Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2023/7028 E. 2023/5781 K. 19.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/7028
KARAR NO : 2023/5781
KARAR TARİHİ : 19.09.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : …
SUÇ : Devletin birligini ve ülke bütünlüğü bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 12.04.2022 tarihli ve 2021/1790 Esas, 2022/1891 Karar sayılı bozma kararı üzerine; … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.09.2022 tarihli ve 2022/313 Esas, 2022/348 sayılı Kararı ile sanık hakkında;
… 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.09.2022 tarihli ve 2022/313 Esas, 2022/348 sayılı Kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 302 nci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 15 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi
Müvekkil açısından aleyhe değerlendirilen tek hususun üçüncü kişilerin görgüye dayalı olmayan beyanları olduğuna, tanıkların kovuşturma aşamasında beyanlarından döndüklerine, tanıkların soruşturma aşamasında zor ve baskı altında ifade verdiklerine, tanıkların etkin pişmanlıktan faydalanmak için üçüncü kişiler adına ifade verdiklerine, bu ifadelerinin hukuki menfaat elde etmek için verildiklerine, müvekkilin örgüt üyeliğini ortaya koyan somut delillerin olmadığına, mahkeme kararının gerekçesiz olduğuna, müvekkilin tanıkların dinlendiği duruşmalarda hazır edilmediğine, yüz yüzelik ilkesinin ihlal edildiğine, TCK’nın 302 nci maddesinde düzenlenen suçun unsurlarının oluşmadığına, müvekkilin nöbet tutup çatışmalara iştirak ettiğinin şaibeli tanık beyanları dışında somut bir olguya dayandırılmadığına, tanık beyanlarının …’ya aykırı alındığına, müvekkil Suça Sürüklenen Çocuk olduğu halde usul hükümleri uygulanırken bu hususun göz ardı edildiğine, nöbet tutma eyleminin örgütün rutin faaliyeti olduğuna, vahim eylem olarak değerlendirilemeyeceğine ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
“…SSÇ’nin kod adının … Gever olduğu, …’da kurulan … timleri içerisinde silahlı bir savaşçı olarak aktif bir şekilde faaliyet yürüttüğü ve … Eğitimi aldığı, … mahallelerinde 2016 yılında açılan çukurlar ve kurulan barikatların yapımında faaliyet gösterdiği, 2016 yılı Mart ayı içinde Orman mahallesinde bulunan barikat ve çukurlar başında kaleşnikov marka silahla nöbet tuttuğu, …(K) isimli örgüt mensubunun timinde yer aldığı, … birliklerine saldırı olduğunda ikametinden çıkarak desteğe geldiği, 2016 yılının ocak ayının başlarında … mahallesi 1012. Sokak üzerinde yolu boydan boya kaplayan ve her türlü araç ve vatandaşın geçişini engelleyen barikatların kurulmasına yardım ettiği, … içerisinde faaliyet yürüttüğü esnada açılan çukur ve kurulan barikatlar başında kaleşnikof marka uzun namlulu silah ile nöbet tuttuğu ve roket başlıklarını mevzilere taşıdığı yapılan yargılama sonucunda sübuta ermiştir…”
Tespitlerine yer verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Devletin Birliğini Ve Ülke Bütünlüğü Bozma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre,
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, suça sürüklenen çocuğun üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün Devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını Devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayı gerçekleştirdiği, sübutu kabul olunan eyleminin amaç suçun işlenilmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş; yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; suça sürüklenen çocuk hakkında devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde hukuka aykırılık bulunmamış, ancak;
Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, suça sürüklenen çocuk tarafından işlenen suçun cezasının ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası olması nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 31/3 üncü maddesi gereğince hakkında yaş küçüklüğü sebebiyle indirim uygulanırken kanunun lafzı gereği doğrudan 18 yıl ile 24 yıl arası bir ceza uygulanması gerekirken, süreli hapis cezalarında uygulanması gereken “1/3 oranında indirim” yapılmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Devletin Birliğini Ve Ülke Bütünlüğünü Bozma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görüldüğünden … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.09.2022 tarihli ve 2022/313 Esas, 2022/348 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği hükmün “3” numaralı madde başlığında yer alan “1/3 oranında indirim yapılarak takdiren” ibaresinin çıkarılması suretiyle Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.09.2023 tarihinde karar verildi.