sanığın bilerek ve isteyerek gruplarda yer almadığına ancak tanıdıklarının olması nedeniyle de gruplara eklenmesinde sakınca görmediğine, söz konusu konuşmalarda sanığa ait konuşma sayısının çok az olduğuna, kararın bozulması gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir.

Sanık … müdafii temyiz istemi özetle; mahkemenin mahkumiyet gerekçesinde belirttiği eylemlere dernek üyeliği iddiasının cezalandırma gerekçesi yapılamayacağına, gizli tanık dumanın beyanının sanık aleyhine değerlendirilmesinin mümkün olmadığına, sanığın dernek üyeliğinin aleyhe delil olarak değerlendirmenin mümkün olmadığına, sanığın Bank Asyada hesabının olmasının suç kapsamında değerlendirilemeyeceği, sanığın hesap açılış tarihinden tüm hesap hareketlerinin incelenmesi gerektiğine, somut bir veri olmamasına rağmen dijital materyal inceleme raporunda tespiti yapılan Kakao Talk kalıntısının sanık aleyhine değerlendirilemeyeceğine, sanığın bu uygulamayı kullandığına ya da suç içerikli herhangi bir işlem yaptığına dair delil bulunmadığına, dijital materyal inceleme raporunda belirtilen yurt dışı gezi fotoğraflarının örgütsel faaliyete ilişkin olduğuna dair hiç bir emarenin bulunmadığına, Whatsapp mesajlarında geçen sohbetlerin farklı bir yasal cemaate ilişkin olduğuna, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine veya hata hükümlerinin uygulanarak sanığın cezasızlığına hükmedilmesi gerektiğine, atılı suçun kanuni unsurlarının gerçekleşmediğine, sanığı atılı suça ilişkin kastını gösterir hiçbir delilin bulunmadığına ve sair sebeplere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanık … yönünden özetle;

Sanığın, Kasım- 2014 yılında… isimli örgüte müzahir dernekte muhasebeci olarak işe başladığı, hazırlık beyanlarında derneğin faaliyetleri ile bir kısım bilgiler verdiği ancak kovuşturma aşamasında bunların doğru olmadığı şeklinde ilk ifadesinden döndüğü ancak ifadeden ifadeden dönmeyi haklı kılacak bir gerekçe de sunamadığından ilk beyanlarına itibar edildiği, dernek adına bağış ve aidatlar topladığı, bir kısım organizasyonları tertip ettiği anlaşılmıştır. Sanığın örgütün yayınların abone olması ve yukarıda ayrıntılı belirtilen ikamet aramalarında örgüte müzahir okunacak yayınların olduğuna ilişkin notların bulunması, yasaklı yayınların ele geçtiği, dijital materyalinde örgüt elebaşını övücü resimlerin olması, yine WhatsApp yazışmalarında hain darbe girişiminin Cumhurbaşkanının oyunu olduğunu söyleyen yazışmaların olması yerleşik Yargıtay 16. Ceza Dairesinin kararlarına göre sanığın örgüt üyeliği için yeterli delil olmadığı ancak örgüte yoğun sempatisini ortaya koyduğu anlaşılmış, bu nedenle bu hususlar diğer delillerle beraber değerlendirilmiştir.

Örgütün en önemli finans kaynağı olan Bank Asyanın öz kaynaklarının güçlendirilmesi halk tabiriyle batmaktan kurtarılması için, FETÖ elebaşının bir kaç kez bahis konusu bankaya para yatırılması hesap açtırılması gerektiğinde mal varlığının satılması, mal varlığı bulunmuyor ise başka bankalardan kredi çekilerek alınan paranın Banka Asyaya yatırılması yönünde örgütün yapısına uygun olarak hiyerarşik talimatlarının olduğu ve bunların kamuoyuna yansıdığı malumdur, sanık hakkında mevcut delil durumunun yoğunluğu ve dosya bir bütün olarak ele alındığında, talimat dönemine denk gelir şekilde gerçekleştirdiği hesap artışı, hesabı kullanım şekli savunmalar ve bilirkişi raporuna göre; sanığın rutin bir bankacılık işleminin ötesinde hesap arttırımına gidildiği anlaşılmıştır. Sakarya BAM 2. C.D nin 2018/275 Esas, 2019/59 sayılı kararı ile onanan, ”örgütle iltisaklı olması nedeniyle kapatılan sendika üyeliği olan, dijital materyal incelemesinde örgüt liderine ait ses kayıtları tespit edilen ve Bank … ya talimat döneminde para yatıran sanığın örgüte yardım suçunu işlediğine” ilişkin mahkememizce verilen 2018/111 Esas sayılı karar da birlikte değerlendirildiğinde; sanığın bu eylemlerinin örgüte yardım etme suçunu oluşturduğu anlaşılmakla; sanığın eylemine uyan TCK’nın 314/3, 220/7 madde delaletiyle TCK’nın 314/2, TMK’nın 5/1, TCK’nın 53, 63, 58/9 maddelerince cezalandırılmasına ve sanığın yardım fiilinin niteliği dikkate alınarak TCK’nın 220/7 maddesi gereğince 1/2 oranında cezasında indirim yapılmasına karar verilmiştir.

Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2016/3450 Esas 2017/3853 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere TCK’nın Kanun’un 314/3 maddesindeki atfın niteliği ve TCK’nın 220/6 maddesindeki yasal düzenleme karşısında ek savunma hakkının verilmesinin gerekmediğinin belirtildiği, TCK’nın 220/7 maddesinin örgüte yardım fiilini oluşturduğu ve cezada indirim öngörüldüğü ve TCK’nın 220/6 maddesine benzer hukuki nitelikte olup TCK’nın 314/3 maddesinin atfıyla uygulandığı bu nedenle Yargıtay 16. Ceza dairesinin 2016/3450 Esas 2017/3853 Karar ilamı gereği ayrıca sanık hakkında ek savunma verilmesi gerekmediğinden ve savunma hakkı kısıtlanmadığı anlaşıldığından sanığa ek savunma hakkı verilmesine gerek görülmemiştir.

Sanık … yönünden özetle;

Sanığın, ByLock kullanıcısı olduğu, örgüte müzahir…’ın denetleme kurulu asil üyesi olduğu, örgüt lehine sosyal medya paylaşımlarının olduğu, tam örgüt liderinin ‘”gerekirse arsanızı evinizi satarak, Bank Asyanın kurtarılması'” talimatına uygun olarak, Bank … hesabında hesap artışına gittiği ve yukarıda tartışılan tüm deliller bir arada değerlendirildiğinde, sanık için silahlı terör örgüt üyesi olma suçunun işlediği anlaşılmakla, eylemlerinin yoğunluğu dikkate alınarak, alt sınırdan uzaklaşılarak sanığın silahlı terör örgütü üyeliği suçundan eylemine uyan TCK’nın 314/2, 53, 63, 58/9, TMK’nın 5/1 maddelerince cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Sanığın yoğun eylemleri, paylaşımları, tüm deliller dikkate alındığında örgüt içerisinde etkin ve faal biri olduğu bu nedenle tüm hususlar dikkate alınarak sanığa verilecek cezada alt sınırdan uzaklaşılarak sanığın teşdiden cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Sanık … yönünden özetle;

Sanığın örgüte müzahir… denetleme kurulu üyeliği, aramada ele geçen yasaklı yayınlar, yurt dışı ziyaretleri sanığın her ne kadar örgüt üyeliği için tek başına yeterli delil değil ise de; bu

hususların sanığın örgüte iltisakını ve bağlılığını ortaya koyduğu bu nedenle diğer delillerle beraber değerlendirme yoluna gidilmiştir. Duman kod adlı gizli tanığın beyanları, dijital materyal raporunda ayrıntılı olarak yukarıda belirtilen 2015 -2016 yıllarına denk gelir vaziyette sohbet toplantılarına ilişkin yazışma kayıtları, hain darbe gecesine ilişkin yazışmalar ve Bank … kayıtları, “Kakao Talk” programı her ne kadar örgüte münhasır bir uygulama değil ise de; itirafçı beyanlarına göre bu programında örgüt mensuplarınca kullanıldığı anlaşıldığından bu hususta diğer delillerle beraber değerlendirilmiş, bu nedenle “Kakao Talk” kalıntısının çıkması ile bütün delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda, sanığın sempatizanlığın ötesinde yoğunluk, çeşitlilik ve süreklilik unsurlarının sağlar vaziyette örgütsel faaliyetler içinde yer aldığı, 2016 gibi örgüte yönelik operasyonların yoğun bir şekilde devam ettiği tarihlerde dahi faaliyetlerine devam ettiği anlaşılarak, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz eden organik bağının bulunduğu ve üzerine atılı bulunan FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği anlaşılmakla, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 314/2, 53/1, 54/1, 55, 58/9, 63 maddeleri ile 3713 sayılı Kanun’un 5/1 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Sanık … yönünden özetle;

Sanığın örgüte müzahir… genel sekreteri olduğu, uzun süre bu görevi devam ettirdiği, örgüt adına bağış topladığı, çok sayıda yurt dışı gezi ve organizasyonu yaptığı, örgüte müzahir yayınlara abone olduğu, tanık beyanına göre örgütün birim yapılanması ile irtibatının olduğu, örgütün kriptolu haberleşme programı ByLock kullanıcısı olduğu, yukarıda tartışılan ve toplanan delillerin terör örgütü üyeliği için aranan örgüt yapılan eylemlerin lehine çeşitlilik, yoğunluk ve devamlılık unsurlarını taşıdığı, sanığın 2016 gibi örgüte yönelik operasyonların yoğun bir şekilde devam ettiği tarihlerde dahi faaliyetlerine devam ettiği anlaşılarak, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz eden organik bağının bulunduğu ve üzerine atılı bulunan FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği anlaşılmakla, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 314/2, 53/1, 54/1, 55, 58/9, 63 maddeleri ile 3713 sayılı Kanun’un 5/1 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Sanığın yoğun eylemleri, paylaşımları, tüm deliller dikkate alındığında örgüt içerisinde etkin ve faal biri olduğu bu nedenle tüm hususlar dikkate alınarak sanığa verilecek cezada alt sınırdan uzaklaşılarak sanığın teşdiden cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Sanık … yönünden özetle;

Sanığın örgüte müzahir… yönetim kurulu asil üyesi olduğu, aramada ele geçen yayınlar, örgüte ait yayın aboneliği var ise de Yargıtay 16. Ceza Dairesinin yerleşik içtihatlarına göre bu hususların tek başına örgüt üyeliği için yeterli delil olmadığı sanığın örgüte olan sempatisini ve iltisakını ortaya koyduğu ancak diğer deliler ile beraber değerlendirilebileceği, yine sanığın…’ın zor durumda olduğunu görerek birikmiş tüm kira borcunu kendisinin yatırması karşılığında reklam yaptığını söylese de, buna ilişkin bir delili dosyaya sunmadığı, sanığın bu şekilde örgüte iltisaklı… adındaki derneğin 17-25 Aralık 2013 tarihinden sonraki dönemde birikmiş kira borcunu ödediği, dijital materyalindeki kişi listesindeki kişileri kaydederken kişilerin isimlerinin yanlarına ‘Hizmet’ yazdığı, bu şekilde sanığın dijital materyal inceleme raporunda tespit edilen whatsap yazışmalarında 15 Temmuz 2016 tarihine kadar örgüt ile irtibatını devam ettirdiği, örgüt ile

özdeşleşen maklube yemeği organizasyonlarına katıldığı, örgüt ile ilgili 17/25 Aralık 2013 sürecinden sonra soruşturmaların yurt çapında bir çok yerde başlatıldığı, bu nedenle örgütün daha krimine olduğu, gizliliğin ön plana çıkarıldığı, toplantıların mahiyetinin dini sohbet olmaktan çıktığı, örgütün hareket tarzı ve talimatlarının verildiği örgütsel toplantılara dönüştüğünün yurt çapında itirafçı olan bir çok örgüt mensubunun ifade ve beyanlarından anlaşıldığı, sanığın da bu süreçte örgütün toplantılarına katıldığı, örgüt ile organik bağ kurduğu, örgüt hiyerşisi içerisinde yer aldığı, dijital materyal inceleme raporundaki verilerin de bu hususu doğruladığı, sanığın örgüte müzahir Bank … hesabında, talimat dönemine denk gelir şekilde 500.000 TL hesap arttırımının olması, her ne kadar savunmasında bunun örgütsel amaçlı olmadığı iddia etse de, örgüt liderinin Bank Asyanın kurtarılması için hesap artışları yapılmasına yönelik kamuya yansıyan talimatları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; yukarıda tartışılan ve toplanan delillerin terör örgütü üyeliği için aranan örgüt lehine yapılan eylemlerde çeşitlilik, yoğunluk ve devamlılık unsurlarını taşıdığı sanığın bu şekilde örgüt ile bağ kurarak hiyerarşik yapı içerisine girdiği anlaşıldığından sanığın eylemine uyan silahlı terör örgütü üyeliği suçunu işlediği sabit olduğu kanaatine varılarak sanığın eylemine uyan TCK’nın 314/2 , 53, 63, 58/9 ve TMK’nın 5/1 maddelerince cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Sanık … yönünden özetle;

Sanığın örgütle iltisaklı… isimli dernekte yönetim kurulu başkanlığı yaptığı, dijital materyal inceleme raporunda tespit edilen whatsapp yazışmalarında; 15 Temmuz 2016 hain darbe girişimi akşamında ”darbenin olduğu yerde başbakan çıkıp konuşma yapabilir mi, hepsi ağustos toplantılarına hazırlık.”, ”Binali Yıldırım askerde bir kalkışma… Kanunsuz eylem söz konusu. Millet bilsin ki demokrasiye zarar verecek faaliyete izin verilmeyecek”, ”darbe girişimi olacak ve Başbakan bunu açıklama fırsatı bulacak, ilk başbakanı alırlar, tiyatro”, ” Tsk ‘ da bazı generallerin görev yeri değiştirildiği yeni atamaların yapıldığı ve yeni sıkı yönetim komutanlığının da atandığı belirtiliyor” şeklinde sanığın Fetö/Pdy Silahlı Terör Örgütüne yönelik operasyonlara karşı örgüt üyeleri için dua eden, operasyonları itibarsızlaştıran, darbe girişiminin ve buna karşı verilen mücadelenin kurgu, tiyatro, oyun olduğunu ima eden, belirten, Twit mesaj yazılarının bulunduğu resimlerin tespit edildiği, yine dijital materyal inceleme raporuna göre; sanığın Whatsap yazışmalarında; Z. Ü. D. adındaki kişiden sanığa ”Mücahit kardeşim, fetönün son ihanetini tavsir etmiyorsundur inşallah” şeklinde mesaj gönderildiği, sanığın buna karşı ” kim ihanet ediyorsa Rabbim iki cihanda per perişan eylesin” şeklinde cevap verdiği, yine aynı kişinin sanığa videolara ilişkin bir uzantı mesajı gönderdiği ardından sanığa “‘Hala feto nun arkasında durabiliyormusunuz ” şeklinde mesaj gönderdiği, sanığın cevap olarak ” bu feyk hesap abi, Twetter’ da onun atmadığına dair mesaj atmış, bu yazı da okunmalı, çok kirli bilgiler var Z. ağabey itibar etmeden araştırmak lazım ” dediği, Z. Ü’nün bu kez ”Hala bu haine inanıyorsanız. Bir daha beni aramayın” şeklinde mesaj attığı, sanığın buna karşılık ” Hain kim Z. Ağabey yazıyı yazan mı, anlamadım ben” şeklinde cevap verdiği, Z. Ü’nün bu kez ” Hala bu ya, hain feto anlayamadınız mı” dediği, sanığın da son kez ”Tamam ağabey peki” şeklinde mesajların tespit edildiğinin anlaşıldığı, sanığın örgüte eleman kazandırmak ve örgüt üyelerinin bağlılığını devam ettirmek adına dernek adı altında faaliyetler icra ettiği, örgüt propagandası yaptığı ve de örgüte maddi destek sağlamak için para toplamaya çalıştığı, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2018/1062 Esas- 2018/2045 Karar sayılı ilamı ile “…örgüte iltisaklı dernek, KHK ile kapatılan Aktif Sen üyeliği, Bank Asyaya para yatırma ve örgüte müzahir Zaman Gazetesi yazarlarının tutuklanmasının protesto edildiği olaysız sona eren adliye önündeki protesto eylemine

katılan sanığın eylemlerinin örgüt üyeliği suçunu oluşturduğundan mahkumiyet hükmünün onanmasına…” karar verildiği, yine Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 07.11.2018 tarih ve 2017/3970 Esas, 2018/3985 Karar sayılı ilamında (Mahkememizin 2017/83 Esas 2017/54 Karar sayılı dosyası ) “sanığın 17-25 Aralık süreci ile birlikte Bank Asyaya 17.01.2014 tarihinde 2.650,00 TL, 23.09.2014 tarihinde 6.500,00 TL para yatırdığı hususu da dikkate alındığında sanığın eylemlerinin örgüt üyeliği için belirlenen çeşitlilik, yoğunluluk ve devamlılık unsurlarını taşıdığı, sanığın örgüt ile canlı organik bağ kurduğu, bu şekilde örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu anlaşıldığı, böylece sanığın terör örgütü üyeliği suçunu işlediği mahkememizce kabul edilmiş, sanığın eylemine uyan TCK’nın 314/2, TMK’nın 5/1, TCK’nın 53, 63, 58/9 maddelerince cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Sanık … yönünden özetle;

Dijital materyal inceleme raporunda ByLock’un yüklediğine ilişkin tespitin olduğu, eagle ve kakao programlarının yüklü uygulamalarda olduğunun tespit edildiği, sanığın münhasıran örgüt mensubu kişilerce kullanılan ByLock isimli kriptolu haberleşme programını kullanması, ByLock yazışma içeriklerinden anlaşıldığı üzere sanığı ByLock programından sanığın ekleyen kişilerin sanığı “recep bey, rle” şeklinde kaydettikleri, bu durumunda sanığın ismi ile uyumlu olduğu, yine şifresinde yer alan efe2056 ibaresinin sanığın soy ismi ile uyumlu olduğu ve yine tanık İ. K.nin beyanına göre ByLock programını kullandığının anlaşıldığı, örgüte ait… derneğine üye olduğu, tanık F. U.A.nın beyanına göre sanığın örgüt hiyerarşisi içinde bir süre “KBA (küçük bölge abisi)” olarak faaliyette bulunduğu, sanığın talimat döneminde Bank Asyaya para yatırdığı, örgütsel faaliyet ve tavrını gösterdiğinden sanığın bu eyleminin örgütsel bir tavırla talimat çerçevesinde yapıldığının anlaşıldığı yukarıda açıklandığı üzere sanığın ByLock programını kullandığı hususları hep birlikte değerlendirildiğinde; sanığın bu şekilde Yargıtay 16. Ceza Dairesinin de kararlarında istikrar kazandığı şekilde çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk teşkil eder vaziyette organik bir bağ kurmak suretiyle FETÖ/PDY “silahlı terör örgütü üyeliği” suçunu işlediği anlaşılmakla; sanığın eylemine uyan TCK’nın 314/2, TMK’nın 5/1, TCK’nın 53, 58/9, 63 maddelerince cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Sanığın ByLock kullanıcısı olduğu, sanığın örgüt içerisinde KBA (küçük bölge abisi) olarak yer aldığı Bank … ya talimat ile para yatırdığı, sanığın bu şekilde yoğun eylem içine girdiği böylece sanığın eylem ve suç işleme kastının yoğunluğu dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılarak sanığın teşdiden cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Sanığın ByLock kullanıcısı olduğu, ByLock içeriklerine ilişkin tespit değerlendirme tutanağının dosya içerisinde bulunduğu, tanık İ.’nin beyanında sanığı ByLock’a eklediğini ifade ettiği, dijital materyal inceleme raporunda ByLock un yüklediğine ilişkin tespitin olduğu, Eagle ve Kakao programlarının yüklü uygulamalarda olduğunun tespit edildiği, Bank … hesaplarına göre talimat döneminde paralar yatırdığı ve son olarak tanık F. U. A.nın ifadesine göre küçük bölge abisi olduğunun ve 17-25 Aralık sonrasında da sohbetlerine devam ettiği anlaşıldığından sanığın örgütteki bu konumu da dikkate alınarak üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, almış olduğu ceza miktarı, adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağı göz önünde bulundurularak bu nedenle CMK’nın 100 ve devamı maddeleri gereğince hükmen tutuklanmasına ve tutuklamaya yönelik yakalama emri düzenlenmesine karar verilmiştir.

Sanık … yönünden özetle;

Sanığın örgütle iltisaklı Derneğe üye olduğu ancak Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2017/4240 Esas 2018/1056 sayılı kararı ve diğer pek çok kararında örgütle iltisaklı dernek ya da sendikaya üye olma hususlarının tek başına bir kişinin silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu göstermeyeceği, sanığın hukuki durumunu belirlemede bu delilin diğer delillerle birlikte değerlendirilebileceği, sanığın Bank … hesabının olması ve örgüt liderinin bankaya para yatırılması talimatının hemen sonrasında söz konusu bankaya para yatırmış olduğu, sanığın digital metaryallerinden çıkan belgelerin örgüte duyulan sempatiyi göstermekten öteye geçmeyeceği hususları ile emsal nitelikteki Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Yargıtay 16.Ceza Dairesi kararları birlikte değerlendirildiğinde; sanığın söz konusu eylemlerinin terör örgütüne iltisakını göstermekle birlikte örgüt üyeliği suçunun oluşumu için yeterli yoğunluk ve çeşitlilikte olmadığı mahkememizce kabul edilmiştir.

Ancak Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2017/3985 Esas, 2018/770 sayılı kararı, 2017/4240 Esas 2018/1056 sayılı kararı ile benzer nitelikteki kararlarında örgütle irtibatlı olması nedeniyle kapatılmasına karara verilen dernek veya sendika üyeliği ile örgüt liderinin talimatı doğrultusunda Bank Asyadaki hesaba para yatırılması hususunun “örgüte yardım etme” suçunu oluşturacağına hükmedilmiştir.

Sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne yardım suçunu işlediği sabit olduğundan sanığın eylemine uyan TCK’nın 314/3, 220/7 maddeleri delaletiyle TCK’nın 314/2, 53, 63, 58/9, TMK’nın 5/1 maddelerince cezalandırılmasına karar verilmiş ve sanık için ceza tayini yapılırken yardımın niteliği de gözetilerek TCK’nın 220/7 maddesine göre 2/3 oranında indirim yapılmıştır.

Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2016/3450 Esas 2017/3853 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere TCK’nın Kanun’un 314/3 maddesindeki atfın niteliği ve TCK’nın 220/6 maddesindeki yasal düzenleme karşısında ek savunma hakkının verilmesinin gerekmediğinin belirtildiği, TCK’nın 220/7 maddesinin örgüte yardım fiilini oluşturduğu ve cezada indirim öngörüldüğü ve TCK’nın 220/6 maddesine benzer hukuki nitelikte olup TCK’nın 314/3 maddesinin atfıyla uygulandığı bu nedenle Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2016/3450 Esas 2017/3853 Karar ilamı gereği ayrıca sanık hakkında ek savunma verilmesi gerekmediğinden ve savunma hakkı kısıtlanmadığı anlaşıldığından sanığa ek savunma hakkı verilmesine gerek görülmemiştir.

Sanık … yönünden özetle;

Sanığın örgüte iltisaklı Sakarya Girişimci ve Sanayici İşadamları Derneği Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğine üye olduğu anlaşılmıştır. 25.12.2015 tarihindeki genel kurul toplantısında hazirun cetvelindeki imza sanık eli ürünü değil ise de; sanığın bu tarih itibariyle Yönetim Kurulu Yedek Üyesi oldu ve bu süreçten sonra buna bir itirazda bulunmadığı, karara karşı bir merciye veya mahkeme başvurmadığı, ne zamanki örgüt üyeliği suçundan hakkında soruşturma yapılınca imzanın kendisine ait olmadığını ifade ettiği, savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olup samimi olmadığı, sanığın örgütün en önemli finans kaynağı olan Bank Asyanın öz kaynaklarının güçlendirilmesi halk tabiriyle batmaktan kurtarılması için, FETÖ elebaşının bir kaç kez bahis konusu bankaya para yatırılması hesap açtırılması gerektiğinde mal varlığının satılması, mal varlığı

bulunmuyor ise başka bankalardan kredi çekilerek alınan paranın Banka Asyaya yatırılması yönünde örgütün yapısına uygun olarak hiyerarşik talimatlarının olduğu ve bunların kamuoyuna yansıdığı malumdur, sanık hakkında mevcut delil durumunun yoğunluğu ve dosya bir bütün olarak ele alındığında, talimat dönemine denk gelir şekilde gerçekleştirdiği hesap artışı, hesabı kullanım şekli savunmalar ve bilirkişi raporuna göre sanığın rutin bir bankacılık işleminin ötesinde hesap arttırımına gidildiği anlaşılmıştır. Sanıktan ele geçen dijital materyal incelemesinde sanığın whatsapp uygulamasında oluşturdukları “Hizmetçiler”, “Tanzanya” isimli gruplarda Tanzanya ve Sakarya da faaliyet çalışmaları hakkında mesajlar yazdıkları, sanığın 02.02.2016 tarihli yazışmasında “sohbet var mı” şeklinde, 28.02.2016 tarihinde “Akşam muhabbet var mı, bırakma onları, Pazartesi gurubu” şeklinde, 27.12.2014 tarihinde ” Allah hizmetle aşretsin inşallah” şeklinde mesajlar yazdığı yine bu gruplarda 15 Temmuz 2016 darbe girişimine kadar mesajlar yazıldığı ve şahısların bu süreçte toplantılar yaptıkları, haftalık olarak toplantılar yaptıkları sanığın bu tarihe kadar örgüt içerisinde yer aldığı ve yine dijital inceleme raporuna göre; sanığın telefonunda “Kakao Talk” programının kalıntısının tespit edildiği, her ne kadar bu program örgütün münhasıran kullandığı bir uygulama değil ise de; yurt çapında yapılan soruşturmalarda itirafçı olan bir kısım örgüt mensuplarının beyanlarında örgüt tarafından “Kakao Talk” programınında kullanıldığını ifade ettikleri anlaşıldığında sanıkla ilgili diğer delillerde gözönüne alındığında bu tespitte mahkemece delil olarak kabul edilmiş böylece sanığın tüm bu eylemlerinin örgüt üyeliği için aranan çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk teşkil eden eylemler olduğu, böylece sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü hiyerarşisi yapısına girerek örgüt üyesi olduğu anlaşıldığından eylemine uyan TCK’nın 314/2, TMK’nın 5/1, TCK’nın 53, 63, 58/9 maddelerince cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Sanık … yönünden özetle;

Sanığın örgüte müzahir Bank … hesabı üzerinde yapılan incelemede; 2013 yılında hesabında hiç para ve hesap hareketi yokken, 16.01.2014 tarihinde 31.345,00 TL, 17.01.2014 tarihinde 80.000,00 TL, 17.10.2014 tarihinde 3.640,00 TL, 20.10.2014 tarihinde 10.000,00 TL, 27.10.2014 tarihinde 65.000,00 TL hesap hareketi olduğu görülmüştür. Yine sanığın örgüte müzahir… derneğine üye olduğu ve derneğe aidatlar ödedi, sanık savunmasında, Bank … hesabını kullandığını, çünkü şirketinin her bankada hesabı olduğunu, fakat kendi adına hesap olup olmadığını hatırlamadığını, şirket adına bu bankada hesap olduğunu bu nedenle bilirkişi raporunu kabul etmediğini ifade etmiştir. Örgütün en önemli finans kaynağı olan Bank Asyanın öz kaynaklarının güçlendirilmesi halk tabiriyle batmaktan kurtarılması için, FETÖ elebaşının bir kaç kez bahis konusu bankaya para yatırılması hesap açtırılması gerektiğinde mal varlığının satılması, mal varlığı bulunmuyor ise başka bankalardan kredi çekilerek alınan paranın Banka Asyaya yatırılması yönünde örgütün yapısına uygun olarak hiyerarşik talimatlarının olduğu ve bunların kamuoyuna yansıdığı malumdur, sanık hakkında mevcut delil durumunun yoğunluğu ve dosya bir bütün olarak ele alındığında, talimat dönemine denk gelir şekilde gerçekleştirdiği hesap artışı, hesabı kullanım şekli savunmalar ve bilirkişi raporuna göre; sanığın rutin bir bankacılık işleminin ötesinde hesap arttırımına gidildiği anlaşılmıştır. Sakarya BAM 2. C.D nin 2018/275 Esas, 2019/59 sayılı kararı ile onanan, ”örgütle iltisaklı olması nedeniyle kapatılan sendika üyeliği olan, dijital materyal incelemesinde örgüt liderine ait ses kayıtları tespit edilen ve Bank … ya talimat döneminde para yatıran sanığın örgüte yardım suçunu işlediğine” ilişkin mahkememizce verilen 2018/111 Esas sayılı karar da birlikte değerlendirildiğinde; sanığın bu eylemlerinin örgüte yardım etme suçunu

oluşturduğu anlaşılmakla; sanığın eylemine uyan TCK’nın 314/3, 220/7 maddeleri delaletiyle TCK’nın 314/2, TMK’nın 5/1, TCK’nın 53, 63, 58/9 maddelerince cezalandırılmasına ve sanığın yardım fiilinin niteliği dikkate alınarak TCK’nın 220/7 maddesi gereğince 1/2 oranında cezasında indirim yapılmasına karar verilmiştir.

Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2016/3450 Esas 2017/3853 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere TCK’nın Kanun’un 314/3 maddesindeki atfın niteliği ve TCK’nın 220/6 maddesindeki yasal düzenleme karşısında ek savunma hakkının verilmesinin gerekmediğinin belirtildiği, TCK’nın 220/7 maddesinin örgüte yardım fiilini oluşturduğu ve cezada indirim öngörüldüğü ve TCK’nın 220/6 maddesine benzer hukuki nitelikte olup TCK’nın 314/3 maddesinin atfıyla uygulandığı bu nedenle Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2016/3450 Esas 2017/3853 Karar ilamı gereği ayrıca sanık hakkında ek savunma verilmesi gerekmediğinden ve savunma hakkı kısıtlanmadığı anlaşıldığından sanığa ek savunma hakkı verilmesine gerek görülmemiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE

Bir kısım sanıklar hakkında örgüte müzahir gazete ve dergilere abone olunmasının atılı suç yönünden delil ya da örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceği kabul olunarak yapılan incelemede;

Oluş, iddia, yapılan yargılama ve dosya içeriğine göre sanıklar … ve …’a yönelik tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

I) Sanıklar …, …, …, …, … ve … hakkında silahlı terör örgütüne üye olma, sanık … hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik yapılan incelemede;

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, ByLock kullanıcısı olduğu tespit ve değerlendirme tutanağı ile belirlenen, örgüte müzahir…’ın denetleme kurulu asil üyesi olan, sosyal medya paylaşımları tespit edilen ve talimatla uyumlu olarak Bank Asyaya para yatıran sanık …; örgüte müzahir…’ın denetleme kurulu yedek üyesi olan, talimatla uyumlu olarak Bank … hesabına para yatırarak hesap artırımına giden, dijital materyal

inceleme raporuna göre telefonunda yüklü uygulamalar arasında Kakotalk isimli program yer alan, yurt dışı gezilerine ilişkin fotoğrafların bulunduğu ve 2016 yılına ait sohbet toplantıları ve darbeye teşebbüs ile ilgili yazışmaları tespit edilen sanık …; 2015 Nisan ayına kadar örgüte müzahir…’ın genel sekreteri olan, ByLock kullanıcısı olduğu tespit ve değerlendirme tutanağı ile belirlenen, ele geçirilen makbuzlarda görülen aidat kelimesinin çizilerek bağış yazıldığının tespit edilmesi üzerine… adına bağış topladığı belirlenen sanık …; örgüte müzahir…’ın yönetim kurulu başkanı olan, dijital materyal inceleme raporunda darbe girişimi ile ilgili mesajları ve örgütle ilişkili twitter paylaşım resimleri tespit edilen, talimatla uyumlu olarak Bank Asyaya para yatıran sanık …; Haziran 2015’ten sonra örgüte müzahir…’ın genel sekreteri olan, ByLock kullanıcısı olduğu tespit ve değerlendirme tutanağı ile belirlenen, dijital materyal inceleme raporunda telefonunda yüklü uygulamalar arasında eagle ve kakaotalk isimli programlar tespit edilen, tanık beyanına göre esnaflarla öğrenciler arasındaki iletişimi sağlayan, öğrencilerin ihtiyaçlarını karşılayan ve talimatla uyumlu olarak Bank Asyaya para yatıran sanık …; örgüte müzahir…’ın yönetim kurulu yedek üyesi olan, talimatla uyumlu olarak Bank Asyaya para yatıran, dijital materyal inceleme raporuna göre telefonunda kakaotalk programı kalıntısı ve 2016 yılına ait sohbet toplantılarına ilişkin yazışmalar ile whatsapp gruplarında örgütsel faaliyetler ile ilgili örgütsel yazışmalar tespit edilen sanık … hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan; örgüte müzahir…’ın yönetim kurulu asil üyesi olan, dijital materyal inceleme raporunda hizmet ve cemaatle ilgili yazışmaları tespit edilen ve talimatla uyumlu olarak Bank Asyaya para yatıran sanık … hakkında ise örgüte yardım etme suçundan kurulan mahkumiyet kararlarına yönelik vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla; hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

II) Sanık … hakkında silahlı terör örgütüne üye olma, sanıklar … ve … hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik yapılan incelemede;

A) Sanık … yönünden;

Suç tarihi itibariyle örgütsel bağını ortaya koyan herhangi bir kod adı kullandığı veya örgütsel iletişim ağına dahil olduğu saptanamayan sanığın, soruşturmanın en başından itibaren silahlı terör örgütü üyesi olmadığı gibi örgüte yardımda bulunmadığına yönelik savunmaları da gözetilerek, özellikle hukuki şüpheye yol açmayacak şekilde FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olup olmadığının tespiti amacıyla öncelikle örgütün görünen yüzü ortaya çıktıktan sonra da örgütsel bağının devam edip etmediğine yönelik UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında bilgi ve beyan olup olmadığı araştırılarak varsa beyanların aslı veya onaylı suretlerinin getirtilmesi, gerekirse ilgili şahısların da tanık olarak dinlenilmelerinin sağlanması; sanığın savunmalarında 2015 yılı sonunda dernekten istifa ettiğini beyan etmesi üzerine dernek üyeliği ile ilgili bilgi ve belgelerin dosya kapsamına alınması; BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası A.Ş’de

gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında; sanığın 01.08.2014 tarihli hesap açılış işlemi nedeniyle hesabına para yatırdığı, diğer para girişlerinin kullandığı kredilere karşılık hesaba yatan para olduğuna dair savunması da göz önünde bulundurularak, başka bankalarda hesaplarının olup olmadığı da ayrıca araştırılarak, hesap açılış tarihinden itibaren Bank … hesap hareketleri dökümünün dosyaya getirtilip örgüt liderinin talimatı üzerine katılım hesabı açma ve mevduat artışı gibi mutad dışına çıkan hesap hareketi bulunup bulunmadığının yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmak sureti ile belirlenmesi ve tüm bu delillerin birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken dosya kapsamına yansıyan sanığın eylemlerinin bu haliyle sempati düzeyine kaldığı gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

B) Sanıklar … ve … yönünden;

Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Sanıklar hakkında gerekçeli kararda, hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etmek suçundan belirlenen temel cezanın 5237 sayılı TCK’nın 220/7 nci maddesi gereğince indirilmesi sırasında, anılan kanun maddesinde değişiklik yapan 02.07.2012 tarih, 6352 sayılı Kanun’un amacı, gerekçesi, yardım teşkil ettiği kabul edilen eylemlerin niteliği, meydana gelen tehlikenin ağırlığı gibi hususlar gözetilerek dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun, makul bir indirim yapılması ve belirlenen indirim oranının ilgili ve yeterli gerekçelerinin de karar yerinde gösterilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde fazla ceza tayini hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR

A-Sanıklar …, …, …, …, … ve … hakkında silahlı terör örgütüne üye olma, sanık … hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik gerekçe bölümünde (I) numaralı bentte açıklanan nedenle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.10.2022 tarihli ve 2020/1141 Esas, 2022/1491 sayılı kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

B-Gerekçe bölümünün (II) numaralı başlığında açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.10.2022 tarihli ve 2020/1141 Esas, 2022/1491 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sakarya 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.05.2023 tarihinde karar verildi.

… … … … …